Anahtar kelimeler: Zmm Bam Hasren Plaka Bakirköy Kazasından Sürücüsü Maliki Edenin Nezdinde

T.C. İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2023
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
BİRLEŞEN BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ████████ ESAS- ████████ KARAR
DAVANIN KONUSU
: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi nezdinde ZMM sigortalı olan, davalı ...'in maliki ve sürücüsü bulunduğu ... plaka sayılı aracın, ... plaka sayılı aracın patlayan lastiğini değiştirmek amacıyla emniyet şeridinde bulunan ... ve nişanlısı ...'e çarpması neticesinde meydana gelen █████/2015 günlü trafik kazasında; ...'nın hayatını kaybettiğini, davacı ...'in ise ağır bir biçimde yaralandığını ve kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu bulunduğunu, görülmekte olan dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan da sonuç alınamadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ...'nın ölümüyle desteğinden yoksun kalan davacı annesi ..., davacı babası ... ve ...'nın davacı nişanlısı ... için ayrı ayrı 1.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacı ...'in kendi yaralanması nedeniyle oluşan zararına karşılık olmak üzere 1.000,00-TL maddi tazminatın ve davacılar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00-TL ve kazada hayatını kaybeden ...'nın kardeşleri olan diğer davalılar için de ayrı ayrı 20.000,00-TL olmak üzere toplam 230.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, iş bu dava Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ esasına kayıtlanmıştır.
Davacılar vekili tarafından iş bu yargılama sırasında UYAP aracılığıyla dosyaya sunulan █████/2022 işlem tarihli ıslah dilekçesi ile de; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, ... yönünden talep olunan 1.000,00-TL'lik destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin istek miktarını 501.387,67-TL'ye, ... yönünden olan destekten yoksun kalma tazminatı talebinin 662.528,08-TL'ye, ... yönünden olan destekten yoksun kalma istek miktarını da 387.151,33-TL'ye çıkarttıkları, ayrıca ...'e ilişkin iş göremezlik ve tedavi giderinden kaynaklı alacak isteklerini de 19.074,77-TL'ye arttırdıkları açıklanmıştır.
Davacılardan ... ve ... vekili birleşen dava dilekçesinde ise özetle; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esasına kayıtlı, tazminat talepli davanın yargılaması sırasında düzenlenen aktüer bilirkişi raporuyla, maddi tazminat miktarlarında vekil edenleri lehine değişiklik olduğunun belirlendiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davacı ... bakımından 159.646,59-TL, ... bakımından ise 310.165,44-TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden, diğer davalı yönünden ise kaza tarihinden işletilecek ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini ve iş bu davanın asıl dava ile birleştirilmesini talep etmiştir.
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esasına kayıtlanan bu davanın, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile birleştirildiği görülmüştür.
Davalılar ise vekilleri aracılığıyla sundukları cevap ve beyanlarında özetle; asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davanın asıl dava ile birleştirilmesini müteakip sürdürülen yargılama neticesinde mahkemece; iddia, savunma, toplanan deliller, olayla ilgili olarak İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülerek sonuçlandırılan ████████ Esas sayılı ceza yargılamasına ilişkin dava dosyası, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek;
-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
-Davacı ... yönünden 387.151,33-TL, davacı Necle yönünden 662.151,33-TL, davacı ... yönünden 86.172,01-TL(67.097,25-TL destekten yoksun kalma tazminatı, 13.574,77-TL geçici iş görmezlik tazminatı, 5.500,00-TL tedavi gideri) olmak üzere toplam 1.135.474,67-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketin yönünden █████/2016, davalı saffet yönünden olay tarihi olan █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı sigorta şirketinin destekten yoksun kalma tazminat miktarları toplamı üzerinden 290.000,00-TL teminat limiti miktarında sorumlu tutulmasına,
-Davacı ... için 40.000,00-TL, Davacı Necle için 40.000,00-TL, Davacı Emel için 15.000,00-TL davacı Gülseren için 15.000,00-TL, Davacı Derya için 15.000,00-TL, davacı deniz için 15.000,00-TL, davacı ... için 20.000,00-TL olmak üzere toplam 160.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihi olan █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı saffetten tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-Davalı sigorta şirketine yönelik manevi tazminat talebinin reddine,
-BİRLEŞEN BAKIRKÖY 1. ATM'NİN ████████ ESAS SAYILI DAVANIN KABULÜ İLE;
-Davacı ... yönünden 159.646,59-TL, davacı Necle yönünden 310.165,44-TL tazminatın davalı sigorta şirketin yönünden █████/2016, davalı Saffet yönünden olay tarihi olan █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı sigorta şirketinin asıl ve birleşen dosyada hükmedilen destekten yoksun kalma tazminat miktarları toplamı üzerinden 290.000,00-TL teminat limiti miktarında sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacılar vekilinin istinaf nedenleri; davalı araç sürücüsünün %100 kusuru neticesinde meydana gelen trafik kazasında nişanlısını kaybeden davacı ... yargılama sırasında evlenmiş olması nedeniyle ek rapor temini yoluna gidilerek, evlendiği tarihe kadar yapılan hesaplama doğrultusunda karar verilmiş olmasının yani ...'nin evlenmiş olmasının tazminattan indirim sebebi sayılarak sonucu ulaşılmasının hatalı olduğu, ayrıca talep konusu kazada nişanlısını kaybeden ve kendisi de ağır biçimde yaralanan davacı ... ile müteveffanın annesi, babası ve kardeşleri olan diğer davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminatların da son derece yetersiz olduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, talep doğrultusunda hüküm tesis edilmesi gerektiğine ilişkindir.
Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri ise; kazaya sebebiyet veren, emniyet şeridinde yanlış yere herhangi bir önlem almaksızın araç park ederek yola taşacak biçimde lastik tamiri yapan müteveffa ... olduğu halde, İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesi kararını dahi yok sayan hatalı ATK raporunun hükme esas alınması suretiyle vekil edeninin kazanın oluşumunda tam kusuru olduğu kabul edilerek uyuşmazlığın sonuçlandırılmış olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, ilk derece mahkemesi kararının bu nedenle kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.
Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen ölüm olayına ve yaralanmaya dayanılarak açılmış maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
(1)Haksız bir fiil sonucu zarar oluştuğu iddiasıyla maddi ve manevi tazminat talebinde bulunması halinde kazanın oluşumunda taraf kusurlarının ne olduğunun belirlenmesi esaslı unsur olup, sorumluluk belirlenecek duruma göre tespit edilecektir.
Somut olayda davacı taraf, kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu ileri sürmüş, davalı taraf ise kazaya müteveffa araç sürücüsünün sebebiyet verdiğini savunmuştur.
Eldeki davanın yargılaması sırasında, kazanın oluşumu ve kazaya karışan tarafların kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin olarak görüşüne başvurulan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nce; kaza tespit tutanağı, tutanağa ekli kroki, olayla ilgili olarak İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen karar, olay mahalli, yol şartları, olay yeri inceleme raporu, ceza yargılaması sırasında temin edilen █████/2015 günlü bilirkişi raporu, olay mahallini ve araçların hasar durumunu gösterir fotoğrafların bulunduğu flash bellek içeriği, ifadeler, dikkate alınarak 3 uzman bilirkişinin katılımıyla düzenlendiği anlaşılan █████/2019 günlü raporda;
█████/2015 günü saat 03:45 sıralarında davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobille Kocaeli yönünden İstanbul istikametine seyir halinde iken olay mahalline gelip emniyet şeridi içerisine girerek otomobilinin sağ ön kısımları ile dörtlüleri yanık vaziyette emniyet şeridi içerisinde park halindeki kamyonetin yanında, patlamış olan sol arka lastiğini tamir etmekte olan müteveffa ... ile yanında bulunan davacı ...'e ve kamyonetin sol arka yan kısımlarına çarpması neticesinde meydana geldiği anlaşılan trafik kazasının oluşumunda;
-Davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobille seyiri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, seyrini hızına uygun yol şeridi içerisinde sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, sevk ve idare hatası ile emniyet şeridi içerisine girerek emniyet şeridi içerisinde araç arızası nedeniyle dörtlüleri yanık halde bulunan kamyonete ve kamyonetin sol yan kısmında olan müteveffa ... ile davacı ...'e çarpması sonucu meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu;
-Müteveffa ..., olay mahalli aydınlatma bulunan otoyol kenarındaki emniyet şeridi içerisinde aracının patlamış olan lastiğini tamir etmek için zorunlu olarak durakladıkları ve dörtlülerini yakarak emniyet şeridi içerisinde aracının yanında bulunduğu sırada kendisinin ve yanında bulunan davacı ...'in, davalı sürücü idaresindeki otomobilin çarpmasına maruz kaldıkları olayda atfı kabil kusurları bulunmadığı sonucuna varılarak, davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, müteveffa ... ile davacı ...'in ise kusursuz bulunduğu yönünde görüş açıklandığı, bu rapora karşı davalı tarafça yapılan itiraz üzerine ATK Trafik İhtisas Dairesi "Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonunca" tüm dosya kapsamının yeniden değerlendirilmesi neticesinde düzenlendiği anlaşılan █████/2020 günlü raporda da;
