Anahtar kelimeler: Komatsu Hafriyat Makinesinin Nak Hakimiyetinin Makinesi Oto Esaskarar Fiilden Ödenmek

T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINAT.C....10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememize açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;DAVA
:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı ...Grup Hafriyat İnş. Nak. Oto. Ak. San. Tic. Ltd. Şti. arasında 06-00-18-6387 plakalı 2011 model, Komatsu marka iş makinesinin konu olduğu satış sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme uyarınca davalı şirket tarafından satış bedeli ödenmek suretiyle iş makinesi ve iş makinesinin fiili ve ekonomik hakimiyetinin teslim alındığını, müvekkilinin söz konusu iş makinesinin satışına ilişkin davalı yana █████/2024 tarihinde saat 10:03'te fatura düzenlediğini, satış bedelinin davalı şirket tarafından aynı gün 15:27'de ödendiğini, noter işlemlerinin ise yine aynı gün 15:54'te yapıldığını, tüm bu havaleler/noter işlemlerinin gerçekleştiği sırada ve hatta öncesinde iş makinesinin davalı şirket uhdesinde olduğunu, resmi şekil şartının yerine getirilmesinden ve satış bedelinin alınmasından pek evvel; iş makinesi ve makinenin fiili ve ekonomik hakimiyeti, iş makinesinden doğacak kar/zarar ve sair her türlü kazanç/kayıp şansı/tehlikesi davalı şirkete teslim edildiğini, Noter'de resmi şekil şartları yerine getirilmemişken, işbu resmi işlemden yalnızca 25 dakika önce; █████/2024 günü saat 15:29'da satış konusu iş makinesi, davalı şirketin çalışanı olan diğer davalı ...sevk ve idaresinde iken ... plakalı araç ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, müvekkili şirketin sattığı, davalı şirketin satın aldığı ve davalı şirketin çalışanı olan diğer davalının kullanım ve kontrolünde olan iş makinesi; dava dışı ... plakalı araç ile trafik kazasına karıştığını, kazada sürücü davalı Arif Erol'un %100 kusurlu olduğu, kazaya karışan dava dışı diğer araç sürücüsünün ise kural ihlalinin bulunmadığı kolluk tarafından kaza tutanağı ile belirlendiğini, kaza anında iş makinesinin sevk ve idaresinde olduğu sürücü davalı Arif Erol’un diğer davalı şirketin sigortalı çalışanı olduğunu, iş makinesinin fiili ve ekonomik hakimiyetinin, kısacası işleten sıfatının davalı şirkete ait olduğu açıkça ortada olduğunu, kazaya karışan karşı aracın meydana gelen hasarını kendi kasko poliçesini kullanarak giderdiğini, kaza esnasında müvekkili şirket tarafından davalı şirkete satılan iş makinesinin sigortasının olmaması ve müvekkili şirketin sırf kayıt maliki olması sebebiyle kasko/sigorta şirketi tarafından rücuen ödeme isteminin müvekkili şirkete yöneltildiğini, müvekkili şirketin sigorta şirketinin ödeme talebini ve borcun sorumlusunun davalılar olduğunu davalı şirket yetkililerine bildirdiğini, nitekim davalı şirketin de iş makinesinin davalı yana teslim edildiği konusunda herhangi bir itirazı bulunmadığını, kaza tarihi itibarıyla davalı yan tarafından satın ve teslim alındığı, bedelinin ödendiği ve fakat yalnızca noter işlemlerinin devam ettiği açıkça görüldüğünü, bu durumun kolluk görevlisi tarafından kaza raporuna açıkça yazıldığını, davalı şirketten tüm çabalarına rağmen olumlu dönüş alamayan müvekkil şirketin hukuken sorumlu olmadığını ve fakat karşı karşıya kaldığı borcu aleyhine hukuki yollara başvurulması halinde yargılama gideri vekâlet ücreti sebebiyle daha fazla ödeme yapmak zorunda kalacağı kanaati ile ödemek zorunda kaldığını, sorumlu olmadığı bir borcu ödemek durumunda kalan müvekkili şirketin ödediği miktarın ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte borcun asıl sorumluları olan davalılardan rücuen tahsilini talep ettiğini somut olayda bir kiralama sözleşmesinden dahi değil bir satış sözleşmesinden bahsedildiğini, satışa konu edilen ve kazaya