Anahtar kelimeler: Defin Cenaze Çarptığını Tali Cismani Müzakere Ölümüne Yaşı Yaşından Küçük

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: █████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.08.2014 tarihinde yaşı 18 yaşından küçük olan davalı ...'ın ... plakalı araç ile ...'ya çarptığını ve ölümüne sebebiyet verdiğini, kaza sonrası İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosya açılan davada ...'ın %25 oranında tali kusurlu olarak değerlendirildiğini, maddi tazminat yönünden kaza sonrası yapılan cenaze ve defin giderlerinin hesaplanmasını ve hüküm altına alınmasını; manevi tazminat yönünden ise ...'nın genç yaşta vefat etmesi sebebiyle müvekkillerinin psikolojik sorunlar yaşamasına sebep olduğu ve bu sebeple müvekkili ...için 30.000-TL diğer müvekkili ... için 20.000-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte sigorta şirketi dışında kalan malik-işleten ve sürücüden ortaklaşa ve zincirleme tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ...ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; maddi manevi tazminat taleplerinin haksız olduğunu, tazminata dayanak trafik kazasında müvekkili ...'ın kusurunun bulunmadığını, davaya konu trafik kazası ile ilgili Tekirdağ Çocuk Mahkemesi'nde ████████ Esas sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporda kusursuz bulunduğunu, ... A.Ş. tarafından ölenin yakınlarına ödenen tazminat bedelinin rücu edilmesi talepli dava müvekkili ...'e açıldığını, iş bu dava Tekirdağ 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde ████████ Esas sayılı dosya üzerinden görüldüğünü belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekilinin cevap dilekçesi özetle; Dava konusu kazaya ilişkin daha önce İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile ilgili olarak 04.06.2020 tarihinde taraflar arasında sulh olunduğunu ve bu çerçevede sulh protokolü imzalandığını, davaya konu zararların davacıya ödenerek müvekkili olan sigorta şirketinin ve sigortalının ibra edildiğini, cenaze ve defin giderlerinden müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Meydana gelen kaza dolayısıyla ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusurlu olduğunu, olayla ilgili olarak İstanbul 11. Asliye hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasından yapılan yargılama sırasında alınan kusur ve hesap bilirkişi raporunda, davalı ...'ın kusurlu olarak kabul edildiğini, mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunda ise müteveffa ...'nın tamamen kusurlu olarak değerlendirildiğini, bilirkişi raporları arasında çelişki olması sebebiyle yaptıkları itiraz üzerine bu kez bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen yeni raporda, davalının %25, müteveffa ...'nın %75 kusurlu olduğu yönünde tespit yapıldığını, ATK'nın daha önceki raporunu tekrar etmiş olduğundan tüm raporların birbiriyle çelişkili olup karar verilmesi için yeterli olmadığını belirterek istinaf talep etmiştir.
