Anahtar kelimeler: Meyvesebze Sebze Satımdan Beklediğini Alımsatım Meyve Ödemeyi Yaş Niyetli İlişki

T.C.

ANTALYA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... .... ... yaş meyve sebze komisyonculuğu yaptığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yaş meyve-sebze alım-satım hizmetinden kaynaklanan bir ticari olduğunu, işbu ticari ilişki nedeniyle ... tarihinden itibaren ... -TL'nin ödenmediğini, ödemeyi ticari ilişki nedeniyle bir süre beklediğini, ödeme yapılmaması üzerine Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ... /... -Esas Sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalı tarafın kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, müvekkili şirketin alacağını herhangi bir teminata bağlanamadığını, taraflarınca yapılan tahkikattan öğrenildiği üzere davalı tarafın mal kaçırma hazırlığı içerisinde olduğunu, işbu nedenle davalı tarafın 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacı ile teminatsız olarak ya da mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz talebinde bulunduklarını, borçlunun haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazının iptali ile takibin devamını, davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça müvekkili aleyhine Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün .../... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talebiyle huzurdaki dava açılmış ise de; dava hem maddi vakıa hem hukuki sebep yönünden dayanaksız olduğunu, taraflar arasında herhangi bir alım - satım ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin nakliyecilik işi yapmakta olup, dava dilekçesinde sözü edilen ürünlerin bir kısmını yalnızca .... ’da faaliyet gösteren ... ... isimli şahıs adına taşıma ve çekme işi kapsamında teslim aldığını ve naklettiğini, müvekkilinin sadece taşıma hizmeti yaptığını, malın alıcısı, satıcısı ya da ticari borçlusu olmadığını, müvekkili adına davacı tarafça düzenlenen faturaların müvekkili şirketin bilgisi ve onayı dışında tanzim edildiğini, tek taraflı düzenlenen fatura tek başına borcun varlığını ve taraflar arasında ticari ilişkiyi ispatlamaya yeterli olmadığını, davacının itirazın iptali isteminin reddini, icra inkâr tazminatı talebinin reddini, ihtiyati haciz / ihtiyati tedbir talebinin reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava, yaş meyve-sebze satım sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişki nedeniyle cari hesap alacağının tahsiline ilişkin başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce davalı tarafın tacir olup olmadığının tespiti için araştırma yapılmış gelen müzekkere cevaplarında; davalı tarafın ticaret sicilinde kaydının olmadığı, vergi dairesi kaydına göre VUK. 177 maddesine tabi olmadığı, 2025 yılında defter hadlerine göre tarafların en son gayrisafi hasılatı vergi beyannamesi ile esnaf hadlerini aşmadığı anlaşıldığından davalı tarafın tacir olmadığının kabulü gerekmiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir. Sonuç olarak davanın taraflarının tacir olmadığı, dava konusu ihtilafın TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan olmadığı, davanın ticari olarak nitelendirilebilmesi için her iki tarafın da tacir olması gerektiği anlaşılmıştır. Bu itibarla Mahkememiz görevsiz olup, davanın görülmesi gereken mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması sebebiyle görevsizlik kararı vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra:
a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okunup, usulen anlatıldı.█████/2026
Katip ...
(E-İmzalı)
Hakim ...
(E-İmzalı)

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!