Anahtar kelimeler: Vefatı Evraktan Kıymetli Bilinmeden Borçlusu Yazildiği Keşide Çıkması Bakırköy Vefat

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle;
Davalı ... ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyanın diğer borçlusu ....'ın, ...’ın mirasçıları olduğunu, ...'ın, müvekkiline ... çek numaralı, keşide yeri İstanbul, keşide tarihi 10.12.2015 olan 52.000,00-TL değerinde çek keşide ettiğini, işbu çekin karşılıksız çıkması sonucu Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosya ile 22.12.2015 tarihinde icra takibi başlatıldığını, takip öncesinde ...'ın 26.11.2015 tarihinde vefat ettiğini, borçlunun vefatı bilinmeden açılan Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibi, Bakırköy ... İcra Hukuk Mahkemesi .... E. ... K. Sayılı █████/2020 karar tarihli ilamı ile mirası ret süresini beklenilmeksizin icra takibi açıldığı gerekçesi ile usulden iptal edildiğini, iptal edilen Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından işleme konulan çekle ilgili olarak son işlem 20.11.2017 tarihinde yapıldığını, 26.11.2015 tarihinde İhsan Kırıt’ın vefatı ile tüm malvarlığı, borç ve alacakları mirasçıları davalı ... ile diğer borçlu ...’a geçtiğini, tarafların 3 ay içinde mirası reddetmediğini, mirası kabul eden mirasçıların, ....’ın müvekkiline keşide ettiği çekin tüm yükümlülüklerini kabul ettiğini, çekin borçlusu haline geldiklerini, davalı ve diğer borçlunun çekten haberdar olmaları ve yıllar içinde ödemeye yönelik hiçbir yaklaşım göstermemeleri sonucu Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, icra takibinde alacağın neden kaynaklandığının açıkça belirtildiğini, alacak kalemlerinin açıkça yazıldığını, çekin bedeli ve keşide tarihi olan 10.12.2015 tarihinden itibaren işleyen faizin icra takibinde talep edildiğini, borçluların yapmış oldukları itirazda hem İcra Müdürlüğünün yetkisine ve hemde esasa itiraz edildiğini, yapılan itirazlar haksız olduğunu, bu sebepler doğrultusunda davanın kabulü ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosya ile başlatılan icra takibine yapılan İcra Müdürlüğün yetkisine ve esas ilişikin itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı uhdesine yazılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevli mahkemede açılmadığını, taraflar arasında mevcut uyuşmazlıkta görevli mahkemenin asliye hukukmahkemesi olduğunu, davaya konu icra takibinin, takip talebinde "10.12.2015 tarihinde keşide edilen 52.000,00-tl bedelli çek sebebi ile sebepsiz zenginleşilen borç miktarı" denildiğini, ancak davacı vekilinin dava dilekçesinde de belirttiği üzere bahse konu kıymetli evrak kambiyo vasfını yitirdiğini, takibe konu edilen kıymetli evrağın zamanaşımına uğradığını, bu durumda davada ttk'da düzenlenen kambiyo hukukuna ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı olmadığını, davanın ticari dava niteliğinde olmadığını, davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, bu sebeple davanın görev yönünden reddi gerektiğini, takip ve davanın yetkili yerde açılmadığını, iik m.50 atıfla hmk hükümlerine göre yetkili yer borçlunun/davalının yerleşim yeri olduğunu, takibin yetkisiz icra müdürlüğünden başlatıldığını, yetki yönünden davanın reddi gerektiği, zira kanuna ve kamu düzenine açıkça aykırılık teşkil eden takip yönünden yapılan işlemler yok hükmündedir. işbu sebeple alacağa konu olduğu iddia edilen kıymetli evrak vadesi iddia edildiği gibi 10.12.2015 olsa bile 10.12.2018 tarihinde kambiyo vasfını yitirdiğini, davacı vekilinin dava dilekçesinde davayı ttk m. 732 hükmüne bağlı olarak açtığını iddia ettiğini, ilgili kanun maddesinde zamanaşımı süresinin 1 yıl olarak belirlendiğini, bu sebeple iddia edilen talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin temerrüde düşürülmeden hukuka aykırı şekilde kambiyo vasfını yitirmiş kıymetli evrakın vade tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, faiz türünün yanlış belirlendiğini, netice itibariyle faiz yönünden davanın reddi gerektiği, davacı muris ihsan kırıt'tan alacaklı olduğunu iddia ettiğini, mirasçıların muris öldüğünde miras hakkı üzerinde elbirliği ile malik olacağını, işbu sebeple davanın yalnızca müvekkili ...'a değil diğer mirasçı mehmet onur kırıt'a da açılması gerektiği, işbu sebeple davanın reddi gerektiğini, davacının davasını ttk m.732 hükmüne bağlı olarak açtığını bu sebeple ispat külfetinin davalıya ait olduğunu iddia ettiğini, davanın ttk m.732 hükmüne göre açılmış olamayacağını, ttk m.732 hükmü uyarınca davanın yalnızca keşideciye karşı ileri sürülebileceğini, ispat külfetinin davacıda olduğunu, bu nedenlerle öncelikle davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, aksi halde müvekkil hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava İtirazın iptali istemli dava olup taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının takip konusu çek nedeniyle keşideci Mütevvefa .... ın mirasçısı olan davalıdan alacaklı olup olmadığı, TTK 732 maddesi kapsamında davacının davalıdan talepte bulunup bulunamayacağı hususlarına ilişkindir.
Mahkememizin ... E. ... K. Sayılı █████/2023 tarihli kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesin ... Hukuk dairesinin ... E. ... karar sayılı ilamı ile kaldırıldığı yukarıdaki esas numarasının aldığı anlaşıldı.
Tüm Dosya Kapsamı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesin ... Hukuk Dairesinin .... e. ... Karar Sayılı Kaldırma İlamı Hep Birlikte Değerlendirilmesinde;
Dava İtirazın iptali istemli dava olup dava konusu takibe yalnızca davalı tarafından itiraz edildiği, eldeki itirazın iptali davasının da yalnızca davalıya karşı ikame edildiği, bu nedenle HMK'nun 7/1 fıkrasının davalının mahkemenin yetkisine yönelik itirazı bakımından uygulanmayacağı, davacının davasını açıkça TTK'nun 732. Maddesi kapsamında sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandırdığı ve ispat yükünün anılan hükme göre davalı üzerinde olduğunu ileri sürdüğü, bu durumda temel ilişkiye dayanmayan davacı talebi bakımından HMK'nun 10 ve TBK'nun 89 maddelerinin de uygulanma alanı bulamayacağı, TTK'nun 732 maddesine dayalı sebepsiz zenginleşme davalarında, genel yetki kuralını düzenleyen HMK'nun 6 maddesinin uygulanacağı, davalının yerleşim yerinin Gömeç/Balıkesir olduğu, buna göre eldeki davada yetkili mahkemenin Balıkesir Asliye Ticaret mahkemeleri olduğu, anlaşılmakla açılan davanın yetki nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın yetki nedeniyle REDDİNE, mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-█████/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince davacının yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep etmesinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
3-6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet yetkisizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!