karışan aracın kaza anı itibarıyla davalı şirkete (alıcıya) teslim edildiğini, satış bedelinin dahi tahsil edildiğini, davalı şirketin sigortalı çalışanının sevk ve idaresinde iken kazanın meydana gelmiş olması fiili hakimiyetin ve buna bağlı olarak işleten sıfatının ve yine buna bağlı olarak borcun sorumlusunun kim olduğunu açıkça gösterdiğini, meydana gelen kazada ortaya çıkan zarardan davalı şirketin araç işleten sıfatı ile sorumluluğunun tartışmasız olmasının yanı sıra davalıların haksız fiil sorumluluğunun da söz konusu olduğunu, davalı Arif Erol’un meydana gelen kazada tam kusurlu olarak üçüncü şahsa verdiği zarardan ötürü haksız fiilden kaynaklanan sorumluluk hükümleri gereğince müvekkili şirketin zararını gidermekle yükümlü olduğunu, davalı şirketin diğer davalı Arif Erol'un işvereni olması hasebiyle işverenin kusursuz sorumluluğu hükümleri ve yine haksız fiilden kaynaklanan sorumluluk hükümleri gereğince davalı müvekkilin uğradığı zararda kusursuz olarak sorumlu olduğunu, ortada haksız bir fiil ile üçüncü kişiye verilen bir zarar söz konusu olduğundan haksız fiilin işlendiği yer mahkemesinin yetkili hale geldiğini, davalı Arif Erol'un sevk ve idaresindeki iş makinesi ile dava dışı ... plakalı araç arasındaki maddi hasarlı kazanın Ostim Mah. 1216.Cad. No:27 Yenimahalle/... adresinde meydana geldiğini, tüm bu nedenlerle davanın kabulünü, müvekkili şirket tarafından dava dışı sigorta şirketine ödenen 223.847,00 TL'nin ödeme günü olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyen ticari avans faizi ile birlikte davalılardan rücuen, müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı ...vekili, cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın müvekkili aleyhine, sigorta şirketine yapmış olduğunu iddia ettiği ödemenin rücuen tahsilini talep ettiğini, ancak bu talebin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin kaza tarihinde işçi sıfatıyla ve işvereni konumundaki şirketin talimatı doğrultusunda hareket ettiğini araç üzerinde malik veya işleten sıfatına sahip olmadığını, müvekkiline atfedilen kusur iddiasının rücu sorumluluğu doğurmayacağını, TBK m.66 gereği işçinin işin görülmesi sırasında verdiği zarardan asıl sorumluluğun işverene ait olduğunu, kaza tarihinde zorunlu trafik sigortasının bulunmamasının müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, trafik sigortası yaptırma yükümlülüğünün işletene ait olduğunu, davaya konu aracın sıfır olmayıp hâlihazırda kullanılan ikinci el bir araç olduğu dikkate alındığında, bu tür araçların trafik sigortasının bulunduğunun varsayılması hayatın olağan akışının bir gereği olduğunu, iş bu sebeple kazanın olduğu tarihte söz konusu iş makinesinin trafik sigortasının bulunması gerektiğini, bu sorumluluğun davacı Atlı İş Makinalarına ait olduğunu, davacının aracın fiili hakimiyetlerinden çıkması nedeniyle sorumlu olmadıkları iddiası hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin kendisine deneme sürüşü amacıyla teslim edilen bir araç bakımından ayrıca trafik sigortasının bulunup bulunmadığını araştırma veya sorgulama yükümlülüğünün bulunmadığını, zorunlu trafik sigortasının sürücü tarafından değil, araç maliki veya işleteni tarafından yaptırılması gereken bir sigorta olduğunu, müvekkilinin sigortasızlık halini bilmesi ya da bilmesinin beklenmesi hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle, sigortasızlıktan kaynaklanan sonuçların müvekkiline yüklenmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kaza tarihinde zorunlu trafik sigortası mevcut olsaydı, zarar sigorta şirketi tarafından karşılanacak, davacı herhangi bir ödeme yapmak zorunda kalmayacak ve rücu davasının doğmayacağını, bu sebeple müvekkili ile davacının iddia ettiği zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, iş bu davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, belirterek davanın husumet yokluğu ile reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...Grup Hafriyat İnşaatçılık Nakliyat Otomotiv Akaryakıt Sanayi Ticaret Limited Şirketi davaya cevap vermemiştir.DELİLLER
