Anahtar kelimeler: Römorkta Düşerek Takılı Traktöre Bam Hasren Açan Bırakanı Yolcu Kalma

T.C. İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Sebebiyle Destekten Yoksun Kalma TazminatıİSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;K A R A RDavacı vekili dava açan dilekçesinde; █████/2013 tarihinde dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı traktöre takılı römorkta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin miras bırakanı ...'ın düşerek vefat etmesi neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, Diyarbakır 5. Noterliği’nin 13.01.2020 tarihli ... yevmiye nolu sulh sözleşmesi kapsamında vefat edenin eşi ..., çocukları ... ile ...’ın kazadan kaynaklı maddi ve manevi tüm zararları için toplam 75.000,00-TL’ye sigortasız araç sürücüsü ile sulh olduklarını, ancak sulh gereğince yapılan ödemenin düşük olduğunu ve zararları karşılamadığını, tazminat talebiyle ... Hesabı'na yapılan başvuruya █████/2020 tarihli yazı ile; dosyanın sulh neticesinde işlemden kaldırıldığı şeklinde cevap verilerek ödeme yapılmadığını belirterek, meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybeden ...'ın desteğinden yoksun kalan eşi ... için (HMK.m.107) 100,00-TL destekten yoksun kalma maddi tazminatının davalının temerrüte düştüğü tarihten itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 14.02.2022 tarihli dilekçesiyle 100,00-TL destekten yoksun kalma tazminatı talebini 128.453,10-TL olarak ıslah ettiğini ve bu bedelin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; ''...kazanın oluşumunda dava dışı sürücü ...'ın %30 oranında ...'ın %70 oranında kusurlu olduğu, ...’ıntüm hak sahiplerinin bakiye toplam destekten yoksun kalma maddi tazminatı miktarının 171.381,91-TLolacağı,toplam 75.000,00-TL nin 13.01.2020 tarihinde ödediği, ancak ödenen 75.000,00-TL destekten yoksun kalma maddi tazminatının hangi hak sahipleri için ne kadar ödendiğine dair bilgi ve beyan bulunmadığı, bu hususta ispat yükünün davalı tarafta olduğu, bu durumda taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 128.453,10-TL destekten yoksun kalma tazminatının davacının davalıya başvuruda bulunduğu tarihten sonraki 8. iş günü sonrası olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği.." gerekçesiyle;Davanın kabulü ile; 128.453,10-TL destekten yoksun kalma tazminatının davacının davalıya başvuruda bulunduğu tarihten sonraki 8. iş günü sonrası olan █████/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; davacı tarafla kazaya sebebiyet veren sigortasız araç sürücüsünün sulh olduğu ve sulh kapsamında davacı tarafa 75.000-TL tazminat ödemesi yapıldığı, davacının haklarından bu suretle feragat etmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ceza dosyasında uzlaşma yapılmış olması halinde tazminat davasının reddinin gerektiği, aktüer bilirkişi raporunda limit aşımı olduğundan hesaplanan tazminat üzerinden paylaştırma yapılmasının hatalı olduğu, davacıya ödeme yapıldığında limitten mahsup edileceğinden diğer hak sahiplerinin hesaplanandan daha az tazminat alabileceği, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması, TRH-2010 tablosu ve 1,8/1,65 teknik faiz oranının kullanılarak hesaplama yapılması, dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz oranlarına hükmedilmesi gerektiği hususlarına yönelik olup, ayrıca teminat mektubunun iadesine karar verilmesi talep olunmuştur.Dava; trafik kazasına bağlı ölüm sebebiyle destekten yoksun kalma maddi tazminatı isteğine ilişkindir.Dosyada yapılan incelemede, █████/2013 tarihinde, Sürücü ...'ın; yönetimindeki ... plaka sayılı traktör ile seyir halinde iken traktöre takılı kum yüklü römork üzerinde yolculuk yapan ...'ın römorktan düşerek aracın sol lastiğin altında kalması sonucu vefat ettiği, vefat eden ...'