Anahtar kelimeler: Albümlerde İlettikleri Albüm İcraları İcraların Refi Sanatçılarından İddiadavacı Platformlarında Platformlarda

T.C.
İSTANBUL1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tecavüzün Ref'iDAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:ASIL DAVADA
:İDDİA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...’in (...) ülkemizin tanınmış sanatçılarından olduğu, dava konusu albüm ve albümlerde yer alan müzik eseri icraları üzerinde FSEK kapsamında mali ve manevi hak sahibi bulunduğu, davalıların ise söz konusu eser ve icraları herhangi bir hak ve yetkiye dayanmaksızın ... ve benzeri dijital müzik platformlarında umuma ilettikleri, davalıların aynı yönetim yapısına sahip grup şirketleri olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, FSEK m.25 kapsamında umuma iletim hakkının münhasıran eser sahibine ait olduğu, davacının dava konusu albüm ve icraların dijital platformlarda kullanılmasına ilişkin herhangi bir izin vermediği, davalıların kötü niyetli şekilde hareket ederek davacıya ait albüm, şarkı, video klip ve görüntüleri hukuka aykırı biçimde kullandıkları, bu kapsamda “...” isimli albümde “...” ile “...”(BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN) isimli albümde “...” isimli eserlerin izinsiz şekilde dijital platformlarda yayımlandığının tespit edildiği, bu nedenle tecavüzün tespiti, meni, ref’i ne karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Birleşen Davada
: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı müvekkilin hak sahibi olduğu; ... isimli albümün, albümdeki "..." isimli icraların (şarkıların); ... vb dijital müzik platformlarda umuma iletiminin tedbiren durdurulmasına , Davaya konu albüm ve içerdiği icralara yönelik olarak davalının haksız eylemlerinin müvekkilinin hak sahipliğine tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüzün men’ine (durdurulmasına ve önlenmesine) ve tecavüzün ref’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu müzik eserlerine ilişkin mali hakların ... 2. İflas Müdürlüğü’nün ...sayılı dosyasında yürütülen tasfiye kapsamında 20.07.2022 tarihli ihale ile davalı tarafından iktisap edildiği, söz konusu eserlerin iflas masası malvarlığı kapsamında bulunduğu, eserlerin rayiç değerlerinin bilirkişi raporu ile belirlendiği ve satış kararı ile mali hakların paraya çevrilmesine karar verildiği, ihalenin usulüne uygun şekilde yapıldığı ve davalı üzerinde kaldığı, davalının mali hak iktisabının 4630 sayılı Kanun’un kabulünden yaklaşık 21 yıl sonra gerçekleştiği, ayrıca satış şartnamesi ve açık artırma ilanında dijital alanda eser kullanımına ilişkin herhangi bir kısıtlamaya yer verilmediği, İstanbul Telif Hakları ve Sinema Müdürlüğü’nün 08.08.2022 tarihli müzekkeresinde de eserler üzerindeki tüm takyidatların kaldırılarak davalı adına kayıt ve tescil yapılmasının bildirildiği, buna rağmen davacının haksız menfaat sağlamak amacıyla işbu davayı açtığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.Birleşen davada Davalı “...” vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı icracı sanatçının ... üyesi olduğu, davacının icraları üzerindeki dijital iletim ve umuma erişilebilir kılma haklarını Türkiye’de ve dünya genelinde geçerli olmak üzere tam ruhsatla ...’e devrettiği, bu nedenle davacının dava konusu icralar bakımından yasaklama ve izin verme yetkisinin bulunmadığı, aktif husumet ehliyeti olmadığından davanın usulden reddi gerektiği, davalı kullanımının hukuka aykırı sayılamayacağı savunularak davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği belirtilmiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE
:Dava konusu uyuşmazlık; Asıl davada Davacının eserden kaynaklı haklarını tecavüzün ref-i meni ve ihtiyati tedbir istemine ilişkin olarak açıldığı, birleşen dava konusunun da yine eserden kaynaklı haklara tecavüzün tespiti, ref-i men-i , ihtiyati tedbir kapsamında açıldığı anlaşılmaktadır.Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Deliller toplanmadan tedbir isteminin incelemesinde:Bilirkişiler ... tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; Asıl dava yönünden; Davacı tarafından sunulan tespite konu bahsi geçen “...” isimli albüme ait “...”, “...”, “...”, "...", "...", "...", "...", "...", "...", "..." ve “...” isimli davaya konu müzik eserlerinin ... isimli dijital platformlara ait belirtilen linklerde güncel olarak yayında olduğunu; Birleşen dava yönünden; Davacı tarafından sunulan tespite konu bahsi geçen “...” isimli albüme ait “...”, “...”, “...”, "...", "..." "...?", "...", "...", "...", "...", “...” ve “...” isimli davaya konu müzik eserlerinin ... isimli dijital platformlara ait belirtilen linklerde güncel olarak yayında olduğunu, ekran görüntülerinin raporlarında detaylıca değerlendirme bölümünde sunulduğunu, söz konusu albümlerde yer alan ;(...ve ‘...) konu tüm müzik eserlerine ilişkin Ses Kaseti ve CD formatlı kayıt tescil belgelerinin incelendiğini, davalı ... adına eser işletim belgesinin olduğu ve devir aldığının görüldüğünü, davacının bahsi geçen müzik eserlerinde eserleri seslendirdiği ve davalı ... logosu ile de dijital platformlarda yayında olduğu, davacı tarafça, ilk hakkı devralana digital iletim hakkı verilmediğini, dolayısıyla sonradan devralanların da bu hakkının bulunmadığını, eylemlerinin davacının mali haklarına tecavüz teşkil ettiğini bildirmişlerdir.Bilirkişiler..., ..., ... tarafından düzenlenen █████/2024 tarihli bilirkişi EK raporlarında; Davacının eserlerini başlangıçta ...’e devrettiği, davalı ... ise hakları tasfiye sürecinde devraldığı, ancak... tarafından eser sahiplerinden alınan izinlerde dijital ortamda kullanım yetkisinin açıkça yer almadığının belirtildiği, kök raporda yalnızca tasfiye sürecindeki devirlerin esas alındığı, davacı ile Üçüncü...ve sonrasında ... arasındaki devir zincirinin değerlendirilmediği ancak bu kez sunulan deliller ve itirazlar incelendiğinde;“...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...” ve “...” isimli eserler bakımından davacının dijital yayın hakları dahil tüm haklarını alt devirleri de kapsayacak şekilde devretmiş olduğu, bu nedenle davalı ... şirketinin dijital yayın haklarını kullanma yetkisine sahip bulunduğunu, söz konusu eserler yönünden davacının dava hakkının bulunmadığı ve davalıların davacı haklarına tecavüzünün söz konusu olmadığı kanaatine varıldığını, Bununla birlikte, devir ve muvafakat belgelerinde isimleri yer almayan “...”, “...”, “...", “...”, “...?”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...” ve “...” isimli eserler bakımından ise davacının eser sahipliği haklarının devam ettiği, bu eserlerin ... platformlarında yayımlandığının tespit edildiği, bu nedenle davacının dava hakkının mevcut olduğu ve söz konusu eserler yönünden tecavüzün bulunduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmek suretiyle ek raporda kök rapordaki görüşlerini revize etmişlerdir.Bilirkişiler ..., ..., ...'nun █████/2025 tarihli 2. EK raporunda; “...” isimli müzik albümüne ilişkin eser resmi belgeleri, muvafakatnameler, ... ve ... eser bildirim listeleri ile Kültür ve Turizm Bakanlığı fonogram kayıt tescil belgelerinin dosyada mevcut olduğu, albüm yapımcısının ...Şti. olduğu ve hakların 27.02.2019 tarihinde davalı ... Dış Tic. A.Ş.’ye devredildiğinin görüldüğü, “..." isimli albüm yönünden ise eser işletme belgesinin bulunduğu, ancak bu yapımla ilgili muvafakatname ve sair evraklara dosya kapsamında rastlanılmadığı, albümün davalı ...A.