Anahtar kelimeler: Şoklanması Kemikli Etlerinin Donmuş Sığır İstiflenmesi Büyükbaş Yüklenmesi Aktarılması Muhafazası

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Asıl dava ve karşı davanın kabulüneİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 8. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVA1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; taraflar arasında 07.12.2018 tarihli,11.01.2019 tarihli,07.12.2019 tarihli, 01.01.2020 tarihli olmak üzere bir kısmı kemikli sığır etlerinin şoklanması, yüklenmesi, istiflenmesi, aktarılması ile donmuş muhafazası, yüklenmesi, istiflenmesi ve aktarılması hususunda, bir kısmı ise büyükbaş donmuş muhafaza sözleşmesi imzalandığını, taraflar arasında imzalanan en son 01.01.2020 başlangıç tarihli 01.05.2020 bitiş tarihli 4.514.624,80 kg tonaj konulu büyükbaş donmuş muhafaza sözleşmesine konu karkas etlerin 4.514.624,80 kg'ının diğer grup firmaları olan ... ... Ltd. Şti. ile birleştirilerek davacı şirket arasında tek bir sözleşmeye konu edildiğini, taraflarca 29.08.2020 tarihinde tutulan tutanak ile davalı Kurumca, müvekkilinin açık ve net bir şekilde ibra edildiğini, işbu sözleşmelere dayalı olarak müvekkilinin, davalıdan 3.225.538,36 TL alacağı bulunduğunu, davalının bu borcu ödemediğini, 29.08.2020 tarihli son sevkiyatta 98.749,64 kg fire noksanlığının tespit edildiğini belirterek fire bedeli olan dondurulmuş büyük baş karkas et bedeli 3.640.405,48 TL'yi müvekkilinden talep ettiğini ve buna dair müvekkiline fatura gönderdiğini, müvekkili tarafından bu faturaya itiraz edildiğini, davalı Kurum tarafından fire oranlarına ilişkin akdedilen sözleşmenin başlangıcında fire oranı %2 olarak kararlaştırılmış olmasına rağmen sözleşme yürürlükte iken davalının 28.09.2020 tarihli yazısı ile fire oranını %2,50 olarak revize ettiğini, fire oranlarında yapılan %0,5 puanlık artışın depolardaki karkas etlerin boşaltılması işlemi için yapılan ve karkas parça sayısında noksanlık olmadığına ilişkin 29.08.2020 tarihli mutabakat tutanağından 1 ay sonra yapıldığını, revize edilen fire oranının davalı Kurumca eksik hesaplandığını, müvekkilinin sözleşme süresince karkas etlere dair hiçbir uyarı almadığını, müvekkili Şirketin karkasların sevk işlemlerini usulüne uygun gerçekleştirdiğini, bu sevk işlemlerine istinaden 29.08.2020 tarihli tutanak ile davalının, müvekkilini ibra ettiğini, müvekkiline ait depo alanında yapılan sayımlar sonucu parça sayısında herhangi bir noksanlık tespit edilmediğini, bu hususun tutanak altına alındığını, karkas etlerin davalı hakimiyetine geçmesinden sonra meydana gelmiş olabilecek herhangi bir fire ya da noksanlığın, müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, davalının süresi içerisinde bildirimde bulunmadığını, olası fire sebeplerinin tesislerine gelen karkas etlerinin sıcaklıklarının 4 derece olması gerekirken ortalama 6,79 derece ile gelmesi ve sitokinet giydirilmesi gerekirken sitokinetsiz gelmesinden kaynaklı olabileceğini, tüm bu hususların 07.10.2020 tarihli ihtarname ile davalıya bildirildiğini ve müvekkilince davalıdan alacaklı olunan tutara ilişkin icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak bu takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.2.Davacı vekili karşı dava dilekçesinde; asıl davadaki savunmalarını tekrar ederek, karşı davada davalı deposundan alınan etler üzerinden fiili fire miktarının belirlendiğini, buna göre müvekkilinin cari satış fiyatı dikkate alınarak hesaplama yapıldığını, müvekkili Kurumca 01.01.2020 tarihli sözleşmenin tasfiyesi sonrasında tespit edilen et firesi meblağının, karşı davada davalının alacağından kesildiğini, ancak yapılan kesintinin müvekkilinin tüm zararını karşılamadığını, son sevkiyat işlemleri akabinde yapılan stok mutabakat, fire, fiili fire hesaplama işlemleri neticesinde etlerde, şoklama ve donmuş muhafaza işlemleri sonucunda 98.749,64 kg fiili fire oluştuğunun tespit edildiğini, yapılan kesinti sonrasında müvekkilinin bakiye 948.168,60 TL alacağının kaldığını, karşı davada davalıya bildirilmesine rağmen bu meblağın ödenmediğini ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL'nin 16.10.2020 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 14.11.