:...Sigorta A.ş.'ne müzekkere yazılarak, ... plakalı aracın hasar dosyası getirtilmiş, dosyaya kazandırılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında makine mühendisi ve sigorta bilirkişisi tarafından alınan █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle, 06-00-18-6387 plakalı iş makinası sürücüsü davalı ...’un meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 47/d., 67/a-b. ve 84/j. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olacağı, ...plakalı araç sürücüsünün meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olacağı, dava dosyasında belge bulunmadığından ...plakalı aracın hasar/onarım bedelinin hesaplanamadığı, ...plaka sayılı aracın hasarından tarafların eşit oranda kusurlu olacağı kanaatine varıldığı, davacı tarafın ödemek zorunda kaldığı tutarın %50’sini davalılardan talepte bulunabileceği görüş ve kanaatini bildirmiştir.DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE
:Dava; sigortalı aracın zarar görmesi nedeniyle, davacının kayıt maliki olarak sigorta şirketine ödeme yaptığı ve bu bedelden davalıların sorumlu olduğundan bahisle, sigorta şirketine davacı tarafından yapılan ödemenin, rücuen tahsili istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; araçtaki zararın davalı sürücünün kusuru nedeniyle doğup doğmadığı , davalıların oluşan zarardan sorumlu olup olmadığı sorumlu ise ne kadarından sorumlu olduğuna, davacının ödediği bedeli rücu edip edemeyeceğine ilişkindir.Mahkememizce deliller toplanmış bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Kusur bilirkişi kazanın oluşumunda 06-00-18-6387 plakalı iş makinası sürücüsü davalı Arif EROL’un meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 47/d., 67/a-b. ve 84/j. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olacağı, ...plakalı araç sürücüsünün meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olacağını tespit etmiş bu tespit oluşa uygun kabul edilmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda yapılan ödeme yönünden noter satışı yapılmadan aracın zilyetliğini devretmekle davacının da %50 kusurlu olacağı görüşü mahkememize bildirilmiş ise de aslen hukuki olarak çözüme kavuşturulması gerekin bu hususta bilirkişi raporundaki görüşe iştirak edilmemiştir. Zira burada işleten sıfatının kimde olduğunun belirlenmesi gerekmektedir.İşleten; KTK'nun 3. maddesinde "Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişi" olarak tanımlanmış; ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edildiği takdirde bu kişinin de işleten sayılacağı belirtilmiştir.Araç sahibi aracı için adına yetkili idare tarafından tescil belgesi verilmiş ya da sahiplik veya satış belgesi düzenlenmiş kişidir. Gerçek işleten, kural olarak aracın sahibi olup, genel hayat tecrübelerine göre aynı zamanda onun zilyetliğine de sahiptir. Ancak her zilyet araç işleteni olmadığı gibi her araç sahibi de zilyet ya da işleten olmayabilir. Trafik kaydı ve araç tescil belgesi mülkiyet ilişkisinin belirlenmesinde sadece bir karine fonksiyonuna sahiptir. İşletme ilişkisiyle, mülkiyet ilişkisi ve vazülyetlik ilişkisi tamamen birbirinden farklıdır ( Eren, Fikret: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, ... 2018, s. 704 vd). Bu karine işletenin kim olduğunu gösteren mutlak bir karine olmayıp, işletenin kim olduğunu belirleyen güçlü bir delil niteliğindedir. Bu nedenle KTK’da işleten ve araç sahibi ayrı ayrı tanımlanmıştır.Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde işletenin tanımı yapılırken şekli ölçüt değil maddi ölçüt esas alındığından işletenin belirlenmesinde; araç üzerinde kurulan fiili hâkimiyet, araçtan ekonomik yararlanma, aracı kendi hesabına işletme, aracın masraf ve rizikolarına katlanma ilişkisi esas alınır. Özellikle aracın trafiğe sokulmasına veya trafikten çekilmesine, bakılmasına, muhafazasına, kim tarafından, nasıl ve hangi amaçla kullanılması gerektiğine karar verme yetkisi, fiili hâkimiyeti oluştururken; bir aracın masraf ve tehlikelerini üstlenme ise, onun donatım, bakım ve işletme giderlerini, vergi ve sigorta primlerini ödemeyi ifade etmektedir. Özellikle aracın yakıt, onarım, yağ, garaj ve diğer parça ve ihtiyaçlarını karşılamak için harcanan paralar, giderler arasında sayılabilir (Eren, s. 705). Yargıtayın yerleşik uygulaması da bu yöndedir.İşleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hâkimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hâkimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Uzun süre kavramı, belirli bir gün sayısı ile sınırlı olmayıp, her somut olayın özelliğine göre ayrıca değerlendirilir. Ayrıca bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarına halel getirecek bir sonuç oluşturmaması şarttır. O halde kısa süreli olmamak kaydıyla, araç herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devredildiğinde artık üzerindeki fiili hâkimiyetin ortadan kalkması, bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının da bulunmadığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimse işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulacak, araç maliki sorumlu tutulamayacaktır. Aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 22.06.2021 tarihli ve 2021/(17)4-104 E., ████████ K. sayılı kararında da benimsenmiştir.Bazı kişiler ise yukarıda açıklanan işleten kavramının unsurlarını taşımadığı hâlde Kanun gereğince işleten gibi sorumlu tutulmuştur. Farazi işleten olarak tanımlanan bu kişiler; motorlu araçlar ile ilgili mesleki faaliyette bulunanlar (KTK'nun 104. maddesi), motorlu araçlar ile ilgili yarış düzenleyenler (KTK'nun 105. maddesi), aracı çalan ya da gasp eden kişiler (KTK'nun 107. maddesi) olarak sıralanabilir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; kaza tarihi 23.09.2024'dür. Davacı yan ise kaza tarihinden önce zilyetliği davalı şirkete devrettiğini noter satışından az evvel ise kazanın gerçekleştiğini iddia etmiştir. Anılan iddia karşısında ispat külfeti davacı üzerinde olup, davacı kaza tarihinde kayden malik olduğu aracın işleteni sıfatına sahip olmadığını usulüne uygun delillerle ispatlamakla yükümlüdür. Aracın kaza anındaki sürücüsünün davalı çalışanı olduğu dosya kapsamından sabittir. Kazadan az sonra noterden devir işleminin de yapılmış olması karşısında davacının iddiasını ispat ettiğinin kabulü gerekmiştir. Bu nedenle işletenin davalı şirket kazaya kusuruyla sebebiyet verenin de davalı gerçek kişi olması karşısında davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;1-Davanın kabulü ile 223.847,00 TL'nin █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile, davacıya verilmesine,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 15.290,98 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 3.822,75 TL harcın mahsubu ile noksan olan 11.468,23 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,4-Arabuluculuk aşamasında harcanan 4.700,00 TL giderin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,5-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 3.822,75 TL peşin harç olmak üzere toplamı 4.438,15 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,6-Davacı tarafından yapılan 13.262,00 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı ve bilirkişi ücreti yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı █████/2026*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.