Ş.’ye ait olduğu ve 17.11.2022 tarihinde davalı ...Tic. A.Ş.’ye devredildiğinin anlaşıldığı, diğer eserler yönünden ise önceki ek raporda belirtilen görüşlerin korunduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.İkinci bilirkişi heyeti ..., ..., ...tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; asıl davada davacının icracı sanatçı olarak “...” albümüne ilişkin FSEK kapsamında mali hak sahibi olduğu, 03.12.2018 tarihli İcracı Yorumcu Sanatçı Muvafakatnamesi’nin geçerli kabul edilmesi halinde davalı ...’un devir silsilesi ile 2001 yılında FSEK m.25 hükmüne eklenen hakları devraldığının, kabulünün gerektiği, aksinin kabulü halinde söz konusu hakların davacı nezdinde kaldığının değerlendirileceği, ayrıca albümlerin yapımcı şirketlerinin eser işletme belgelerinde belirtilen ses kaseti ve compact disc haklarıyla sınırlı şekilde hak sahibi oldukları, 2001 yılında FSEK m.25 hükmüne eklenen dijital iletim haklarının ise davacıya ait olduğu , birleşen davada; Davacının icracı sanatçı olarak “Usul Usul” isimli albüm üzerinde hem eser sahibi hem de icracı sanatçı olarak FSEK'te düzenlenen mali haklara sahip olduğu, Albümün yapımcısı ... Şti.'nin eser işletme belgelerinde yer alan Ses Kasedi ve Compact Disc haklarıyla sınırlı olarak hak sahibi olduğu, 2001 yılında FSEK m. 25 hükmüne eklenen haklara davacının sahip olduğu yönünde görüş bildirdikleri anlaşılmıştır.Huzurdaki uyuşmazlık da HMK 266 kapsamında linkler üzerinde teknik olarak inceleme yapılmış, ancak hukuki nitelendirmemenin mahkemeye ait olduğu hususu bilirkişilerce tespit edilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 282 inci maddesinde belirtilen "hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle bilirkişi raporundaki hukuki nitelendirme ve gerekçeler Mahkememizi bağlamamaktadır. Mahkememizce uyuşmazlık ihtisas Mahkemesi sıfatıyla yüksek yargı uygulamalarına ve yasal düzenlemelerin amaç ve ruhuna göre incelenmiş ve gerekçelendirilmiştir.5846 sayılı yasının 80. Maddesinde “Eser sahibinin hakları ile bağlantılı haklar”başlığı altında eser sahibinin haklarına komşu haklar kapsamında “Eser sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla ve eser sahibinin izniyle bir eseri özgün bir yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden sanatçılar” icracı sanatçılar olarak sayılmış bulunmaktadır. Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği m.4/ f.1-b de icracı sanatçı “Sanat eserleri ile folklor eserlerini düzgün biçimde yorumlayan,söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden oyucuları, ses sanatçılarını, müzisyenleri ve dansçıları vb. diğer kişiler” olarak tanımlanmıştır. Mevzuat uyarınca bir kişinin icracı sanatçı olarak kabul edilebilmesi için bazı koşullar vardır. Öncelikle gerçek kişiler icracı sanatçı olabilmektedir. Tüzel kişilerin icracı sanatçı olabilmesi mümkün değildir. İkinci koşul yaratılmış bir eserin mevcut olmasıdır. Zira icracı sanatçı yaratılmış eseri yorumlamak, tanıtmak, söylemek ve çalmak suretiyle icra eden kişidir. Şiir ve hikayeleri özgün biçimde seslendirip anlatanlar, şarkıcılar, icraları sanatsal katkıları ile şekillendirenler icracı sanatçılar olarak kabul edilmelidir (Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, 2021, s. 273-274; İlhami Güneş, “FSEK'te Yer Alan İcracı Hakları ve Uygulama”, s.173). Üçüncü koşul ise eserin icracı sanatçı tarafından icra edilmesidir. Bir kişinin bağlantılı hak sahibi olarak nitelendirilebilmesi için icracı sanatçı olması ve bu sıfatla icrayı gerçekleştirmiş olması gereklidir. İcraya elverişli bir eserin umuma arzında kameraman, ses ve görüntü teknisyenleri gibi teknik hizmet ve yardımlarda bulunan kişiler de