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile seyir halinde iken kaza mahalli olan yol bölümüne geldiği esnada müteveffa yaya ...'ya çarpması ile meydana gelen ölümlü trafik kazası nedeniyle davacıların maddi ve manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece aldırılan █████/2021 tarihli kusur bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'ın kusursuz olduğu, destek yaya ...'nın %100 oranında asli derecede tam kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Taraflar arasında görülen İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasına tanzim edilen bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğu,destek yaya ...'nın %75 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Anılan dosyada yargılama sırasında sigorta şirketi tarafından ödeme yapılması üzerine davacılar tarafından, davadan feragat edilmiş ve mahkemece davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Kurulu'ndan aldırılan bilirkişi raporunda; davalı sürücü ...sevk ve idaresindeki otomobil ile kendi şeridinde düz seyri sırasında, taşıt yolu içerisinde ön görülemez şekilde oturan müteveffa yayaya karşı alabileceği bir önlem bulunmamakta olduğu, kusursuz olduğu, destek yaya ... seyreden araçların varlığını dikkate almadan kendi can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde dikkatsiz ve kontrolsüzce taşıt yolu içerisinde bulunduğu anlaşılmakla; kazada %100 oranında asli kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Aynı olaya ilişkin ceza yargılamasının yapıldığı Tekirdağ Çocuk Mahkemesinin ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararında "...maktül ...'nın olay günü bir restauranta giderek alkol aldığı, bir süre sonra kız kardeşi ...'ı telefon ile çağırdığı, birlikte otururken ...'nın isteği üzerine ... adlı restauranta gittikleri, maktül ...'nın bu yerde de alkol almaya devam ettiği, aşırı alkol nedeni ile sarhoş olduğu, dışarı çıkalım diyerek önden kendisi, arkasından da kardeşi ... ve ...'ın eşi olan ...'ın mekandan çıktığı, ölen ...'nın önce yolun karşı yönüne geçtiği, tekrar karşı yöne geçtiği sırada zig zag çizerek yol ortasında yürüdüğü ve araç yolu olan karayolu üzerine oturduğu, o sırada SSÇ ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla yanında arkadaşı ... ile birlikte Kumbağ'dan çıkarak Tekirdağ yönüne seyir halinde iken yol ortasında oturmakta olan ...'ya çarptığı, çarpmanın ve sürüklemenin etkisiyle yaralanan ...'nın olay mahallinde öldüğü, SSÇ...'ün savunmasında özetle Kumbağ'dan Tekirdağ'a geldiği esnada aracın altından küt diye ses geldiğini, çukura girmiş olabileceğini düşündüğü, alkollü olmadığı, ehliyetinin olmadığı ancak uzun süredir araç kullandığı, hızının 45-50 km arasında olduğunu beyan ettiği, █████/2014 tarihli raporun bu beyanlarını doğrular nitelikte olduğu, olay yerinde kusur durumuna ilişkin keşif yapılarak dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen raporda ; çocuğun ehliyetsiz olmasının ve olay yerinde bulunmasının ölüm olayında etken olmadığı, ölüm olayının tüm ifadeler ve olayın oluş şekli olay zamanı değerlendirildiğinde maktülün taşıtlara ait yol içerisinde tehlikeli davranışlarda bulunmasından meydana geldiği maktülün asli ve tam kusurlu olduğu, SSÇ'nin ise kusursuz olduğu belirtilmiş, oluşa uygun Adli Tıp Kurumu raporu hükme esas alınmak suretiyle dosyada mevcut ölü muayene tutanağı, kaza tespit tutanağı, tanık beyanları, olay yeri mobesa kaydına ilişkin CD ve bu CD'ye ilişkin izleme tutanağı, olay yeri inceleme raporu, SSÇ'nin ifadesi birlikte değerlendirilerek SSÇ hakkında "Taksirle Ölüme Neden Olma" suçundan TCK'nın 85/1,31/3 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, yüklenen suç açısından SSÇ nin kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine..." gerekçesi ile hüküm kurulmuştur. Karar Yargıtay denetiminden geçerek onama kararı neticesinde kesinleşmiştir.
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. (Yargıtay HGK'nun █████/1989 gün E:███████-373, K:472 ve █████/2011 gün ve E:███████-50, K:████████ sayılı ilamları)
Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmesi ile maddi olgu da kesinleşmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince, hukuk hakimi ceza hakiminin tespit ettiği kusurla ve beraat kararı bağlı değil ise de Ceza Mahkemesince tespit edilen fiilin hukuka aykırılığı ve illiyet bağını saptayan maddi vakıalar yönünden Ceza Mahkemesi kararı ile bağlıdır. Bu durumda ceza mahkemesince kabul edilen olayın meydana geliş biçimi ile ilgili maddi olgu hukuk mahkemesi içinde bağlayıcı olduğundan mahkemece ceza mahkemesince kabul edilen maddi olgulara göre düzenlenen kusur raporunun hükme alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!