Anahtar kelimeler: Süreç Görüşü Hukukî Taksirle Öldürme Etme İstemi Halen Neticesinde Müştekiler

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Taksirle öldürmeHÜKÜM
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaO yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden; 1412 sayılı CMUK'nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 310. maddesi gereğince öngörülen süre içerisinde temyiz isteminde bulunmadığı anlaşılmıştır.Müştekiler vekilinin temyiz istemi yönünden; müştekilerin hükmü temyiz etme hakkı bulunmadıkları tetkik edilmiştir.Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇYerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 50/1-a, 52/2-4, 53/6 maddeleri uyarınca 30.400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 6 ay süreyle sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, ilgili kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, 04.04.2023 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmıyla, tanık ... ve tanık ...'nın yeniden dinlenerek anılan olayın açıklığa kavuşturulmasının sağlanması ile dosyada bulunan olay yeri fotoğraflarındaki ölenlerin isimleri belirtilerek kaza sonrası araca göre konumları ve aracın duruş pozisyonu çerçevesinde kaza anında muhtemel oturma pozisyonlarının uzman bilirkişi marifetiyle tespitinin yapılarak olay anında aracı kullananın sanık olup olmadığının hiçbir kuşkuya yer bırakılmaksızın tespiti gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılan vekilinin temyiz isteği, eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğuna, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARYerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sürücüsü tespit edilemeyen, muayene süresi geçmiş, lastik diş derinliği mevzuata aykırı olan, içinde sanığın, ...'ın ve ...'ın bulunduğu minibüsün, gündüz vakti, meskun mahal dışında, tehlikeli virajlı, eğimli, iki yönlü beton kaplama köy yolunda seyrederken, olay mahalline geldiğinde, aracın sağ ön lastiğinin patlaması üzerine sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek, gidiş istikametinin sol tarafındaki dere yatağına doğru yoldan çıkan minibüsün takla atması şeklinde meydana gelen ve ... ile ...'ın ölümüyle sonuçlanan olayda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı kabul edilerek, sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir.IV. GEREKÇE ve KARARA)MAHALLİ CUMHURİYET SAVCISI YÖNÜNDEN1412 sayılı CMUK'nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 310. maddesinde; "Temyiz talebi, hükmün tefhiminden bir hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine yapılacak beyanla olur. Beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hakime tasdik ettirilir. Hükmüne yer verilmiştir.Mahalli Cumhuriyet savcısının huzurunda verilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8.maddesi gereği yürürlükte bulunan yukarıda değinilen 1412 sayılı CMUK'un 310.maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 18.04.2025 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 305.maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle temyiz isteminin REDDİNE,B)MÜŞTEKİLER YÖNÜNDENMüştekiler ... ve ...'ın bozma öncesi yapılan yargılamada sanıktan şikayetçi olmadıklarını ve davaya katılmak istemediklerini bildirdikleri gözetildiğinde, hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılan müştekiler vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE,C)KATILAN YÖNÜNDENYapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınan Rize 1.Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden açıklanan sebeplerle herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,12.03.2026 tarihinde karar verildi.