görev alabilirler. Ancak bu kişiler icracı sanatçı kabul edilmezler. Zira icracı sanatçı eseri profesyonel bir şekilde, sanatsal faaliyet olarak icra eden kişiye denilmektedir. Yine bu sebepten bir eseri bir düğünde amatörce icra eden kişiler de icracı sanatçı sayılmamaktadır. Dördüncü koşul Kanun m. 80 ve Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği m. 4 uyarınca eserin özgün şekilde icra edilmiş olması gerekliliğidir. Yönetmelik m. 4'te komşu hak “Eser sahibinin haklarına zarar vermeden ve onun rızası ile bir eseri özgün biçimde icra eden veya icrasına katılan, bir icrayı ya da sesleri ilk defa tespit eden, yayınlayan gerçek ve tüzel kişilerin münhasıran sahip oldukları; icrayı tespit etme, çoğaltma, kiralama, telli-telsiz her türlü araçla yayınlama ve kamuya açık yerlerde temsil suretiyle bundan faydalanma hakları” olarak tanımlanmıştır. Dolayısıyla özgün şekilde icra etme unsuru da de icracı sanatçı nitelendirmesi için bir diğer önemli unsurdur. Son koşul icracı sanatçının eseri, eser sahibinin izni doğrultusunda icra etmiş olmasıdır (Kılıçoğlu, s. 239- 240). Yargıtay bir kararında, icracı sanatçıyı, “kendisinin olmayan bir eseri, eserin sahibi tarafından yaratılmış şekilde ve fakat kendi sanatçı becerisi ile başkalarına aktaran, eser sahibi ile eserden yararlanacakla arasında aracı kimse” olarak tanımlamıştır .5846 sayılı yasının 80. Maddesine göre icra sahibi: İcrasının tespit edilmesine, icranın canlı verilmesine, temsiline, tespitin çoğaltılmasına, kiralanmasına ve veya ödünç verilmesine, yayılmasına, radyo-TV, uydu veya kablo gibi telli veya telsiz yayın kuruluşlarında yayınına ve yeniden yayınına, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayın veya yeniden yayınına, dijital ortamda umumun erişimine açmaya, telli ve telsiz araçlarla umuma İletimine izin verip vermeme konusunda hak ve yetki sahibidir. Eser sahiplerinin yararlandığı mali haklar icracılar açısından da işin mahiyetine göre olabildiği ölçüde geçerlidir. İcracı sanatçılar bu haklarını uygun bir bedel karşılığında sözleşme yaparak yapımcıya devredebilirler. Tespit işlemi, icranın işaret, ses ve görüntü nakline yarayan cihazlar yoluyla kaydedilmesidir. Bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden gerçek veya tüzel kişilere fonogram yapımcısı denilmektedir.FSEK m. 80 / B uyarınca “ Bir icra ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devraldıktan sonra aşağıda belirtilen haklara sahiptir.(1) Eser sahibinin ve icracı sanatçının izni ile yapılan tespitin, doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması, dağıtılması, satılması, kiralanması ve kamuya ödünç verilmesi hususlarında izin verme veya yasaklama hakları münhasıran fonogram yapımcısına aittir. Yapımcılar tespitlerinin işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine izin verme hususunda münhasıran hak sahibidir.(2) Fonogram yapımcısı, yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış tespitlerinin aslının veya çoğaltılmış nüshalarının satış yoluyla veya diğer yollarla dağıtılması hususunda izin verme ve yasaklama hakkına sahiptir.(3) Fonogram yapımcısı, icraların tespitlerinin telli veya telsiz araçlarla satışı veya diğer biçimlerde umuma dağıtılmasına veya sunulmasına ve gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda tespitlerine ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin vermek veya yasaklamak hakkına sahiptir. Umuma iletim yoluyla tespitlerin dağıtım ve sunulması yapımcının yayma hakkını ihlal etmez. Fonogram yapımcıları eser niteliğinde olsun olmasın, bir ses icrasını veya diğer sesleri ilk olarak ses taşıyıcısına kayıt eden yapımcılardır. Eğer kayıt edilen ses, eser niteliğinde ise eser sahibi veya icracı