Anahtar kelimeler: Kısrak Olduunu Atları Macaristandan Safkan Damızlık Atların Özetledavalı Yarış İngiliz

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2019KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı at ithalatı, alım ve satımı ile iştigal etmekte olduunu, Müvekkili, davalının Macaristandan ithal ettiği ... isimli safkan İngiliz yarış atları ile ... ve ... isimli damızlık kısrak atları 02.03.2018 tarihinde satın aldığını, Müvekkilinin atları satın aldıktan sonra Tarım Bakanlığına soy kütüğüne tescil için başvurduğunda atların Kasım 2017 tarihinde ithal edildiğini, ithal tarihinden itibaren 60 gün içinde Türk soy kütüğüne kaydettirilmesi gerektiği, bu kayıt işleminin yapılmaması nedeniyle için idari para cezası ödemek zorunda olduğu bildirilmiştir. Bu durum davalıya bildirilmiş ve sözkonusu idari para cezasının kendisinin ödemesi gerektiği söylenmiş ise de davalı bu talebi kabul etmediğini, Müvekkilinin daha fazla zarara uğramamak için atların biran önce kaydettirilmesi amacıyla satın aldığı dört at için 27.564,00 TL. idari para cezasını ödemek zorunda kaldığını, davalı ithal ettiği atları ithal taribinden itibaren 60 gün içinde Türk soy kütüğüne kaydettirmediği gibi satış aşamasında bu hususu müvekkilinden gizlediğini, Dolayısıyla müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkilinin idari para cezasının ödedikten sonra satın aldığı atları Tarım Gıda ve Hayvancılık Baknalığına safkan yarış atı olarak tescil etmek istediğinde bakanlık bu kez de atların gümrük beyannamesinde safkan olmayan binek atı olarak beyan edildiği, bu nedenle atların safkan yarış atı olarak tescilinin mümkün olmadığı gerekçesi ile tescil taleplerinin reddettiğini, satın alınan atlar İrlanda menşeili olup bu ülkedeki kimliği safkan yarış atı olduğunu ancak davalı atları ithal ederken gümrük beyannamesinde safkan olmayan binek atı olarak beyan ettiğini, atların tescilini yaptırabilmek için davalıdan beyannamenin düzeltilmesi istendiğini, davalı önce bu düzeltmeyi yapacağını beyan ederek müvekkilinin uzun süre oyaladığını, son olarakta beyannamede yanlış beyan olmadığı iddiası ile taleplerimizi reddettiğini, at yetiştiriciliğinde yarış atlarının belli yaşlarda ve belli sezonlarda satışı söz konusu olduğunu, aynı zamanda sezon içindeki yarışlar için hazırlanması gerektiğini, bu yaşlarda ve sezonlarda satışı gerçekleşmez ise satış bedelinde büyük kayıplar yaşandığı gibi yarışa hazırlanamaması ve yarışlarda koşturulamaması nedeniyle de gelir kaybına uğranıldığını, Davalının gümrük beyanamesinde yanlış beyanda bulunması ve bu yanlışı da düzeltmemesi nedeniyle 1,5 yaşındaki ... isimli atlar satışı gereken yaşta satılamamış ve yarışlarda koşturulamadığını, bu nedenle müvekkilinin büyük zarara uğradığını, yine at yetiştirciliğinde atların çekimi (çiftleştirme) için her sene Aralık ayında Türkiye Jokey Klübüne müracaat edilerek seçilecek bir aygır ile çekim yapmak için izin alındığını, davalının sebep olduğu yukarıda belirttiğimz nedenle Jokey Klübüne zamanında müracaat edilememiş ve satın alınan ... ve ... isimli damızlık atların iyi bir aygır ile çekimi yaptırılmadığını, çekimde seçilecek aygir doğacak tayların ırkı, cinsi ve kalitesi bakımından önemli olduğunu, bu çekimlerin yaptırılamaması nedeniyle bu atlardan doğacak iki adet taydan da mahrum kalınmıştır. Ayrıca iki damızlık kısrağa bir yıl boşuna bakma masrafı oluşmuştur. Görüleceği üzere atların zamanında soy kütüğüne kaydettirilememsi nedeniyle müvekkilim büyük zarara uğrattığını, müvekkilinin davalının sebep olduğu nedenle 27.564,00 TL idari para cezası ödemek zorunda kaldığı, dava öncesinde taraflar arasında arabuluculuk görüşmesi yapılmış ancak taraflar anlaşamadığını, tüm açıklanan bu nedenlerle; ödemek zorunda kalınan 27.564,00 TL. idari para cezasının ödeme tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, atların zamanında soy kütüğüne kaydettirilememesi nedeniyle uğradığı maddi zararların şimdilik 1.000,00 TL. kısmının reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın gerçekleri gizleyerek ve çarpıtarak mesnetsiz iddialarda bulunduğunu, evvelemirde belirtmekte fayda gördüğümüz ilk husus, davacı ve davalı taraf arasında gerçekte olan ilişki "at satım" ilişkisi değil, "at nakliye" ilişkisi olduğunu, Yurt dışındaki