Anahtar kelimeler: Davalıalacaklı Alıcısının İktisap İstihkak İiknın Kayseri Senet Suretle Senetlerdeki Kaydıyla

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:Dava, üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Mahkemece, mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla düzenlenen senetlerdeki yazılı bakiye satış bedelinin ödendiği ve senet alıcısının bu suretle mülkiyeti iktisap ettiğinin iddia ve ispat edilemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı alacaklı istinaf yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmesi üzerine, karar davalı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre davalı alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2-Davalı alacaklının yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik temyizine gelince;Yargıtayın ve Dairemizin istikrar kazanan uygulamasına göre; borçlunun, istihkak iddiasına karşı tutumu belirli ise veya duruşmalara dahil edilmesi, işin esasına etki etmeyecekse, davada taraf olarak gösterilmesi gerekli değildir. Ne var ki, somut olayda yokluğunda alınan haciz kararlarından haberdar edilmeyen, İİK'nin 103. maddesine göre davetiye tebliğ edilmeyen borçlunun istihkak iddiasına karşı tutumu belirlenememiştir. Bu nedenle borçlunun davalı sıfatı ile davada yer alması yerindedir. Bu durumda, mahkemece davanın kabulü ile birlikte vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalılardan yalnızca alacaklı .....Şti.’den tahsiline karar verilmesi hatalıdır. Davalı borçlunun da davalı alacaklı ile birlikte yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.SONUÇ
:Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının Kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının; hüküm fıkrasının 2. bendindeki "....harcın mahsubu ile bakiye 63.565,70 TL'nin davalı ... ve... ve Ticaret Limited Şirketi'den alınarak," sözcüklerinin çıkartılarak yerlerine "...harcın mahsubu ile bakiye 63.565,70 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına ";Hüküm fıkrasının 3. bendindeki "...yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine" sözcüklerinin çıkartılarak, yerlerine "...yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ‘’;Hüküm fıkrasının 4. bendindeki "...185.702,20 TL nispi vekalet ücretinin davacı vekili lehine davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine," sözcüklerinin çıkartılarak, yerlerine "...185.702,20 TL nispi vekalet ücretinin davacı vekili lehine 185.702,20 TL nispi vekalet ücretinin davacı vekili lehine davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" sözcüklerinin yazılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.