sanatçıdan izin alınması gerekir. Dolayısıyla fotogram yapımcısının bağlantılı hak sahibi olarak korunabilmesinin ön şartı eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devralmış olmasıdır. Yargıtay kararları da bu yöndedir (Y. 11. HD T: 20.4.2006, E: ..., K: ...). Ancak belirtmek gerekir ki fonogram yapımcısının devraldığı, mali hakların kendisi değildir. Bunları kullanma yetkisidir. Burada bir hakkın değil, kullanım hakkının devrine (ruhsata) ilişkin bir durum vardır. Fonogram yapımcısının bağlantılı hak sahibi olabilmesi için “icra ürünü ve sair sesleri ilk defa tespit eden” olması gereklidir. İkinci defa tespiti yapanlar bu kapsamda değerlendirilmezler (Kılıçoğlu, s. 242-243).Komşu Haklar Yönetmeliği m. 7 uyarınca daha önce tespit edilmemiş icraların tespitinde icracı sanatçının izni aranır. Yönetmelik m. 8 uyarınca bir icracı sanatçı ile yapımcı arasında yapılan sözleşmeyle “çoğaltma, kiralama, icranın telli ve telsiz her türlü araçla yayınlanması ya da temsili yolu ile faydalanma hakkı uygun bir bedel karşılığında yapımcıya devredilmişse, icracı ve yorumcu sanatçıların yazılı izni aranmaz.5846 sayılı yasının 25. Maddesi 2001 yılında 4630 sayılı kanunla değiştirilmiştir. Madde başlığı “İşaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı”şeklinde içeriği ise “Bir eserin aslını veya çoğaltılmış nüshalarını, radyo-televizyon, uydu ve kablo gibi telli veya telsiz yayın yapan kuruluşlar vasıtasıyla veya dijital iletim de dahil olmak üzere işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla yayınlanması ve yayınlanan eserlerin bu kuruluşların yayınlarından alınarak başka yayın kuruluşları tarafından yeniden yayınlanması suretiyle umuma iletilmesi hakkı munhasıran eser sahibine aittir” şeklinde değiştirilmiştir. Böylece görüntü nakline yarayan araçlarla ve yine bu kapsamda dijital platformlar yoluyla umuma iletim hakkı eser sahibine tanınmış bir hak olarak düzenlenmiştir.5846 sayılı yasının 51. maddesi ile mali hakların devrine ve kullanımının devrine ilişkin sözleşmelere bir kısıtlama getirmiştir. Buna göre ilerde çıkarılacak kanun ile tanınacak mali hakların peşinen devrine ya da başkaları tarafından kullanılmasına ilişkin sözleşmeler batıldır. Hüküm şu şekildedir: “İleride çıkarılacak mevzuatın eser sahibine tanıması muhtemel mali hakların devrine veya bunların başkaları tarafından kullanılmasına mütaallik sözleşmeler batıldır. İleride çıkarılacak mevzuatla mali hakların şümulünün genişletilmesi veya koruma süresinin uzatılmasından doğacak salahiyetlerden vazgeçmeyi yahut bunların devrini ihtiva eden sözleşmeler hakkında aynı hüküm caridir.”Kanun koyucu FSEK m. 51 ile eser ve bağlantılı hak sahiplerini korumak istemiştir. Böylece ilerde çıkarılacak kanun ile kendilerine tanınacak hakları peşinen devretmeleri hukuka aykırı sayılmış ve butlar yaptırımına tabi tutulmuştur (Kılıçoğlu, s. 320).Davacının icracı sanatçı olarak bağlantılı hak sahibi olduğu müzik eserlerinin internet üzerinden ve dijital platformlar vasıtasıyla umuma iletimine ilişkin mali hakkın 2001 yılında yapılan değişiklikle ihdas ettiği bilinmektedir.Toplanan deliller, Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğünce gönderilen eser işletme belgesi( ... 41. Noterliği .... tarıh ve (...) Nolu devir Sözleşmesi ile ... Şirketi tarafından (...) yapımcı kodu ile “...Tic, A.Ş "ye ... isimli albüm yönünden devir yapıldığına dair eser işletme belgesi , ... isili albüme ilişkin eser işletme belgesi), Meslek birliklerinden gelen cevabi yazılar, 3.12.2018, 21.8.2022 tarihli muvafakatnameler, deliller toplandıktan sonra alınan bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen EK raporun dosyadaki deliller uyumlu olması nedeniyle HMK 266 madde kapsamında hüküm tesisinde dikkate alındığı ancak hukuki takdir ve nihai kararın Mahkememizce oluşturulduğu gözetilerek toplanan deliller ışığında deliller şu şekilde takdir edilmiştir:Davalı ...tarafından sunulan belgelerde; Devir Belgesi ve Muvafakat başlıklı 21.8.2022 tarihli belgede; ...'in yorumladığı eserler için (...) ....