Anahtar kelimeler: Sini Halihazırda İstemli Grubu Yazildiği Haiz Kurul Pay Bakirköy Kooperatif

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli), Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
BİRLEŞEN ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN
....... ESAS, ....... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA
: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli), Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Halihazırda şirketin %62'sini oluşturan pay grubu (......., ..........., ..........., ..........., ..........., ........... ve ...........) ile özellikle yönetim yetkisini haiz olan ........... ve ........... adeta şirketi batıracak hamleler yapmakta ve bu konuda tamamen çoğunluk gücünü kötüye kullanarak azınlık pay grubunda olan %38'lik grubun hiçbir sorusuna cevap vermemekte, TTK 437 uyarınca bilgi alma hakkını kullanmasını engellemektedirler. Nitekim genel kurulda da bilgi almaya yönelik onlarca soru sorulmuş olup hiçbirine bu kişiler tarafından cevap verilmediğini, esasında %38'lik pay grubunun %62'lik pay grubuna karşı çıkmasının nedeni, şirketin yeni bir yatırım sürecisine girmesi olduğunu, söz konusu yatırımın olumlu sonuçlanmaması durumunda, bir diğer ifadeyle yatırımdaki rakamların ödenememesi durumunda, şirket batacak ve 1984 yılından beri faaliyet göstermekte olan ve Türkiye'nin öncü şirketlerinden biri olan işbu şirket iflas edeceğini, nitekim bu hususun müvekkil tarafından defaatle söylenmekte, ihtarnameler keşide edilmekte, önceki genel kurullar için dava açıldığını, ancak çoğunluk gücünü elinde bulunduran pay sahipleri müvekkil tarafından cevaplanmasını istediği bu yatırım hakkındaki sorulara hiçbir şekilde cevap alamadığını, hatta genel kurul kamera ile kayıt altına alınmış olup, genel kurulda da yatırımın planlandığı/öngörüldüğü şekilde devam etmediği bizzat çoğunluk gücünü elinde bulunduran şahıslar tarafından belirtildiğini, şirketin bundan önce düzenlemiş olduğu belgelerde ve özellikle faaliyet raporunda, yatırım maliyetinin 110.000.000,00 Euro (yüz on milyon euro) olarak tahmin edildiği, buna karşılık bir önceki faaliyet raporunda yatırım maliyetinin 178.219.519,00 Euro (yüz yetmiş sekiz milyon iki yüz on dokuz bin beş yüz on dokuz euro) olarak revize edildiği ve nihayetinde işbu davaya konu genel kurul belgeleri arasında yer alan yönetim kurulu faaliyet raporunda ise yatırım maliyetinin 194.437.764,00 Euro'ya ulaştığının belirtildiğini, işbu davanın açıldığı tarihte bir euronun 37,23 TL olduğu dikkate alındığında toplam 7.238.984.062,56 TL'lik yatırımdan bahsedilmekte olduğunu, davalı şirketin bu büyüklükteki bir yatırımı gerçekleştirebilecek ekonomik/finansal güce sahip olmadığı şüphesiz olduğunu, yatırım miktarının bu denli büyük olması karşısında huzurdaki davanın açılması elzem olduğunu beyanla ........... Tarihli Genel Kurulda alınan (3), (6), (8), (10), ve (11) numaralı kararların iptaline, (7) ve (11) numaralı kararların öncelikle yoklukla malul olduğuna, mahkeme aksi kanaatte ise iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen dosya dava dilekçesinde özetle ; Davalı şirketin █████/2024 tarihli olağan genel kurul toplantı ve kararlarının tümüyle hükümsüz (yok hükmünde) geçersiz olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini, verilecek olası hükmün ticaret sicil gazetesinde tescili ve ilanına, şirket işleyişinin devamı ve ortaklığın menfaatlerinin korunabilmesi için ihtiyadi tedbir istemlerinin kabulü ile 6102 TTK'nın 449. Md. Uyarınca █████/2024 tarihli olağan genel kurul toplantı ve kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına, bu yöndeki kararların ticaret sicil gazetesinde ilanına, davanın varsa diğer ortakları tarafından açılmış olan davalar ile birleştirilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili asıl ve birleşen dosya cevap dilekçesinde özetle; davacının Bakırköy ............ Asliye Ticaret Mahkemesinin ...........esas sayılı dosyası ile açtığı özel denetçi tayini davasında bilgi alma hakkını kullandığını beyan etmesine rağmen iş bu huzurdaki davada bilgi alma hakkının kullanılmasının engellendiğinden bahsettiğini, davacıların daha önce yapılmış olan genel kurullara karşı açmış oldukları iptal davalarının halen devam ettiğini, davacıların amacının müvekkil şirkete zarar vermek ve kendi hisselerini diğer ortaklara satmak için zemin oluşturmak olduğunu, rakip firmalar sürekli yatırım yapıp büyürken müvekkil şirketin üretim kapasitesi 150.000 ton/yıl ile kalmış ve ........... Belgesi gereği bu rakam şirketin mevcut faaliyet gösterdiği alanda izinli olduğu maksimum üretim rakamı olup uzun yıllardır bu rakam arttırılamadığını, bu nedenlerle yatırım yapmak bir tercih değil zorunluluk olduğunu, bu zorunluluk karşısında İstanbul dışında başka bir yerleşim yerinde yatırım kararı alındığını, dava dilekçesinde belirtildiği gibi rüya görerek alınmadığını, bu yatırım kararında Kenan Saral dışında tüm ortakların onayı olduğunu, genel kurul kararında da açıklandığı üzere yönetim kurulu üyelerinin aldıkları ücretler genel kurul tarafından belirlendiğini, oy çokluğu ile belirlenen bu ücretler kar payından ödenmediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen dosya davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin █████/2024 tarihli olağan genel kurul toplantı ve kararlarının tümüyle hükümsüz (yok hükmünde) geçersiz olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini, verilecek olası hükmün ticaret sicil gazetesinde tescili ve ilanına, şirket işleyişinin devamı ve ortaklığın menfaatlerinin korunabilmesi için ihtiyadi tedbir istemlerinin kabulü ile 6102 TTK'nın 449. Md. Uyarınca █████/2024 tarihli olağan genel kurul toplantı ve kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına, bu yöndeki kararların ticaret sicil gazetesinde ilanına, davanın varsa diğer ortakları tarafından açılmış olan davalar ile birleştirilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
........... tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; "VUK. md.182 ve 6102 sayılı TTK m.64’e göre tutulması gereken davalı şirketin 2022 ve 2024-3 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK md. 64 ve VUK 221-226. md. uyarınca açılış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı; 6102 sayılı TTK m.64’e göre kapanış tasdikine tabi olan ilgili yıllar yevmiye defterlerinin kapanış tasdikinin de yasal süresinde yaptırıldığı, davalı şirketin █████/2024 tarihli genel kurulunda alınan kararlardan İptali talep edilen 3 nolu gündem maddesi bakımından finansal tabloların gerçeği yansıtmadığına ve bu nedenle gündemin işbu 3. maddesinin iptali gerektiğine ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığı bu kararın iptali koşulunun oluşmadığı, İptali talep edilen 6 nolu gündem maddesi bakımından ...........’ın, 2023 yılında payını devrettiğini ileri sürmekle beraber açık kaynaklarda hala bağımsız denetim firması olarak seçilen ........... ’nin ortağı olarak göründüğü, davalı şirket tarafından kendisinden alınan hizmetin vergi danışmanlığından ibaret olduğunun bildirildiği hizmetin sınırının heyetimizce denetlenemeyeceği, kanaatimiz denetim seçimine ilişkin maddenin bağımsızlık unsurunun zedelenmiş olması nedeniyle bu kararın da iptal edilebileceği, İptali talep edilen 3 nolu gündem maddesi bakımından ira oylamasında oy kullanan ........... yönetim kurulu üyesi sıfatını haiz olmamakla birlikte imza yetkilisi olduğundan TTK md. 436 f.2 gereği oydan yoksun olup onun oyu düşüldüğünde, yönetim kurulu üyelerinin ibrası için gerekli çoğunluğun sağlanamadığı, bu kararın iptali koşulunun oluştuğu, İptali talep edilen ........... nolu gündem maddesi bakımından Davalı şirketin 2022 yılında %5 oranında kar dağıtımı yapmış olmasına rağmen, 2023 yılında yapılan yatırım tutarının 2022 yılındaki yatırım tutarının %100’ünden fazlasına ulaşmış olduğu göz önüne alındığında, “şirketin yatırım aşamasında olması, yaşanan ekonomik kriz dikkate alınarak kar payı dağıtılmaması” yönünde teklif için oy çokluğu ile alınmış olan gündemin ............ Nolu kararının dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği ve iptali koşulunun oluştuğunun değerlendirildiği, İptali talep edilen ........... nolu gündem maddesi bakımından Yönetim kurulunun seçimi münhasıran genel kurulun yetkisinde olup, seçilme şartları arasında ibra edilmiş olma şartı bulunmadığı, Yönetim kurulu üyesinin seçimine engel olan ve TTK md. 363 f. 2 de sayılan kesinleşmiş bir iflas kararı, kısıtlılık hali veya esas sözleşmede öngörülen seçilme şartlarına aykırılık bulunduğuna dair dosyada bir veriye rastlanmadığı da dikkate alındığında seçim kararının iptali koşulunun oluşmadığı, İptali talep edilen 11 nolu gündem maddesi bakımından 2022 yılında uygulanan ücretlere herhangi bir artış yapılmadan 2023 yılında da devam edildiği dikkate alındığında söz konusu kararın dürüstlük kuralına aykırı olmadığı ve iptali koşulunun oluşmadığı, huzur hakkına ilişkin oylamada yönetim kurulu üyesinin oydan yoksu olmadığı kanaatinde olunduğundan alınan kararın yokluk ile de malul sayılamayacağı" görüş ve kanaatlerini mahkememize bildirmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ;Asıl ve birleşen dava Davalı şirketin █████/2024 günü yapılan 2023 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan kararların iptali istemlidir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı şirketin █████/2024 günü yapılan 2023 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan kararların hükümsüz olup olmadığı hususundan kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Bakırköy ............ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...........Esas , ...........Sayılı kararı ile mahkememiz dosyasının birleştirildiği görülmüştür.
HMK.nun 166/1-4 maddesinde “aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır.” hususları düzenlenmiştir.
TTK'nun 448/2.maddesi uyarınca iptal davasında üç aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanamaz. Birden fazla iptal davası açıldığı takdirde davalar birleştirilerek görülür.
Bilindiği üzere, her anonim şirket pay sahibinin Kanuna, esas mukaveleye veya afaki iyi niyet kurallarına aykırı genel kurul kararlarına karşı, TTK md. 445’de (mülga TTK md. 381) öngörülen iptal davasını ikame etme hakkı vardır. Ancak pay sahiplerinin iptal davası açabilmeleri TTK.’nun 446. maddesi uyarınca bazı koşullara tabi tutulmuştur. Bu koşullar uyarınca; a) ancak toplantıda hazır bulunup da karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirten pay sahipleri ile, b) toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri iptal davası açmaya yetkilidir. Genel kurul kararlarının iptaline ilişkin kanunda öngörülen üç aylık süre hak düşürücü nitelikte olup karar tarihinden itibaren hesaplanır. Bu sürenin geçirilmesi halinde ortak dava açma hakkını kaybeder. Her iki davanın da süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu da dikkate alınarak yapılan yargılama sonucunda;
İptali talep edilen ...........nolu gündem maddesi bakımından ;2023 yılı finansal tabloların ve mizanların birbiriyle uyumlu olduğu, finansal tabloların gerçeğe
aykırı düzenlendiğine veya önemli yanlışlıklar içerdiğine ilişkin herhangi bir tespit
yapılamadığı; bu haliyle de davalı şirketin 2023 yılı finansal tablolarının gerçeği yansıttığının
kabul edilmesi gerektiği;
finansal tabloların gerçeği
yansıtmadığına ve bu nedenle gündemin işbu 3. maddesinin iptali gerektiğine ilişkin
herhangi bir tespit yapılamadığı bu kararın iptali koşulunun oluşmadığından hükümsüzlük talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
İptali talep edilen ........... nolu gündem maddesi bakımından; ...........’ın, 2023
yılında payını devrettiğini ileri sürmekle beraber açık kaynaklarda hala bağımsız
denetim firması olarak seçilen ........... ’nin ortağı olarak göründüğü tespit eidlmiş olsa da Yeminli Mali Müşavir ........... ........... .’nin Yeminli Mali Müşaviri olmadığı gibi, ........... ve ........... . nin denetim kadrosunda olan biri olduğuna dair kayıt da söz konusu değildir. Ayrıca ortaklıktan ........... tarihinde ayrılmış olup, şu anda ............ nin de ortağı değildir. Keza ...........ve ............ nin denetim kadrosunda yer almadığı gibi, hiçbir bağımsız denetim sözleşmesinde de yer almamış olup .......................’ ne sadece ........... hizmeti vermekte, vergi beyannamelerinde ismi yer almamakta, ...........dikkate alındığında denetim seçimine ilişkin
maddenin bağımsızlık unsurunun zedelenmiş olmadığı kanaati oluştuğundan bu yöndeki iptal talebi de yerinde görülmemiştir.
