Anahtar kelimeler: Vaadinin Amcası Vaadi Parselde İmzaladığını Noterliğinin Yevmiye İli İlçesi Parsellerde

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: İzmir 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davaya konu .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesi, 388 37... parselde (yeni 27... parsellerde) kayıtlı taşınmaz ile ilgili olarak vekili ... aracılığıyla davacı ile 10.11.2011 tarihinde .. .. Noterliğinin ... yevmiye numaralı taşınmaz satış vaadi sözleşmesini imzaladığını, davalının davacının amcası olduğunu, satış vaadinin imzalandığı tarihte birçok borcu olması ve tutuklu olması sebebiyle paraya ihtiyaç duyduğunu ve dava konusu taşınmazı 24.000,00 TL karşılığında davacıya satmak istemesi üzerine 25.10.2011 tarihli vekaletname ile davalının kardeşi ve davacının da babası olan ... ile davacı arasında satış vaadi sözleşmesinin usulüne uygun imzalanarak satış bedelinin imza sırasında davacı tarafından ödendiğini, davacının satış vaadi sözleşmesinde yer alan tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalının edimini ifa etmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili; ön inceleme duruşmasında; davayı kabul etmediklerini, ayrıca satış vaadinin yapıldığı aynı gün ve daha önceki saatte satış vaadini yapan ... vekili ... vekillikten azledildiğinden yetkili olmadığını, bu yüzden de satış vaadi sözleşmesinin geçerli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davalıya vekaleten dava dışı ... tarafından 24.000,00 TL bedel karşılığında davacıya satışının vaat edildiği ve satış bedelinin peşin alındığı, davaya konu taşınmazın davacıya devredilmediği, davalı vekili tarafından her ne kadar satış vaadi sözleşmesindeki vekilin satış günü azledildiği, dolayısıyla sözleşmenin geçersiz olduğu savunma olarak ileri sürülmüş ise de; davalı adına vekaleten hareket eden ... adlı kişinin noterden satışı resmi şekilde yapıp satış bedelini de peşin olarak alması, satış ile aynı gün yapılmış olan azlin vekile tebliğ edildiğine ya da vekilin bu konuda satıştan önce bilgilendirildiğine dair geçerli herhangi bir delil sunulmadığından sözleşmenin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile vekilin azlinin satış ile aynı gün yapıldığı, bu azlin vekile tebliğ edildiğine ya da vekilin bu konuda satıştan önce bilgilendirildiğine dair herhangi bir kanıt bulunmadığından sözleşmenin geçerli olduğu, dava konusu taşınmazın, noterde düzenlenmiş geçerli bir satış vaadi sözleşmesi ile bedeli peşin ödenerek davacı tarafından tapu malikinden satın alındığı, Mahkemece verilen kabul kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ile vekil arasında anlaşmazlık çıktığını, davalının 10.11.2011 tarihinde saat 09.17'de .. ... Noterliğinde dava konusu taşınmaz satış vaadi sözleşmesini davalı adına düzenleyen vekil ...'i azlettiğini, vekil ...'in kötüniyetli olarak aynı gün içinde, yetkisiz olduğunu bile bile davalıdan habersiz, kendi kızı davacı ile anlaşarak dava konusu taşınmaz için gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi düzenlediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, vekil ile sözleşme yapan üçüncü kişi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 3. maddesi gereği, iyiniyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor ya da kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesi mümkün değilse, yapılan işlemin vekil edeni bağlayacağını, davacı ile davalının akrabalık ilişkisinin olduğunu, bu durumda davacının sözleşmeyi vekillik ilişkisi ile düzenleyen ve aynı zamanda davacının babası olan ... ile davalı arasındaki husumeti bilmemesinin hayatın olağan akışı ile bağdaşmayacağını, davacının iyiniyetli olmadığını, vekil tarafından üçüncü kişiye yapılan satışın vekaletname tarihinden çok kısa bir süre sonra yapılmış olmasının, taşınmazın ödendiği ifade edilen satış bedelinin elden ödendiğinin iddia edilmesinin kötü niyeti gösterdiğini, davalı ile yetkisiz vekilin iş ilişkisinin dosya kapsamında hüküm verilirken göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.