Şti.y verilen İcracı Yorumcu Sanatçı Muvafakatnamesine konu eserlerin “internetortamı, bilgisayar, interaktif ortamında, ..mali ve komşu hakların tamamını yurt içinde ve yurtdışında geçerli olmak üzere davalılarından ... Şirketine devir ve temlik ettiği , İcracı Yorumcu Sanatçı Muvafakatnamesi başlıklı 03.12.2018 tarihli belgede; davacı ıcracı sanatçının ... adlı albümde yer almak üzere yorumlanan bazı eserler için (...) ...Ltd.Şti.ne “düzenlendiği tarihteki teknik olanaklarla üretilebilen ve gelişecek teknik olanaklarla üretilebilecek olan...internet ortamı, bilgisayar, interaktif ortamında, .. yurt içinde ve yurtdışında geçerli olmak üzere ...Ltd.Şti.ne bırakıldığı ve başkalarına kullandırma ve devretmesine muvafakat ettiği görülmektedir.Dolayısıyla ilk kök rapor davalı yanca devir belgesi sunulmadan düzenlendiğinden hükme dayanak olarak alınmamıştır. Zira eser sahipliği Mahkemece res’en incelenmesi gerekli hususlardandır. (Dolayısıyla 5.5.2023 tarihli davalının beyan dilekçesi ekinde muvafakatname incelenmeden kök rapor düzenlendiğinden kök rapor hükme dayanak olarak alınmamıştır) . Davalının sunduğu deliller bilirkişi heyetince ek raporda incelenmiş ve; davacının ... Şirketine, ... şirketinin ise ... Şirketine yaptığı devirler ek raporda değerlendirilmiş ve "... " isimli icralara yönelik tecevüzün tespiti ve önlenmesini, talep edilmişse de; 3.12.2018 tarihli İcracı Yorumcu sanatçı Muvafakatnamesi keza 21.8.2022 tarihli devir belgesi ve muvafakatname incelendiğinde; 2001 yılında FSEK m. 25 hükmüne eklenen hakları ile birlikte internet ve web ortamında gerçekleşecek çoğaltma, yayma ,dağıtma, işlenme, temsil, umuma iletim haklarının yer ve süre sınırlandırılması olmadan muvafakatnameye konu edildiği ve davalı ... Tic. A.Ş.'ye devir silsilesi ile bu hakların geçtiği gözetilerek eserleri için dijital ortamlarda yayınlar da dahil tüm haklarını devretmiş (alt devri de içerecek şekilde) gerçekleştiği, devralan davalı ... şirketinin de ondan devralmak suretiyle bu eserleri yayın hakları dahil kullanma haklarının yetkisine sahip olduğu anlaşıldığından asıl davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.Birleşen dava yönünden ise; icracı sanatçının seslendirdiği ... isimli albümdeki "..." isimli icralara yönelik tecavüzün tespiti ve önlenmesini talep etmişse de; ... isimli eser yönünden davacının 3.12.2018 tarihli İcracı Yorumcu muvafakatnaması ile haklarını devir ettiği, bu hakların davalı ...Tic. A.Ş.'ye devir silsilesi ile 2001 yılında FSEK m. 25 hükmüne eklenen hakları ile birlikte devralındığı ve bu haklar arasında internet ve web ortamında gerçekleşecek çoğaltma, yayma ,dağıtma,işlenme, temsil, umuma iletim haklarının yer ve süre sınırlandırılması olmadan muvafakatnameye konu edildiği gözetilerek bu esere yönelik tecavüzün tespit ve önlenmesi isteminin REDDİNE, ... isimli albümde yer alan diğer eserler yönünden yani devre konu olmayan muvafakata konu olmayan eserler yönünden (“...”) isimli davaya konu müzik eserlerinin dijital platformlarda yayınlanmakta olduğu tespit edildiğinden : davalı eylemlerinin davacının FSEK ten doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men’ine ve ref’ine, Karar kesinleştiğinde davacının dava konusu eserlerde hem besteci, hem söz yazarı ve hemde icracı sanatçı olarak yer alması nedeniyle ; birleşen davada kabul edilen (“...”) eserlerine yönelik icraların davalı yanca digital müzik müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin önlenmesine, ilgili platformlara karar kesinleştiğinde müzekkere yazılmasına karar verilmesi gerektiğinden aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.HÜKÜM
