Anahtar kelimeler: Satıcılık Manisa Yazim Ara İhtiyati Tedbir Eksiklik Haciz İzmir Özetle

ESAS NO
: ████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2026NUMARASI
: ████████ EsasDAVA
: İTİRAZIN İPTALİ/ İHTİYATİ TEDBİRKARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen ara karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:A) İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI;İlk Derece Mahkemesi istinaf başvurusuna konu ara kararında;"...Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında █████/2025 tarihli Yetkili Satıcılık Sözleşmesi ve süregelen ticari ilişki kapsamında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, taraflar arasındaki bu ticari ilişki neticesinde müvekkil şirket uhdesinde davalı adına bakiye alacak oluştuğunu, müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtlarını TTK ve VUK hükümlerin uygun olarak tuttuğunu, davalı şirketin cari hesap borcunu ödememesi üzerine taraflarınca Diyarbakır 5. Noterliğinin █████/2026 tarih 1089 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile cari hesap bakiyesinin ödenmesini talep ettiklerini, cari hesap ilişkisinin davalıya bildirildiğini, akabinde Manisa İcra Müdürlüğünün █████████ esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, takip talebinde borcun sebebi olarak Diyarbakır 5. Noterliğinin █████/2026 tarih 650 sayılı ve █████/2026 tarih 1089 sayılı ihtarnamelerinin gösterildiğini, davalı borçlunun █████/2026 tarih ve █████/2026 tarihli dilekçeleri ile borca haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının borcu sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu ve iptali gerektiğini, takibin dayanağının cari hesap ilişkisi olduğunu ve bu hususun ticari defterlerle ispatlanacağını, borcun dayanağı olarak müvekkil şirket tarafından borçluya gönderilen ve müvekkili tarafından borçluya iade edilen ürünlere ilişkin düzenlenen üç adet iade faturalarının altında ürünlerin davalı şirketçe teslim alındığı, ayrıca sevkiyatta kullanan taşıyıcı .... firmasının müvekkil şirkete kestiği hizmet faturaları ile de kanıtlandığını, bu nedenlerle ihtiyati haciz talebinin kabulü ile davalının borca yetecek miktardaki taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının davanın başında teminatsız olarak ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Talep; ihtiyati hacze ilişkindir.2004 Sayılı İİK’nun 257/1. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yerinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” düzenlenmesine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında █████/2025 tarihli Yetkili Satıcılık Sözleşmesi ve süregelen ticari ilişki kapsamında cari hesap ilişkisi bulunduğu, taraflar arasındaki bu ticari ilişki neticesinde davacı şirket uhdesinde davalı adına bakiye alacak oluştuğu, davalı şirketin cari hesap borcunu ödememesi üzerine taraflarınca Diyarbakır 5. Noterliğinin █████/2026 tarih 1089 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile cari hesap bakiyesinin ödenmesini talep ettikleri, cari hesap ilişkisinin davalıya bildirildiği, akabinde Manisa İcra Müdürlüğünün █████████ esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip talebinde borcun sebebi olarak Diyarbakır 5. Noterliğinin █████/2026 tarih 650 sayılı ve █████/2026 tarih 1089 sayılı ihtarnamelerinin gösterildiği, davalı borçlunun █████/2026 tarih ve █████/2026 tarihli dilekçeleri ile borca haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiği ve takibin durduğu, davalının itirazının borcu sürüncemede bırakmaya yönelik olduğu, takibin dayanağının cari hesap ilişkisi olduğunu ve bu hususun ticari defterlerle ispatlanacağı, borcun dayanağı olarak davacı şirket tarafından borçluya gönderilen ve davacı tarafından borçluya iade edilen ürünlere ilişkin düzenlenen üç adet iade faturalarının altında ürünlerin davalı şirketçe teslim alındığı, ayrıca sevkiyatta kullanan taşıyıcı ..... firmasının müvekkil şirkete kestiği hizmet faturaları ile de kanıtlandığı, bu nedenlerle davalının borca yetecek miktardaki taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının davanın başında teminatsız olarak ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Davacı vekilinin ihtiyati hacze ilişkin talebi yukarıda açıklanan düzenlemeler ışığında değerlendirildiğinde; dava konusunun yargılamayı gerektirdiği ve davanın esasını çözer nitelikte ihtiyati haciz kararı verilemeyecek olması hususları dikkate alınarak şartları oluşmadığı..." gerekçesi ile, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE karar verilmiş, verilen bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.B) İSTİNAF NEDENLERİ
:İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinden özetle; İhtiyati haciz kurumunda yargılamayı gerektirme şeklinde bir ret gerekçesi bulunmadığını, yargıtay yerleşik içtihatlarınında bu yönde olduğunu, yaklaşık ispat kuralının yargıtay içtihatları ışığında tam ve eksiksiz olarak yerine getirildiğini, müvekkili şirket tarafından dosyaya sunulan yetkili satıcılık sözleşmesinin iade faturaların teslim sevk irsaliyelerinin ve cari hesap ekstrelerinin yargıtay nezdinde yaklaşık ispat için kafi görülen deliller olduğunu, ihtiyati haczin kanuni şartlarının oluştuğunu ve gecikmesinde ciddi sakıncalar bulunduğunu, yerel mahkeme ara kararının kaldırılarak ihtiyati hacze hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.C) DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.İhtiyati haciz İ.İ.K.’nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.6102 sayılı TTK'nın 'Deniz Ticareti' başlıklı beşinci kitabında da gemilere ilişkin ihtiyati haciz düzenlenmiştir Anılan Kanunu'n 1362. maddesi gereğince alacaklının, alacağının 1352. maddeden sayılan deniz alacaklarından olduğu ve parasal değeri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri sunması gerekmektedir. Buna göre, HMK'nın 389. ve İİK'nın 257.maddesinde olduğu gibi talep konusunda yaklaşık ispat gerekli ve yeterlidir.İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: █████/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: █████/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir."İhtiyati haciz kararına itirazı düzenleyen İİK.'nın 265.maddesinde de ise; "(Değişik fıkra: █████/2003 - 4949 S.K./63. md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (Ek fıkra: █████/2003 - 4949 S.K./63. md.) Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir.Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder.İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. (Ek fıkra: █████/2003 - 4949 S.K./63. md.; Değişik fıkra: █████/2005-5311 S.K./17.mad) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz." hükümleri mevcuttur.Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından, dosya kapsamına göre verilen ara karar tarihi itibariyle ihtiyati hacze dayanak alacağın varlığı ve miktarı ile sorumlusunun yapılacak yargılamayla belirleneceğinden bu kapsamda mevcut ve muaccel bir alacağın varlığı ile bu hususta yaklaşık ispattan söz edilememesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu değişik iş kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati haciz talep eden vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2026 tarih ve ████████ Esas null/null Karar sayılı dosyasında ihtiyati hacze itiraz üzerine verilen █████/2026 tarihli ARA KARAR usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf kanu yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için ihtiyati hacze itiraz eden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.