Anahtar kelimeler: Kısmî Öğrenme Mücadele Tebliğe Kaçakçılıkla Aracının Eşya Bildirdiği Edenin Usulsüz

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM
: Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Kısmî ret, kısmî bozmaKatılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden, 30.09.2021 tarihinde tebliğ edilen hükme yönelik, yasal süresinden sonra 07.12.2021 tarihinde temyiz talebinde bulunulduğu, temyiz isteminin süresinde olmadığı,Sanığın temyiz temyiz istemi yönünden; sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın yargılama aşamasında en son bildirdiği adresine gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmadığı anlaşılmakla, yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla öğrenme üzerine temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:I. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden30.09.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılıCeza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 07.12.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,II. Sanığın Temyiz İstemi YönündenOlayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1. Sanık hakkındaki hükmün temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda (5607 sayılı Kanun) sanık lehine yasa değişikliği nedeniyle dosyanın yerel mahkemeye iadesi üzerine, bozma niteliğinde olan iade yazısı ile önceki hükmün hukuken varlığını yitirdiği, kesinleşen bir hüküm olmadığı gibi yargılama usullerinin de farklı olduğu halde, Mahkemece yeni esasa kaydedilen dosyanın uyarlama yargılaması olarak kabul edilmesi suretiyle "uyarlama nedeniyle önceki hükmün kaldırılmasına" karar verilerek sanık hakkında hüküm kurulması,2. Sanığın tekerrüre esas olan ilamının 5607 sayılı Kanun'un 5/3. maddesi kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmediği gözetilmekle, suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, dosya kapsamında sanığın ilk hükme yönelik temyiz dilekçesinde belirttiği ve en son bildirdiği adresine yapılan tebligat bulunmadığı anlaşılmakla, en son bildirdiği adresine KEMT varakasında yer alan suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarından daha önce dosya kapsamında ödediği 4.687,91 TL'nin mahsup edilerek kalan meblağı hüküm verilinceye kadar ödemesi halinde 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağı ihtarı yapılarak sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanığa etkin pişmanlık hükmünün mahiyetini içeren kanuni ihtarat yapılmadan ve beyanı alınmadan savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,3. Sanığın tekerrüre esas olan adli sicil kaydının 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet suçu kapsamında olduğu anlaşılmış olup, 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadarindirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hüküm içerdiği gözetilerek bu ilâmla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,4. Güvenlik tedbiri niteliğinde olan dava konusu nakil aracının müsaderesi ya da iadesine ilişkin hususlarda kazanılmış haktan bahsedilemeyeceği cihetle, suç tarihinde suçta kullanılan nakil aracının malen sorumlu ... adına kayıtlı olduğu, sanığın aracı arkadaşından kiraladığını beyan ettiği, malen sorumlunun ise dinlenmediği olayda; nakil aracının kayden maliki ...'in dinlenmesi ve aracın iyiniyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığı belirlenmesi, iyiniyetli olmadığının anlaşılması halinde aracın suç tarihindeki değeri de tespit edildikten sonra 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesinde yer alan şartların değerlendirilerek sonucuna göre müsaderesine ya da iadesine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile nakil aracı hakkında yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 07.01.2026 tarihinde karar verildi.