İptali talep edilen ........... nolu gündem maddesi bakımından ; Genel Kurul tutanağından Yönetim Kurulunun ibrasına ilişkin yapılan oylama neticesinde,
........... , ........... ve ...........'ın 432.820 ret oyuna karşılık .........., .........., .........., .........., .........., .........., .........., .........., ..........'nın 546.720 kabul oyu sonucunda oy
okluğu ile ibra edildiği anlaşılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, anılan gündem maddesinde yönetim kurulu üyesi pay sahibi ..........’un gerek kendi gerekse diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy
kullanmadığı görülmüştür. TTK md. 436 f. 2 ye göre sadece yönetim kurulu üyesinin değil
yönetime dahil diğer üyelerin de oy kullanma yasağı bulunup onların da ibra oylamasında oy
kullanmamaları gerekmektedir. Geçerli bir ibradan bahsedebilmek için TTK md. 436 (2)’de yer
alan koşullara uygun yapılması gerekir. Bununla birlikte Yargıtay’ın
yerleşik uygulaması yönetimde görevli kimselerin oyları düşüldükten sonra geriye kalınan
oylar ibra için yeterliyse aykırılığın iptale yol açmayacağı yönündedir. . Öte
yandan iş bu davada İptali talep edilen ..........nolu gündem maddesinde oydan yoksun olduğu
iddia edilen ..........şirket yönetim kurulu üyesi olmamakla birlikte TTK md. 436 f.
2 bağlamında yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişi sıfatıyla oydan yoksundur. .......... yönetim kurulu üyesi sıfatını haiz olmamakla birlikte imza yetkilisi olduğundan TTK md.
436 f.2 gereği oydan yoksundur ve onun oyu düşüldüğünde yönetim kurulu üyelerinin ibrası
için gerekli çoğunluk sağlanamadığından ibra oylamasında oy kullanan
..........yönetim kurulu üyesi sıfatını haiz olmamakla birlikte imza yetkilisi
olduğundan TTK md. 436 f.2 gereği oydan yoksun olup onun oyu düşüldüğünde
yönetim kurulu üyelerinin ibrası için gerekli çoğunluğun sağlanamadığı dikkate alınarak bu kararın
iptali koşulunun oluştuğu
anlaşıldığından bu kararın iptaline karar vermek gerekmiştir.
İptali talep edilen 8 nolu gündem maddesi bakımından ;
Davalı şirket genel kurulunun ........... Gündem maddesinde Karın dağıtılmaması yönündeki teklife
ilişkin yapılan oylama neticesinde, .........., .........., ..........'ın
432.820 ret oyuna karşılık .........., .........., ..........,
.........., .........., .........., .........., .........., ..........'nın 706.180 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edilmiştir.
Bilindiği üzere ticaret ortaklıklarının nihai amacı kar elde etmek ve bunu ortaklarına
dağıtmaktır. Bu amaca ulaşmak için ortaklığın bütün organları çaba harcarlar. Şirketlerin nihai
amacından doğan bu kar payı ortaklar açısından müktesep hak teşkil eder (TTK md. 331, 452).
Şirket kar elde amacını terk edemez, saptıramaz, izlenmesini erteleyemez. Bununla birlikte bu
hakkın sınırsız olarak kullanılması da söz konusu değildir. (........../........../..........,
.........., 11. Bası, ..........2009, Nr. 899 vd.). Bir başka anlatımla karın dağıtımına
ilişkin ana sözleşmede ve kanunda öngörülen birtakım sınırlamalara uyulmak gerekir. Karın
dağıtımına ilişkin karar münhasıran genel kurulun yetkisinde olup, istisnai hallerde karın
dağıtılmamasına karar verilmesi mümkündür. Kar payı ortakların müktesep haklarından
olduğundan bunu sınırlamaya yönelik istisnai düzenlemelerin dar yorumlanması gerekir.
