Anahtar kelimeler: İvrindi Paydaş Evin Murisi Bilindiğini İli İlçesi Bursa Mahallesi Derdest

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İvrindi Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi, 5 79... parsel sayılı taşınmazda davalı ile birlikte paydaş olduklarını, bu taşınmazla ilgili olarak ortaklığın giderilmesi davasının derdest olduğunu, söz konusu taşınmaz üzerindeki evin, davacıların murisi ...tarafından yaptırıldığını, bu hususun davalı tarafından da bilindiğini ve tanık anlatımları ile ispatlanacağını, davalı tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davası nedeniyle muhdesatın aidiyetinin tespiti davasını açma zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek taşınmaz üzerindeki evin davacıların murisi tarafından yapıldığının tespiti ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; aidiyetinin tespiti istenen evin davacılar murisi ...tarafından yaptırıldığı iddiasını kabul ettiklerini, bu hususta davalının bir itirazı bulunmadığını, davacının davasını kabul ettiklerini, ancak davanın açılmasına davalı hal ve davranışlarıyla sebep olmadığından yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davanın █████/2022 tarihinde İvrindi Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasının ise █████/2022 tarihinde açıldığı ve derdest olduğu, ortaklığın giderilmesi davasında, davacıların muhdesat iddiasında bulunmadan önce eldeki davayı açtıkları anlaşılmaktadır. Eldeki davada da davalı muhdesat iddiasına itiraz etmeyip muhdesat iddiasını kabul etmiştir Muhdesatın tespiti davaları muhdesatın davacı tarafça meydana getirildiğini açıkça kabul etmeyerek uyuşmazlık çıkaran paydaşlar aleyhine görülen bir dava olup somut olayda davacıların muhdesatın tespiti davasını açmasında hukuki yararı bulunmadığı, kaldı ki uyuşmazlığa konu tapu kaydında muhdesat iddia edilen taşınmazlar üzerinde davacıların murisi yararına muhdesat şerhi bulunduğunun da anlaşıldığı..." gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "tapu kaydında davacıların murisi yararına bir muhdesat şerhi mevcut iken, bu muhdesatın aidiyetinin ayrıca bir tespit davası ile belirlenmesinde davacılar yönünden hukuki bir menfaatin varlığından söz etmek mümkün değildir; zira hukuki durum zaten resmi sicilde lehlerine kayıtlı bir şerh ile sabittir. Kendilerini vekille temsil ettiren davacıların tapu kaydında lehlerine şerh bulunduğunu bilip bilmemelerinin sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine ve kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti tayinine karar verilmesi yerinde ve hukuka uygun olduğu" gerekçesiyle istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı lehine vekalet ücreti verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacıların murisi yararına taşınmazlar üzerinde muhdesat şerhi bulunduğunu bilme şanslarının olmadığını, davalının muhdesat iddiasına itiraz etmeyip bu iddiayı kabul edeceğini ön görmelerinin beklenemeyeceğini, davanın esastan reddedilmediğini, hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilen davada vekalet ücretine hükmedilmesinin vatandaşın mağduriyetine sebep olacağını, bu nedenle davacılar aleyhine verilen vekalet ücreti kararının kaldırılmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.