Anahtar kelimeler: Parasal Alınır Görüşü Koruma Tedbirleri Neticesinde Talebi Sınırların Açıldığı Üçüncü
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
DAVA
: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM
: Davanın kısmen kabulü
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Davacının tazminat talebi hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Temyize konu ilk derece mahkemesince verilen kararın, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.06.2025 tarihli 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan; ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ek 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır.” maddesi ile HMK'nın ek 1. maddesinde temyiz kesinlik sınırlarına ilişkin yapılan değişiklik kapsamında, hükmün 17.07.2025 tarihli olması sebebiyle dava tarihindeki temyiz sınırı gözetilerek yapılan incelemede, 1086 sayılı HMUK'un 427. ve 1412 sayılı CMUK'un 317. maddeleri gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacının haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, Dairemizce davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkemece kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada davanın kısmen kabulü ile 9.786,29 TL maddi tazminatın tutuklama tarihi olan 19.03.2009 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine, 21.280,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 19.03.2009 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, Dairemizce davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkemece kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine yapılan yargılamada maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat hakkında daha önce karar verildiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; ilk derece mahkemesinin müvekkilinin tutuklamadan kaynaklı maddi zararını tespit edip karara bağlaması gerekirken maddi tazminatın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Yerel mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı ceza dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olmak ve yardım etmek suçundan 19.03.2009 – 02.09.2010 tarihleri arasında 532 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda beraatine karar verildiği, beraat kararının 15.03.2016 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve mahsuba konu yapılmadığı, davacının gözaltında ve tutuklandığı dönemde muhtar olduğu, bu kapsamda maaşından kaynaklı maddi zararlarının ödenmesi hususunda idari mercilere başvurması gerektiği anlaşıldığından maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, manevi tazminat açısından daha önceden kısmi kabul yapıldığından ve karardan önce kesinleştiğinden yeniden karar verilmemiş, manevi tazminat açısından davacının davası kısmen kabul edildiğinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin ileri sürdüğü tüm temyiz sebeplerinin reddi ile hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!