Anahtar kelimeler: Mvekkili Meşhur Logolu Fransada Tpmk Dünya Saylı Çapında Şekil Sinai

T.C.

İSTANBUL
2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili, müvekkili ...'in Fransa’da bir şirket olup, dünya çapında meşhur “...” markalarının sahibi olduğunu, ..., ... sayılı “şekil” ... sayılı şekil, ... sayılı şekil ve ... sayılı “...” markalarının TPMK nezdinde tescilli olduğunu, ayrıca yine müvekkiline ait “...şekil” markası ...., “...” markası ... sayılarıyla, TPMK Tanınmış Markalar Siciline kayıtlı bulunduğunu, mvekkili ...'ın ...’da bir şirket olup, dünya çapında meşhur “...” ve “...” şekil markalarının sahibi olduğunu, ... sayılı şekil, ... sayılı şekil,... ve ... sayılı “...” logolu markaları, ... sayılı şekil, ... saylı şekil,... sayılı şekil ile ... sayılı “...” markalarının yanı sıra “...” ibareli markaların TPMK nezdinde tescilli olduğunu, müvekkili ...'nın ...’da bir şirket olup, dünya çapında meşhur “...” markalarının sahibi olduğunu, ... sayılı şekil, ... sayılı şekil, ... sayılı şekil, ...sayılı şekil, ... sayılı şekil, ... sayılı şekil, ...sayılı şekil, ... sayılı şekil, ve ...sayılı markaların TPMK nezdinde tescilli olduğunu, müvekkili ...’nin ...’da bir şirket olup, dünya çapında meşhur “...” markasının sahibi olduğunu, 18.08.2006 tarih ve ... sayılı “...”, 10.02.2007 tarih ... sayılı “...” ve 03.12.2013 tarih ve ... sayılı şekil, ibareli markaların TPMK nezdinde tescilli olduğunu, müvekkili şirketlerin yukarıda yer verilen markaları uzun yıllardan bu yana kullanmak suretiyle tüketici nezdinde ve müvekkillerinin mal ve hizmetleri üzerinde tanınmış hale geldiğini, davalının müvekkili markalarını izinsiz, sahte ve mütecaviz ürünlerin ticaretini, satış ve depolama işleri yaptıklarından haberdar olduklarını, bunun üzerine ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ...D.İş sayılı dosyası ile davalının... adresinde bilirkişiler marifetiyle inceleme yapıldığını, bu inceleme ile ... markalarını taşıyan 8 adet çanta, 13 adet cüzdan, 50 adet tişört; ... markalarını taşıyan 9 adet çanta, 1 adet cüzdan, 20 adet tişört; ... markalarını taşıyan 2 adet çanta, 9 adet cüzdan, 19 adet tişört;... markalarını taşıyan 5 adet çanta olmak üzere toplamda 136 adet tespit edilen ürünlere tedbiren el konulduğunu, müvekkillerinin tescilli markalarının davalıların ürünleri üzerinde izinsiz olarak kullanılmasının müvekkili şirket markaları aleyhine marka tecavüzü yarattığını, müvekkili tescilli markalarının davalıların ürünleri üzerinde izinsiz surette kullanılması ve tüketicinin yanılmasına ve satın almak istediği markayı taşıyan ürün kanısıyla sahte ürün satın almasına sebebiyet vereceğini belirterek davalının müvekkili markalarına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, marka tecavüzü ve haksız rekabet fiillerinin önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, marka tecavüzü ve haksız rekabet yaratan her türlü mal ve ürün, hizmet, tabela, ambalaj, ilan, reklam vs. kullanımlarının önlenmesine, hüküm kesinleştiğinde imhasını, tedbirin devamını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ...’ın uzun yıllardır turistik bölgelerde yasal ticari faaliyette bulunan küçük ölçekli bir işletme sahibi olduğunu, satışa sunulan ürünlerin ağırlıklı olarak farklı üreticilerden temin edilen hediyelik eşya, çanta, tekstil ürünlerinden oluştuğunu, müvekkilinin uluslararası lüks markaların taklit ya da sahte ürünlerini imal yada ithal eden bir tacir olmayıp yalnızca satıcı konumunda bulunduğunu, ürünlerin orijinalliği konusunda tüketiciyi yanıltma kastının bulunmadığını, ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında verilen karar doğrultusunda yüzlerce ürüne el konulduğunu, müvekkilinin ticari faaliyetinin tamamen durma noktasına geldiğini, davacının haksız rekabete ilişkin iddiaların yersiz ve yerinde olmadığını, müvekkiline yöneltilen iddiaların asılsız olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir.
Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporları dosya içerisine ibraz etmiştir.
Mahkememizin █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda; "...mahkeme dosyası ekinde bulunan ... 4. Nolu Fikri ve Sınai Haklar hukuk Mahkemesinin ...D.İş sayılı dosyasına talep eden tarafından █████/225 tarihli dilekçe ekinde sunulan
... 34. Noterliği Başkatip ...’in imza ve mührünü taşıyan No: ... no ve █████/2025 tarihli şeffaf poşet içerisindeki bir adet kemer incelemeye esas alınmak üzere mühür kırılarak açılmış davacıya ait logo ile tespit dosyasına sunulan kemer tokası üzerine konumlandırılan formun; genel siluet, dairesel kurgu, harflerin yerleşim biçimi ve bütüncül algı bakımından benzerlik taşıdığı, kemer tokasında kullanılan bu form, bağımsız bir tasarım karakteri oluşturmaktan ziyade, Gucci markasının ayırt edici ve tanınmış çift “...” logosunu doğrudan karıştıracak şekilde kurgulandığı, ortalama tüketici nezdinde ürünler arasında benzerlik algısı oluşturacağı, dosya somutunda mevcut ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... D.İş dosyası nezdinde tanzim edilen bilirkişi raporunda; ...’e yüzümüzü döndüğümüzde sol bitişiğinde yer alan ... tabelalı iş yeri müştemilatı ve deposu ...” adresinde yapılan incelemelerde; ... markalı 8 adet çanta, 13 adet cüzdan, 50 adet tişört, ... markalı 9 adet çanta, 1 adet cüzdan, 20 adet tişört, ... markalı 2 adet çanta, 9 adet cüzdan, 19 adet tişört, ... markalı 5 adet çanta tespit edildiği; Raporda yapılan değerlendirmelerde “Tespit talep edilen “...’e yüzümüzü döndüğümüzde sol bitişiğinde yer alan ...tabelalı iş yeri ... adresinde, tespit talep eden yanlara ait markaları ihtiva eder kullanımların gerçekleştirildiği, tespit edilen kullanımların orijinal ürünlerde var olan işçilik ve malzeme
kalitesini ihtiva etmediği, İlgili kullanımlar ile tespit talep eden yanlara ait markaların nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğu ve buna binaen talep eden yanlar adına tescilli marka hakkına tecavüz koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceği” görüş ve kanaatine varıldığının görüldüğü, bu kapsamda yapmış olduğumuz incelemelerde; ilgili adreste yapılan tespit ve el koyma işleminde tespit edilen ve orijinal olmadığına kanaat getirilen ürünler üzerinde; Davacı ... adına tescilli ...adına tescilli... adına tescilli.... adına tescilli ... numaralı markaların aynen kullanıldığı görüldüğü, satışa arz ve teşhir edilen 25. sınıftaki ürünler üzerindeki, davacıların markalarını ihtiva eder kullanımların; davacılar markaları ile ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali yaratabileceği, bu durumun davacıların markalarının değerini düşürebileceği; bu doğrultuda davalının, davacı yan markalarına iktibas suretiyle tecavüz teşkil eden eylemler gerçekleştirdiği, davalı yanın eylemlerinin davacı yanın markasına tecavüz teşkil edeceği görüşlerimiz çerçevesinde davalı yanın markasal kullanımlarının nihai tüketiciyi yanıltabileceği göz önünde bulundurulduğunda ilgili kullanımların davacı yan ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği kanaati oluştuğu, ancak Yargıtay’ın, 6102 sayılı Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun 54 ve 55’ince maddelerinde yer alan haksız rekabet düzenlemesinde, mülga Ticaret Kanunu’ndan farklı olarak marka, unvan, ticari ad gibi sınai mülkiyet konularının zikredilmemiş oluşu, haklarının özel yasalarda düzenlenmiş oluşunu ve uygulamada tereddütlere yol açılmasını gerekçe göstererek, marka hakkına tecavüz eylemlerinin ayrıca haksız rekabet olarak kabul edilemeyebileceği yönünde içtihat değişikliğine gitmesi karşısında davalı yanın davacı markasına tecavüz teşkil eden eylemlerinin, TTK 54. Ve 55 Maddeleri kapsamında haksız rekabet teşkil edip etmeyeceğinin takdiri Sayın Mahkemenize ait olduğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.Dava; marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve ortadan kaldırılması istemlerine ilişkindir.