atlarını (İngiltere'deki atlarını) Türkiye'ye getirmek isteyen davacı taraf, bu atlarını getirmek için müvekkilimizle şifahi biçimde anlaşmaya varıldığını, bu anlaşmanın koşulları mail ortamındaki yazışmalarla açıkça bellidir. Davacı taraf, sahibi bulunduğu atları İngiltere'den Türkiye'ye getirmek için uzun ve meşakkatli işlemleri yapmak istemediğini ve müvekkili nakliye konusunda anlaştığını, Taraflar arasında bu işlemin yapılması için atlar İngiltere'de müvekkiline teslim edilmiş, müvekkilimiz de emanet olarak aldığı atları Türkiye'ye davacı namına getirerek yine ona teslim ettiğini, buradaki satış işlemi taraflar arasında sadece görünürdeki satış olup, dört adet atın nakliye dahil 90.000 TL ye satıldığı , davacı atları satın almadığını, İngiltereden gelen emanet atlarını nakliye işi yapan müvekkili ...'den teslim aldığını, atların mülkiyeti gerçekte hiçbir zaman müvekkilimiz ...'e ait olmadığını, mail yazışmalarında bu durum bellidir Ayrıca, Atlar Macaristan'dan ithal edilmemiş, İngiltere'den dinlenerek getirildiğini, atların pasaportları ekte olup, pasaportlarında sahibi olarak davacı ...'nin ismi yazmaktadır ve İngiltere pasaportu taşımakta olduğunu, ayrıca atların DNA örnekleri İngiltere'den istendiğini, bu durum atların ingiltere menşeili olduğunu da ispatlamaktadır.Davacı tarafın Macaristan'dan ithal edilen atları Türkiye'de ...'den parasını ödeyerek satın aldığına dair tüm iddialar hilafı hakikat olduğunu, ödenen para atların mülkiyetine ilişkin bir bedel olmadığını, Mail yazışmalarından anlaşıldığını, müvekkili 23.665 EURO üzerinden 4 adet atın Türkiye'ye getirilmesi konusunda anlaştığını, Bu ödemenin son bakiye kalan 7.750 Euro'su Türkiye'de tüm işlemler bittiği ve atların Türkiye'deki davacı'ya teslim süreci bittiği halde ödenmediğini, müvekkili ile yapılan mail yazışmalarında "teslimatın üstünden 20 gün geçtiği, Beyannameleri kapalıdır, evrak kopyaları Emir beye teslim edilmiştir, ödemenin öncelik kazanmasını rica ederim..." şeklinde mail attığında tarihler 18.12.2017 tarihini gösterdiğini müvekkilinin parasını aldığı, noter satışını yapıp işlemleri tamamlamak istemiş ise de davacı taraf paranın bakiyesini vermemek için mailleri görmezden geldiğini, çünkü fiilen atlarını teslim aldığını, müvekkili ocak- şubat 2018 içerisinde defalarca davacının akrabası ve yardımcılarıyla gerek mail ve gerekse telefon ile görüştüğü halde ödemesi gelmediğini, müvekkilinin de ödemesi gelmediği için evrak asıllarını davacı tarafa teslim etmemdiğini, Davacı taraf, yaklaşık 3 aydan daha uzun süre beklettiği ödeme edimini müvekkilinin ısrarları sonucunda 02.03.2018 tarihinde ekte sunduğumuz dekont ile 35.823,83 TL olarak ve "Muhammet Huseyin Hamedi bakiye ödemesi" açıklamasıyla hesaba yatırdığını, yani, davacı taraf 02.03.2018 tarihine kadar direngenlik gösterip ödemelerini yapmadığını, davacının ödemesini yaptığı gün atların faturası düzenlenerek davacı tarafın vekilinin müsait olduğu 06.03.2018 günü dört adet atın resmi işlemlerinin yapılması için devir evrakları resmi merciler önünde imzalandığını, bu şekli ile davacı taraf 06.03.2018 tarihinde atların kayıtlarını üzerine yapabilecek hukuki durumu oluşturduğunu, Kasım 2017 de ödeme yapılmış olsa idi, davacı taraf bu evrak asıllarını elde etmiş olacağını, Kasım 2017-Mart 2018 arasındaki gecikmenin tek sebebi davacı tarafın bakiye 35.823,83 TL yi ödemekten imtina ettiğini, Davacı taraf dava dilekçesinde "atları türkiye'ye getirdikten sonra 60 gün içinde soy kütüğüne kaydettirmediği için mağduriyet yaşadıkları" iddiasında olduğunu ancak müvekkilinin emanetçi olup, atları Türkiye'ye getirdikten sonra davacı tarafa devir ile mükellef olduğunu, başkaca hiçbir mesuliyetinin olmadığını, gecikme varsa davacının geç ödeme yapması sebebiyle evrakları teslim almaması tek sebep olduğunu, davacı taraf bu süreyi de geçirdiği için Tarım bakanlığı'na süresinden sonra müracaat ettikleri için 27.564,00 TL idari para cezası ödemiş olabildiğini, müvekkilinin burada cezadan sorumlu tutulması mümkün olmadığını, davacı taraf gerek ödemede ve gerekse atların Tarım bakanlığı nezdindeki resmi işlemlerini yapmak konusunda inanılmaz ihmalkar davranması ve sürelere riayet etmemesi sebebiyle işbu idari para cezalarıyla karşı karşıya kaldığını, Davacı taraf, davaya konu atların sahibi olduğunu, atların yaşlarını ve diğer özelliklerini tarafımıza davacı tarafından bildirmiş ve bu beyana göre ithal izni çıkarıldığını, kontrol belgesi ile gümrük beyanı tam bir uygunluk içermektedir. Davacı tarafın atlarını tarafımıza sattığına dair herhangi bir satış sözleşmesinin olmadığını, müvekkilinin gümrükçü olmadığını, atların ithalatı ve yurt içine girişleri aşamasında aynı G.T.