Anahtar kelimeler: Zmms Çarparak Müzakere Hasarlanmasına Fiilden Vade Araca Kazanın İşleteni Plakalı

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas - █████████ Karar
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete ZMMS ile sigortalı ...'ın malik ve işleteni olduğu ... plakalı araç █████/2018 tarihinde ...'e ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, kaza Tespit Tutanağı'ndan da anlaşılacağı üzere davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %100 kusurlu olduğunu, ... plakalı aracın, █████/2018 - 2019 vade ZMMS Poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu, davalının hasarın tamamından poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, kaza akabinde hasarın tespiti amaçlı ekspertiz atanmış olduğunu ve aracın tamir bedeli olarak KDV dahil 54.999,86-TL tespit edildiğini, yapılan ekspertize rağmen davalı sigorta şirketi tarafından araç onarım bedeline yönelik herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı nezdinde düzenlenen ekspertiz raporunda parça bedelinden 2.097 TL iskonto yapılarak hasarın tespit edildiğini, servis yetkilisinin parça tedariği ve parça tedarik iskontosunu kabul etmediğini, ancak parça iskontosunun sistem tarafından otomatik olarak uygulandığının belirtilmiş olduğunu, davalı ile anlaşmalı ya da yetkili servisleri arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanmasının, davacı sigortayı bağlamayacağından, davacının aracını kendi imkanları ile bir başka serviste tamir ettirdiğini, ekspertiz raporunda belirtilen 2.097 TL iskonto yapılmadan, davacının gerçek zararının tespiti gerektiğini belirterek 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 250-TL hasar bedelinin ve 250-TL ekspertiz ücretinin poliçe limitleri dahilinde muhatap şirketin temerrüt tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ile dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın, █████/2018 - 2019 vade ZMMS poliçesi ile müvekkiline sigortalı olduğunu, davanın,zamanaşımı,husumet yönünden reddi gerektiğini, 24.08.2018 tarihinde meydana gelen kaza için taraflarca imza altına alınmış 2 farklı kaza tespit tutanağı mevcut olduğunu, kazanın oluşumu net olmadığı gibi her iki tutanakta da ortak olan şey, kazanın araçların çarpışmasından değil davacı taraf sevk ve idaresindeki aracın kaldırımda yer alan mantarlara çarpması sonucu oluşması olduğunu, kaldı ki sigortalı araçta çizik dahi olmadığından kazanın dava dilekçesinde belirtildiği gibi sigortalı aracın davacı tarafa ait araca çarpmasıyla oluşmadığını, dosyanın kusur tespiti için ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesi gerektiğini, onarım bedeli talebinin somut olmadığını, kaza sonrası araçta değer kaybı meydana gelmediğini, değer kaybı hesaplanırken ZMSS poliçesi genel şartları eki ile Değer Kaybı Tespit Esaslarına göre yapılması gerektiğini, belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının davasının kabulü ile21.321,45-TL hasar bedelinin, █████/2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararına esas bilirkişi raporunda tespit edilen kusur oranları fahiş ve hatalı olduğunu, davaya konu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün atfı kabil kusuru bulunmadığını, davaya konu dosyada kusur incelemesinin ATK tarafından yapılması gerekirken alanında uzman olmayan bilirkişiler tarafından yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen hasar bedeli davaya konu kaza ile uyumlu olmayıp fahiş olduğunu, davayı kabul etmemekle beraber davacının dava ve talep artırım dilekçesinde talep ettiği tüm alacaklar yönünden karar verilmediği halde davanın kabulü şeklinde hüküm kurulması usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu, dava süresinde açılmadığından zamanaşımından reddi gerektiğini, belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya kapsamından 24.08.2018 tarihinde davacının işleteni olduğu, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki davalı ... A.Ş. tarafından ZMMS poliçeli ... plakalı aracın çarpışması ile maddi hasarlı trafik kazası geldiği, davacının aracında oluşan hasarın tazmini için eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince alınan █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda; "kaza tespit tutanağında açıklanan kazanın beyan edildiği şekilde meydana gelemeyeceği, iddia edilen kamera görüntülerinin beyan edilen kazayı ispatlamadığı aksine kaza olmadığını ispatladığı ve beyan edilen kaza ile hasarlar uyumsuz olduğu için kaza tespit tutanağında açıklanan kazanın doğru olmadığı kanaatine varıldığından kusur değerlendirmesi yapılmadığı" görüşü bildirilmesi üzerine alınan █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda "kazaya karışan araçların birbiri ile herhangi bir teması veya sürtünmesi mevcut değildir. Sürücü ... yönetimindeki, ... plakalı otomobilin sol şerit üzerinde direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ tarafında seyir etmekte olan ... plaka sayılı otomobili sıkıştırması ile meydana gelmiş bulunan kazada davalı taraf sürücüsü KYTK’nun 84. maddesinin j bendinde belirtilen “Manevraları düzenliyen genel şartlara uymama“ kuralına aykırı davranıldığı için %60, sürücü ... yönetimindeki ... plakalı otomobil ile sağ şerit üzerinde seyir etmekte olduğu sırada sol tarafındaki şerit üzerinde seyir etmekte olan aracın sağa yaklaşması ile aracın kontrolünü kaybederek kendi gidiş istikametine göre sağındaki kaldırıma çıkması ile meydana gelen kazada, davacı taraf sürücüsünün yavaşlayarak kontrollü bir hızla yoluna devam etmek yerine hızlı bir şekilde seyirini sürdürür iken aracın kontrolünü kaybettiği anlaşılmak ile KYTK’nun f bendinde belirtilen “Doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma” kuralına aykırı davrandığı için kazanın meydana gelmesinde %40 nispetinde kusurlu bulunduğu" belirtilmiştir.
