Anahtar kelimeler: Sanltdştinin Ödemiş Şahsa İflasına İflasından İlamlarına Rücuen Ştinin Açmış Açılamayacağı
5. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki davada İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesince, davanın dava dışı şahsa, İş Mahkemesi ilamlarına dayalı olarak başlatılan icra takibi sonrasında davacı Belediye tarafından ödenen işçi alacaklarının rücuen tahsili amacıyla açılmış alacak davası olduğu, davalı ....San.Ltd.Şti'nin dava tarihinden önce iflas ettiği , iflasına karar verilen borçlu aleyhine doğrudan alacak davası açılamayacağı, davacının alt işveren ... Gıda Şti'nin iflasından sonra ödemiş olduğu işçi alacaklarının rücuen tahsili için açmış olduğu davanın sıra cetveline itiraz davası niteliğinde olduğu ve görevli Mahkemenin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 235 inci maddesinin 1 inci fıkrasına göre iflas kararını veren Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik ve yetkisizlik kararı verildiği; Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince ise dava konusu alacağın iflas alacağı ve masa borcu değil, iflas tarihinden sonra doğan genel nitelikli alacak olduğu, davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 5 inci maddesinde yapılan değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra açıldığı, buna göre Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemeleri arasında görev ilişkisinin bulunduğu, davacının tacir olmadığı, buna göre davanın nispi ticarî dava olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek ortaya çıkan olumsuz görev ve yetki uyuşmazlığının çözümü için dosyanın Yargıtaya gönderilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 22 nci maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:
“İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir.”
Olumsuz görev uyuşmazlığından bahsedilebilmesi için mahkemeler arasında karşılıklı olarak görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi zorunludur. Somut olayda, İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesince kendi yargı çevresinde olan Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi (o mahkemece de gerekiyorsa yetkisizlik kararı verilmesi) gerekirken; farklı yargı çevresindeki Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik ve yetkisizlik kararı verildiği, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince de uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği, bu kararın da kesinleşmesi üzerine dosyanın yargı yerinin belirlenmesi için Dairemize gönderildiği anlaşılmaktadır. Oysa ki, olumsuz görev uyuşmazlığından bahsedilebilmesi için Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince kendi yargı çevresi içindeki asliye hukuk mahkemelerine yönelik görevsizlik kararı verilerek dosyanın gönderilmesi, şayet o mahkemece de görevli olunmadığı düşünülürse görevsizlik, yetkili olunmadığı düşünülürse yetkisizlik kararı verilmesi ve sonucuna göre yargı yerinin belirlenmesi için ilgili Bölge Adliye Mahkemesine ya da Yargıtay'a gönderilmesi gerektiği nazara alındığında yargı yeri belirlenmesi için aranan "iki mahkeme arasında olumsuz görev veya yetki uyuşmazlığı bulunması" koşulunun henüz gerçekleşmediği kuşkusuzdur. Bu nedenle yargı yeri belirlenmesi koşulları oluşmadığından dosyanın mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bu aşamada yargı yeri belirleme koşulları bulunmayan dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmek üzere MAHALLİNE İADESİNE, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!