Anahtar kelimeler: Yılının Muris Ölen Yarısında Satıldığını Plaka Parselde Beş Biri Anlaşması
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ███████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27.06.2020 tarihinde ölen muris ...'un beş mirasçısından biri olduğunu, muris adına kayıtlı 06... plaka sayılı ticari aracın muris ile davalıların anlaşması üzerine 2015 yılının ikinci yarısında satıldığını, bedelinin davalılara verildiğini ve davalı ...'un 24.11.2015 tarihinde 343 55... parselde yer alan 4 numaralı bağımsız bölümü, diğer davalı ...'un ise 2 numaralı bağımsız bölümü satın aldığını ancak taşınmazların bedelinin davalılar tarafından değil murisin aracının satışından elde edilen gelirle karşılandığını, murisin iradesinin mirasçılardan mal kaçırmak olduğunu, yapılan bu tasarruflarla saklı payının zedelendiğini ileri sürerek, öncelikle çekişmeye konu taşınmazların miras payı oranında tenkisini, murisin ölüm tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, tenkis olunan payın davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin dolduğunu, çekişmeye konu taşınmazları kendi birikim ve çalışmaları ile satın aldıklarını, davacının iddialarının aksine murisin davacıya sürekli maddi yardımlarda bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...her ne kadar muris tarafından davalılar lehine yapılan kazandırmadan terekenin açıldığı tarih itibariyle haberdar olunduğu iddia edilmiş ise de yargılama sırasında 21.06.2022 tarihli celsede davacı tanığı olarak dinlenen davacının oğlu ...'ın beyanı ile " çekişmeye konu edilen taşınmazların murise ait aracın satışından elde edilen gelirle alındığının 2015 yılında öğrenildiği, davacının da murisin sağlığında haberdar olduğu" savunmanın teyit edildiği, bu durumda tenkis istemli davanın saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içinde açılması gerektiği, gizli bağış yoluyla davalılar lehine yapıldığı iddia edilen kazandırma tarihinin 24.11.2015, murisin ölüm tarihinin ise 27.06.2020 olduğu, tenkis davasının en geç murisin ölüm tarihinden itibaren bir yıl içinde açılmasında hukuki bir engel bulunmadığı, davacının davalılar lehine yapılan kazandırmadan murisin sağlığında haberdar olduğunun dosya kapsamı ile kanıtlandığı, dava tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin geçtiği..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının yalnızca kardeşlerinin dava konusu taşınmazları aldığını bildiğini, murisin ticari taksisinin satışından elde edilen parayla taşınmazların alındığını ve saklı payının bu şekilde zedelendiğini bilmediğini, dinlenilen tanık beyanlarında gerçeği yansıtmayan muğlak ifadelere dayanılarak hüküm verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!