█████/2015 günü saat 03:45 sıralarında, müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı kamyonet ile ... yolunu takiben Kocaeli istikametinden İstanbul yönüne doğru seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde aracının sol arka lastiğinin patlaması nedeniyle emniyet şeridi üzerinde, dörtlü flaşörlerini yakarak aracını park edip, bu patlayan lastiğinin tamiratı ile uğraştığı yine aracında yolcu olarak bulunan davalı ...'in de araçtan inip yanına gelerek kendisini seyir ettiği, bu sırada gerisinden gelip aynı istikamete doğru seyir halinde olan davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin sağ ön ve yan kısımlarıyla müteveffa sürücü ..., davacı ...'e ve park halindeki kamyonetin sol arka yan kısımlarına çarpması şeklinde gerçekleştiği anlaşılan trafik kazasında, çarpma noktasının emniyet şeridi içerisi olması, emniyet şeridi içerisinde park halinde kamyonetin sol arka yan kısımlarına da çarpılmış olunması dikkate alındığında davalı sürücünün nizamlara aykırı bir şekilde emniyet şeridi üzerinde seyir etmeye çalıştığı anlaşılmakla, mahalde aydınlatmanın bulunuyor olması ve park halindeki kamyonetin dörtlü flaşörlerinin yanıyor olması da göz önüne alındığında kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsü ...'in tam kusurlu olduğu, müteveffa sürücüye ve davacı ...'e atfedilebilecek bir kusur olmadığı açıklanarak önceki ATK raporundaki tespitlere katılındığının bildirildiği görülmüştür.
Buna karşılık talep konusu kaza nedeniyle İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülerek davalı ...'in cezelandırılmasıyla sonuçlanan ve yasa yolu denetiminden de geçmek suretiyle █████/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılan ████████ Esas - ████████ Karar sayılı ceza yargılamasına ilişkin dosyada temin edilen Başkomiser İrfan Kaya imzalı █████/2015 günlü bilirkişi raporunda ise talep konusu kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün asli, müteveffa araç sürücüsünün ve müşteki ...'in tali kusurlu olduğu yönünde görüş açıklandığı ve ceza mahkemesince söz konusu bu rapor doğrultusunda ...'in mahkumiyetine karar verildiği görülmüş ve karara karşı sanık ve katılanların temyiz yasa yoluna başvurması üzerine temyiz incelemesi yapan Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nce verilen █████/2022 gün, ██████████ Esas - █████████ Karar sayılı ilamla, ilk derece mahkemesince verilen kararın onandığı ve onamaya ilişkin kararda olay;
"Sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile geceleyin meskun mahal dışındaki aydınlatma bulunan sağında üç metre genişliğinde emniyet şeridi bulunan üç şeritli 11 metre genişliğindeki bölünmüş yolda seyri sırasında emniyet şeridi üzerinde şerit çizgisinden 1 metre uzaklıkta lastiğinin patlaması nedeniyle dörtlüleri yanan ancak uyarı işaretini koymadan duraklamakta olan aracın sol arka lastiğini değiştiren araç sürücüsü Şükrü’ye, onun yanında dikilen katılan ...’ye ve duraklamakta olan araca çarpması sonucu Şükrü’nün hayatını kaybettiği, katılanın ise; hayati fonksiyonlarına etkisi 3. derece kırık olacak şekilde yaralandığı, çarpma noktasından sonra 55 metre fren izi bırakarak 550 metre sonra duran sanığın, şerit izleme kurallarına uymadan ve mahal şartlarına uygun olmayan hızla dikkatsiz şekilde araç kullanması..." şeklinde tarif edilmiş olup, iş bu belirlemeye göre davalı araç sürücüsü ... yararına olabilecek tek maddi olgu "... plakalı aracın dörtlülerinin yandığı ancak uyarı işareti olmaksızın duraklama yaptığı" şeklindeki tespit olup, ancak bu durum görülmekte olan dava sırasında ATK'dan temin edilen kusur raporlarında da dikkate alınmış ve fakat mahalde aydınlatmanın bulunmuş olması ve park halindeki aracın dörtlü flaşörlerinin yanıyor olması ve daha da önemlisi tamamen emniyet şeridi içerisinde durmakta olan bir araca, nizamlara aykırı bir biçimde emniyet şeridine girerek çarpması şeklinde gerçekleşen bir kazada, çarpan araç sürücüsünün tam kusurlu sayılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Hal böyle olunca ilk derece mahkemesince, oluşa ve dosya kapsamına uygun, gerekçeli ve denetlenebilir nitelikteki ATK raporunun hükme esas alınmasında bir hata olmamasına ve dahi duran araç şoförünün uyarı işaretlerini kullanmış olsa idi bu durumun somut olayın özelliklerine göre çarpmayı engelleyemeyeceğinin açık bulunmasına göre; kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek sonuca ulaşılmış olması doğru bulunduğundan, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
(2)Davacı ... (...) vekilinin destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin istinaf itirazına gelince;
