Anahtar kelimeler: Pafta Yenileme Güncelleme Yenilemenin Kapsadığı Yalnız Mardin Yenilenmesi Hakkına Diyarbakır

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararTaraflar arasındaki davada Mardin Kadastro Mahkemesince,davanın kadastro yenilenmesi sonrasında zilyetlik haklarına dayanarak mülkiyet hakkı tesisi istemine ilişkin olduğu, davacının ilk tesis kadastro sırasında kullanmadığı mülkiyet hakkına yönelik itiraz ve dava haklarını yenileme sırasında talep ettiği, dava konusu taşınmazların pafta uygulama olanağı bulunmaması nedeniyle yenileme çalışmalarının yapıldığı, yenilemenin yalnız teknik çalışmaları kapsadığı, yenileme çalışmaları sırasında mülkiyet haklarının inceleme konusu yapılamayacağı gerekçesiyle davacının mülkiyet hakkına yönelik talepleri hususunda görevsizlik kararı verildiği, Mardin 1. Asliye Hukuk Mahkemesince, davacılar tarafından 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22 nci maddesine göre gerçekleştirilen güncelleme çalışmalarına askı ilan süresi içerinde itiraz davası açıldığı her ne kadar 3402 sayılı Kanunu'nun 22 nci maddesine göre gerçekleştirilen güncelleme kadastrosuna itirazda mülkiyete ilişkin ihtilaflar ileri sürülemez ise de itirazda ileri hususların yerinde olup olmadığını değerlendirecek merciin Kadastro Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.Mardin Kadastro Mahkemesi ve Mardin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için dosya Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmiş ve Dairece 04.04.2024 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla uyuşmazlığın 3402 sayılı Kanunu’nun 22/a maddesi uygulamasına ilişkin olmadığı, mülkiyet iddiasına dayalı olarak davanın ikame edildiği, mülkiyet iddiası ile açılacak davaların asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle Mardin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine kesin olarak karar verilmiştir.Kararın kesinleşmesinden sonra davacılar tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı tashih talebinde bulunulması üzerine, Dairece 04.11.2024 tarihli ek kararıyla, Dairece istinaf incelemesi neticesinde kurulan hükmün, maddi hata niteliğinde olmayıp, hükmün tashihi yoluyla düzeltilemeyeceği, hükmün tavzihi yoluyla da taraflara tanınan hakların ve yüklenen borçların tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği, bu hususun ancak temyiz konusu yapılabileceği, Daire kararının hüküm fıkrasının tavzih ile düzeltilmesi mümkün olmadığı gibi, maddi bir hatanın da bulunmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı Kanunun 305 vd. maddeleri gereğince tavzihin şartları oluşmadığı gerekçesiyle davacılar ... ve ...'in tashih talebinin 6100 sayılı Kanunun 3 04... vd. maddeleri gereğince şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gereği düşünüldü:Kural olarak tavzih kararlarına karşı kanun yoluna başvurulabilinir ise de; aslı istinaf ya da temyiz edilemeyen bir hükmün tavzihine ilişkin mahkeme kararı da istinaf ya da temyiz edilemez. (Hukuk Genel Kurulunun 15.03.1969 tarihli ve 2/466-178 sayılı kararı)Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen kararın kesin olması sebebiyle anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.KARARAçıklanan sebeple;Davacıların temyiz dilekçesinin REDDİNE,Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.