Anahtar kelimeler: Sürmene Vasıfta Kadimden İşlemiyle Yaylak Zeminin İfraz Hükmen Orta Vasfıyla

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Sürmene Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Dava; kadastro öncesi nedene dayalı yaylak sınırlandırmasının iptali ve tescil istemine ilişkindir.Kadastro sonucunda; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın kadimden beri ... köyü tarafından yaylak olarak kullanıla geldiği ve zeminin halen bu vasıfta olduğu gerekçesiyle Kadastro Kanunu'nun 16/B maddesi uyarınca kamu orta malı-yaylak vasfıyla sınırlandırıldığı, sınırlandırmanın Sürmene Kadastro Mahkemesinin 24.03.2008 tarihli ve 2008/1 Esas, ███████ Karar sayılı kararının temyiz edilmemesi üzerine hükmen 02.05.2008 tarihinde kesinleştiği, dava sırasında ... İletim A.Ş. tarafından yapılan kamulaştırma işlemleri nedeniyle 28.11.2022 tarihli ifraz işlemiyle 1 01... , 555, 556, 557, 558, 559, 562, 563, 564, 565, 566, 567, 568, 569 parsel sayılı taşınmazların pilon yeri vasfıyla ifrazen oluştuğu, dava konusu kısmın 1 01... parsel sayılı 9.679.469,02 metrekare yüz ölçümlü yayla vasıflı taşınmaz içerisinde kalan, fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen 80.196,77 metrekare ve (B) harfli 2.779,05 metrekarelik kısımlar olduğu anlaşılmaktadır.Davacı; ... ili, ... ilçesi, ... (köyü) Mahallesindeki 1 01... parsel sayılı taşınmazın keşifte gösterilecek üzerinde ev ve ahır bulunan yaklaşık 100 dönümlük dava konusu kısmını kadastro öncesinde haricen satın alıp eskiden beri tarım ve hayvancılık amaçlı kullandığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiş, taşınmaz özel sicilinde kamu orta malı-yayla vasfıyla kayıtlı olduğundan yasal hasımlar ... ve ... Belediye Başkanlığı davaya dahil etmiştir.Davalı ve dahili davalılar; dava konusu taşınmazın 4342 sayılı Mera Kanunu uyarınca Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden, kamu orta malı yaylak vasfında olduğunu, özel mülkiyete konu edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.İlk Derece Mahkemesince; 1960, 19 73... tarihli hava fotoğraflarında dava konusu kısımların sadece bir bölümünde tarım yapıldığının, kalan bölümünde tarım yapıldığına dair iz bulunmadığının ve yaylak parseli ile bütünlük arz ettiğinin bildirildiği, ziraat mühendisi bilirkişi heyeti raporunda dava konusu taşınmazın çevre yayla parselindeki toprak ve bitki örtüsüyle bütünlük oluşturduğu, tarım ve meyve yetiştirmeye elverişli olmadığı, iddia edilen kısımların yaylak parselinin ortasında kaldığı, komşu parsellerin de yaylak ya da mera vasfıyla sınırlandırıldığı, dava konusu kısımların da yaylak olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davalı kurumlar lehine 41.942,75 TL nispi vekâlet ücreti takdirine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; hükme elverişli bilirkişi raporlarına, taşınmazın tamamının tarla tarımı ve meyve yetiştiriciliğine uygun olmamasına, çevresi ile bütünlük arz etmesine, dava konusu taşınmazın konumu ve büyüklüğü itibariyle yaylak bütünlüğünü bozacak olmasına göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:- K A R A R -Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.