Anahtar kelimeler: Konusutazminat Temperli İtalyaya Lamine Özetidavacı Emtiada Emtiasının Cam Ştine Nakliyat

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
:█████████
KARAR NO
:█████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
:█████/2022
NUMARASI
:████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
:Tazminat (Nakliyat sigortası- rücu)
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ... Poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı .... Şti.'ne ait temperli lamine cam emtiasının Türkiye'den İtalya'ya davalı şirket tarafından taşınması esnasında ağır şekilde hasarlandığını, söz konusu hasar sebebiyle emtiada 10.832,70 TL hasar tespit edildiğini, bu nedenle müvekkili şirketin dava dışı sigortalısına █████/2019 tarihinde bu tutarı ödediğini, davalı şirkete yapılan rücu taleplerinin neticesiz kalması nedeniyle işbu davanın açıldığını iddia ederek, 10.832,70 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacı tarafın tazminat talebini dayandırmakta olduğu sigorta sözleşmesinin tarafı olmadığını, davacının da müvekkil ile dava dışı ... Şti. arasındaki taşıma sözleşmesinin tarafı olmadığını, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddinin gerektiği, ayrıca emtianın hasara uğramasının nedeni dava dışı gönderen firmanın ürünü gerektiği şekilde ambalajlamaması olduğunu, bu durumun alıcı firma tarafından dahi tespit edildiğini ve teslim tesellüm tutanağına kaşe ve el yazısı ile şerhler düşüldüğünü, TTK’nın 878’inci maddesinin birinci fıkrasında zıya, hasar veya teslimdeki gecikmenin sayılan hallerden birine bağlanması durumunda taşıyıcının sorumlu olmadığı hükmüne yer verildiğini, sayılan hallerden birinin de gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama olduğunu, bu sebeplerle müvekkilinin meydana gelen hasardan sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacının sigortalısının taşıttığı emtianın, araçlarda kullanılan ısıl işlem görmüş oto camı niteliğinde emtia olduğu, özelliği gereği kırılabilir nitelikte olan bu tip emtianın taşınması esnasında, yol şartlarına göre oluşabilecek darbelerden malı koruyacak şekilde ambalaj yapılması, emtianın özellikle kauçuk veya polistrein veya sentetik mantar esaslı oluklu tabanlara oturtulması, aynı malzeme ile üstten de camlara geçirilmek ve cam aralarına kauçuk veya polistrein seperatörler konulmak suretiyle taşıma esnasında camların içinde bulunduğu sandık içerisinde birbirlerine temasının engellenmesi, ahşap sandık içerisinde bulunan tüm malzemenin sandık içerisine nakliye esnasında oluşacak sarsıntıyı absorbe edici bir malzeme ile sabitlenmesi gerektiği, dosya içerisindeki eksper raporunda, nakliye öncesi imalatçı tarafından çekilmiş fotoğrafların mevcut olmadığı, benzer başka bir ambalajın fotoğraflarının gönderildiğinin belirtildiği, bu fotoğrafların incelenmesi sonucunda, cam tipi emtiayı sandık içine sabitlemenin sadece alt ve üstten iki tahtanın plastik şeritlerle bağlanması şeklinde olduğunun görüldüğü, oysa nakliye sırasında araç içerisindeki salınım da dikkate alınarak, en azından sabitleme amaçlı ahşap lataların aynı zamanda yanlara da konması ve plastik şeritlerle bağlanması gerektiği, dava konusu olayda ise, kenarlardan bu şekilde de sabitleme yapılmaması nedeniyle yandan gelen kuvvetler nedeniyle ahşap latanın çatlak olması, plastik şeridin gevşek olması gibi nedenlerle sandık içindeki sabitlemenin
kaybolarak emtianın kırılmasına neden olduğu, gönderici taşınan malları tahta kalaslarla ambalajlama yaptığı söz konusu hasar resimlerine bakıldığında ambalajın dış kısmının hasar almadığı, ambalaj iç kısmında taşınan malın iyi sabitlenmediği dışardan gelebilecek etkilerden etkileneceği, cam parçaların arasına plastik malzemelerle dışardan gelen etkiyi iletmeyecek darbeyi sömünleyerek diğer parçalara iletmeyecek malzemeler seçilerek temas
