Anahtar kelimeler: Açılana Malkara Dedesi İşlettiğini İşgal Yana Ondan Atmanın Parselin Kendilerinin
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ███████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Malkara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait 668 parselin davalı tarafından işgal edildiğini belirterek el atmanın önlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın davalının dedesi .. tarafından kullanıldığını ve ondan bu yana kendilerinin işlettiğini, dava açılana kadar taşınmazın davalının üzerinde olduğunun düşünüldüğünü, kadastro tespiti sırasında hatalı olarak 667 parsel sayılı taşınmazın dedesi adına kayıt edildiğini, bu dava açıldıktan sonra durumun anlaşıldığını, hatta 6 67... parselin de davacı tarafından işletildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dinlenen tanık beyanları, keşifte yapılan incelemeler ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ve davalının birbirlerine ait tarlayı kendilerininmiş gibi senelerdir kullandığı, tarlaların birbirlerine ait olduğunu daha sonra öğrendiklerini, davacının da hâlen davalıya ait olan tarlayı kullanmaya devam etmesi karşısında somut davadaki talebinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tapu maliki olduğu, mülkiyet hakkına dayanarak el atmanın önlenmesi ve tahliye talep edebileceği, tarafların taşınmazlarının komşu olduğu, tanık beyanlarına göre fiilen birbirinin yerlerini kullandıkları, davalının davacının taşınmazını kullandığının sabit olduğu, davacı tarafın davalının taşınmazını kullanmasının sonuca etkili olmadığı, onun ayrı bir dava konusu edilebileceği, daha önce davacının kullanıma rızası olsa dâhi dava açmakla rızanın geri alındığının kabulü gerektiği, mülkiyet hakkına üstünlük tanınması gerektiği, dava açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu taşınmaza davalının el atmasının önlenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinin içeriğini tekrarla, tarafların dedelerine ait olan tarlaların kadastro tespiti sırasında hatalı olarak ters yazıldığını, dava açılana kadar bu durumun bilinmediğini, davacının kötüniyetli olduğunu, dava açmadan önce bildirim yapması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı tarafından 668 No.lu parsele yönelik davalının el atmasının önlenmesine dair karar verilmesini istemiş ve Mahkemece de bu parsele yönelik davalının el atmasının önlenmesine karar verilmiş ise de yargılama sırasında dava konusu 668 No.lu parsel revizyon görerek 1 24... parsel adını almıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2 hükmü gereğince sicil kaydı kapatılan taşınmaz üzerinden verilen hükmün infaz edilebilmesi olanaklı değildir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının A-1 numaralı bendinde yer alan "668 parsel nolu" ibaresinin çıkartılarak yerine "1 24... parsel sayılı" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, sair temyiz itirazlarının reddine,
Peşin yatırılan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!