Anahtar kelimeler: Belarusa Anlaşmış Varmış İşinden Lojistik Aşkın Süredir Edimini Emtianın Tekstil

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 10 yılı aşkın süredir lojistik hizmeti sunduğunu, somut olayda, müvekkili şirketin çeşitli tekstil ürünlerinin İstanbul'dan Belarus'a taşınması konusunda davalı ile anlaşmış olup, 26 ayrı emtianın taşımasını yaparak edimini zamanında ve eksiksiz şekilde ifa etmiş olduğunu, tarafların birden fazla kez taşıma yapılacak olması sebebiyle taşıma işinden doğan alacakların cari hesap esasına göre ödenmesi hususunda anlaşmaya varmış olduklarını, cari hesapta yer alan █████/2023 tarihli ... fatura numaralı 400,00 Euro tutarındaki 12570 CMR taşıma işinin; cari hesabın USD-TR olması sebebiyle döviz farkı dikkate alınarak 400,00 Euro alacağın karşılığı 438 USD olarak hesaba kaydedilmiş olduğunu, müvekkili şirketin davalı taraf ile anlaşmasına uygun olarak yükümlülüklerini yerine getirerek edimini zamanında ve eksiksiz ifa etmiş olduğunu, ancak davalı tarafın edimlerini yerine getirirken müvekkili şirketin gösterdiği özeni göstermemiş olduğunu, 16.03.2023 tarihinde "cari hesaba istinaden" açıklamasıyla 1.000,00 USD ödeme yapılmış ise de cari hesap bakiyesini ödememiş, faturalara itiraz etmediği gibi faturaları iade de etmiş olduğunu, bu nedenle söz konusu alacağın tahsili amacıyla Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatılmış olduğunu, 17.04.2025 tarihinde icra takibine haksız olarak itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali için dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmış, ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu, müvekkilinin alacağının temini bakımından yargılama sürecinde borçlunun mal kaçırması ihtimalinde ileride verilecek kararın infazının imkansız hale gelebileceği göz önünde bulundurularak ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, somut olayda 16.03.2023 tarihinde "cari hesaba istinaden" açıklamasıyla 1.000,00 USD kısmi ödeme yapılmasına rağmen, davalı tarafın cari hesap bakiyesini halen ödememiş olması ve takibe itiraz ettiği dikkate alındığında ihtiyati haciz koşullarının mevcut olduğunu, bu doğrultuda öncelikle teminatsız olarak, aksi kanaat halinde mahkemece belirlenecek uygun bir teminat mukabilinde, borçlunun borca yetecek miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile 3.kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ediyor olduklarını beyanla; öncelikle İİK 257/1 uyarınca borçlunun, muaccel icra borcu için menkul ve gayrimenkul malları ile 3. Şahıs nezdindeki hak ve alacaklarının alacak miktarı olan 568.995,45 TL'nin ihtiyaten haczine, haklı davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden aynı koşullarla devamına, alacak likit olması ve haksız itiraz ile alacağın tahsili geciktirildiğinden davalı borçlunun alacağın %100 ünden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı taraf, usulüne uygun çıkartılan tebligata rağmen süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın taraflar arasında tekstil ürünlerinin taşınması şeklinde ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarında olduğunun tespitine karar verilmiştir.Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.Davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi sunulmadığından yetki itirazı hususunda ayrıca inceleme yapılmamıştır.Somut olayda davacı tarafın iddiası "taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında taşıma hizmeti verildiği, bu hizmet kapsamında düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediği" hususuna dayanmaktadır. Davalı taraf borcun tamamına itiraz etmiştir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin yerine getirildiğini ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Davacı taraf takibe konu faturaya ilişkin malın teslimi ve hizmetin verildiğini dava miktarı da gözetilerek HMK'nın 199. Maddesi gereğince yazılı delillerle ispat etmelidir.Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi "Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması" başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı ilamı).Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı).Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında tekstil ürünlerinin taşınması şeklinde ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarının tespiti için görevlendirilen Mali Müşavir bilirkişi .... 'den alınan █████/2026 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Dava konusunun, İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davası olduğu tespit edilmiştir. Taraflardan Davacı taraf duruşma salonunda yapılan incelemeye gelmiş ve Ticari defterlerini incelemeye sunmuştur. Davalı taraf ise incelemeye gelmemiştir. Davacı tarafın Ticari defter ve belgelerinin incelemesi yapılmış olup, 2021-2022-2023 yıllına ait e-defter yevmiye ve defteri kebir defterlerinin beratlarını (2021 yılı açılış beratları, 2022 yılı açılış kapanış beratları ile 2023 yılı açılış kapanış beratları) yasal süresinde yüklemiş olduğu tespit edilmiştir. Ancak 2021-2022 yıllarına ait Envanter defterleri ile 2021 yılı Aralık ayı defter ve defter beratlarını incelemeye sunmamıştır. İncelemeye sunulmayan envanter defterleri ile 2021 yılı 12 ay defter ve beratları yönünden tespit yapılamadığından, T.T.K.'nun amir hükümlerine göre, davacının 2021-2022 yıllarına ait ticari defterlerinin davacı lehinde delil niteliğine haiz olmadığı kanaatine varılmıştır. 