Davacı adına; ... başvuru numaralı 21.11.2012 başvuru tarihli, “...” ibareli markanın ... adına tescil edildiği,... başvuru numaralı “...” ibareli markanın ... adına tescil edildiği, ...başvuru numaralı 16.07.1982 başvuru ve 11.11.1982 tescil tarihli “...” ibaresinin ... ve .... sınıflarda ... adına tescil edildiği, ... başvuru numaralı 29.11.1995 başvuru ve 18.02.1997 tescil tarihli “...” ibareli markanın ... ve .... sınıflarda ... adına tescil edildiği, ... başvuru numaralı 25.06.2019 başvuru ve 17.09.2020 tescil tarihli, “...” ibaresili markanın ...sınıfta ...adına tescil edildiği, ... başvuru numaralı 10.02.2007 başvuru ve 02.02.2010 tescil tarihli, “...” ibaresini ve görselini ihtiva eden markanın .... sınıfta ...adına tescil edildiği,... başvuru numaralı 03.12.2013 başvuru ve 20.02.2015 tescil tarihli markanın... Sınıflarında ... adına tescilli olduğu, ... başvuru numaralı 04.07.2012 başvuru tarihli, “...” ibareli markanın ... adına tanınmış marka olarak tescil edildiği,
... başvuru numaralı “...” ibareli markanın ... adına tanınmış marka olarak tescil edildiği,... başvuru numaralı 05.01.2023 başvuru ve 02.11.2023 tescil tarihli, “...” ibaresini ve görselini ihtiva eden markanın ....sınıfta ... adına tescil edildiği,... başvuru numaralı 13.02.1991 başvuru ve 17.07.1991 tescil tarihli, “...” ibaresini ve görselini ihtiva eden markanın ... sınıfta ... adına tescil edildiği, ...kod numaralı görselini ihtiva eden markanın ... sınıflarında .... adına tescilli olduğu,
... kod numaralı görselini ihtiva eden markanın ... /sınıfında ... adına tescilli olduğu, ... kod numaralı görselini ihtiva eden markanın ... /sınıflarında...adına tescilli olduğu, ... kod numaralı markanın .../sınıflarında ... adına tescilli olduğu, ... kod numaralı markanın .... sınıfında ... adına tescillidir.
Davacı vekili, müvekkillerine ait tescilli "...", "...", "...", "..." ibareli markaları davalının izinsiz ve hukuka aykırı olarak kullandığını, anılan markanın sahte ürünlerinin davalı tarafından satışa sunulduğunu, böylelikle marka hakkına tecavüzle birlikte haksız rekabetin şartlarının da oluştuğunu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller SMK Madde 29’da sayılmıştır. Marka hakkına tecavüz sayılan haller Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. Maddesine atıf yapılmak suretiyle 29. Maddesinde düzenlenmiştir.
6769 sayılı SMK madde 29’a göre, Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanılması ve yine madde 29/b’ye göre Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edilmesi marka hakkına tecavüz sayılmaktadır.
Marka hakkı sahibinin markasına zarar vermeye yönelik tüm fiilleri engelleme hakkı vardır. Marka hakkına tecavüz de bunların başında gelir. Marka hakkına tecavüzün varlığı için Sınai Mülkiyet Kanun’ da belirtilen eylemlerden birinin gerçekleşmiş olması ve somut olayda bu eylemin hukuka uygunluk sebeplerinden birinin bulunmaması gerekir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. Maddesinde ise;
Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır.
a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmıştık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
6769 sayılı SMK’nın yukarıdaki ilgili maddeleri genel olarak, marka sahibinin tescilli markası ile iltibasa neden olacak işaretlerin kullanılmasını yasaklamaktadır. Madde metninde de belirtildiği üzere; tescilli marka ile aynı veya benzer olan bir işaretin tescilli markanın kapsadığı mal ve hizmetlerde kullanılarak halk tarafından karıştırılma ihtimaline yol açılması marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir. Aynca işaret ile tescilli marka arasında halk nazarında “ilişkilendirme” olduğu ihtimali de “karıştırılma ihtimali” kavramına dahil sayılmıştır. Marka sahibi tescilli markası ile bağlantı kurulması ve veya karıştırılma olasılığı taşıyan markaların aynı veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılmasını önleme yetki ve hakkına sahiptir.
