Anahtar kelimeler: Mahsuba Veremeyecek Görecek Kazaya Yoğun Süreç Müdafinin Hukukî Asli Taksirle

B O Z M A Ü Z E R İ N E
Mahkemesi
:Ağır Ceza MahkemesiSuç
: Taksirle öldürmeHüküm
: MahkumiyetSanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇYerel Mahkemece taksirle öldürme suçundan açılan kamu davasında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 50/4-1a, 52/2-4, 53/6, 63. maddesi uyarınca 36500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,sürücü belgesinin 3 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, sanık müdafinin temyiz talebi üzerine Dairemizce ".... sanık ...'in de ifade veremeyecek ve yoğun bakımda tedavi görecek şekilde yaralandığı, sanığın asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiği olayda; katılan sanık ...’in nüfus kaydına göre 16.07.2016 tarihinde hükümden sonra öldüğünün anlaşılması karşısında; meydana gelen trafik kazası ile ölüm olayı arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunda şüphe oluştuğundan, katılan sanık ...’in yapılmış ise otopsi evrakının ve tüm tedavi belgelerinin dosyaya getirtilmesi suretiyle dosyanın Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kuruluna gönderilerek ölüm olayı ile trafik kazası arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınarak sonucuna göre, suç vasfının belirlenmesi ve sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi," gerekçesiyle bozma kararı verildiği, mahkemece bozma ilamına uyularak sanık hakkında TCK'nın 85/2, 62, 53/6, 63. maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz isteği; bozmadan sonra daha ağır bir ceza verilemeyeceği ilkesinin ihlal edildiğine bozma kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARYerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'un olay günü kendi sevk ve idaresindeki 07... plakalı aracı ile ... istikametinden ... istikametine doğru seyir halindeyken ...Tıp Merkezi yakınlarında U dönüşü yapmak istediği, bu sırada arkadan gelen diğer müşteki sanık ...'ın kullandığı 42... plakalı araç ile sollama yaptığı esnada ...'in kullanmış olduğu aracın sol ön tarafına çarptığı, çarpma neticesinde duramayarak karşı şeride geçtiği ve yine karşı yönden gelen maktül ...'un sevk ve idaresindeki 44... plakalı araca çarptığı, bunun sonucunda araç sürücüsü Abdurrahman ve yanında bulunan eşi ...'un hayatını kaybettiği, ayrıca kaza sonucunda ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde,...in ise hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı ve 16.07.2016 tarihinde öldüğü olayda; Adli Tıp raporuna göre sanık, idaresindeki araç ile bölünmüş yolun sağ şeridini takiben olay mahalline geldiğinde refüj aralığı girişinde bulunan sağa mecburi yön levhasına ve geriden yolun sol iki şeridini takiben yaklaşmakta olan araçlara rağmen hatalı, tehlikeli ve kurallara aykırı bir şekilde sola manevra yapmak suretiyle gelen araçların seyir şeridine doğrultu değiştirip sanık yönetimindeki aracın önünü kapatarak bu haliyle zincirle kazanın meydana gelmesine zincirleme kazanın meydana gelmesine sebebiyet vererek asli kusurlu olduğu; Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 31.01.2025 tarihli raporuna göre müşteki sanık ...'in ölümünün genel beden travmasına bağlı çok sayıda kot kırığı ile birlikte göğüs boşluğunun hava, kan ile dolması, diyafragma, karaciğer, böbrek yırtılması, beyinde oksijensiz kalmaya bağlı ağır doku hasarı bu nedenle yatalak kalma ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu, sanığın 28.02.2014 tarihinde maruz kaldığı araç içi trafik kazasına bağlı yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu tespit edilmiş olup sanığın TCK'nın 85/2. maddesi gereğince taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE ve KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,12.03.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.