Anahtar kelimeler: Albüm İcracı İcraların Sanatçı Sanatçının Sanatçıdan Fonogram İddiadavacı Platformlarında Yapımcılarının

T.C.
İSTANBUL1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...’un, müteveffa sanatçı ...’un mirasçılarından biri olduğunu, murisin icracı sanatçı ve eser sahibi sıfatından kaynaklanan mali ve bağlantılı hakların davacıya intikal ettiğini , dava konusu albüm, eser ve icraların davalı şirketler tarafından ... ve benzeri dijital müzik platformlarında herhangi bir hak devri veya izin bulunmaksızın kullanıldığını, icracı sanatçının mali ve bağlantılı haklarının koruma altında bulunduğunu, fonogram yapımcılarının ise ancak eser sahibi ve icracı sanatçıdan mali hak kullanım yetkisini devralmaları halinde hak sahibi olabileceklerini, davalılara dijital platformlarda umuma iletim hakkına ilişkin herhangi bir izin verilmediğini, davalıların FSEK kapsamındaki mali ve bağlantılı hakları ihlal ettikleri ileri sürülerek, tecavüzün tespiti, meni ve ref’i ile ihtiyati tedbire karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.SAVUNMA
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, mirasçısı olduğunu ileri sürdüğünü ...’a ait müzik eserlerinin müvekkili şirketler tarafından dijital mecralarda izinsiz kullanıldığını iddia ederek tecavüzün tespiti, ref’i ve men’i taleplerinde bulunduğu, ancak dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığı ve davanın reddi gerektiğini, öncelikle, davacı ...’un müteveffa ...'un tek mirasçısı olmadığını, veraset ilamına göre birden fazla mirasçı bulunduğunu, TMK’nın 640. maddesi gereğince terekeye dahil hakların mirasçılar arasında elbirliği mülkiyetine tabi olduğunu, bu nedenle terekeye ilişkin hakların tüm mirasçılar tarafından birlikte kullanılmasının zorunlu olduğunu, HMK’nın 59 ve 60. maddeleri kapsamında mirasçılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğunu, davacının diğer mirasçılar olmaksızın tek başına dava açmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu eserlerin müvekkili şirketler tarafından hiçbir dijital platformda yayınlanmadığını, kullanılmadığı ve umuma iletilmediğini davanın gerek usul gerek esas yönünden reddi gerektiğini bildirmişlerdir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:Dava konusu uyuşmazlık; Esere tecavüzün tespiti, ref ve men-i, tedbir istemli olarak açıldığı anlaşılmaktadır.Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, taraflar sulh olmak için yargılama boyunca süre almış, ancak sulh olamamışlar, Sulh görüşmelerinden sonuç alınamaması ve davacının son oturumunda davalarının kabul edilmesi yönündeki açık irade beyanı dikkate alınmış, her ne kadar husumet itirazında ve dava şartı bulunmadığı yönünde itirazlar yapılmış ise de bu itirazlar yerinde görülmemiştir. (Zira Her ne kadar davalı tarafından davacının tek başına dava açma hakkı bulunmadığı ileri sürmüş ise de, Yargıtay 11.HD’nin 13.12.2018 tarih, ... E. ve ... K. sayılı ilamında da işaret edildiği üzere; 5846 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında birden fazla kimsenin iştiraki ile vücuda getirilen eserin, ayrılmaz bir bütün teşkil ediyorsa bir sözleşmede veya hizmet şartlarında veya eser meydana getirildiğinde yürürlükte olan herhangi bir yasada aksi öngörülmediği takdirde birlikte eser üzerindeki hakların eser sahiplerini bir araya getiren gerçek veya tüzel kişi tarafından kullanılacağının belirtildiği, somut uyuşmazlıkta, Kültür Bakanlığı İstanbul Telif Hakları ve Sinema Müdürlüğünden celp edilen eser işletme belgesinde, davaya konu