Anahtar kelimeler: Ceyhan Gününün Gelenlerin Geldiler İstemli Bittiği Başlandı Davetiye Günde Dinlenerek
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ███████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
ASIL VE BİRLEŞEN DAVALARDA
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: 2023/4 E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.01.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacılar vekili Avukat ... ile diğer taraftan davalılar vekili Avukat ...geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı .. vekili; .. ... Noterliğince düzenlenen 15.09.1999 tarihli ve ... yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile İsali Köyü 27 parsel ve 52 parsel sayılı taşınmazlarda, davalılar kök murislerinden gelecek olan hisselerini, davacıya satmayı vaat ederek aynı tarihte zilyetliklerini de devrettiklerini, daha önce davalı olan bu yerlerin Kadastro Mahkemesi bittikten ve karar kesinleştikten sonra başka şahıslara kötüniyetle tapudan devir yapıldığının öğrenildiğini, ifa imkânı kalmadığından fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini istemiştir.
2. Asıl davada davacı vekili 08.03.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle; dava konusu edilen .. Köyü 27 parselle ilgili tazminat taleplerinin aynen devam ettiğini, .. Köyü 52 parselin ifrazı sonucu oluşan 4 56... parsellerdeki ..., ..., .. ve .. ile ilgili tazminat taleplerini tapu iptali ve tescil davası olarak ıslah ettiklerini, bu iki parsellerdeki davalıların tapu kayıtlarının iptali ile davacının adına tapuya tescilini, davalı ... ile ilgili dava konusu .. Köyü 27 parsel ve 52 parsellerle ilgili tazminat taleplerinin devam ettiğini belirtmiştir.
3. Davacı .., satış vaadi sözleşmesiyle elde ettiği hak ve alacaklarını 15.05.2013 tarihli noterde düzenlenen alacağın temliki sözleşmesiyle temlik alan ... ve ...'ye devretmiş olmakla, davaya davacı sıfatıyla temlik alanlar devam etmiştir.
4. Birleştirilen davada davacılar ... ve ... vekili; asıl davada talep edilen tazminat için dava dilekçesinde faiz talep edilmediğini, dava konusu taşınmazların ifa olanağının kalmadığı tarih olan 19.06.2003 tarihindeki tazminata esas olan değerinin 191.190,15 TL olduğunu belirterek, bu tazminatın 19.06.2003 tarihinden bu güne kadar işlemiş olan 220.000,00 TL faizinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara eşit hisseler oranında ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalılar vekili; davaya konu satış vaadi sözleşmesini kendi adına asaleten diğer davalılar adına vekâleten imzaladığı ileri sürülen davalı ... ..'ün böyle bir sözleşmeyi akdettiğini hatırlayamadığını, satış vaadi sözleşmesi aslındaki imzalarının konusunda uzman bir Grafolog vasıtasıyla incelettirilmesini talep ettiklerini, davanın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davalılardan ...'ün vefat ettiğini, bu nedenle davada taraf olarak gösterilmesinin mümkün olmadığını ve ölü kişiye dava açılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Birleştirilen davada davalılar vekili; davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını ve ıslah yolunu kullanarak davaya konu taleplerde değişiklik yapıldıktan sonra dava değerini artırmaya yönelik ıslah işlemlerinin geçerli olmadığından bahisle taleple bağlılık ilkesi gereği davacılar vekilince 27 parsel sayılı taşınmaza yönelik açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, 10.000,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacılar vekilince 457 parsel (eski 52 parsel) sayılı taşınmaza yönelik açılan davanın taşınmazın dava dışı Hazine adına kayıtlı olması nedeniyle husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacılar vekilince 455 parsel (eski 52 parsel) sayılı taşınmaz ile 456 parsel (eski 52 parsel) davalılar ..., .., ... ve ... aleyhine yönelik açılan tapu iptali ve tescil davasının dayanak satış vaadi sözleşmesinin geçerli olduğu ve şartları oluştuğu gerekçesiyle kabulüne, 455 parsel (eski 52 parsel) sayılı taşınmaz ile 456 parsel (eski 52 parsel) sayılı taşınmazda davalı ... aleyhine yönelik açılan tazminat davasının satış vaadi sözleşmesinin geçerli olması ve ifanın olanaksız hâle gelmesi nedeniyle kabulüne, davacılar vekilinin davalılar aleyhine açtığı birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; davada zamanaşımının söz konusu olmadığını, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satılan bu yerlerin zilliyetliğinin satın alan ..'e devredildiğinin sözleşmede açıkça belirtildiğini, yine dosyada mevcut 14.05.2013 tarih ve ... yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin temliki sözleşmesinde, ..'ün, satış vaadi ile almış olduğu dava konusu parselleri ... ve ...'ye temlik yoluyla satış yaptığı, hak ve hisselerinin zilliyetliği ile birlikte alıcılara terk ve teslim edildiğinin açıkça belirtildiğini, öte yandan davanın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlüğe girmeden önce açıldığını ve 6100 sayılı Kanun yürürlükte iken davaya devam edildiğinden 6100 sayılı Kanun'un 107/2 hükmünün uygulanması gerektiğini, her ne kadar bir kısım Yargıtay kararlarında açılan davanın belirsiz alacak davası olduğu yazılmamışsa bu davanın kısmi dava olarak değerlendirilmesi gerektiğini, zira dava açtıkları tarihte belirsiz alacak davası diye bir dava türü mevcut olmadığından ve dava tamamlanmamış olduğundan 6100 sayılı Kanun'un 107/2 hükmünün uygulanması gerektiğini, tazminat davasında zamanaşımı söz konusu olmadığından faiz için de, ıslah edilen değer için de zamanaşımının söz konusu olamayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil ile alacak, birleştirilen dava ise asıl alacağa işletilecek faiz istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince istinaf aşamasında ileri sürülmeyip temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ile diğer temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
40.000,00 TL Yargıtay duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!