Anahtar kelimeler: Takdîren Süreç Görüşü Hukukî Taksirle Öldürme İstemlerinin Neticesinde Cezalandırılmalarına Sayisi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: 2023/ 1124 Esas, 2023/ 3670 KararSUÇ
: Taksirle öldürmeHÜKÜM
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasıDairemizce verilen bozma kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.Katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince taksirle öldürme suçundan, sanıklar ... ve ... hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafilerinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının sanık ... hakkında esastan reddine, sanıklar ... ve ... hakkında sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin kısmın hükümden çıkarılarak yerine sanıkların beraatine ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, kararın katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce ''Sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz isteminin CMK 286/2-c gereği kesin olduğundan reddine, Sanıklar ... ve ... hakkındaki hükme yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;Sanıklar hakkında ilk derece mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, mahkumiyet hükmünün kaldırılarak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi delaletiyle aynı Kanunun 303/1-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş ise de; anılan Kanun hükmünün delil değerlendirilmesi yapılmaksızın derhal beraat kararı verilebilecek hallerde uygulanabileceği, sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükmü bakımından ise 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmemesi'nin '' hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine dosyanın gönderildiği Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak taksirle öldürme suçundan sanıklar ... ve ...'un CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiş, kararın katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılanlar vekilinin temyiz istemi; sanıkların kusurlu olduklarına, cezalandırılmaları gerektiğine, dosyadaki dört rapordan üçünde sanıkların kusurlu olduklarını kanaatine varıldığına, tadilattan sanık ...'in sorumlu olduğuna ve saire ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARİlk Derece Mahkemesince;''...Ölen ...'un işyerini sanık ...'e kiraladığı, kiralanan bu yerde ölen ve kiralayanın birlikte tadilat yapmaya başladıkları, işyerinden çıkan demir doğramaların hurdacı olan sanık ...'a satıldığı, sanık ...'ın ... ile birlikte sanık ...'un işyerindeki doğrama ve zemin kaplama işini yapmak için olay yerinde bulunduğu sırada demirleri sökerken kopan demir parçasının işyeri sahibi Mahmut'un yaralanmasına yol açtığı, akabinde Mahmut'un öldüğü anlaşılmıştır.Mahkememiz sanıkların kusur durumunun tespiti için keşif icra etmiş ve bilirkişiden rapor almıştır. Dosyada soruşturma ve kovuşturma aşamasında birden fazla bilirkişi raporuna ihtiyaç duyulmuş, ancak raporlar arasında oluşa ilişkin olmasa bile kusur durumuna dair birbiri ile çelişik sonuçlar ortaya çıkmıştır.Mahkememiz 27.11.2017 tarihli heyet raporunda olayın gerçeğe uygun şekilde irdelenmesi ve kusur durumunun oluşa uygun olması nedeniyle bu rapor esas alınarak ...'ın çalışma alanında dikkatsiz ve kontrolsüz iş yaptığı, hurda toplayıcı ...'e demirlerin sökülmesi işini verdiği, bu haliyle hem kendisi için gerekli tedbiri almadığı, hem de işe ehil olmayan bir kişiye demir sökme işini vermek suretiyle tali kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Sanık ...'in halatı kamyonete ve demire bağlayıp çektiği, bu tehlikeli davranışı sonucunda kazanın meydana geldiği, sanığın demiri çekmek için kullandığı halatın çekme işine uygun olmadığı, elastik özelliğinin bulunduğu için demiri fırlattığı, sanığın bu hareketi nedeni ile asli kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Sanık ... ...'un diğer sanık ...'i uyarmasına rağmen ipi demire bağladığı ve kendisini güvenli bir yere sakladığı, sanık ...'un alüminyum doğrama ve zemin kaplama işi yapan ve teknik bilgisi olan bir kişi olduğu, bu nitelikteki bir kişinin sorumluluğunun fark ettiği yanlış işleri uyarmak ile sınırlı olmayıp, yanlış olan hareketleri engellenmesi gerekirken halatı demire bağlamasının olaya sebebiyet verdiği dikkate alındığında sanık ...'un asli kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Sanık ...'