Anahtar kelimeler: Far Çarpmış Çamurluk Şeritten Şeritte Şerit Geçişini Gireceği Ktknin Dönüş

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2026
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilimiz --- plakalı aracı ile ----- en sağ şeritten ----- istikametine seyir halinde iken ----- plakalı aracın sürücüsü kontrolsüz şekilde dönüş yaparken müvekkilimizin aracına çarpmış , müvekkilimizin aracının sol ön çamurluk, sol ön far ve aracın birçok yerinde ağır hasara sebebiyet vermiştir. Bu şekilde meydana gelen kazada kaza tespit tutanağında davalı tarafın 2918 SAYILI K.T.K'NIN 46/2-B ( Aksine Bir İşaret Bulunmadıkça, Şerit Değiştirmeden Önce Gireceği Şeritte, Sürülen Araçların Emniyetle Geçişini Beklememek) Kuralını İhlal Ettiği ve asli kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Kaldı ki davalı tarafın ehliyeti de bulunmamaktadır. Kaza sebebiyle müvekkilimizin aracında ağır hasar meydana gelmiş olup bu hasar sebebiyle müvekkilimizin hasar onarım bedeli ve değer kaybı zararı oluşmuştur. İşbu zararların tahsili için tarafımızca ----dosya numarasıyla başvuru yapılmışsa da Sigorta Şirketi'nin kazaya ilişkin teminat tutarı 300.000,00 TL ile sınırlı olduğundan ve bu tutarın tamamının karşılandığı bu sebeple sigorta şirketinin poliçe sorumluluğunu yerine getirdiği tarafımızca anlaşılmıştır. Bu sebeple müvekkilimizin kalan diğer zarar tutarlarının bilirkişi tarafından hesaplanarak davalılardan tahsili için huzurunuzda işbu davayı ikame etme gereği hasıl olmuştur. Yukarıda anlatılanlara bağlı olarak da müvekkilimizin aracında değer kaybı oluşmuştur. Çünkü müvekkilimizin aracı hasarsız ve orjinal olmasına rağmen davalı tarafın kusuru sebebiyle ağır hasar almış ve eskisi gibi orjinal halini yitirmiştir. Bilindiği üzere ülkemizde, diğer ülkelere nazaran boya/değişen takıntısı oldukça fazladır. Buna bağlı olarak da müvekkilimizin aracında oldukça fazla değer kaybı oluşmuştur. Ayrıca belirtmek isteriz ki, bu kaza sebebiyle müvekkilimiz aracını servise bırakmak ve 14 gün boyunca kiralık başkaca bir araç kullanmak zorunda kalmıştır. Buna bağlı olarak da müvekkilimizin araç ikame bedeli yönünden zararı mevcuttur.
Müvekkilin geçirmiş olduğu maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle aracın tamir edilmeksizin kullanılabilmesi imkansız hale gelmiştir. Araç, onarım amacıyla yetkili yerlere teslim edildiğinden onarım süreci boyunca araç sahibinin kullanımında bulunmamıştır. Bu sebeple zarar gören araca ikame olabilecek yeni bir araç kiralama zorunluluğu doğmuştur. Yeni aracın kiralanmasına ilişkin olarak ödenen bedel ise mahkemece de kabul edilmesini beklediğimiz gibi müvekkilin uğramış olduğu zarar kalemidir. Müvekkilimce karşılanmış olan işbu ikame araç bedelinin trafik kazasına sebebiyet veren davalı tarafından karşılanması gerekmektedir. Yine; Sayın Mahkemece de kabul edilmelidir ki şayet dava konusu trafik kazası yaşanmamış olsaydı müvekkil yeni bir araç kiralama girişiminde bulunmayacaktı. Dolayısıyla müvekkilin kaza sonucu ikame bir araç kiralayarak zarara uğramış olması kusurlu davranışlarıyla kazaya sebebiyet veren sürücünün haksız fiiline dayandığından sorumluluğunun doğabilmesi için aranan illiyet bağı şartının da meydana geldiği kabul edilmelidir. Hal böyleyken; ---- plaka sayılı aracın sürücüsünün haksız fiili sebebiyle yasa gereği müvekkilin uğramış olduğu zararların müvekkil tarafından talep edilebileceği kabul edilmelidir. Nitekim; Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin ----. sayılı ilamında:"BK’nin 122. maddesine göre, bir şeyin kısmen hasar görmesi halinde, kullanılamamasından doğacak zararlar sorumlu kişiden talep edilebilir. Motorlu araç zarar görmüş ise, aracın kullanış amacına göre araçtan mahrumiyet zararı belirlenmelidir. Davacı, aracı için ........... MK’nin 6.maddesine göre, herkes iddiasını ispat etmek zorundadır. Mahkemece, davacının araç mahrumiyeti nedeniyle zararına ilişkin delilleri sorulmalı, ne iş yaptığı belirlenmeli, evi ile işyeri arasındaki uzaklık dikkate alınmalı, aracı ile gidip gelmesi halinde yapacağı zorunlu giderler (yakıt gideri gibi) belirlenecek zararından indirilmelidir. Açıklanan konularda ile dosyada bulunan hasar tamir belgelerine göre ne kadar sürede tamir edileceği belirlemek için gerektiğinde bilirkişiden rapor alınmalıdır. " denilmiş olmakla araçtan mahrum kalınması halinde talep hakkının doğduğu kabul edilmiştir. Yine: Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin -----. Sayılı ve 19.10.2017 tarihli ilamında:"...davacı vekili, müvekkilinin aracını kullanamaması sebebi ile ikame araç bedelinin tahsilini istemiştir. Bu durumda mahkemece, (…) şirketi tarafından yapılan ödeme ve tarihleri de değerlendirilmek suretiyle yeni bir araç alıncaya kadar geçecek makul süre için araç mahrumiyeti zararı belirlenerek hükmetmesi gerekir." denilmiş olmakla davacı müvekkille benzer bir durumda yüksek mahkemenin ikame araç bedelinin talep edilebileceğine yönelik hüküm tesis ettiği görülmektedir. Tutulan tutanakta ve başkaca delillerde de görüleceği üzere davalı taraf kazanın meydana gelmesinde ASLİ ve TAM kusurludur. Müvekkilimin aracının orijinal parçalar kullanılarak ve özenli bir işçilik ile onarılması sonucu tespit edilecek hasar onarım bedeli ve yaşanan kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin, araç mahrumiyet tazminatı bedelinin piyasa rayiç değeri üzerinden hesaplanarak tarafınızca tazmin edilmesini talep etmekteyiz.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat talebine yöneliktir.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir.Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Somut olayda; davacının işleteni olduğu araç hususi kullanımlı olup iş bu dava ile ticari kazanç kaybı dava konusu edilmemiş olup aracın onarımda geçen sürede kullanılamamasından kaynaklı mahrumiyet zararı talep edilmiştir. Kaza tutanağına göre kazaya karışan iki araçta hususi kullanımlı olup, bir başka ifadeyle kazaya karışan her iki aracın bir ticari işletme unsuru olduğuna dair dosya kapsamında bir bilgi ve belge bulunmadığına göre uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından görülüp, sonuçlandırılması gerektiği anlaşıldığından mahkememizce aşağıdaki karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nın 114(1)/c maddesinin yollamasıyla HMK.'nın 115(2). Maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2-HMK.'nın 20.maddesi uyarınca, iş bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki haftalık süre içerisinde başvuru halinde, dava dosyasının görevli ---- Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK.'nın 331/2 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE,Gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!