yüzeyi azaltılması gerektiği, ambalajın iç kısmına köpük malzeme kullanarak taşınan malın ambalaj içinde hareket ettirilmemesi sağlanması gerektiği, birden fazla cam bloklar taşınmasında ızgara tipi veya cam taşıma paleti ve camların arasında strafor malzemeler tercih edilebileceği, dolayısıyla zararın emtianın ahşap sandık içerisinde yetersiz sabitlemeden kaynaklı hatalı ambalajdan kaynaklı olduğu, CMR Konvansiyonu 17/4-b uyarınca, ambalajlanmadıkları veya kötü ambalajlandıkları zaman, özellikleri gereği fire veren veya hasara uğrayan malların ambalajlanmaması veya hatalı ambalajlanmış olması halinde, taşıyıcıya sorumluluk yüklenemeyeceği, hasarın dava dışı sigortalının hatalı ambalajlamasından kaynaklandığından..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin red kararının gerekçesini bilirkişi raporuna dayandırdığını, bilirkişi raporunda, dava konusu hasarın yetersiz sabitlemeden kaynaklı hatalı ambalajlama kaynaklandığı tespitinin yapıldığını, raporda yapılan bu tespit ve değerlendirmenin yerinde olmayıp gerçeğe aykırı olduğunu, dava konusu taşımada hasara uğrayan cam emtiasının taşıyıcı firmaya hasarsız olarak teslim edildiğini, dava konusu emtiadaki hasarın nasıl ve hangi aşamada meydana geldiği dosyaya sunulan .... Şti. tarafından hazırlanan 22.11.2019 Ekspertiz Raporunda tespit edildiğini, bu raporda hasara konu emtianın ambalajının, grupaj ya da f... karayolu taşımaları için uygun olduğunun, emtianın, İstanbul içi ara taşıma, İstanbul-Milano taşıması ve ... içi ara taşıma olmak üzere aktarmalı ve grupaj olarak yapılan taşımalar esnasındaki yükleme-boşaltmalarda, depolamalarda ya da araç içerisinde, devrilme düşürülme ya da elleçlemeler sonucu hasar gördüğü kanaatine varıldığının belirtildiğini, ekspertiz raporlarının hem yasaya göre hem de Yargıtay ve Danıştay Kararlarına göre delil niteliğinde olduğunu, yerel mahkemenin bu hususu dikkate almadan karar verdiğini, yerel mahkeme kararında esas alınan bilirkişi raporunda hasar miktarı yanlış veriler kullanıldığından yanlış hesaplandığını, bilirkişi raporunda müvekkili şirket sigortalısının zararının 35 adet cam üzerinden hesaplandığını ancak müvekkili şirket sigortalısının zararının Ekspertiz Raporunda da görüleceği üzere 42 adet cam emtiası olduğunu, yerel mahkeme kararının eksik inceleme ve değerlendirme sonucu hazırlanmış bilirkişi raporuna dayandırıldığını iddia ederek, ilk derece mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava, davacı tarafından emtia nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalanan ve hasarlanan emtia nedeniyle dava dışı sigortalıya ödenen tutarın, halefiyet ilkesi gereğince davalı taşıyıcıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili tarafından yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı sigorta şirketi ile dava dışı .... Şti. arasında nakliyat abonman sigorta sözleşmesinin varlığı, sigortalıya ait emtiaların İtalya'ya taşınması esnasında hasara uğraması nedeniyle zarar oluştuğu hususunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir.Uyuşmazlık, dava konusu olayda meydana gelen hasarda davalı taşıyanın kusurunun bulunup bulunmadığına ilişkindir.Dosya kapsamından; dava dışı sigortalı .... Şti. ile davacı sigorta şirketi arasında başlangıç tarihi █████/2019, bitiş tarihi █████/2020 olan abonman sigorta sözleşmesinin düzenlendiği, sigortalıya ait ürünlerin İtalya'da faaliyet gösteren şirkete gönderilmek üzere davalı taşıyıcıya teslim edildiği, ürünlerin taşıma sırasında hasara uğradığı, davacı sigorta şirketi tarafından alınan ekspertiz raporunda ürünlerin taşımadaki yükleme boşaltmalarda, ya da araç içerisinde devrilme, düşürülme ya da kaba elleçlemeler neticesinde hasara uğradığı kanaatine varıldığı, ekspertiz raporunda hesaplanan hasar miktarının 7.703,62 TL olarak belirtildiği, davacı şirket tarafından sigortalısına █████/2019 ve █████/2019 tarihlerinde olmak üzere toplam 10.832,70 TL ödendiği, ödenen hasar bedelinin rucü için davalı taşıyana rücu yazısının