Anahtar kelimeler: Gününün Gelenlerin Geldiler Bittiği Başlandı Davetiye Günde Dinlenerek İlçesi Sözlü
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ███████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar duruşmalı olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ..., diğer taraftan davalılar vekili Avukat ...geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, .. ilçesi, .. Mahallesi, 60 77... parselde kayıtlı 127 m², bahçeli, kargir ev ve yerinin davalıların murisi ..'dan 1977 yıllında haricen satın alındığını, taşınmazın davacıya fiilen teslim edildiğini, davacı tarafından 1980 yılının başında bu yere iş yeri ve ev olarak kullanılan binanın yapıldığını, davalıların murisinin 20 yıl önce öldüğünü, davacının bu yerde davasız ve aralıksız 1980'li yılların başından beridir malik olduğunu, bu nedenle taşınmazın adına tesciline karar verilmesini, dükkan ve dairelerin değeri arsanın değerinden daha yüksek olduğundan tapu iptali ve tescil talepleri kabul edilmez ise arsa bedelinin ödenmesi suretiyle tapunun davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili, tapulu taşınmazın harici satışının geçerli olmadığını, binanın kaçak olduğunu, tapulu taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacağını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2020 tarih ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “ölmüş” sözcüğünün, Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 tarih ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla iptal edildiği, bu nedenle ölmüş olan tapu malikinin taşınmazının zilyetlik ile kazanılamayacağından bu talebin reddine, bilirkişi raporu doğrultusunda taşınmazın üzerindeki binanın dava tarihi itibarıyla 603.000,00 TL olduğu, dava konusu taşınmazın arsa değerinin ise 762.000,00 TL olduğu, arsanın değerinin binaların değerinden daha fazla olduğu gerekçesiyle 4721 sayılı Kanunu'nun 724. maddesi uyarınca tescil talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.06.2022 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 724. maddesi uyarınca temliken tescil koşullarının oluşmadığı, tapuya ve çapa bağlı taşınmazlarda iyiniyetin ileri sürülemeyeceği, dava konusu taşınmazın 25.01.1968 tarihinde tapulama suretiyle tapuya tescil edildiği ve çapa bağlandığı, davalılar murisi .. adına satış yoluyla 03.07.1969 tarihinde tescil edildiği, dayanak satış sözleşmesinin 1977 yılında yapıldığı, davacının iyiniyetli olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, Mahkemece davacının temliken tescil talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmesi gerekirken arsa değerinin bina değerinden fazla olması nedenine dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi gerekçe yönünden isabetsiz bulunduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, kararın gerekçe kısmının açıklanan şekilde düzeltilmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 16.06.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 27.02.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında; davacı vekilinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen "ölüm" nedenine dayalı tapu iptali ve tescil talebi bakımından temyiz taleplerinin reddine; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 724. maddesi uyarınca tescil talebine gelince, davacının harici satış sözleşmesine güvenerek ileride taşınmazın kendisine verileceği inancıyla davaya konu yapıyı yaptığı gerekçesiyle iyiniyet koşulunu sağladığı, yapı değerinin arsa değerinden fazla olması koşulu yönünden ise hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı açıklanarak yeniden rapor alınması gerekçesiyle, hüküm bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyularak dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapının ve arsanın dava tarihi itibarıyla güncel değerinin (rayiç değeri) hesaplandığı, yapının değerinin arsanın değerinden düşük olarak belirlendiği, temliken tescil davasının koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozmaya uyulmuş olsa da bozmada belirtilen esaslara uygun rapor aldırılmadığını, bina değerinin takdiri ve tahmini rakamlara göre hesaplandığını, yapı değerinin taşınmaz değerinden fazla olduğunun ilk bakışta bile anlaşılabilir olduğunu, bozmaya konu edilen rapordan farklı bir değerlendirme yapılmadığını, bu haliyle de raporun denetime ve hükme elverişli olmadığını, ölüm nedenine dayalı zilyetlikle kazanım koşullarının ise Anayasa Mahkemesi iptal kararından önce oluştuğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tapu iptali ve tescil, mümkün değil ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 724. maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Fazla yatırılan temyiz karar harcının yatırana iadesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti olan 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!