İ.P kodu ile gümrük vergileri ödenerek girişleri yapıldığını, Bu kodlarda da problem olmadığını, Davacı tarafa da gümrük belgelerinin suretleri verilmiş, maillerle evrakların suretlerinin davacı tarafa verildiği ifade edildiğini, ancak davacı taraf farklı beyan verildiğinden dolayı mağdur olunmuş izlenimi oluşturmak için sanki hata varmış gibi tazminat talebinde bulunmadığını, müvekkilinin hata yapmadığı ve gecikmeye sebebiyet verilmediği beyanını tekrar ederek Gümrük beyannamesi verilen kişi tarafından hata varsa düzeltilebilir olduğunu, burada hata olmadığını, açıklama kısmındaki ibare cezayı gerektirmeyeceğini, Düzeltme her zaman yapılabileceğini, bu durumun gecikmeye veya cezaya yol açması da mümkün olmadığını, davacıya bu sebeple bir para cezası kesilmemiştir. davacının verilen evrakları hiç incelemediği, işlemleri yasal süresinden aylar sonra başlattığı, bu sebeple cezalara ve varsa hak kayıplarına uğradığı açıkça ortaya çıktığını, öncelikle HMK 127 vd. gereğince davaya cevap süremizin uzatılmasını müvekkilinin idari para cezasıyla doğrudan veya dolaylı bir mesuliyeti doğuran durumu olmadığından idari para cezası ödemesi talebiyle açılan davanın reddine, Davacı tarafın "zamanında soy kütüğüne kaydedilmesi" taleplerini havi beyan ve iddialarıyla ilgili olarak, müvekkilimizin malik olmaması, taşıma sözleşmesi ile atları getirmesi, davacı tarafın edimlerini ifa etmemesi ve yasal müracaatları süresinde yapmaması sebebiyle oluşan bir zarar varsa (iddia edilen zararların hepsi de ispata muhtaçtır) tüm iddia olunan zararlardan dolayı müvekkilimizin kusur ve görevi bulunmadığı dikkate alınarak açılmış bulunan davanın reddini, masraf ve vakalet ücretinin de davacı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.Dava; alacak ve tazminat istemine ilişkindir.Huzurdaki Uyuşmazlık; taraflar arasındaki ilişkinin at satışı yahut at nakliyesine mi ilişkin olduğu, atların soy kütüğüne geç kaydettirilmesi nedeniyle kesilen idari para cezasının hangi tarafça ödenmesi gerektiği, gümrük beyannamesinde düzeltme işleminin hangi tarafça yapılması gerektiği, düzeltme işleminin yapılmaması nedeniyle davacı yanın uğradığı zararların tazminini davalı yandan talep edip edemeyeceği hususlarında toplanmıştır.Mahkememizce yapılan incelemede; mahkememizin █████/2026celse tarihli duruşmasında, , davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu, ancak duruşma saati geçmiş olmasına rağmen gelmediği, mazeret de bildirmediği gibi duruşmaya da katılmadığı anlaşılmakla taraflardan birisi tarafından yenileninceye kadar, 6100 sayılı HMK’nın 150. maddesi hükmü gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle ; HMK 150/5 maddesi ; "İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." hükmü gereğince, dosyanın █████/2026tarihinde işlemden kaldırıldığı, işlemden kaldırma kararının taraflara tebliğ edildiği, işbu tarihe kadar dosyaya sunulmuş bir yenileme talep dilekçesinin bulunmadığı anlaşılmış olmakla, HMK 150/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi açıklandığı üzere;1-HMK'nın 150. maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,2-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 732,00 TL maktu karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan6 487,81 TL harcın mahsubu ile kalan bakiye 244,19 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacılara iadesine,3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-7) göre hesaplanan 28.564,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davacı tarafınca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde kendisine iadesine,6-Devletçe karşılanan 1320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan alınarak hazineye irat kaydına,7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,Dair tarafların yokluğunda HMK 345/1. Maddesine uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip ...E-İMZAHakim ...E-İMZA