Davacı ..., davaya konu trafik kazasında hayatını kaybeden ...'nın nişanlığı olduğunu, yakın zamanda evleneceklerini ileri sürerek, tazminat isteğinde bulunmuştur. Destekten yoksun kalma iddiasıyla açılan böyle bir dava ölümden sonraki süre boyunca doğacak zararın tazmini talebini kapsadığından, davacının yargılama sırasında değişen durumu tazminatın belirlenmesinde etkili olacaktır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 üncü maddesi gereği destekten yoksun kalma tazminatının mahiyeti ve amacı, ölenin eylemli yardımını alanların, desteğin ölümünden sonra da bu yardımdan mahrum kalmaması olduğuna göre destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için her şeyden önce destek alma hakkı olan kişinin, destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekir. Bu itibarla; dul kalan eşin yeniden evlenmesi halinde destekten yoksun kaldığı sürenin önceki eşin ölüm tarihi ile yeniden evlenme tarihi arasındaki süreye göre hesaplanması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinde, davacının yargılama devam ederken █████/2019 tarihinde evlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece desteğin ölüm tarihiyle davacı ...'nin evlendiği █████/2019 tarihine kadar geçen dönemle sınırlı olmak üzere hesaplama yapan █████/2023 günlü aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında, istinaf edenin sıfatına ve istinaf nedenlerine göre usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davacı ... vekilinin açıklanan hususu amaçlayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
(3)Davacılar vekilinin manevi tazminatların takdirinde hata yapıldığına yönelik istinaf itirazları değerlendirildiğinde;
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesi göre (benzer düzenleme 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 47.maddesi'nde de mevcuttur) hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. █████/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Bu durumda; kazanın meydana geldiği tarih (█████/2015), oluş şekli, sonuçları, kusur durumu (-kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu oluşu) davacı ...'nin yaralanmasının niteliği (-davacı kaza neticesinde vücudunda kemik kırığı oluşacak ve 4 ayda iyileşebilecek biçimde yaralanmış olmakla birlikte maluliyete uğramamış bulunuşu), ayrıca ölümün karşılaşılabilecek en ağır sonuç oluşu, ölenin kaza tarihindeki yaşı (28), ölenin nişanlısı, kardeşleri, anne ve babası olduğu anlaşılan davacıların böyle bir kayba bağlı olarak yaşam tecrübelerine göre duyacakları elem ve ızdırabın ağırlığı, olay tarihindeki paranın alım gücü, tarafların dosyaya yansıyan sosyoekonomik durumları ile manevi tazminatın manevi huzuru sağlayabilecek kadar olması, bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması gerekliliği birlikte değerlendirildiğinde; davacılar yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarının yukarıda açıklanan ilkelere ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4.maddesinde düzenlenen takdir hakkının kullanılmasına ilişkin kurala göre; yetersiz bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacılar vekilinin manevi tazminatın hatalı belirlendiği, daha yüksek manevi tazminata hükmolunması gerektiğine yönelik istinaf başvurusunun da yerinde olmadığı, reddine karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,
1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan asıl ve birleşen davaya yönelik olarak davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının yukarıda bentler halinde açıklanan nedenlerle HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılardan asıl dava yönünden ayrı ayrı alınması gereken 732,00'şer TL maktu istinaf karar ve ilam harcının davacılardan (-davacı ...hariç-) tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı ...'den asıl dava yönünden alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 539,70-TL harcın düşümü ile bakiye kalan 192,30-TL harcın davacı ...'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar ... ve ...'dan birleşen dava yönünden ayrı ayrı alınması gereken 732,00'şer TL maktu istinaf karar ve ilam harcının adı geçen birleşen dava davacılarından tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
5/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ...'ten asıl ve birleşen dava yönünden alınması gereken toplam 120.586,76-TL (-asıl dava yönünden 88.493,87-TL, birleşen dava yönünden ise 32.092,85-TL-) harçtan, peşin olarak yatırıldığı anlaşılan 30.136,68-TL harcın düşümü ile bakiye kalan 90.450,08-TL harcın davalı ...'ten tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
6/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
7/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin yapan üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!