ın tadilat işlerini tamamlamak için diğer sanık ... ... ile anlaşığı, olay günü sanık ...'in olay yerinde bulunduğu ve işyerindeki tadilat ve değişikliklerden sorumlu olduğu, bu sorumluluğuna istinaden tehlikeli davranışı engellemesi gerekirken tehlikeli davranışlara engel olmadığı nedeniyle tali kusurlu olduğu anlaşılmıştır.Maktul ...'ın hayatını kaybetmesine hem kendisinin hem sanıklar ..., ... ve ...'un kusurlu davranışlarının sebep olduğu, bu şekilde sanıkların üzerlerine atılı taksirle ölüme neden olma suçunu işledikleri mahkememizce sabit görülmüştür'' gerekçeleri ile sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesince;''... Sanık ...'ın, olay tarihi öncesi müteveffa ...'a ait iş yerini kiraladığı ve diğer sanık arkadaşı ... ile birlikte işyerinde tadilat yapmaya başladıkları, olay günü müteveffa ...'ın kendisine ait bu iş yerinden tadilat sırasında çıkan demirleri satmak için hurdacılık yapan ...'i yoldan çevirmek suretiyle bulduğu, demir doğramaları hurdacı olan ...'e satmak üzere anlaştığı ve sökme talimatı verdiği, işyerini kiralayan sanık ...'ın bu demir doğramaların söküm işine karışmadığı gibi sanık ... ile birlikte uyarıda da bulunduğu, bu bağlamda müteveffanın eser sözleşmesi kapsamında demir doğramaların sökümü işini işin ehli kişiye yaptırmak yerine ehil olmayan hurdacı ...'e yaptırdığı, söküm sırasında da sanık ... ile birlikte gerekli önlemi almayarak ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak zararlı neticeye sebebiyet verdiği anlaşılmıştır. ... olan müteveffanın çalışmasını sanık ...'tan bağımsız icra ettiği, talimatları da kendisinin verdiği; olayda ... ve ...'un talimatı bulunmadığı gibi bu kişiler söküm öncesi gerekli uyarılarda da bulunduğu anlaşılmıştır. Nitekim oluşa uygun görülen, bilirkişi Yrd. Doç. Dr. ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda da sanıklar ... ve ...'un kusurunun bulunmadığı mütalaa edilmiştir.Böylece yapılan yargılama sonucunda sanıklar ... ve ...'un, ...'ın ölümü olayında kendilerine yükletilebilecek taksire dayalı kusurlarının bulunmadığı, sanıkların eylemleri ile ...'ın ölümü arasında illiyet bağı bulunmadığı kanaati oluştuğundan ilk derece mahkemesince bu sanıkların beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar vermesi usul ve yasaya aykırı görüldüğünden, ilk derece mahkemesi kararının sanıklar ... ve ... açısından kaldırılmasına; sanıklar ... ve ...'un, ...'ın ölümü olayında kusurları bulunmadığından ayrı ayrı beraatlerine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur''.IV. GEREKÇE ve KARARYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;Sanık ...'ın ölen ...'a ait dükkanı iş yeri olarak kullanmak üzere ölenle anlaşarak kiraladığı, ölenden izin ve işyerinin anahtarını alarak tadilata başladığı, tadilat için sanık ... ile anlaştığı, sanık ...'un olaydan birkaç gün önce iş yerine gelerek yapılacak işlere göre ustalar ayarladığı, olay günü dükkanın ön cephesine alüminyum doğrama yapılması için sanık ...'un dükkanın ön cephesinde çürüyen demir doğramaları taş motoru ile kesmek suretiyle sökmeye başladığı, demir doğramaları almak için gelen ölenin bulduğu hurdacı sanık ... ile kalan doğramaları kamyonetinin arka kısmına halat bağlayarak çekmek suretiyle söktükleri, beton içinde kalan son demir parçasını da bu yöntemle sökmeye çalıştıkları sırada bağlantısından kurtulan demirin ...'ı yaralayarak ölmesine neden olduğu olayda;Sanık ...'ın ölenden kiraladığı dükkanda tadilat işlerini yaptırmak için diğer sanık ... ... ile anlaştığı, olay günü sanık ...'in olay yerinde bulunduğu ve işyerindeki tadilat ve değişikliklerden sorumlu olduğu, bu sorumluluğuna istinaden tehlikeli davranışı engellemesi gerekirken tehlikeli davranışlara engel olmadığı,Sanık ... ...'un temyiz dışı sanık ...'i uyarmasına rağmen ipi demire bağladığı ve kendisini güvenli bir yere sakladığı, sanık ...'un alüminyum doğrama ve zemin kaplama işi yapan ve teknik bilgisi olan bir kişi olduğu, bu nitelikteki bir kişinin sorumluluğunun fark ettiği yanlış işleri uyarmak ile sınırlı olmayıp, yanlış olan hareketleri engellenmesi gerekirken halatı demire bağlamasının olaya sebebiyet verdiği dikkate alındığında sanık ...'un kusurlu olduğu gözetilmeden sanıkların mahkumiyeti yerine beraatlerine karar verilmesi,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.02.2025 tarihinde karar verildi.