Anahtar kelimeler: İhlalleri Gözaltı Koyma Süreç Tutukluluk Görüşü Hukukî Arama Kontrol Koruma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.DAVA
: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM
: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozmaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutukluluk, arama, el koyma, adli kontrol ve diğer hak ihlalleri nedeniyle 150.000,00 TL maddi tazminat ve 600.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 11.410,88 TL maddi tazminatın 620 TL sinin el koyma tarihi olan 17.07.2016 tarihinden, 10.790,88 TL sinin ihraç tarihi olan 29.11.2016 tarihinden ve 37.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 16.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde; hükümdeki maddi tazminatın 11.249,26 TL olarak değiştirilmesi ve 10.790,88 TL yerine 10.629,26 TL ibaresinin eklenmesine ve manevi tazminatın 36.000,00 TL olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin manevi tazminat yönünden kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİDavacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminatların uğranılan maddi ve manevi zararların telafisine yetecek düzeyde olmadığına, adil yargılanma hakkının bir kez daha ihlal edildiğine, davacı hakkında uygulanan yakalama, tutuklama ve tutukluluğun devamına ilişkin kararların hukuka aykırı olduğuna, arama işleminin ölçüsüz yapıldığına, eşyasına ve mal varlığına koşulları oluşmadığı halde el konulduğuna ve zamanında iade edilmediğine, ceza evinde hak ihlallerine uğradığına, hakkında adli kontrol tedbirleri uygulandığına ve bu haksız uygulamalar gözetildiğinde hükmedilen tazminat miktarlarının çok düşük kaldığına ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas- ███████ Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan 16.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 17.07.2016 tarihinde tutuklandığı, 19.07.2017 tarihinde tahliye edildiği, 16.07.2016-19.07.2017 tarihleri arasında 368 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.04.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve tutuklamanın mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi ve manevi tazminat miktarlarının değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;1-Davacının kamu görevlisi olarak çalışmaktayken 24.08.2016 tarihinde meslekten ihraç edildiği anlaşılmakla, davacı lehine hükmedilecek tazminat hesabının 24.08.2016 ile tahliye tarihi olan 19.07.2017 arasındaki süre için net asgari ücret üzerinden hesaplanan ''14.779,32'' TL yerine, bu miktarın altında kalacak şekilde ''10.629,26'' TL olarak tayin edilmesi ve faiz başlangıç tarihinin 24.08.2016 tarihinden başlaması gerektiği gözetilmeden davacı lehine eksik maddi tazminata hükmedilmesi,2-Davacı dava dilekçesiyle haksız olarak tüm malvarlığı değerlerine, banka hesaplarına el konulduğunu ve bu nedenle zarara uğradığını iddia ettiğinden, söz konusu kararın getirtilerek, 5271 sayılı Kanunun 127 ve devamı maddelerine göre verilmiş bir el koyma kararı olup olmadığı tespit edilip, 141 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendindeki şartların oluşup oluşmadığı araştırılarak sonucuna göre maddi tazminat talebi hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile davacının bu yöndeki talebi hiç karşılanmadan yazılı şekilde karar verilmesi,3-Davacının CMK'nın 141/1-a ve i bentlerine ve CMK'nın 141/3 maddesine dayanarak tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmakla, ilgili maddelerde belirtilen koşulların oluşup oluşmadığına ilişkin her bir talep yönünden gerekçelendirme yapılmadan eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,4-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.02.2026 tarihinde karar verildi.