İtiraz üzerine alınan █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda ise; sürücü ...'ın olay mahallinde sol şeritte seyretmekteyken, aynı şeritte gerisinden süratli yaklaşan sürücü ...'ın sağ şeride geçtiği sırada, sürücü ...'ın da sağa geçme teşebbüsünde bulunması suretiyle meydana gelmiş olduğu belirgindir. ... olayda, sol şeritte seyrederken şerit değişimi öncesi geriden yaklaşan trafiği uyaracak şekilde, niyetini önceden ve uygun bir zamanda dönüş ışıklarını yakmak suretiyle belli etmesi, iç ve dış aynalardan gerisindeki ve yanlardaki trafiği kontrol etmesi, güvenli şartlar sağlandıktan sonra şerit değiştirmesi gerekirken, bu hususlara riayet etmeyip kontrolsüz şekilde sağa geçme teşebbüsünde bulunarak, gerisinden süratli gelip yakın mesafeden şerit değişimi yapan aracın seyir hakimiyetinin bozulmasına ve sağa kaldırım dubalarına vurmasına katkı veren sürücü ..., dikkatsiz, tedbirsiz ve 2918 sayılı KTK 84/j “Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama” maddesini ihlal eden kuraldışı davranışı ile %60 oranında asli, Yerleşim yeri içi şartlara göre süratli seyredip, ön ilerisinde seyreden aracın şerit değişiminde bulunabileceğini ön görmesi, güvenli mesafe önce şerit değiştirmesi gerekirken, ön ilerisinde seyreden araca süratli yaklaşıp, dönüş işareti ve sesli ikaz ile niyetini belli etmeyip ani şerit değiştirme manevrası yapması nedeniyle önüne yöneltilen araçla çarpışmayı önleyecek şekilde etkili fren tedbiri alamayan ve süratli oluşunun etkisiyle direksiyon kumandasını sağlayamayıp kaldırım dubalarına çarpan sürücü ..., tedbirsiz ve 2918 sayılı KTK 52/b ve 84/fmaddelerini ihlal eden kuraldışı davranışı ile %40 oranında tali kusurludur." görüşü bildirilmiştir.
Davalı vekili, kusur raporları arasında çelişki olduğunu belirterek istinaf itirazında bulunmuştur. Tazminata konu kaza maddi hasarlı trafik kazası olup kaza tespit tutanağı taraflar arasında düzenlemiştir. Alınan ilk bilirkişi raporun da kanaat bildirilmemiştir. Mahkemece alınan diğer iki kusur raporunun birbirini doğruladığı ve olayın oluşuna da uygun düştüğü kazanın "Sürücüsü ... yönetimindeki sigortalı ... plakalı otomobilin sol şerit üzerinde direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ tarafında seyir etmekte olan ... plakalı otomobili sıkıştırması ile ... plakalı aracın sağa kaldırım dubalarına vurmasına yol açmasıyla meydana geldiği" anlaşıldığından sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK 84/j “Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama” maddesini ihlal ettiğinden %60 oranında asli kusurlu kabul edilmesi olayın oluş şekline uygun düştüğünden kusura; Hasar bedelinin davacının aracın hasarlı parçaları incelenerek hasara uğrayan parçaların kaza ile uyumu ve gerekliliği ve değerleri yönünden tek tek değerlendirme yapılarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına hasara ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
KTK'nın 109/2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.
2480 Sayılı Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair Karar, 30 Nisan 2020 tarihli ve 31114 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olup; yayımı tarihinde yürürlüğe giren 7226 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi 1. fıkrası a bendi kapsamında 13.03.2020 tarihinden itibaren duran sürelerin 15.06.2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar durmasına karar verilmiştir. Buna göre █████/2020 tarihinden itibaren pandemi dolayısıyla duran sürelere 95 gün daha eklenerek zamanaşımı hesap edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta; davaya konu trafik kazası █████/2018 tarihinde meydana gelmiş olup, dava ise █████/2020 tarihinde açılmıştır. Olayın, maddi hasarlı trafik kazası olması nedeniyle, uzamış ceza zamanaşımı süresinin uygulanmasını gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan kanun hükmü ile Cumhurbaşkanlığı Kararı uyarınca durma süresi 15.06.2020 tarihine kadar uzatılmıştır. Durma süresi olan 95 günün, zamanaşımın son günü olan █████/2018 tarihine eklenmesi halinde █████/2020 tarihinde açılan davanın zamanaşımı süresinde olduğu anlaşıldığından aksi yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E. - ██████████ K., ██████████ E.- ██████████ K. sayılı kararları).
Dosya kapsamına göre davacının hasarlanan araç için ekspertiz incelemesi yaptırdığı sabit olup 6100 sayılı HMK'nın 323. madde gereğince geçici koruma tedbirlerinden olan delil tespiti için yapılan giderler yargılama giderlerinden olup HMK'nın 332. madde gereğince mahkemece resen hükmedilmesi gerekmektedir. Bu nedenle talep edilen ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ise de bu konuda davacının istinaf talebi olmadığından, reddedilen ekspertiz ücreti yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya uygundur.
Bu nedenlerle; davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davalı ... A.Ş. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.456,46 TL harçtan peşin alınan 365,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.091,46 TL harcın davalı ... A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!