Anahtar kelimeler: Ayvalık Emlakçılık Yeğeni Deki Olmazsa Kardeşlerinin Eşinin Yatırımlarıyla İlgilenmesi Kiralanması

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ayvalık 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile vekâlet ücreti yönünden davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:-K A R A R-Dava, vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkinidir.Davacı; eşinin yeğeni olan davalı ...'ın ... 'de emlakçılık yapması nedeniyle, kendisi ve eşinin kardeşlerinin ...'deki yatırımlarıyla ilgilenmesi, taşınmazlarının kiralanması ve vergilerin ödenmesi amacıyla ...'ı vekil tayin ettiklerini, davalı ...'ın vekâlet görevini kötüye kullanarak ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesindeki dava konusu 2 18... parsel sayılı tarlasını habersiz ve düşük bedelle sıkı ticari ilişki içinde olduğu kötü niyetli davalı ...'e sattığını, kendisine bedel ödenmediğini, vekil ...'ın aynı şekilde habersizce sattığı taşınmazlarla ilgili olarak kendisi ve teyzelerinin de tapu iptali ve tescil davası açıp, ... hakkında şikâyette bulunduklarını belirterek davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmazsa taşınmazın dava tarihindeki bedelinin dava tarihinden itibaren faiziyle, olmazsa satış bedelinin satış tarihinden itibaren faiziyle ...'dan tahsilini istemiş, 17.01.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile taşınmazın keşif tarihindeki değeri olan 1.322.510,38 TL üzerinden harcı ikmal ederek talep sonucunu artırmıştır.Davalı ...; yıllardır ...'de taşınmaz ve inşaat işi yapan davacının taşınmaz satış işlemlerinden haberi olduğunu, paraların davacının hesabına veya ...'ye gelince davacıya elden ödendiğini, akrabalık ilişkisi nedeniyle ibraname almadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ...; vekilin yetkisini kötüye kullandığını bilebilecek durumda olmayan, tapu kaydına güvenen iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, bedeli ödediğini belirterek davanın reddini savunmuşturİlk Derece Mahkemesince, davalı ...'in taşınmazı yatırım amaçlı olarak tanık ...'nın vasıtasıyla davalı ... ile görüşerek banka havalesi ile 400.000,00 TL ödeyerek taşınmazı satın aldığı, ...'ın vekâlet görevini kötüye kullandığını bilen veya bilmesi gereken kişi konumunda olmadığı, havale edilen miktarın belediye rayiç değeri ve resmi senetteki değerin de üstünde olduğundan iyi niyetli üçüncü kişi olduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden tapu iptali ve tescil davasının reddine, davalı ... lehine vekâlet ücretinin davacıdan alınarak ...'e ödenmesine, davacının şikâyeti üzerine ... hakkında aynı iddiadan dolayı açılan İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ E. sayılı derdest kamu davası dosyası ve aynı suçtan ... hakkında görülen diğer kamu davalarının da değerlendirilmesi sonucunda vekil davalı ...'ın vekâlet görevini kötüye kullandığının sabit olduğu, bedeli vekil eden davacıya ödemediği gerekçesiyle tazminat davasının kısmen kabulüne, satış tarihindeki keşfen belirlenen değeri olan 636.848,93 TL tazminatın satış tarihinden itibaren faiziyle davalı ... tarafından davacıya ödenmesine, davacı lehine vekâlet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, kötü niyet iddiasının def'i değil itiraz olduğu ve yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi Mahkemece re'sen nazara alınacağı, ancak davacı tarafın davalıların satıştan önce tanıştıklarını veya ticari ilişki içinde olduklarını ispatlayamadığı, taşınmazın keşfen belirlenen satış tarihindeki 650.000,00 TL değer üzerinden yapılan pazarlık sonucu 400.000,00 TL bedelle davalı ...'e satılmasının ... yönünden davacıyı zararlandırma kastı veya kötü niyeti göstermeyeceği, öte yandan davacının terditli bedel isteminin dava tarihindeki rayiç değer olduğu halde satış tarihindeki rayiç değer üzerinden bedele hükmedilmesinin de doğru olmadığı gerekçesiyle başvurunun kabulüne, hükmün kaldırılmasına, yeniden hüküm kurmak suretiyle davalı ... yönünden tapu iptali ve tescil isteminin reddine, davalı ... yönünden 1.263.160,32 TL bedelin dava tarihinden itibaren faiziyle ...'dan alınarak davacıya verilmesine, bedel istemi yönünden karşı vekâlet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre tapu iptali ve tescil davasının reddi ile terditli bedel isteminin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının yerinde görülmediğinden reddine.Tapu iptali ve tescil davasının davalısı ... vekilinin vekâlet ücreti yönünden temyiz itirazlarına gelince; tapu iptali ve tescil davası ile bedel davasının davalılarının aynı kişiler olmadıkları, bu davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı da bulunmadığı gözetildiğinde davalı ... aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davası reddedildiği hâlde davalı ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olması doğru değildir.Ne var ki; anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 8. bendinden sonra gelmek üzere hükme 9. bent eklenerek; “Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 188.842,44 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine” cümlesinin eklenmesine, davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harçlarının davalı ... ve davacı ...'a ayrı ayrı iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.