Karın dağıtılmaması veya dağıtım oranının düşük tutulması yolu ile Şirketin yarar sağlayacağı,
finans yükünün azalacağı muhakkaktır. Bununla birlikte bu gerekçeye dayalı olarak kar payı
dağıtmamak veya bu oranı düşük tutmak, pay sahibini anonim şirkete kar almak için katılan bir
yatırımcı olmaktan çıkarır, kendisini zorla tasarrufları ile Şirketi destekleyen kişi durumuna
sokar. Oysaki yatırımcının amacı tasarrufları ile anonim şirketi desteklemek değil ona katılarak
kar elde etmektir (........../........../.........., Nr. 906). Burada şirketin çıkarları ile ortakların
çıkarları arasında bir denge gözetilmesi zorunludur. Kar payının gereken biçimde dağıtılmaması
sermaye şirketlerine karşı güven ve ilgiyi sarsabilir. O nedenle kararın objektif ölçülere aykırı
olmaması gerekir.
Davalı vekilince ileri sürülen bu gerekçe şirketin kar dağıtmaması bakımından haklı ve doyurucu olarak kabul edilemez. Genel kurul, bütün pay sahiplerinin menfaatleri dikkate
alındığında, şirketin sürekli gelişimi ve olabildiğince kararlı kâr payı dağıtımı yönünden haklı
örülüyorsa, kanunda ve esas sözleşmede öngörülenlerden başka yedek akçe ayrılmasına ve
arın dağıtılmamasına karar verebilir. Ancak dosyada bunu destekleyen yönde bir bilgi ve belge
ulunmamaktadır. Aksine şirketin düzenli kar ettiği ve yapılacak yatırıma rağmen kar dağıtma
kapasitesi olduğu tespit edilmiştir.
Davalı şirketin 2022 yılında
%5 oranında kar dağıtımı yapmış olmasına rağmen, 2023 yılında yapılan yatırım
tutarının 2022 yılındaki yatırım tutarının %100’ünden fazlasına ulaşmış olduğu göz
önüne alındığında, “şirketin yatırım aşamasında olması, yaşanan ekonomik kriz
dikkate alınarak kar payı dağıtılmaması” yönünde teklif için oy çokluğu ile alınmış
olan gündemin ........... Nolu kararının dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği ve iptali
koşulunun oluştuğu kabul edildiğinden Netice itibarıyla davalı şirketin kar dağıtabilir durumda olduğu, genel kurul toplantısı ...........
gündem maddesi ile alınan karın dağıtılmamasına ilişkin karar iyi niyet kurallarına aykırılık
teşkil ettiğinden bu karar bakımından iptal koşullarının oluştuğundan bu kararın da iptaline karar vermek gerekmiştir.
İptali talep edilen ..........nolu gündem maddesi bakımından ; Yönetim kurulunun seçimi
münhasıran genel kurulun yetkisinde olup, seçilme şartları arasında ibra edilmiş olma
şartı bulunmadığı, Yönetim kurulu üyesinin seçimine engel olan ve TTK md. 363 f. 2
de sayılan kesinleşmiş bir iflas kararı, kısıtlılık hali veya esas sözleşmede öngörülen
seçilme şartlarına aykırılık bulunduğuna dair dosyada bir veriye rastlanmadığı da
dikkate alındığında seçim kararının iptali koşulunun oluşmadığından talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
İptali talep edilen .......... nolu gündem maddesi bakımından ; 6102 s. TTK md. 394 yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul
kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kardan pay
ödenebileceğini hükme bağlamıştır. Anonim şirket esas sözleşmesine konulacak bir hükümle
veya genel kurul kararıyla yönetim kurulu üyelerine katıldıkları her toplantı için bir ücret
ödenebileceği (huzur hakkı) gibi belirli dönemlerde ücret ödenmesi de kararlaştırılabilir. Ücrete
ilişkin olarak belli bir oranı aşmama veya belli bir orandan aşağı olmama koşuluyla genel kurula
yetki verilmesi de mümkündür. Yine ana sözleşmede kâr payı ücretin, belli bir başarı düzeyine
ulaşılması, yedek akçelerin belli bir miktarı aşması, bütün dağıtılabilir karın dağıtılması belli
bir sermaye artırımının gerçekleştirilmesi, belli bir maliyet ortalamasının veya belli bir miktar
imalât, ihracat veya ithalin sağlanması gibi çok çeşitli şartlara bağlanabilir veya bazı şartların
gerçekleşmesi halinde kâr payının değişeceği kabul edilebilir. Bundan başka yönetim kurulu
üyelerinin, şirkette üyelik görevi dışında görevler yüklenmesi suretiyle örneğin yönetim kurulu
üyelerine idare ve temsil yetkisi delege edilmesi veya kurulacak komite ve komisyonlarda
görevlendirilmeleri halinde başka ücretler verilmesi de mümkündür. Yönetim kurulu üyelerine
verilecek ücrete ilişkin karar münhasıran genel kurulda olup başka bir organa devredilemez.
