Anahtar kelimeler: Gününün Gelenlerin Geldiler Bittiği Başlandı Davetiye Günde Dinlenerek Sözlü Dinlenildikten
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından duruşmalı, davacı vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı olarak temyiz eden davalı vekili Avukat ... ile Avukat .....karşı taraftan duruşmasız temyiz eden davacılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 58 38... parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, davalının da 60 17... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, ancak müvekkilinin hissedar olduğu taşınmazda davalının kendisine ait olmayan yeri kullandığını ileri sürerek el atmanın önlenmesini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 2011 yılı Ocak ayından itibaren şimdilik 50.000,00 TL ecrimisilin müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
2. Yargılama aşamasında davacı, taşınmazdaki payının tamamını ..., ... ve ...'a 10.07.2018 tarihinde satış yoluyla devrettiğinden adı geçen kişileri yargılamaya davacı sıfatı ile devam etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazı 60 yılı aşkın süredir belediye ve derneğin kendisine teslim ettiği sınırlar içinde kullandığını, bir tecavüz var ise müvekkilinin bunda kusurunun bulunmadığını, 1958 yılında çıkan büyük yangın sonrasında çarşı içindeki dükkanların büyük bir bölümünün harap olduğunu, belediye ve çarşı derneğince dükkanların bugünkü kullanım şekilleriyle yaptırılarak 1960 yılında sahiplerine teslim edildiğini, taşınmazda müvekkilinin inşaat yapmasının mümkün olmadığını, zira taşınmazların eski eser niteliğinde olduğunu, bir kayma varsa bundan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, el atmanın önlenmesi talebinin yasal dayanağının olmadığını, hukuki ve fiili imkansızlığın söz konusu olduğunu, ecrimisil talebinin koşullarının oluşmadığını ve talep edilen ecrimisil miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli kararı ile özetle; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemes 1. Hukuk Dairesinin 14.12.2023 tarihli kararı ile; davacılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.12.2023 tarihli kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; “...1.Ecrimisil talebine yönelik yapılan incelemede; uyuşmazlığa konu parselin bulunduğu... 15. yy ikinci yarısında inşa edildiği, 1958 yılında ... Kapalı Çarşı ve Hanlar Bölgesinde çıkan yangın sonucu batı bölümü ile kısmen kuzey bölümünün ayakta kaldığı, yanan bölümlerinin yeniden inşa edildiği, ....... Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu Başkanlığı'nın 09.07.1977 tarihli kararıyla korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edildiği, dosya kapsamında alınan Kadastro Müdürlüğü'nün yazısına göre söz konusu yere ait kadastro çalışmalarının 1935 yılında kesinleştiği, tesis kadastrosundaki binaların konumu ile yenileme paftasındaki binaların konumları arasındaki farklılığın, tesis kadastrosundan sonra bölgede çıkan yangında yanan yerlerin yerine sonradan yapılan binaların parsellerin içerisine hatalı olarak inşa edilmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda ecrimisil talebine dair belirtilen gerekçelere göre bu talebe yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiş olup buna yönelik temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2.El atmanın önlenmesi talebine yönelik yapılan incelemede; davacının anayasal mülkiyet hakkına dayanarak eldeki elatmanın önlenmesi davasını açtığı açıktır. Yargılama sırasında alınan 17.05.2022 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere davalının davacının taşınmazına 8.0 64... 'lik müdahalesinin olduğu tespit edilmiştir. Bu doğrultuda mahkemece yapılması gereken, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "Bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair olan ilamlar" başlığı altındaki 30 uncu maddesi gözönünde bulundurulmak suretiyle davacıya mülkiyet hakkını teslim etmek bu doğrultuda davalının elatmasının önlenmesine karar vermek olmalıdır (HGK, 08.11.2023 tarihli ve 2021/8-467 E., █████████ K.)...” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu ... ili, .... ilçesi, .... Mahallesi, 58 38... parsel sayılı taşınmazda davacıların paylı malik olduğu, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede çıkan yangın sonucu alanın bir bölümünün yandığı, yanan yerlerin yeniden inşa edildiği, taşınmazın bulunduğu alanda yapılan kadastro çalışmalarının 1935 yılında kesinleştiği, tesis kadastrosundaki binaların konumu ile yenileme paftasındaki binaların konumları arasındaki farklılığın, tesis kadastrosundan sonra bölgede çıkan yangında yanan yerlerin yerine sonradan yapılan binaların parsellerin içerisine hatalı olarak inşa edilmesinden kaynaklandığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu alandaki yapıların dava dışı kurulun izni ve denetiminde yapıldığı, davalının kötü niyetli olmadığı anlaşıldığından davacıların ecrimisil tazminatı talebinin reddine karar vermek gerektiği, ancak, usul ve yasaya uygun Yargıtay bozma ilâmında da belirtildiği üzere, davacıların taşınmazda paylı malik olduğu, davalının davacıya ait taşınmazın bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 8,064 m²’lik kısmına müdahale ettiği, davacının mülkiyet hakkına dayandığı ve mülkiyet hakkına üstünlük tanınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ecrimisil talebinin reddine, el atmanın önlemesi talebinin kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
1. Davalı vekili (duruşma istemli) temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, davacının 07.12.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini tazminat davasına dönüştürdüğünü, ıslah dilekçesinin dikkate alınmadığını, taşınmazın birinci gurup korunması gerekli tescilli kültür varlığı olması nedeniyle el atmanın önlenmesi kararının ne şekilde uygulanması gerektiğine yönelik teknik bilirkişi raporu aldırılması gerektiğini, bu konuda rapor alınmadığını, kararın infaz kabiliyeti olmadığını, Yargıtay bozma ilâmında 17.05.2022 tarihli heyet bilirkişi raporuna dayanılmadığını, ilgili raporun sonuç ve istem kısmında, “...yapılar yerinde durduğu müddetçe mevcut durumun devam ettirilmesi..” yönünde kanaat bildirildiğini, bu tespitin dikkate alınmadığını, aynı şekilde 18.01.2018 tarihli bilirkişi raporunda da mevcut durumun el atmanın önlenmesi yolu ile giderilmeyeceğinin saptandığını, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dava dosyasına ibraz edilen ve emsal olarak sunulan raporun değerlendirilmediğini, ... Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulunca verilen kararların müdahalenin men’ini imkansız kıldığını, özel kanun hükümlerinin dikkate alınarak sonuca gidilmesi gerektiğini, ... yönelik alınan diğer el atmanın önlenmesi kararının icra müdürlükleri tarafından infaz edilemediğini, Mahkeme kararında ... özel durumunun gözetilmediğini, davalının da mülkiyet hakkına dayandığını, davacının hak üstülüğünün bulunmadığını, el atmanın önlenmesi kararının fiilen uygulanamayacağını, izah edilen gerekçelerin Mahkeme tarafından dikkate alınmadığını ve uyuşmazlığın idari tasarrufla çözülebileceğini beyan etmiştir.
2. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının ecrimisil yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının dava konusu taşınmazda hukuken korunan bir hakkı bulunmadığını, kamu alanı ve davacılara ait yerin haksız şekilde işgal edildiğini ve ecrimisil taleplerinin kabulü gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılan temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!