Dosya kapsamında mevcut ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... D.iş dosyası nezdinde tanzim edilen bilirkişi raporunda; "Davalıya ait ...tabelalı iş yeri müştemilatı ve deposu ...” adresinde yapılan incelemelerde; ... markalı 8 adet çanta, 13 adet cüzdan, 50 adet tişört, ... markalı 9 adet çanta, 1 adet cüzdan, 20 adet tişört, ... markalı 2 adet çanta, 9 adet cüzdan, 19 adet tişört, ... markalı 5 adet çanta tespit edildiği; Raporda yapılan değerlendirmelerde “Tespit talep edilen “...’e yüzümüzü döndüğümüzde sol bitişiğinde yer alan...tabelalı iş yeri ... adresinde, tespit talep eden yanlara ait markaları ihtiva eder kullanımların gerçekleştirildiği, tespit edilen kullanımların orijinal ürünlerde var olan işçilik ve malzeme kalitesini ihtiva etmediği, ilgili kullanımlar ile tespit talep eden yanlara ait markaların nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğu ve buna binaen talep eden yanlar adına tescilli marka hakkına tecavüz koşullarının oluştuğunun değerlendirilebileceği” görüş ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce de bilirkişi raporu alınmış ve raporda ; "tespit ve el koyma işleminde tespit edilen ve orijinal olmadığına kanaat getirilen ürünler üzerinde; Davacı ... adına tescilli ...; .... adına tescilli ... adına tescilli ...adına tescilli ... numaralı markaların aynen kullanıldığı" görüş ve kanaatine ulaşıldığı anlaşılmıştır.
Satışa arz ve teşhir edilen ... sınıftaki ürünler üzerindeki, davacıların markalarını ihtiva eder
kullanımların; davacılar markaları ile ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali yaratabileceği, bu durumun davacıların markalarının değerini düşürebileceği, bu doğrultuda davalının, davacı yan markalarına iktibas suretiyle tecavüz teşkil eden eylemler gerçekleştirdiği kanaatine varılmıştır.
Başkasına ait marka hakkının doğrudan ya da dolaylı ve iltibaslı kullanımı marka hakkına tecavüz oluşturmaktadır. Tüm dosya kapsamı, yukarıda özetlenen bilirkişi raporu ve ... 4. FSHHM'nin ... Değişik Sayılı dosya içeriği gözetilmekle, davacılara ait markaların yukarıda belirtilen sahte ürünlerinin davalı tarafından satışının yapıldığı, ticari amaçla elde bulundurulduğu, davacılar nezdinde tescilli markaların taklitlerinin davalı ürünlerinde kullanıldığı, markanın kullanış şekillerinin aynı olduğu, davalıya ait ürünlerde hem marka kullanımı hem de tasarım açısından herhangi bir ayırt edici yeniliğin bulunmadığı, böylelikle davalının -SMK m. 29 b-c hükümleri kapsamında- davacıların ürünlerini taklit ettiği ve davacıların marka hakkına tecavüz ettiği sonucuna varılmıştır.
Davacı taraf marka hakkına ilişkin hükümlerin yanı sıra ayrıca TTK'nın haksız rekabet hükümleri gereğince de istemde bulunmuştur. Bu noktada Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2022 tarih, ... esas ve... karar sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nın 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan SMK'nın uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu kanaatiyle haksız rekabetten kaynaklanan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile, davalının eylemlerinin davacıların marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, davalının tecavüz teşkil eden eylemlerinin önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalının, davacılar aleyhine marka tecavüzü yaratan her türlü mal ve ürün, hizmet, tabela, ambalaj, ilan, reklam, yayın, broşür, afiş, kartvizit ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı kâğıt, fatura ve sair her türlü ticari evrak ile alan adları da dâhil olmak üzere kullanımlarının önlenmesine, hüküm kesinleştiğinde bu ürünlerin imhasına,
2-Haksız rekabet davasının reddine,
3-Mahkeme kararının, masrafları davalıya ait olmak üzere, Türkiye çapında yayınlanan tirajı en yüksek 3 gazeteden herhangi birinde yayınlanmasına,
4-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 732,00 TL harcın peşin yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacılar tarafından peşin yatırılan 615,40 TL peşin harç ile 615,40 TL başvuru harcının toplamında oluşan 1.230,8 TL'nin 615,40 TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
6-Davacılar tarafından yapılan 12.555,00 TL (Bilirkişi Reddiyatı + Posta-Tebligat Gideri) yargılama giderinin davadaki haklılık oranına göre 6.277,50 TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; reddedilen talep yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
10-Davacılar tarafından ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası üzerinden yapılan 15.330,00 TL (Bilirkişi Reddiyatı + Posta-Tebligat Gideri) yargılama gideri ile 1.629,30 TL harç giderinden oluşan toplam 16.959,30 TL'nin davadaki haklılık oranına göre 8.479,65 TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, arta kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
11-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!