albümlerdeki eserlerin söz yazarı-bestecisinin-icracı sanatçısının birden fazla kişiye ait olduğu, dolayısıyla birlikte eser sahipliği söz konusu olup, eser sahipleri arasında adi ortaklık ilişkisi olduğundan davacının yada mirasbırakanının tek başına esere vaki tecavüzün önlenmesini talep etme hakkı bulunduğu, ancak tek başına tazminat talep etme hakkının bulunmadığı, huzurdaki davada da davacı yan tazminat talep etmediğinden tek başına varis olarak tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasını tek başına açma hakkı bulunduğu, yargılama sırasında ise davacı ...’un vefat ettiği , geride kızının mirasçı olarak kaldığı, ...’un davaya dahil edilmesi ile taraf teşkili sağlandığından davalı yanın husumet itirazı yerinde görülmemiştir.)Tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, tahkikat aşamasında bilirkişi incelemesi yaptırılmış, eser işletme belgesi celp edilmiştir. HMK 186. madde kapsamında karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorularak tahkikat sonlandırılmıştır.HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişiler ...,..., ... tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının icracı sanatçı olarak bağlantılı hak sahibi olduğu müzik eserlerinin internet üzerinden ve dijital platformlar vasıtasıyla umuma iletimine ilişkin mali hakkın 2001 yılında yapılan değişiklikle FSEK kapsamında ihdas edildiğini, dosya kapsamında celp edilen kayıt-tescil belgelerine göre dava konusu edilen albümlerde yer alan eserlerin kayıt ve tescilinin 2005, 2006, 2008 ve 2015 tarihlerinde yapıldığını, tespit araçlarının compact disc, ses kaseti, long play, mini disc, mc olarak belirlendiğini, davalıların belirlenen tespit araçları ile kayıt-tescil belgesi aldığını, davalıların FSEK m. 25/2 kapsamında eserlerin dijital iletimine ilişkin davacıdan izin aldığına ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığını, davalılarca bahsi geçen albüm/eserlerin dijital ortamda yayınlanması halinde davacının dijital iletim haklarının ihlal edilebileceğini, bilişim bilirkişisinin yapmış olduğu tespitlerde dava konusu edilen albüm ve bu albümde yer alan eserlere ilişkin raporda yer alan çalışır linklerin bulunduğu ve online olarak dinlenebildiği eserlere yönelik FSEK m. 25/2 kapsamında davacıdan herhangi bir izin alınmadan ilgili linklerde dijital olarak umuma iletildiği yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava dilekçesi ekinde yer alan tüm eserler davacı tarafın sunduğu dilekçede yer alan linkler üzerinden tek tek açıldığını, yayında olup olmadığının denetlenmiş olduğunu , incelenen 965 adet link sayısının fazla olması ve alınan ekran görüntülerinin rapor sayfa sayısını çok artırmasından dolayı alınan ekran görüntüleri küçültülerek rapora eklendiğini, ... müzik platformunda yapılan araştırmada kontrol edilen tüm ... adresli linklerin .... platformunda yüklenmiş ancak halihazırda erişime kapalı olduğunu, yükleyicinin ... olduğunun görüldüğünü ancak erişime kapalı olduğu için dinlenemez durumda olduğunu, ... kelime araması yapıldığında eserlerin görüntülenemediğini, ancak kendilerine bildirilen linklerle erişim sağlanabildiğini, ... platformundan bildirilen tüm linkler sırası ile kontrol edilmiş ve linklerin hepsinin kaldırılmış olduğunun görüldüğünü, linklerdeki eserlerin ne zaman kim tarafından yüklenmiş olduğunun tespit edilemediğini, ... platformundan bildirilen tüm linkler sırası ile kontrol edilmiş ancak linklerin hepsinin kaldırılmış olduğunun görüldüğünü, linklerdeki eserlerin ne zaman kim tarafından yüklenmiş olduğunn anlaşılamadığını, ... platformundan bildirilen tüm linkler sırası ile kontrol edilmiş ve 1 link dışındaki diğer linklerin umuma kapalı hale getirildiğini, gizli durumda tutulduğunun tespit edildiğini,Tespit edilen link
