Anahtar kelimeler: Temyizleri Gözaltı Süreç Tutukluluk Görüşü Hukukî Koruma İstemlerinin Tedbirleri İşleyecek

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.DAVA
: Koruma tedbirleri nedeniyle tazminatHÜKÜM
: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onamaİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;I. HUKUKÎ SÜREÇİlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 446.975,20 TL maddi ve 6.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 44.892,42 TL maddi tazminatın ve 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 01.07.2008 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede; maddi tazminatın 44.328,48 TL olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİDavacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen tazminatların uğranılan maddi ve manevi zararların telafisine yetecek düzeyde olmadığına, davacının icra ettiği meslek toplum içerisindeki sosyal statüsü dikkate alınmadan belirlendiğine, kararın adalet ve hakkaniyete aykırı olduğuna, gelir ve kazanç kaybından kaynaklanan zararların giderilmesi gerektiğine, eksik araştırmayla hüküm kurulduğuna ilişkindir.Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, davacı lehine hükmedilen tazminat miktarları sebepsiz zenginleşmeye neden olacak şekilde fazla olduğuna, davacı lehine fazla vekalet ücreti ödendiğine ilişkindir.III. DAVANIN KONUSUİlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin ███████ Esas- ████████ Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek suçlarından 01.07.2008 tarihinde gözaltına alındığı ve 04.07.2008 tarihinde tutuklandığı, 10.03.2014 tarihinde tahliye edildiği, 01.07.2008-10.03.2014 tarihleri arasında 2078 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 04.11.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı tarafından aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi tazminat miktarının değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARMahkemesince davacı hakkındaki tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği ilgili Ceza İnfaz Kurumundan sorulmak suretiyle tespit edilmeksizin hüküm kurulmuş ise de; UYAP üzerinden yapılan incelemede kişi cezaevi bilgileri sorgusunda tutuklama müzekkeresinin infaz gördüğü tespit edilerek yapılan incelemede;Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;Yargıtayın görevi ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması ve benzer olaylarda aynı çözüm tarzının oluşturulmasıdır. Bu görev yerine getirilirken hukukun genel ilkeleri, ülkedeki pozitif hukuk normları ve uluslararası temel insan haklarına ilişkin kural ve kabullere uygun bir yorum ve uygulama benimsenmelidir.Bu ilke yalnızca denetim mahkemeleri için değil, hüküm mahkemeleri için de geçerlidir. Hukuk devletinin en belirgin özelliği hiçbir kurum ve makam ayrımı gözetilmeden herkesin hukuk kurallarına uymasıdır.Dairemizin yerleşik kararlarında da vurguladığı üzere, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.02.2026 tarihinde karar verildi.