Anahtar kelimeler: Malen Kısmî Mücadele Kaçakçılıkla Aracının Sanıktan Edenin Eşyanın Görüşü Ret

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER
: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmî ret, kısmî bozmaMalen sorumlu vekilinin temyiz istemi yönünden; sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan eden ve davaya katılma talebi olmayan malen sorumlunun hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.Sanık müdafiin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. Malen Sorumlu Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;Malen sorumlunun 26.04.2016 tarihli duruşmada; şikâyetçi olmadığını, davaya katılmak istemediğini ve herhangi bir zarar talebi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, malen sorumlu vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,II. Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden;Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi gereği cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 3/5 ve 3/10. maddeleri uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi,2.15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydındaki trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun kaçakçılık suçu olmadığı ve 5607 sayılı Kanun'un 5/3. maddesi kapsamında etkin pişmanlık müessesesinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği anlaşılmakla, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat da yapılmayan sanığa suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken, mükerrir olduğu gerekçesiyle ihtar yapılmaksızın 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin (b) bendinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,3.Ele geçen kaçak sigaralar hakkında, 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54/4. maddesi gereğince müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının ise 5607 sayılı Kanun'un 13/1 maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi gereği müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 08.01.2026 tarihinde karar verildi.