Anahtar kelimeler: Taralı Sola Çıkıp Dönüş Bilinçli Yasağı Sağ Süreç Cezasıyla Geçiş

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Taksirle öldürmeHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaDairemizin bozma ilamı üzerine sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan ... mirasçıları vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇYerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50-1,a maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezasıyla ve 1215 gün adli para ile cezası cezalandırılmasına karar verilmiş, kararın sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce ''..1.Sanığın geçiş yasağı olan yol bölümünde sağ taraftan çıkıp taralı alanı kullanarak sola dönüş şeklindeki eyleminde bilinçli taksirle hareket ettiğinin gözetilmemesi,2. Sanık hakkında 3 yıl 4 ay hapis cezası ve adli para cezasına hükmedilmesi,3. Hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılmasının hukuka aykırı olduğu'' gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verilmesi üzerine Mahkemece TCK'nın 85/2, 22/3, 62 maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiş, kararın sanık müdafii ve katılan ... mirasçı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi; cezanın fazla olduğuna, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına saire ilişkindir.Katılan ... mirasçıları vekilinin temyiz istemi; cezanın az olduğuna, şikayetlerinin devam ettiğine, katılmalarına karar verilmesi ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARYerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;Olay günü saat 22.10 sıralarında müşteki sanık ... ...'in idaresindeki taksi ile meskun mahal dışında, iki şeritli, iki yönlü, kuru, düz, eğimsiz, asfalt kaplama Devlet Karayolunda, gece vakti ... istikametinden ... istikametine doğru seyir halindeyken istikametine göre sağ tarafta bulunan petrol tesislerinden çıkarak ... istikametine doğru (sola doğru) dönüş için yolun ortasında sol sinyal lambaları açık şekilde beklemekte olan sanık ... ... idaresindeki kamyonun sol arka köşe kısmına aracının sol ön ve yan kısmı ile çarptığı, kaza nedeniyle ... ... ve aracında yolcu olarak bulunan ...'in öldüğü, ...'in yaralandığı, olay sonrasında sanık ...'ın durmayarak ... istikametine doğru kaçtığı, kazanın meydana gelmesinde sanık ... ...'nin asli kusurlu, ölen sürücü ...'nın tali kusurlu olduğu, sanık ... ...'nin kullandığı araçla geçiş yasağı olan yol bölümünde sağ taraftan çıkıp taralı alanı kullanarak sola dönüş şeklindeki eylemi ile bilinçli taksirle hareket ettiği kabul ve tespit edilerek uygulama yapılmıştır.IV. GEREKÇE ve KARARKatılan ...'in 02.04.2019 tarihinde öldüğü, ölmeden önce sanık hakkındaki şikayetinin devam ettiği, gerekçeli kararın katılanın mirasçılarına tebliğ edildiği anlaşılmakla, vekilleri aracılığıyla hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan ... mirasçılarının 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan ve Av.Mustada Durmaz'ın ise katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin tüm, katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılanlar lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının 7 numaralı paragrafın çıkarılarak yerine '“Katılanlar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 48.000 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılanlara verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.02.2026 tarihinde karar verildi.