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile karşı davadaki talebini 948.168,60 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAP1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkili Kurumun sermayesinin tamamı devlete ait olan bir iktisadi devlet teşekkülü olduğunu, et firesinin işin doğası gereği oluştuğunu, müvekkilinin, et firelerinde bilimsel açıdan uygulanması en makul oranı gözeterek 13.09.2018 tarihinde yürürlüğe giren yönergede, dondurulmuş et için %2,5 olarak belirlediğini, davacı ile akdedilen son sözleşmenin tasfiyesi kapsamında davacıya ait soğuk hava deposunda yer alan müvekkili Kuruma ait donmuş karkas etlerin tamamının 29.08.2020 tarihinde teslim alındığını, tutulan tutanağın, dava dilekçesinde yer alanın aksine davacı tarafın ibrasına ilişkin herhangi bir bilgi ihtiva etmediği gibi davacıya ait tesiste muhafazası yapılan donmuş büyükbaş karkas gövde etler için parça bazında herhangi bir noksanlık tespit edilmediğini gösterdiğini, muhafaza amacıyla teslim edilen büyükbaş karkas etin parça bazlı eksiksiz iade alındığının tutanakla tespit edildiğini, teslim alınan etlerde fiili fire kaybının olup olmadığına ilişkin herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığını, dava dilekçesinde belirtilenin aksine müvekkilinin sehven %2 oranında tatbik ettiği peşin fire oranının %2,5 oranında tatbik edildiğinde davacının durumunun ağırlaşmadığını, davacının tesisine bırakılan emtiada, şoklama ve donmuş muhafaza işlemleri neticesinde 98.749,64 kg fiili fire oluştuğunun tespit edildiğini, davacının tesisinde yapılan 29.08.2020 tarihli son sevkiyat işlemi sonrasında resmi kayıtlar nazara alınarak tespit edilen fiili et fire miktarının, müvekkili Kurumun 20.07.2020 tarihinden itibaren geçerli olan cari satış fiyatı üzerinden hesaplanarak davacıya fatura ile bildirildiğini, davacı vekili tarafından itiraz edildiğini, müvekkilinin dava konusu uyuşmazlığa ilişkin iş ve işlemlerini mevzuata uygun tesis ettiğini, davacı ile akdedilen sözleşmeler kapsamında müvekkilinin, sözleşme süreleri göz önünde tutularak davacıya yapılması gereken bilgilendirmeleri gerçekleştirdiğini, emtialarda herhangi bir çözülme ve bozulma yaşanmaması adına müvekkili Kurumca görevlendirilen personel tarafından sevkiyat işlemlerinin asgari sürede tamamlandığını, tır içerisinde yapılan kontroller sonucu sıcaklık değeri yüksek saptanan emtianın tekrar tır içerisinde yeterli soğukluğa ulaşıncaya kadar bekletildiğini ve akabinde davacının deposuna giriş işlemlerine başlanıldığını, müvekkili tarafından sözleşmenin 5. maddesine istinaden davacı deposuna bırakılan emtiaya sitokinet giydirilmesi zorunluluğunun bulunmadığını, sözleşme ve yönerge hükümleri çerçevesinde fiili fire hesaplamasının yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.2. Karşı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; olağan dışı fire miktarı hususunda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, karşı davada davacının, karkas etlerin kendisine sevkinin üzerinden uzun bir süre geçtikten sonra fire iddiasında bulunduğunu, 29.08.2020 tarihli ibranamede görüldüğü üzere müvekkiline teslim edilen karkas etlerin, karşı davacıya tam ve eksiksiz biçimde teslim edildiğini, karşı davacının, Emtialarda Oluşabilecek Fire ve Miktar Farklarına İlişkin Yönerge’nin 6. maddesinde bahsedilen prosedürleri uygulamadığını, somut ve gerekçeli bir açıklamada bulunmadan müvekkili hak edişinden mahsup yoluna gittiğini, müvekkilinin, taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, karşı davacı tarafça düzenlenen ve dosyaya sunulan teknik raporda da, müvekkili Şirketin kusurlu olmadığının tespit edildiğini, karşı davacının iddia ettiği fiili fire hesabında, cari satış fiyatının hangi tarih olduğunun ve hangi bedel üzerinden hesap edildiğinin bile açıklanmadığını savunarak karşı davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında donmuş etlerin depolanması ve saklanması için 07.12.2018, 11.01.2019, 07.12.20 19... .01.2020 tarihli sözleşmelerin düzenlendiği, sözleşmeler