:I-ASIL DAVADA
: Davanın REDDİNE,ASIL DAVADA; dava konusu yapılan Nalan isimli icracı sanatçının seslendirdiği; kaç bahar isimli albümdeki "... " isimli icralara yönelik tecavüzün tespiti ve önlenmesini, talep etmişse de; 3.12.2018 tarihli İcracı Yorumcu davalı ... A.Ş.'ye devir silsilesi ile 2001 yılında FSEK m. 25 hükmüne eklenen hakları ile birlikte devralındığı ve bu haklar arasında internet ve web ortamında gerçekleşecek çoğaltma, yayma ,dağıtma, işlenme, temsil, umuma iletim haklarının yer ve süre sınırlandırılması olmadan muvafakatnameye konu edildiği gözetilerek; ASIL DAVANIN REDDİNE,2-732 TL ilam harcının yatırılan 179,90 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 552,1 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davanın reddi nedeniyle Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalılar tarafın yargılama giderlerinden olan 200 TL'nin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,6-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,II-BİRLEŞEN DAVADA
: Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,BİRLEŞEN DAVADA
:a-Nalan isimli icracı sanatçının seslendirdiği ... isimli albümdeki "..." isimli icralara yönelik tecavüzün tespiti ve önlenmesini talep etmişse de; ... isimli eser yönünden davacının 3.12.2018 tarihli İcracı Yorumcu davalı ... Dış Tic. A.Ş.'ye devir silsilesi ile 2001 yılında FSEK m. 25 hükmüne eklenen hakları ile birlikte devralındığı ve bu haklar arasında internet ve web ortamında gerçekleşecek çoğaltma, yayma ,dağıtma,işlenme, temsil, umuma iletim haklarının yer ve süre sınırlandırılması olmadan muvafakatnameye konu edildiği gözetilerek bu esere yönelik tecavüzün tespit ve önlenmesi isteminin REDDİNE,b- ... isimli albümde yer alan diğer eserler yönünden; (“...”) isimli davaya konu müzik eserlerinin dijital platformlarda yayınlanmakta olduğu tespit edildiğinden : davalı eylemlerinin davacının FSEK ten doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, men’ine ve ref’ine,-Karar kesinleştiğinde davacının dava konusu eserlerde hem besteci, hem söz yazarı ve hemde icracı sanatçı olarak yer alması nedeniyle ; birleşen davada kabul edilen (“...”) eserlerine yönelik icraların davalı yanca digital müzik müzik platformlarında kullanılmasının ve umuma iletilmesinin önlenmesine, ilgili platformlara karar kesinleştiğinde müzekkere yazılmasına,c-732 TL ilam harcının yatırılan 179,90 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 552,1 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davanın kısmen kabulü nedeniyle Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davanın kısmen reddi nedeniyle Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 55.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 179,90 TL başvuru harcı 179,90 TL peşin harç 710 TL tebligat ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 1.069,8 TL yargılama gideri ile; davacı tarafından yapılan 46.000 TL ( 2 ek rapor+ son alınan heyet raporu) bilirkişi ücretide dahil olmak üzere toplam 47.069,8 TL yargılama giderinin taktiren 1/2' sinin, davalı ...'TAN ALINARAK alınarak davacıya verilmesine,6-Davalı yanın yapmış olduğu yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm tesisine yer olmadığına,7-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,Dair karar davacı vekilinin , davalı ... vekilinin yüzüne karşı, birleşen dosya davalısı ... vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. █████/2026Katip ...¸Hakim ...¸