Anahtar kelimeler: Kılarak Fasılasız Kadimden Nizasız Köye Muş Bugüne Murislerinin Van Değerden

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Muş 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; 1 04... parsel sayılı taşınmazı müvekkilleri ve murislerinin kadimden beri nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla bugüne kadar kullandığını, taşınmazın mera komisyonu tarafından kamulaştırma yapılmadan mera vasfına alınması ve Mera Kanunu hükümlerine tâbi kılarak davalı köye tahsis edilmesi işleminin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, mera tahsis komisyonu kararının ve dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... ... Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi cevap dilekçesinde; niza konusu taşınmazı evveliyatından beri köyün kadim sahipleri olan Tanrıkulu ailesine ait olduğunu, taşınmazları kullandıklarını, her nasılsa bu taşınmazın 1 04... parsel sayısı ile muhtarlık adına mera vasfı ile tahsis edildiğini, mevcut taşınmazın kültür vasıflı tarım arazisi olduğunu, arazinin toprak yapısı, topografik durumu itibariyle zirai faaliyet yapılan, ekilip biçilen bir yer olduğunu, ilgili taşınmazın tamamının davalıların murislerinden intikal eden ve davacılar tarafından ekilen, biçilen tarım vasfı ile kullanılan yer olduğunu belirtmiştir.2. Davalı İdare vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde ''Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.'' şeklindeki düzenlemeye yer verildiğini, davanın maddede belirtilen 10 yıllık sürenin geçmesinden sonra açıldığını, davacı tarafça işbu dava ile sadece mera tahsis isteminin iptalinin değil, aynı zamanda dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ve davacılar adına tescilinin de talep edildiği, dolayısıyla mera tahsis işleminin iptali talebinin de, taşınmazın tapusunun iptali ve davacılar adına tesciline yönelik olarak yapılan bir talep olduğu, talebin ayni hak ve tescil istemini içerdiği, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 05.02.2007 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere böyle bir durumda kadastro tespitinden daha sonraki bir tarihte mera tahsis kararı verilmiş olsa da kadastro tespitinden itibaren hak düşürücü sürenin uygulanmasına devam edilmesi gerekeceği, zira talebin kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanmaya devam ettiği" gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davaya konu edilen taşınmaza ait kadastro tutanağının 1992 tarihinde kesinleştiği, tutanağın kesinleştiği tarih ile davacının davasını açtığı 20.10.2022 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesinde öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği mahkeme tarafından yerinde değerlendirilme yapıldığı, davacının kadastro öncesi nedene dayandığı, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA.Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde;1. Taşınmazın mera vasfına haiz olmadığını,2. Dava konusu taşınmazın davacılar tarafından kadimden beri kullanıldığını,3. Davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini bildirmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, mera tahsis komisyonu kararının iptali ile tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.