kapsamında davacı şirketin, davalı tarafından taze halde sevk edilen karkas sığır etlerinin, dondurulması, yüklenmesi, istiflenmesi ve aktarılması ile kemikli sığır etlerinin, -18°C'de donmuş muhafazası, yüklenmesi ve istiflenmesi ve aktarılması işini üstlendiği, takip tarihi itibariyle tarafların incelenen ticari defter kayıtları gözetilerek davacının davalıdan 3.108.680,25 TL alacak kaydının bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan davalı yönergelerinde dava konusu depolanan et için fire oranının %2,5 olarak belirlendiği, dava konusu olayda %4,64 oranında fire verildiği, fazla fire oranının 2,14 olduğu, belirlenen oranı aşan bu fireden davacı şirketin sorumlu olup olmayacağı hususunun belirlenmesi gerektiği, depolama sürelerinin ortalama 12,28 aya çıktığı ve aylık yapılması gereken ölçüm ve tespitlerin nihai olarak yapılarak %2,5 fire oranını aşan fire miktarının 98.749,64 kg (%2,14) olarak bulunduğu, müteakip her ay için %0,2 fire ekleneceği, buna göre yapılan hesaplamada fazla fire nedeniyle davalının, davacıdan talep edebileceği miktarın KDV dahil 986.651,95 TL olduğu, taraf defter ve kayıtları ve dosya kapsamı itibariyle davacının davalıdan olan 3.108.680,25 TL alacak kaydından, fazla fire nedeniyle davalı Kurumun zararı 986.651,95 TL ise de davalı tarafça karşı davada 948.168,60 TL talep edilmiş olup, bu miktarın mahsubu ile asıl davada davacının alacağının 2.160.511,65 TL olarak hesaplandığı, alacağın faturalara dayalı olması nedeniyle likit bulunduğu, asıl davada davalı taraf kötü niyet tazminatı talep etmiş ise de davacı tarafça kötü niyetle takibe geçildiğinin kanıtlanamadığı, karşı davada fire nedeniyle karşı davacı Kurumun uğradığı zararın talep edildiği, karşı dava açılabilmesi şartlarının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 132.maddesinde düzenlendiği, şartlardan birinin karşı davada ileri sürülecek olan talep ile asıl davada ileri sürülen talep arasında takas veya mahsup ilişkisinin bulunması, yahut bu davalar arasında bağlantının mevcut olmasına ilişkin olduğu, karşı davacının takas etmek istediği karşı alacağın miktarı asıl davada istenen alacak kadar veya ondan daha az olması halinde davalının karşı dava açmakta hukuki yararının olmadığı, takas savunmasında bulunmasının yeterli olduğu, açılan karşı davanın içeriğinin takas niteliğinde bulunduğu, bu şekliyle takas beyanı yerine geçeceği, asıl davada karşı davaya konu fireden kaynaklı olan ve toplamı karşı davada talep edilen toplam 948.168,60 TL'nin asıl davadaki alacaktan mahsubunun yapıldığı, davacının işbu karşı davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle asıl davada, davanın kısmen kabulü ile davalının Ankara 19. İcra Müdürlüğünün █████████ sayılı dosyasında itirazının 2.160.511,65 TL asıl alacak için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %13,75 oranını aşmamak üzere avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan meblağın %20'si oranında hesaplanan 432.102,33 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karşı davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında donmuş etlerin depolanması ve saklanması için birden fazla sözleşme imzalandığı, bu sözleşmeler kapsamında asıl davada davacının, davalı tarafından taze halde kendisine sevk edilen karkas ve büyükbaş etlerin, belirlenen sıcaklıklar arasında dondurulması ve saklanmasını üstlendiği, anılan sözleşmelerde, tartım farkının Kurum genelge ve yönetmeliklerindeki fire oranlarından fazla olması durumunda, fazla olan fire bedelinin, asıl davada davacı tarafından davalıya ödeneceğinin öngörüldüğü, taraflar arasındaki sözleşme tarihinde, davalı Kurum tarafından belirlenen fire oranı %2 iken sonradan bu oranın %2,5 oranına çıkarılmasının davacı yararına olduğu, zira fire oranının yükseltildiği, dolayısıyla bu fire oranı olarak bu oranın esas alınması gerektiği, et depolama sürelerinin, taraflar arasındaki sözleşmelerde öngörülen süreleri aşarak 16,28 aya çıktığı, sözleşmelerde belirlenen depolama süresini aşan her ay için %0,2 oranında fire miktarının eklenmesinin hakkaniyete uygun görüldüğü, buna göre hesaplama yapıldığında