ın eşi olan davacı tarafından, sürücüsünün kusurlu olduğu iddiasıyla aracın ...Poliçesi bulunmadığından ... Hesabı aleyhine destekten yoksun kalma maddi tazminat istemiyle eldeki davanın açıldığı,Davadan önce, davacınında içinde bulunduğu bir kısım hak sahiplerine dava dışı araç sürücüsü/maliki tarafından sulhname kapsamında 75.000,00-TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin hangi hak sahibine ne oranda ödendiğinin sulhname içeriğinde kararlaştırılmadığı ve bu hususta, yani hangi hak sahibine ne kadar ödeme yapıldığı hususunda ispat yükü kendisinde olan davalı tarafça ispatta bulunulmadığı,Kazanın oluşumunda dava dışı sürücünün % 30 oranında, vefat eden desteğin % 70 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği,Aleyhine dava açılan davalının kaza tarihindeki poliçe limitinin 250.000,00-TL olduğu,Davanın KTK'nın 111.maddesi kapsamında hak düşürücü süre içerisinde açıldığı,Mahkemece; █████/2002 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya göre davacının hak etiği tazminat miktarının bedel artırım talebiyle talep edilen miktardan fazla olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak, 128.453,10-TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiği anlaşılmıştır.Öncelikle belirtilmelidir ki, her ne kadar (-75.000,00-TL miktarındaki dava açılmadan önce yapılan ve hangi hak sahibine ne kadar ödeme yapıldığı belli olmayan ödemenin-) yapılan ödeme yönünden, ödeme tarihindeki verilere göre ödeme talebinde bulunan hak sahiplerinin ödeme içerisindeki tazminatlarının belirlenmesi, ödeme tarihindeki veriler dikkate alınmak suretiyle davacı ve dava dışı (ödeme yapılan) diğer hak sahipleri için ayrı ayrı hesaplama yapılması, ödenen 75.000,00-TL içerisinde hangi hak sahibine ne kadar ödeme yapıldığının belirlenmesi suretiyle varsa gereken indirimler yapıldıktan sonra ortaya çıkan miktarlar ile ödeme miktarlarının her bir hak sahibi yönünden karşılaştırılarak ödemelerin yeterli olup olmadığının araştırılması, ödemenin yeterli bulunması halinde davacının bakiye zararı kalmadığından davanın reddine karar verilmesi, şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak davacı için tazminat hesaplaması yapılması, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince yapılan ödemeye hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak, hesaplanan tutarlardan mahsup edilmesi, varsa gereken indirimler yapıldıktan sonra ortaya çıkan miktara karar verilmesi gerekirken, bunun yapılmaması Dairemizin ve ilgili Yargıtay dairesinin yerleşik uygulamalarına aykırı ise de, ödeme tarihi ile rapor tarihi arasındaki bir yıla yakın kısa sayılabilecek süre, raporla belirlenen davacının talep edebileceği tazminat miktarı ve yapılan ödeme göz önüne alındığında, hangi hak sahibine ne kadar ödeme yapıldığı belli olmasa da, toplam yapılan ödeme miktarına göre ödeme, tazminatı karşılama hususunda yetersiz olduğundan ve bu husus dosya kapsamındanaçıkça anlaşıldığından, bu yöndeki yanılgılı uygulamanın esas değerlendirmeye etkili olmadığı sonucuna varılmıştır.Bu durumda, hükme esas alınan oluşu ve dosya kapsamına uygun, denetime el verişli bilirkişi raporuna göre davacının tazminat miktarının 194.674,18-TL olduğu, davadan önce yapılan ödemenin güncellenmiş miktarının 88.352,05-TL olduğu, ödemenin hangi hak sahibine ne kadar ödendiğinin belli olmaması ve bu hususun davalı tarafça ispat edilememesi nedeniyle 88.352,05-TL ödemenin (3 hak sahibine ödeme yapılmıştır) 3 e bölünmesi durumunda ödeme yapılan her bir hak sahibine 29.450,68-TL ödeme yapılmış olacağı, bu miktarın davacı için hesaplanan tazminattan düşülmesi durumunda (194.674,18-29.450,68=) tazminat miktarının 165.223,5-TL olacağı ve bu miktarın bedel artırım dilekçesiyle artırılan miktardan fazla olduğu anlaşılmakla, mahkemece taleple bağlı alınarak karar verilmesi, (kime ne kadar ödeme yapıldığı hususu ispat yükü kendinde olan davalı tarafça ispat edilmediğinden) hak ve menfaat dengeleri ile dosyadaki koşullara uygun bulunduğundan ve poliçe limitinin aşılması, hatır taşıması ve müterafik kusur durumu da söz konusu olmadığından, bununla birlikte tazminata zaten yasal faiz uygulandığından ve güncel yargısal içtihatlar göz önüne alındığında tazminatın teknik faiz uygulanarak hesaplanmasına yasal olanak bulunmadığından, davalı vekilinin tüm istinaf başvuru sebeplerinin esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 8.774,63-TL harçtan peşin yatırılan 2.193,66-TL harcın düşümü ile bakiye 6.580,97-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.█████/2026