Anahtar kelimeler: Vefatından Bürosu Bugüne Tekirdağ Kurucu Döviz Ödenmeksizin Yıllardan Murisi Hisselerin
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'ın davalı şirkette %25 pay ile şirketin kurucu ortaklarından olduğunu, şirketin ... uzun yıllardan beri tek döviz bürosu olduğunu, murisin vefatından sonra şirketteki hisselerin kendilerine intikal ettiğini, kazanç elde edilmesine rağmen bugüne kadar davacılara herhangi bir kar payı ödenmeksizin faaliyetin sürdüğünü, davacılara olağan veya olağanüstü toplantılara davetlerin usulüne uygun olarak gerçekleştirilmeksizin diğer şirket ortakları tarafından alınan kararlar doğrultusunda şirketin faaliyetini sürdürdüğünü, şirketin durumu hakkında bilgi verilmediğini, ileri sürerek şirkete dava süresince kayyım atanmasına karar verilmesini, taşınır ve taşınmaz mallar üzerine tedbir konulmasını, davacıların şirket ortağı oldukları günden dava tarihine kadar dağıtılmamış ve kendilerine ödenmesi gereken kar paylarının tespiti ile bu bedellerin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporunda, davalı şirketin 2012 yılına kadarki kârlarının sermaye artışında kullanılmış olması sebebiyle kar payı alacağı sermayeye ilave edildiğinden ve davacıların esas sermaye payı içinde kalacağından bu dönemden davacıların alacağının bulunmadığı, 2012-2018 arası dönemdeki dağıtılmayan kârların genel kurul kararı ile olağan üstü yedek akçeye ayrıldığı, ve olağan üstü yedek akçelerdeki kârın dağıtımı hakkında karar alındığı tespit edilemediğinden, davacı ortakların 2012-2018 yıllarına ait kâr payı alacağının talep şartı oluşmayacağı, 2019-2022 arası dönemdeki net karın %5'i yedek akçeye ayrıldıktan sonra %5'inin esas sözleşme ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 519/2 (c) maddesi hükmü gereği birinci temettünün dağıtılması gerekmekte olup bu kapsamda davacı ortakların payına düşen net kar tutarlarının ayrı ayrı hesaplandığı, hesaplaması yapılan kar paylarının dağıtılması hakkında genel kurul kararı bulunmadığı, %5'in üstündeki temettünün dağıtılması için genel kurul kararı alınması gerektiğinden kar payı talebi koşullarının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davanın açıldığı 28.08.2023 tarihine kadar yapılan genel kurullarda 2012 yılına kadar paylarının sermaye artışında kullanıldığı, 2018 yılına kadar da yedek akçeye ayrılmasına dair karar alındığı, daha sonra bir genel kurul kararı alınmadığının anlaşıldığı, davanın açıldığı tarih itibariyle kar payı dağıtımına ilişkin alınan karar bulunmadığından davacıların, bilirkişi incelemesinin davalı şirketin ilçedeki tek döviz bürosu olduğu ne kadar kar elde edilebileceği noktasında inceleme yapılması gerektiğine ilişkin soyut talebinin incelenmediğine yönelik aksi yöndeki istinaf nedeninin yerinde olmadığı, davacıların kar payı alacağının muaccel olmadığı noktada kar payı hesaplanması talebinde davacıların hukuki yararı bulunmadığından daha ileri noktada bir inceleme yapılmasının gerekmediği, olası kar payı hesaplanması hususunda inceleme yapılması beklenemeyeceğinden aksi yöndeki istinaf nedeninin de yerinde olmadığı gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kâr payı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 05.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!