olması gereken fire oranının %4.06 olduğu, gerçekleşen fire oranı %4,64 olduğundan, fire oranının %0,58 oranında aşıldığı, davalı Kurum fiyatlarına göre bu orana tekabül eden miktarın 986.651,95 TL olduğu ve karşı davada bu miktarın talep edilebileceği, asıl dava yönünden ise takip tarihi itibariyle davacının alacağının 3.108.680,25 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafça dayanılan 29.08.2020 tarihli tutanağın, davacının ibrası niteliğinde olmadığı, yalnızca et parça sayısında herhangi bir noksanlık olmadığını gösterdiği, her ne kadar davacı tarafça, fire oranın artmasına davalı Kurumun, ... kuralını ihlal etmesi, kefen giydirmesi, etleri uygun sıcaklıkta ve süresinde teslim etmemesi, tesis kapılarını açık bırakması gibi eylemlerinin neden olduğu ve bu nedenle artan fire oranlarından kendilerinin sorumlu tutulamayacağı ileri sürülmüş ise de, söz konusu etleri kabul ederek depolayan davacının, artık anılan hususlara dayanarak sorumluluktan kurtulamayacağı, zira tacir olan davacının basiretli hareket etme yükümlülüğünün bulunduğu, bu kapsamda etleri saklanmak üzere teslim alırken gerekli kontrolleri yaparak tespit ettiği eksiklikleri saklatana bildirmesinin gerektiği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında bir hesaplama hatası olmadığı gibi tarafların bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarının da değerlendirildiği, asıl davaya konu alacağın faturaya dayalı likit alacak niteliğinde bulunduğu, kötü niyet tazminatı koşullarının da oluşmadığı hususları yerinde görülmüş ise de HMK'nın 132. maddesinde karşı davanın açılabilmesi şartlarının düzenlendiği, buna göre karşı davanın açılabilmesi için asıl davanın açılmış ve hâlen görülmekte olması, karşı davada ileri sürülecek olan talep ile asıl davada ileri sürülen talep arasında takas veya mahsup ilişkisinin bulunması yahut bu davalar arasında bağlantının mevcut bulunmasının gerektiği, karşı davada ileri sürülecek talep ile asıl davada ileri sürülen talep arasında takas veya mahsup ilişkisinin bulunması halinde karşı dava açılabileceği hususunun madde hükmünde yer aldığı, o halde, İlk Derece Mahkemesinin kabulünde olduğu gibi takas veya mahsup ilişkisi olması halinde karşı dava açılmasında hukuki yararın bulunmadığının söylenmesinin açıkça yasa hükmüne aykırılık teşkil edeceği, ilgili tarafın takas veya mahsup savunmasında bulunmasından sonra, takas veya mahsuba konu ettiği alacağı ayrıca dava konu etmesi halinde hukuki yarar olmadığının kabulü mümkün ise de somut uyuşmazlıkta, davalı tarafın bir takas veya mahsup savunmasının bulunmaması sebebi ile karşı dava yönünden esasa dair hüküm kurulması gerektiği yönündeki gerekçeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kabulü ile davalının Ankara 19. İcra Müdürlüğünün █████████ sayılı dosyasında itirazının 3.108.680,25 TL asıl alacak için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %13,75 oranını aşmamak üzere avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 621.736,05 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talep ile davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine ve karşı dava yönünden karşı davanın kabulü ile 948.168,60 TL'nin, temerrüt tarihi olan 16.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davada davalıdan tahsili ile karşı davada davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeAsıl dava, taraflar arasındaki saklama sözleşmeleri kapsamında saklama ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, karşı dava ise aynı sözleşmeler kapsamında, saklanan etlerin fireye uğradığı iddiasıyla doğan alacağın tahsili istemlerine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde "asıl davanın kabulü" şeklinde hüküm kurulmasına karşın son cümlesinde "fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilip yargılama gideri ve vekalet ücretinin de hüküm kurulan bedel üzerinden belirlenmesi karşısında asıl davanın kısmen kabulü yerine kabulüne karar verilmesi mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olup dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 05.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.