Davalı şirket genel kurulunda alınan ve İptali talep edilen ........... Gündem maddesinde yönetim
kurulu üyeleri için belirlenen ücretler esasen kanuna ve davalı şirketin esas sözleşmesine
aykırılık teşkil etmemektedir.
Hükme esas alınan raporun gündemin 3. Maddesinin incelenmesi kısmında yapmış olduğu tespitte de “2023 yılına
ait █████/2024 tarihli genel kurul toplantısında, bir önceki yıl uygulanmış olan aynı ücretle
devam edilmesinin karara bağlanmış olduğu; ancak “2022 yılında uygulanan bu ücretlere
ilişkin, ilgili gündem maddesinin iptali için de dava açılmış olduğu fakat Mahkemece bu yönde
bir iptal kararı verilmediği”nin anlaşıldığı; bu haliyle de 2022 yılında uygulanan ücretlere
herhangi bir artış yapılmadan 2023 yılında da devam edildiği anlaşılmaktadır.
TTK m.436/1’de düzenlenen oydan yoksunluğun yorum yoluyla genişletilerek, aynı zamanda
pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerinin, bu sıfatlarından kaynaklı kendi mali haklarına ilişkin
olan genel kuruldaki müzakerelerde pay sahibi olarak oy kullanamayacakları şeklinde sonuca
varılması, TTK m.394 hükmünün uygulanmasını da engellemektedir. Zira TTK m.394’te yer
alan “yönetim kurulu üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş
olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık kârdan pay ödenebilir” hükmünden
de anlaşılacağı üzere esas sözleşmede yer almadığı durumlarda genel kurul, yönetim kurulunun
mali haklarıyla ilgili karar alabilecektir. Bu karara karşı, TTK m.436/1’deki istisnai hükmün
amaca aykırı şekilde geniş yorumlanması mümkün değildir
.
2022 yılında uygulanan
ücretlere herhangi bir artış yapılmadan 2023 yılında da devam edildiği dikkate
alındığında söz konusu kararın dürüstlük kuralına aykırı olmadığı ve iptali koşulunun
oluşmadığı,
huzur hakkına ilişkin oylamada yönetim kurulu üyesinin oydan yoksun da olmadığı
kanaatinde olunduğundan alınan kararın yokluk ile de malul sayılamayacağı anlaşıldığından talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Aşağıdaki şekilde asıl ve birleşen dosya balkımından hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM
: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Asıl ve Birleşen Bakırköy ...........Asliye Ticaret Mahkemesinin .......... Esas sayılı dosyası yönünden Davanın Kısmen KABUL, Kısmen REDDİ ile;
a) Davalı ..........'nin █████/2024 tarihinde yapılan 2023 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında alınan (7) ve (8) numaralı kararların İPTALİNE,
b) Davacıların genel kurulda alınan diğer maddelerin iptali ve hükümsüzlüğü taleplerinin REDDİNE,
ASIL DAVA YÖNÜNDEN;
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 116,6-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.230,8-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 42.405,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
8-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 116,6-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
9-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.230,8-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
12-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ..........
¸e-imzalıdır
Üye ..........
¸e-imzalıdır
Üye ..........
¸e-imzalıdır
Katip ..........
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!