Anahtar kelimeler: Acde Geçirme Süreç Görüşü Hukukî İsteklerine Ele Neticesinde Mağdur Yoksunluklarına

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirmeHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇYerel Mahkemece sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 136/1, 137/1-a, 62, 53/1-a-c-d-e. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin 23.02.2016 tarihli hükme yönelik sanığın ve mağdur vekilinin temyiz isteklerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 02.11.2022 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 136/1, 137/1-a, 62, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle bozma ilâmına uyularak kurulan hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren 02.02.2023 tarihli Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanığın temyiz sebepleri; eksik araştırma ve inceleme neticesinde karar verildiğine, kasten hareket ettiğine dair mahkûmiyetine yeter delil bulunmadığı ve suçun yasal unsurları oluşmadığı halde usûl ve kanuna ayırı şekilde cezalandırıldığına, beraat kararı verilmesi istemine ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARYerel Mahkemece, Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda; sanık ...'ün, ... Emniyet Müdürlüğü ... Polis Merkezi Amirliğinde polis memuru olarak görev yaptığı sırada, İçişleri Bakanı ...'ya ait TC Kimlik numarasından yerleşim yeri adres bilgisi sorgulama, nüfus cüzdanı çoklu sorgulama, kayıp cüzdan bilgisi sorgulama, kişi bilgisi sorgulama işlemlerini hukuken geçerli olmayan bir gerekçeye dayanmaksızın ve görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle yaptığının tespit edildiği, sanık savunmasında bakan ile akrabalık bağı olup olmadığını öğrenmek istediğini beyanla suçsuz olduğunu savunmuş ise de nüfus cüzdanı sorgulama dışında bakanın yerleşim yeri adres bilgisi ve kayıp cüzdan bilgisi sorgulamalarının hukuken geçerli bir gerekçeye dayanmaksızın yapıldığı anlaşıldığından suçtan kurtulmaya yönelik savunmaya itibar edilemeyeceği ve sanığın yüklenen suçu işlediğinin sabit olduğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 136/1 ve 137/1-a. maddeleri uyarınca verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.IV. GEREKÇE VE KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşılmakla, sanığın yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;Yargıtay Ceza Genel Kurulu Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünde memur olarak çalışan sanığın, kurumu tarafından kendisine verilen kullanıcı şifresi ile Kimlik Paylaşım Sistemi'ne erişim sağlayarak, dönemin İçişleri Bakanı olan katılanın kimlik ve adres bilgilerine bakması şeklindeki eyleminin suç teşkil edip etmediği, ettiğinin kabulü hâlinde, eyleminin verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu mu yoksa özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu mu oluşturduğunun ve sanığın işlediği fiilin suç oluşturduğu konusunda haksızlık yanılgısı ile hareket edip etmediğinin belirlenmesine ilişkin uyuşmazlıkla ilgili olarak verdiği 21.06.2023 tarihli ve ███████-384 Esas, ████████ Karar sayılı kararında, "... sanığa sistemde kayıtlı kişilerin kimlik ve adres sorgulamalarını yapması için kullanıcı şifresinin çalıştığı kurum tarafından verilmesi, sisteme girmek için özel gayret sarf etmemiş olması, katılanın kamuya mal olan kişiliği nedeniyle kimlik ve adres bilgilerine kolaylıkla erişilebilmesi, sanığın merak saiki ile bu bilgileri sadece okumuş olup başkalarıyla paylaşmaması, ayrıca hukuka aykırı bir amaç gütmemesi ve ele geçirildiği iddia edilen kişisel verilerin kapsam ve niteliği ile sanığın hukuka aykırılık bilinciyle hareket etmediği yönündeki savunması birlikte değerlendirildiğinde; incelemeye konu olay görevin gereklerine uygun olmayan disiplin soruşturması gerektiren eylemin suç teşkil etmediği kabul edilmelidir... Ulaşılan sonuç karşısında sanığın eyleminin nitelendirilmesine ve işlediği fiilin suç oluşturduğu konusunda haksızlık yanılgısı ile hareket edip etmediğine ilişkin uyuşmazlık konuları değerlendirilmemiştir..." şeklindeki gerekçelerle uyuşmazlığa konu eylemi, disiplin soruşturması gerektiren ve suç teşkil etmeyen eylem olarak kabul etmiştir.Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine ilişkin Dairemizin 25.04.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında ve bu kararla uyum gösteren Dairemizin 25.04.2024 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında da, "... Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2023 tarihli ve ███████-384 Esas, ████████ Karar sayılı kararındaki gerekçede de belirtildiği gibi ele geçirme başkasının hakimiyeti altında bulunan kişisel veriyi hukuka aykırı yollarla kendi hakimiyeti altına almakla gerçekleşir. Olayımızda ise sanık, kurumu tarafından kendisine verilen aparat ve şifre ile kendi hakimiyeti altında bulunan kişisel verilere ulaşmış ve bakmıştır. Sanığın kendi hakimiyeti altındaki bir veriye bakmaktan ibaret olan eyleminin ele geçirmek olarak kabul edilemeyeceği bu halin ilgili kurumun iç mevzuatı kapsamında disiplin soruşturmasına konu edilmesinin mümkün olduğu ancak TCK anlamında suç teşkil etmeyen eylem niteliğinde olduğu..." biçimindeki gerekçelerle kamu kurumlarında görev yapan ve görev yaptıkları kuruma ait bilişim sistemindeki kişisel verilere hizmet gereği erişme yetkisi verilen kişilerin; görevlerinin kapsamına ve niteliğine göre hizmetin yerine getirilmesi ile hiçbir ilgisi bulunmadığı hâlde, merak, beğeni vb. saikler ya da farklı amaçlarla, sistemde yer alan kişisel verileri sorgulamak ve bu verilere salt duyu organları aracılığıyla vakıf olmaktan ibaret eylemlerinin, 5237 sayılı TCK kapsamında suç oluşturmayacağı değerlendirilmiştir.Özetlenen yargı kararları göz önüne alındığında, dosya kapsamına göre sanığın, kurumu tarafından kendisine verilen kullanıcı şifresi ile Kimlik Paylaşım Sistemi'nde sorgulama yapmaktan ibaret yargılama konusu eyleminde sanığa yüklenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Ankara Batı 9. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,12.03.2026 tarihinde karar verildi.