:... albüm başlığı altında listelenen linkler kontrol edilmiş ve... adresli linkin aktif dinlenebilir durumda olduğunun görüldüğünü, bu link için yayınlanan künye bilgisinde ... kanalının 13 Ocak 2015 tarihinden beri açık olduğunu, çeşitli sanatçılar - seçilmiş eserler ... isimli albümün ... linkinin aktif durumda olduğunu, 713 kez görüntülendiğini ve 15 Haziran 2016’da ... kanalında yayına başlandığının görüldüğünü, ... adresinin gizli olduğu erişime kapalı olduğunu, ...adresinin gizli olduğu erişime kapalı olduğunu, ..., ... linklerinin 04.09.2024 tarihli Bilirkişi raporunda aktif olarak tespit edildiği ifade edilmiş ise de heyetçe düzenlenen rapor aşamasında linkin erişime kapalı durumda olduğunun tespit edildiğini, netice olarak önceki heyetin raporlarındaki görüşlere aynen katıldıkların, eserin dijital mecralarda iletimine ilişkin mali hakkın FSEK'in 25. maddesinde 2001 yılında yapılan değişiklikle ihdas edilmiş olmasından, dosyada mevcut mali hakların devrine/lisansına ilişkin muvafakatname ve beyanların FSEK m. 25 kapsamındaki değişiklikten önceki tarihlerde gerçekleşmesinden ve FSEK'in 51. maddesinin ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmelerin batıl olduğuna ilişkin emredici nitelikteki hükmü bir arada değerlendirildiğinde, davacının dijital iletim hakkının ihlal edildiği kanısına vardıklarını, ...buradaki yayından her iki şirkette; ...isimli albümden... firmasının sorumlu olduğunu, ancak linklerin önemli bir kısmına ulaşılamadığını, hemen her yayında ...firmasının adı sorumluluğu gözükmekte olduğunu, ancak ... firmasının belirttiği yayınlar dışında... buralarda ... firmasının da sorumluluğu vardır şeklinde görüş bildirildiğini) dijital erişim yönünden linklere ulaşılamadığından tam olarak bu link dışında hangi linklerde ...firmasının... ile birlikte sorumluluğu olduğunu tam olarak tespit edilemediğini, 314 SAYFALIK bilirkişi raporunun HMK ’nın 266/c.2 hükmü uyarınca harcanan emek ve mesai kapsamında ek ücret takdiri ile birlikte mahkemeye sunulduğunu bildirmişlerdir.Toplanan deliller, Meslek birliklerinden gelen yazı içerikleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı eser işletme belgesi , bilirkişi raporları, bilimsel görüşler, yüksek yargı uygulamaları, taraf iddia ve savunmaları sunulan beyanlar hep birlikte değerlendirildiğinde:YASAL MEVZUAT ve DELİLLERİN GEREKÇELENDİRİLMESİ ;Dava da tartışılması gerekli uyuşmazlık konuları; dava konusu edilen müzik eserlerine ilişkin davacının icracı sanatçılıktan kaynaklı haklarının izin alınmadan digital alanda davalılarca yayınlanıp yayınlanamayacağı, davalılar fonogram yapımcısı olarak kabul edildiği takdirde bu haklarının niteliği, 2001 yılı değişikliği sonrasında icracı sanatçının haklarının ve fonogram yapımcısının haklarının niteliğine göre davacının huzurdaki davada tecavüzün tespiti ve önlemeye yönelik taleplerin haklı olup olmadığı incelenecektir.Huzurdaki uyuşmazlık da HMK 266 kapsamında linkler üzerinde teknik olarak inceleme yapılmış, ancak hukuki nitelendirmemenin mahkemeye ait olduğu hususu bilirkişilerce tespit edilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 282 inci maddesinde belirtilen "hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle bilirkişi raporundaki hukuki nitelendirme ve gerekçeler Mahkememizi bağlamamaktadır. Mahkememizce uyuşmazlık ihtisas Mahkemesi sıfatıyla yüksek yargı uygulamalarına ve yasal düzenlemelerin amaç ve ruhuna göre incelenmiş ve gerekçelendirilmiştir.5846 sayılı yasının 80. Maddesinde “Eser sahibinin hakları ile bağlantılı haklar”başlığı altında eser sahibinin haklarına komşu haklar kapsamında “Eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla ve eser sahibinin izniyle bir eseri özgün bir yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden sanatçılar” icracı sanatçılar olarak sayılmış bulunmaktadır. Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği m.4/ f.1-b de icracı sanatçı “Sanat eserleri ile folklor eserlerini düzgün biçimde yorumlayan,söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden oyucuları, ses sanatçılarını, müzisyenleri ve dansçıları vb. diğer kişiler” olarak tanımlanmıştır. Mevzuat uyarınca bir kişinin icracı sanatçı olarak kabul edilebilmesi için bazı koşullar vardır. Öncelikle gerçek kişiler icracı sanatçı olabilmektedir. Tüzel kişilerin icracı sanatçı olabilmesi mümkün değildir. İkinci koşul yaratılmış bir eserin mevcut olmasıdır. Zira icracı sanatçı yaratılmış eseri yorumlamak, tanıtmak, söylemek ve çalmak suretiyle icra eden kişidir. Şiir ve hikayeleri özgün biçimde seslendirip anlatanlar, şarkıcılar, icraları sanatsal katkıları ile şekillendirenler icracı sanatçılar olarak kabul edilmelidir (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 2021, s. 273-274; İlhami Güneş, “FSEK'te Yer Alan İcracı Hakları ve Uygulama”, s.173). Üçüncü koşul ise eserin icracı sanatçı tarafından icra edilmesidir. Bir kişinin bağlantılı hak sahibi olarak nitelendirilebilmesi için icracı sanatçı olması ve bu sıfatla icrayı gerçekleştirmiş olması gereklidir. İcraya elverişli bir eserin umuma arzında kameraman, ses ve görüntü teknisyenleri gibi teknik hizmet ve yardımlarda bulunan kişiler de görev alabilirler. Ancak bu kişiler icracı sanatçı kabul edilmezler. Zira icracı sanatçı eseri profesyonel bir şekilde, sanatsal faaliyet olarak icra eden kişiye denilmektedir. Yine bu sebepten bir eseri bir düğünde amatörce icra eden kişiler de icracı sanatçı sayılmamaktadır. Dördüncü koşul Kanun m. 80 ve Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği m. 4 uyarınca eserin özgün şekilde icra edilmiş olması gerekliliğidir. Yönetmelik m. 4'te komşu hak “Eser sahibinin haklarına zarar vermeden ve onun rızası ile bir eseri özgün biçimde icra eden veya icrasına katılan, bir icrayı ya da sesleri ilk defa tespit eden, yayınlayan gerçek ve tüzel kişilerin münhasıran sahip oldukları; icrayı tespit etme, çoğaltma, kiralama, telli-telsiz her türlü araçla yayınlama ve kamuya açık yerlerde temsil suretiyle bundan faydalanma hakları” olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla özgün şekilde icra etme unsuru da de icracı sanatçı nitelendirmesi için bir diğer önemli unsurdur. Son koşul icracı sanatçının eseri, eser sahibinin izni doğrultusunda icra etmiş olmasıdır (Kılıçoğlu, s. 239- 240). Yargıtay bir kararında, icracı sanatçıyı, “kendisinin olmayan bir eseri, eserin sahibi tarafından yaratılmış şekilde ve fakat kendi sanatçı becerisi ile başkalarına aktaran, eser sahibi ile eserden yararlanacakla arasında aracı kimse” olarak tanımlamıştır (Yargıtay 7. CD, Tarih, 05.05.1988, ...E., ...K., Bkz.: Güneş, s. 175).5846 sayılı yasının 80. Maddesine göre icra sahibi: İcrasının tespit edilmesine, icranın canlı verilmesine, temsiline, tespitin çoğaltılmasına, kiralanmasına ve veya ödünç verilmesine, yayılmasına, radyo-TV, uydu veya kablo gibi telli veya telsiz yayın kuruluşlarında yayınına ve yeniden yayınına, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayın veya yeniden yayınına, dijital ortamda umumun erişimine açmaya, telli ve telsiz araçlarla umuma İletimine izin verip vermeme konusunda hak ve yetki sahibidir. Eser sahiplerinin yararlandığı mali haklar icracılar açısından da işin mahiyetine göre olabildiği ölçüde geçerlidir. İcracı sanatçılar bu haklarını uygun bir bedel karşılığında sözleşme yaparak yapımcıya devredebilirler. Tespit işlemi, icranın işaret, ses ve görüntü nakline yarayan cihazlar yoluyla kaydedilmesidir. Bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden gerçek veya tüzel kişilere fonogram yapımcısı denilmektedir.FSEK m. 80 / B uyarınca “ Bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra aşağıda belirtilen haklara sahiptir.(1) Eser sahibinin ve icracı sanatçının izni ile yapılan tespitin, doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması, dağıtılması, satılması, kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi hususlarında izin verme veya yasaklama hakları münhasıran fonogram yapımcısına aittir. Yapımcılar tespitlerinin işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine izin verme hususunda münhasıran hak sahibidir.(2) Fonogram yapımcısı, yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış tespitlerinin aslının veya çoğaltılmış nüshalarının satış yoluyla veya diğer yollarla dağıtılması hususunda izin verme ve yasaklama hakkına sahiptir.(3) Fonogram yapımcısı, icraların tespitlerinin telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda tespitlerine ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına sahiptir. Umuma iletim yoluyla tespitlerin dağıtım ve sunulması yapımcının yayma hakkını ihlal etmez. Fonogram yapımcıları eser niteliğinde olsun olmasın, bir ses icrasını veya diğer sesleri ilk olarak ses taşıyıcısına kayıt eden yapımcılardır. Eğer kayıt edilen ses, eser niteliğinde ise eser sahibi veya icracı sanatçıdan izin alınması gerekir. Dolayısıyla fotogram yapımcısının bağlantılı hak sahibi olarak korunabilmesinin ön şartı eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devralmış olmasıdır. Yargıtay kararları da bu yöndedir (Y. 11. HD T: 20.4.2006, E: ..., K: ...). Ancak belirtmek gerekir ki fonogram yapımcısının devraldığı, mali hakların kendisi değildir. Bunları kullanma yetkisidir. Burada bir hakkın değil, kullanım hakkının devrine (ruhsata) ilişkin bir durum vardır. Fonogram yapımcısının bağlantılı hak sahibi olabilmesi için “icra ürünü ve sair sesleri ilk defa tespit eden” olması gereklidir. İkinci defa tespiti yapanlar bu kapsamda değerlendirilmezler (Kılıçoğlu, s. 242-243).Komşu Haklar Yönetmeliği m. 7 uyarınca daha önce tespit edilmemiş icraların tespitinde icracı sanatçının izni aranır. Yönetmelik m. 8 uyarınca bir icracı sanatçı ile yapımcı arasında yapılan sözleşmeyle “çoğaltma, kiralama, icranın telli ve telsiz her türlü araçla yayınlanması ya da temsili yolu ile faydalanma hakkı uygun bir bedel karşılığında yapımcıya devredilmişse, icracı ve yorumcu sanatçıların yazılı izni aranmaz.5846 sayılı yasının 25. Maddesi 2001 yılında 4630 sayılı kanunla değiştirilmiştir. Madde başlığı “İşaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı”şeklinde içeriği ise “Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, radyo-televizyon, uydu ve kablo gibi telli veya telsiz yayın yapan kuruluşlar vasıtasıyla veya dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayınlanması ve yayınlanan eserlerin bu kuruluşların yayınlarından alınarak başka yayın kuruluşları tarafından yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletilmesi hakkı munhasıran eser sahibine aittir” şeklinde değiştirilmiştir. Böylece görüntü nakline yarayan araçlarla ve yine bu kapsamda dijital platformlar yoluyla umuma iletim hakkı eser sahibine tanınmış bir hak olarak düzenlenmiştir.5846 sayılı yasının 51. maddesi ile mali hakların devrine ve kullanımının devrine ilişkin sözleşmelere bir kısıtlama getirmiştir. Buna göre ilerde çıkarılacak kanun ile tanınacak mali hakların peşinen devrine ya da başkaları tarafından kullanılmasına ilişkin sözleşmeler batıldır. Hüküm şu şekildedir: “İleride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına mütaallik sözleşmeler batıldır. İleride çıkarılacak mevzuatla mali hakların şümulünün genişletilmesi veya koruma süresinin uzatılmasından doğacak salahiyetlerden vazgeçmeyi yahut bunların devrini ihtiva eden sözleşmeler hakkında aynı hüküm caridir.”Kanun koyucu FSEK m. 51 ile eser ve bağlantılı hak sahiplerini korumak istemiştir. Böylece ilerde çıkarılacak kanun ile kendilerine tanınacak hakları peşinen devretmeleri hukuka aykırı sayılmış ve butlar yaptırımına tabi tutulmuştur (Kılıçoğlu, s. 320).Müteveffa sanatçının mirasçısı olan davacının yargılama sırasında vefat ettiği ve Davacının mirasçısı olan kızı Roksan Selçuk davaya dahil edilerek davaya devam edilmiştir.İcracı sanatçıların bağlantılı hak sahibi olduğu müzik eserlerinin internet üzerinden ve dijital platformlar vasıtasıyla umuma iletimine ilişkin mali hakkın 2001 yılında yapılan değişiklikle ihdas ettiği, dosya kapsamında celp edilen eser işletme belgesi kapsamına göre:... , ...,... isimli isimli eserlere ilişkin eser işletme belgesi incelendiğinde;... isimli esere ilişkin olarak ses kasedi, CD olarak solo tarzında ...ile birlikte dava dışı 16 icracı sanatçı ile birlikte ... tarzında icra gerçekleştirilmiş olduğu, eser sahibinin kayıt tescil belge numarasının 2005 yılı olduğu, ...Tic Aş adına yapımcı olarak belge verildiği , 14.11.2011 tarihinde ... ŞİRKETİ’ne eserlerin kullanım hakkının devir edildiği anlaşılmıştır.Yine ... İSİMLİ eser işletme belgesi incelendiğinde; ses kasedi, CD, LP,Mini disc olarak solo tarzında ...ile birlikte dava dışı 17 icracı sanatçı ile birlikte SOLO tarzında icra gerçekleştirilmiş olduğu, eser sahibinin kayıt tescil belge numarasının 2005 yılı olduğu, ... Aş adına yapımcı olarak belge verildiği , 14.11.2011 tarihinde ...ŞİRKETİ’ne eserlerin kullanım hakkının devir edildiği anlaşılmıştır.Yine ...eser işletme belgesi incelendiğinde; mc,,C.Disc, LP,Mini disc,LP olarak solo tarzında 15 icracı sanatçı ile birlikte SOLO tarzında icra gerçekleştirilmiş olduğu,ancak bu eser işletme belgesinde ...’un icracı sanatçılar arasında adının yer almadığı, eser sahibinin kayıt tescil belge numarasının 2008 yılı olduğu, ...Aş adına yapımcı olarak belge verildiği , 14.11.2011 tarihinde ... ŞİRKETİ’ne eserlerin kullanım hakkının devir edildiği anlaşılmıştır.Dolayısıyla ... İSİMLİ eserler de ... ‘un solo solisti olarak diğer icracı sanatçılar ile birlikte solo icra ettiği, bağlantılı hak sahibi olarak diğer icracı sanatçılar ile birlikte adının eser işletme belgesinde yer aldığı, davalıların ise solo icra eden sanatçılardan alınmış muvafakatnameleri sunmadıkları, keza eser işletme belgesi ekinde de alınmış bir muvafakatnamaya rastlanmadığı, bilirkişilerin raporlarında davacı dilekçesinde yer alan linkleri incelediği, ekran görüntülerinin küçültülerek rapora eklendiği, ... müzik platformunda yapılan araştırmada kontrol edilen tüm ... adresli linklerin ...hazırda erişime kapalı olduğu, yükleyicinin ...olduğunun görüldüğü, inceleme anında erişime kapalı olduğu için dinlenemez durumda olduğu, ... bildirilen linklerle erişim sağlanabildiği, ...platformundan linklerin hepsinin kaldırılmış olduğunun görüldüğü, ... platformundan bildirilen tüm linkler sırası ile kontrol edilmiş ancak linklerin hepsinin kaldırılmış olduğunun görüldüğü, ... platformundan ;... albüm başlığı altında listelenen linkler kontrol edilmiş ve ... adresli linkin aktif dinlenebilir durumda olduğunun görüldüğü, bu link için yayınlanan künye bilgisinde ... kanalının 13 Ocak 2015 tarihinden beri açık olduğu, çeşitli sanatçılar - seçilmiş eserler (...) isimli albümün ...linkinin aktif durumda olduğunu, 713 kez görüntülendiği ve 15 Haziran 2016’da ... kanalında yayına başlandığının görüldüğü, ... adresinin gizli olduğu erişime kapalı olduğu, ... adresinin gizli olduğu erişime kapalı olduğu,..., ... linklerinin 04.09.2024 tarihli Bilirkişi raporunda aktif olarak tespit edildiği , eserin dijital mecralarda iletimine ilişkin mali hakkın davalılar tarafından usulen devir alındığına yada digatal olan için umuma iletim haklarının var olduğu yönünde bir izin belgesi sunmadıkları, FSEK'in 51. maddesinin ileride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına müteallik sözleşmelerin batıl olduğuna ilişkin emredici nitelikteki hükmü bir arada değerlendirildiğinde, ... buradaki yayından her iki şirkette; ... isimli albümden ... firmasının sorumlu olduğu, ancak linklerin önemli bir kısmına ulaşılamadığı,bir kısmının kaldırıldığı, hemen her yayında ... firmasının adının geçtiği, davalının sorumluluğunun bulunduğu, ... firmasının belirttiği yayınlar dışında ... gibi eserler yönünden de raporlar ve raporlarda yer alan linklerde ... firmasının sorumluluğu bulunduğu , dolayısıyla her iki davalının mütevefaa ...’un solo olarak icra ettiği icralara yönelik olarak davalıların eylemlerinin davacının mürisinin FSEK ten doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men’ine ve ref’ine, eser işletme belgesi kapsamına göre sanatçının tek başına eserler üzerinde besteci ve söz yazarı olmadığı, icralarında toplu solo olarak icra edilmesi hususu gözetildiğinde tedbir kararı verilmesi halinde ilerde diğer hak sahiplerinin hakları yönünden telafisi güç zararlar meydana gelebileceğinden tedbire ilişkin istemin reddine, dair aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulması gerekmiştir.HÜKÜM
:1- Davaya konu albümler ve içerdiği icralara yönelik olarak davalıların eylemlerinin davacının FSEK ten doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men’ine ve ref’ine,2- Sanatçının tek başına ayrıca eserler üzerinde besteci ve söz yazarı olmadığı gözetilerek tedbire ilişkin istemin reddine,3-732 TL ilam harcının yatırılan 179,90 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 552,1 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Kabul edilen Tecavüzün tespiti talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davalının yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harç 314,25 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 40.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 40.674,5 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,Dair karar davacı ve davalılar vekilinin yüzüne karşı ,gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. █████/2026Katip¸Hakim¸