gönderilerek 7.449,70 TL'nin tazmininin istendiği, davacı şirketin rücu talebine olumlu cevap verilmemesi üzerine iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Tarafların delillerini dosyaya ibraz etmesi ve ilgili delillerin celbi sonrasında bilirkişi raporu alınmıştır. █████/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalının sigortalısına ait emtianın taşınması sırasında meydana geldiği iddia edilen zararın nedeninin, davacının sigortalısının sorumluluğunda olan ahşap sandık içerisindeki yetersiz sabitlemeden kaynaklı hatalı ambalajlama olduğu, davacı sigorta şirketince sigortalısına ödeme yapılmış olsa da CMR 17/4-b gereği meydana gelen zararda sorumluluğu olmayan davalı taşıyıcıdan, yapılan ödemenin hatır ödemesi olması nedeniyle rücuen talep edilemeyeceği, mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda davalı taşıyıcıdan talep edilebilecek gerçek zarar tutarının 6.986,07 TL olacağı belirtilmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporunda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Dava konusu emtianın Türkiye'yeden İtalya'ya taşındığı, bu nedenle somut olayda Karayoluyla Eşya Taşınmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme (CMR) hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. CMR Konvansiyonunun 17/1. maddesine göre taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. 17/2.madde ise "Eğer kayıp, hasar veya gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise, taşımacı sorumlu tutulamaz." şeklindedir. Bu durumda kural olarak, taşıyıcı kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat edemedikçe eşyaya gelen hasarı veya gecikmeden doğan zararı tazmin borcu altındadır. Bir başka deyişle, taşıyıcının kusurlu olduğu karine olarak kabul edilir. Sorumluluktan kurtulabilmesi için taşıyıcının kusurlu olmadığını ispat etmesi zorunludur. CMR Konvansiyonunun 17/4. maddesine göre de taşıyıcı, ürünün gönderen tarafından ambalajlanmaması veya kötü ambalajlanması durumunda da sorumlu tutulamaz. Somut olayda, dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunda belirtildiği üzere ambalaj iç kısmında taşınan malın iyi sabitlenmediği, dışardan gelebilecek etkilerden etkileneceği, cam parçaların arasına plastik malzemelerle dışardan gelen etkiyi iletmeyecek darbeyi sömünleyerek diğer parçalara iletmeyecek malzemeler seçilerek temas yüzeyinin azaltılması gerektiği, ambalajın iç kısmına köpük malzeme kullanılarak taşınan malın ambalaj içinde hareket ettirilmemesinin sağlanması gerektiği, birden fazla cam bloklar taşınmasında ızgara tipi veya cam taşıma paleti ve camların arasında strafor malzemelerin tercih edilebileceği, dolayısıyla zararın emtianın ahşap sandık içerisinde yetersiz sabitleme ve hatalı ambalajdan kaynaklı olduğu anlaşılmaktadır.Yargıtayın yerleşik içtihatlarında ambalajlama, yükleme, boşaltma ve istifleme göndericiye veya alıcıya ait olsa da taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranarak nezaret görevi (özen borcu) bulunduğu hususu ilke olarak kabul edilmekte ve bu durumda dava konusu emtiasının istiflemesinin gönderen tarafından yapılması hâlinde taşıyıcının CMR'nin 8 ve 9. maddelerine göre ambalaj ve dış görünüşü kontrol ederek yükleyene gerekli bildirimlerde bulunması ve yükün niteliği ile taşıma güzergahının durumuna göre göndereni uyarması, netice alamaması durumunda da çekincesini yazılı olarak belirtmesi gerekmekteyse de; somut olayda paketin dış görünüşü bakımından fark edilebilir bir ambalaj hatası bulunmadığı, hatanın paketin içerisinde cam emtiasının taşınmasına uygun iç ambalaj yetersizliğinden kaynaklandığı göz önünde bulundurulduğunda taşıyıcının özen borcu borcunun ihmalinin söz konusu olmadığı ve bu nedenle müterafik kusurundan söz edilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,
3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.04.06.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!