2023 yılı ticari defterlerinin ise davacı lehinde delil olma niteliğine haiz olduğu kanaatine varılmış olup nihai takdirin sayın Mahkemenize ait olduğunu arz ederim. Davacı T.C. Büyükçekmece İcra Müdürlüğü’nden vekili vasıtası ile 06.04.2025 Tarihinde 13.050,00 USD ve 400,00 EURO alacağı olduğu iddiası ile İlamsız Takiplerde Ödeme Emrini Davalıya göndermek suretiyle ... Esas Sayılı İcra takibini başlatmıştır. TBK.100 uyarınca yapılacak kısmi ödemeler, öncelikle faiz ve masraflara mahsup edilecektir. TBK 100. Md., uygulanacaktır. 1 EUR=41,8780 TL 1 USD=37,9888 TL Harca Esas Değer: 512.505,04 TL (TBK 100. Md., ) Uygulanacaktır.) denilmiştir. Davacının kayıtlarında davalının takip tarihi itibariyle 13.488,85 USD davacıya borçlu olduğu görülmektedir. [(400 EURO = 438 USD olarak USD hesabına kaydedilmiş olarak)) Bu 13.488,85 USD nin ticari defterde (TL karşılığı) kayıtlı değeri takip tarihi itibariyle 248.575,30 TL olduğu görülmüştür. Davacı iddia ettiği faturaları BS formları ile Bağlı bulunduğu Vergi Dairesine satış olarak beyan etmiş, davalı da aynı adet ve tutarda ki fatualarla alım yaptığı hususunda BA bildiriminde bulunduğu, dolayısıyla tarafların BA-BS bildirimlerinin mutabık oldukları tespit edilmiştir.Ticari defterlerin incelendiği bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür.Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir.Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen alacağının 13.050,00- USD ve 400,00-EURO'luk kısmının davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı anlaşılmaktadır.Ayrıca bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere davacı tarafça takip konusu edilen faturaların ba-bs bildirimleri ile karşılıklı olarak vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Takibe ve davaya konu faturanın davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması ve davalı tarafın teslime ilişkin kabulü nazara alındığında fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin ve davalı yanın sözleşme kapsamında bu teslime bir itirazının bulunmadığının kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD'nin ██████████ E., █████████ K. ve ██████████-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.)Buna göre davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan fatura ve cari hesap bedellerinin 13.050,00- USD ve 400,00-EURO'luk kısmının usulüne uygun olduğu hususlarının; davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ve vergi dairesi kayıtları ile davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir.Davalı tarafın takip konusu alacağın yukarıda belirtilen miktarını ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varıldığından davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.Buna göre davalı borçlu tarafından fatura, vergi dairesi ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE,1-Büyükçekemece İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe 13.050,00-USD ve 400,00-EURO yönünden davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin bu miktarlar üzerinden DEVAMINA,2-Alacak likit olduğundan;- USD cinsinden olan alacağın takip tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru olan 37,9715 TL üzerinden TL'ye çevrilmesi suretiyle bulunan 495.528,075 TL'nin %20'sine tekabül eden 99.105,61 TL icra inkar tazminatının- EURO cinsinden olan alacağın takip tarihi itibariyle TCMB efektif satış kuru olan 41,8494 TL üzerinden TL'ye çevrilmesi suretiyle bulunan 16.739,76 TL'nin %20'sine tekabül eden 3.347,95 TL icra inkar tazminatının toplam 102.453,56-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,3-Davanın değeri USD ve Euro cinsinden belirlendiğinden, TCMB USD ve Euro efektif satış kuru TL'ye çevrilmek sureti ile (13.050,00 USD x 42.1138, 400,00 Euro x 48.5259 TL) toplam: 568.995,45 TL meblağ üzerinden;4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 38.868,08 TL karar harcından, peşin alınan 7.154,49 TL harcın mahsubu ile bakiye 31.713,59 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE gelir KAYDINA,5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvurma harcı ve 7.154,49 TL peşin harcın toplamı: 7.769,89 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,6-Davacı tarafından yapılan 8.286,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,7-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,8-Davaya konu uyuşmazlık nedeni ile arabuluculuk faaliyetleri aşamasında suçüstünden karşılanan 4.600,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE gelir KAYDINA,9-Davanın değeri USD ve Euro cinsinden belirlendiğinden, TCMB Euro efektif satış kuru TL'ye çevrilmek sureti ile (13.050,00 USD x 42.1138, 400,00 Euro x 48.5259 TL) toplam: 568.995,45 TL meblağ üzerinden;Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 91.039,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,10-Taraflarca yatırılıp kullanılmayan gider avansı var ise karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair taraf vekillerinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026Katip ....¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır