Anahtar kelimeler: Bugüne Satımdan Takiben Tekstil İhbarında Örnek Hükmünce Ayıp Cari Yazildiği

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, davalıya yapmış olduğu tekstil ürünleri satışı kapsamında mevcut cari hesap kapsamında 5.568.75 USD alacaklı olduğu, bu alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, Örnek No...... ödeme emrinin davalıya tebliğini takiben, davalı borçlu vekilince icra dosyasına sunulan itiraz dilekçesi ile takibe konu edilen asıl alacağın tamamına itiraz edildiği ve takibin durdurulduğu, Davalı borçlu şirketin müvekkilinden almış olduğu tekstil ürünleri ile ilgili olarak bugüne kadar TTK 23/1-c maddesi hükmünce hiç bir ayıp ihbarında bulunmadığını, icra takibi başladıktan ve bu takibe itirazdan sonra davalı şirketin hiç bir dayanağı olmayan reklamasyon faturaları düzenlemeye başladığını bu faturaların müvekkilce iade edildiği, Davalı/borçlunun ....... İcra Müdürlüğü ....... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline ve takibin devamına, takip alacağının 9420'sinden aşağı olmamak üzere davalının müvekkiline inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesine, Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı arasında ..... penye/karde/karde ...... pamuk üç iplik ...... kilogram ; ..... penye süprem .... kilogram ; ...... penye/karde/karde ..... pamuk üç iplik .... kilogram * ..... kilogram olmak üzere toplamda ..... kilogram ; ........ kaşkorse ..... kilogram kumaş üretimi ile ..... penye/karde/karde ..... pamuk üç iplik ...... kilogram ; ..... penye süprem .... kilogram ; ....... kaşkorse ...... kilogram alımı hususunda sipariş verilmiştir ve sipariş formlarında siparişi verilen ürünlerin standartları açık bir şekilde izah edildiği, Sipariş formunda çekmezlik değerleri belirtildiği ve bunun yanında örgüden kaynaklanan hataların davacıya yansıtılacağının da belirtildiği, bu koşulların davacı tarafça kabul edildiği ve taraflar arasında anlaşma sağlandığı, akabinde davacı tarafından üretimi yapılan bir inlerin peyderpey müvekkili şirkete gönderildiği, Davacı tarafça irsaliye ile bir kısım kumaşların teslim edildiği ve akabinde yapılan kontrollerde teslim edilen kumaşların çekmezlik değerlerinin davacıya sipariş formunda belirtilen değerlerden farklı olduğunun tespit edilmesi akabinde bu hususun davacıya bildirildiği ve davacıya iade faturası kesilerek ürünleri depodan alması bildirildiği fakat 05.11.2024 tarihinde tamir yapılmak üzere davacıya sevk edildiği, hatalı kumaşların davacı tarafından tekrardan müvekkili şirkete sevk edildiği, Davacı tarafça peyderpey bir kısım kumaşlar daha teslim edildiği, gelen kumaşlarda yapılan incelemelerde kumaşlarda delikler ve kusurlar olduğu tespit edildiği ve bu hususun davacı tarafa bildirildiği ve ürünlerin müvekkili şirketin deposundan bir an evvel alınmasını defaten bildirildiği, fakat davacı tarafından ürünlerin alınmadığı, herhangi bir uzlaşmada sağlanamadığı, bunun üzerine 20.01.2025 tarihinde 187.711,65 TL tutarında ....... fatura numaralı reklamasyon faturası kesildiği, davacı şirkete tekrardan gönderilen mailde ürünlerin ayıplı olduğu, bu şekilde kullanılamayacağı ve ürünlerin müvekkili şirket deposundan alınması sonuç olarak müvekkili şirketin hatalı işlem yapılan işbu kumaşları kullanamadığını, Davacı devam eden süreçte kesilen faturayı iade etmişse de 27.01.2025 tarihinde 187.711,65 TL tutarında ........... fatura numaralı reklamasyon faturası kesildiğini, bu hususun tanıkların anlatımları ile ispat edileceği, Davacı tarafın bu faturalara itiraz etmeyerek örtülü olarak bu faturayı kabul ettiğini, Davacı tarafa ayıpsız olarak teslim ettiği ve tamir ettiği bir kısım ürünler için 27.12.2024 tarihinde toplamda 354.000 TL ödeme yapıldığı, davanın davalı olarak gösterilen müvekkili şirket yönünden REDDİNİ, Davacı taraf aleyhine takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacak iddiasına ilişkin olduğu anlaşıldı.
Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:
1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
2-Mahkememizce
:
a-Tarafların BA-BS formlarının celbi için ilgili vergi dairelerine,
b-Bakırköy .... İcra Dairesi'ne, müzekkereler yazılmıştır.
4- Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan ....... tarihli raporda "3 iplik kumaşlardaki ayıplar sebebi ile , kumaşların dan dolayı kullanılamadığının davalı tarafından beyan ...... 3 iplik kumaşlarında iğne kaçığı kaynaklı delikler , lekeler, büyük gramaj delikleri, jüt , patlama yapmış iğne delikleri, iğne kaçığı, kumaş kırıkları, sarım kırıkları, içe doğru en daralmaları , iplik düzgünsüzlüğü, pas izi gibi ayıpların mevcut olduğu; ....... 3 iplik kumaşlarında toplarda kesim veriminin düşmesine ve ürün maliyetinin artmasına sebebiyet verecek yoğunlukta ayıpların mevcut olduğu ; Söz konusu ayıpların , davalı tarafında kumaşlar bünyesine geldikten sonra kesim öncesi ışıklı kumaş kontrol makinasında ve/veya kesim pastal masasında pastal serimi esnasında kontrol edilerek fiziksel olarak tespit edilebilinecek karakterde açık ayıplar olduğu ; Davalının yazılı ayıp ihbarını mail yoluyla yaptığı ; Mail yoluyla yapılan ihbarda ,sözlü olarak defalarca ayıplı kumaşlar ile ilgili davacıya bilgi veril edildiğinin belirtildiği; 237 kg lık kumaş için 24 gün sonra; 315 kg lık 3 iplik kumaş ve 185 kg lık kaşkorse kumaş için 35 gün sonra ; 86 kg kumaş 3 iplik kumaş için 53 gün sonra yazılı olarak ayıp ihbarında bulunulduğu ; Tespit edilen ayıpların özellikle pastal seriminde ayıpların tespiti ile birlikte ayıp ihbarında bulunulmamasının sektör genelinde beklenen bir durum olmadığı ; Tespit edilen ayıplarla ilgili sözlü ihbarın yapılmasının işin olağan akışında beklenen bir durum olduğu ; Ayıp ihbar süresi ve şeklinin takdirinin sayın mahkemenizde olduğu; Sayın Mahkemenin, ihbar süresi ve şeklinin geçerliliğini kabul etmemesi halinde davalı şirketin mevcut borç bakiyesinin 178.976,64 TL olduğu; buna karşılık, ihbar süresi ve şeklinin kabul edilmesi durumunda ise davalı şirketin 8.735,01 TL alacak bakiyesi bulunduğu tespit edildiği," şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
5-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:
Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile; taraflar arasında tekstil ürünlerinin satışı hususunda ticari ilişki bulunduğunu, davalının cari hesaptan kaynaklı borcunu ödemediği gibi başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ise sunduğu cevap dilekçesinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu ancak davacı tarafından teslim edilen kumaşlarda ayıplar olduğunu ve kullanılamadığını, ayıp ihbarında bulunulduğunu bu sebeple borcun olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava yargılama sürecindeyken davacı ........ iflas etmiş olup, Mahkememizce 2004 sayılı Kanun'un 194. Maddesi gereğince 2. Alacaklılar toplantısının akıbeti ve işbu dava hakkında iflas masası tarafından alınacak karar beklenmiş ve durma kararı verilmiş olup, İflas dosyasında davacının 2. Alacaklılar toplantısının yapılarak işbu davaya devam edilmesi hususunda karar alındığı iflas dairesi tarafından bildirilmiş ve iflas masası vekili davaya dahil olmuş taraf teşkili sağlanmıştır.
Mahkememizce davacı ve davalının ticari defter ve kayıtları inceletilmiş olup, davacının takip tarihi itibariyle ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 178.976,64 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre ise takip tarihi itibariyle davacı şirkete 178.976,64 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının ayıp iddiasından kaynaklandığı anlaşılmakla Mahkememizce tekstil mühendisi bilirkişi görevlendirilerek ayıp hususunda bilirkişi raporu alınmış olup, davacı tarafından davalıya satılan ürünlerin ayıplı olduğu ve fakat ayıpların açık ayıp niteliğinde olduğu ve çıplak gözle fiziksel inceleme ile tespit edilebileceği bilirkişi tarafından detaylı olarak açıklanmıştır.
Davalı tarafından davacıya ayıp ihbarının 20.01.2025 tarihinde yapıldığı, ayıp iddiasına konu ürünlerin davacı tarafından davalıya partiler halinde 07.11.2024, 16.12.2024 ve 27.12.2024 tarihinde sevk ve teslim edildiği davalının ayıp ihbarının 2 ve 8 günlük muayene ve ihbar süresinden sonra olduğu davalının ayıp muayene ve ihbar külfetlerini yerine getirmemesi sebebiyle ayıptan kaynaklı haklarını kullanamayacağı anlaşılmıştır.
Bu bağlamda davacının takip tarihi itibariyle 178.976,64 TL alacaklı olduğu ispat ettiği anlaşılmakta olup, davacı tarafından davalıya kesilen faturaların ve davalı tarafından davacıya kesilen faturaların TL olarak kesildiği, davacının kendi ticari defter ve kayıtlarını TL olarak tuttuğu, davalının da davacı ile olan kayıtlarını TL para birimi üzerinden tuttuğu, taraflar arasında herhangi bir döviz ilişkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Nitekim Türk Parasının Kıymetinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca davacı ve davalının Türkiye'de yerleşik tüzel kişiler olduğu da gözetildiğinde kendi aralarındaki menkul alım satım sözleşmelerini ve ödemelerini döviz üzerinden yapmalarının da usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmaktadır.
Nitekim 6098 sayılı Kanun'un 99. Maddesi şu şekildedir:
"Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir.
Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir.
Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir."
Bu bağlamda davacı tarafından taraflar arasındaki faturaların TL olarak kesildiği, davacı ve davalının ticari defter ve kayıtlarının TL olarak tutulduğu, borcun döviz USD cinsinden kararlaştırılmamış olduğu ve mutlaka USD ile ödeneceği hususunda tarafların yazılı olarak anlaştıklarının davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı olup, tarafların taleplerinin de ancak icra dosyasındaki talepler ile sınırlı olabileceği ve icra dosyasında takibe konu edilen para birimi ve miktardan farklı bir miktara karar verilemeyeceği açıktır.
Bu bağlamda davaya konu icra takip dosyasında davacı tarafından davalıya karşı faturadan kaynaklı olarak 178.976,64 TL alacak USD'ye çevrilerek USD üzerinden takip başlatılarak alacağın USD olarak tahsili talep edilmiş ise de yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafından kesilen faturaların TL cinsinden olduğu, davacı ve davalının ticari defter ve kayıtlarının TL olarak tutulduğu gibi davalının davacıya USD olarak borçlandığına dair de davacı tarafından yazılı bir sözleşme ibraz edilmediği ve bu hususun ispatlanamadığı anlaşılmakla davacının davalıdan USD para cinsinden bir alacağının olmadığı, USD cinsinden başlatılan icra takibinde takip talebi ile bağlılık gereği TL alacak yönünden itirazın iptaline karar verilemeyeceği anlaşılmakla davacının davaya konu faturalar nedeniyle davalıdan USD cinsi bir alacağının itirazın iptali talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 2.373,76-TL peşin harçtan mahsubu ile artan 1.641,76-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya İADESİNE,
-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin; davacıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne davalının yokluğunda karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ........
e-imza
Hakim .......
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!