Anahtar kelimeler: Logosu Emtiada Tpmk Dünyada Konuma Finans Aşkın Madencilik Ülkede Sürdürmekte

T.C.
İSTANBUL2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
:███████ EsasKARAR NO
:████████DAVA Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2024KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili, müvekkili şirketin enerji, inşaat, madencilik, tekstil ve finans alanlarında olmak üzere yurt içinde ve 34 ülkede çalışmalarını sürdürmekte olup, 17.000'i aşkın kişiye istihdam sağlamakta olduğunu, müvekkili şirketin hem Türkiye, hem de dünyada önemli bir konuma sahip olduğunu, müvekkili ... ... A.Ş.'ye ait “...” markasının, müvekkili şirket tarafından uzun yıllardır kullanılmakta olup 11.08.2000 tarihinde 2000/... başvuru numarası ile Türk Patent ve Marka Kurumu ("TPMK") nezdinde yapılan marka tescil başvurusu neticesinde “...” markasının logosu ile tüm marka sınıflarında ... emtiada tüm marka sınıflarında 11.08.2000 tarihinde koruma altına alınarak 09.09.2002 tarihinde tescil edildiğini, bununla birlikte “...” markasının logosu ile “Tanınmış Marka” olarak kabulüne karar verildiğini, böylece müvekkili şirketin, “...” markası üzerinde tüm mal ve hizmet sınıflarında tek başına, üstün ve öncelikli hak sahibi haline geldiğini, müvekkili şirketin ... alanında da yurt içinde ve yurt dışında ilişkili şirketleri ile faaliyet göstermekte olup, TPMK nezdinde yapılan 24.03.2022 tarihli ve 2022/... numaralı başvuru neticesinde, müvekkili şirkete ait "... ..." markasının logosu ile 23.09.2022 tarihinde █████. mal ve hizmet sınıflarında ve tescil edildiğini, keza "... ..." markası için ise logosu ile ...sınıflarda 12.04.2022 tarihinde tescil başvurusunda bulunulmuş olup inceleme sürecinin devam ettiğini, müvekkili şirketin TPMK nezdinde tescilli markaların yanı sıra yurt dışında WIPO ve OHIM nezdinde de tescilli seri markalarının da mevcut olduğunu, müvekkili şirketin davalının TPMK nezdinde █████/2023 tarihinde 35 / 36 / 37 / 39 / emtialar için yapmış olduğu 2023/... sayılı marka başvurusunun, 14.08.2023 tarihli ve 426 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde yayınlanması üzerine, Davalı şirketten ve davalının haksız ve hukuka aykırı marka ve işaret kullanımlarından haberdar olduğunu, davalının https://caliklojistik.com.tr adresli web sitesinde ...+ŞEKİL görselini ve "... ... Hizmetleri", "... ..." ibarelerini kullanmakta olduğunu, yurt içinde ve yurt dışında ... sektöründe faaliyet gösterdiğinin anlaşıldığını, davalı şirketin, 16.07.2023 tarihinde 2023/... numaralı başvuruyla "... ... Hizmetleri" markasının ...+ŞEKİL görseli ile tescili için TPMK nezdinde başvuruda bulunduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkiline ait ... markalarının hem Türkiye'deki hem yurt dışındaki bilinirlik seviyesinin yüksek olması ve bu markaların itibarından ve sektörel anlamda tanınmışlık düzeyinden haksız yarar sağlanacak olması nedeniyle müvekkili şirket tarafından davalının tescil başvurusuna itiraz edildiğini, davalının haksız suretle kullandığı ve tescil başvurusunda bulunduğu "... ... Hizmetleri" marka ve görselinin, müvekkili şirketin tescilli markaları ile ayniyet derecesinde benzer hatta aynı olması, aynı mallar üzerinde tescil edilmek istenmesi, müvekkili şirketin ticaret alanında eskiye dayalı ve aktif kullanımının mevcut olması, sektörel anlamda tanınmışlık, Paris Sözleşmesi Kapsamında tanınmışlık, diğer fikri haklar veya kişilik hakları doğrultusunda davalının kötü niyetli ve hukuka aykırı kullanımlarının haksız rekabete yol açmakta, müvekkili şirketin marka ve kişilik haklarına tecavüz niteliği taşımakta olduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkilinin marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, ortadan kaldırılması ve davalının ticaret ünvanındaki ... ibaresinin ticaret sicililinden terkini, https://caliklojistik.com.tr isimli internet adresinin faaliyetlerinin durdurularak davacıya devredilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, müvekkili şirketin █████/2023 tarihinde kurulmuş olup, ... Hizmetleri alanında ulusal ve uluslararası düzeyde yük taşımacılığı ile ilgili ticari faaliyette bulunduğunu, davalı tarafın ise enerji, inşaat, madencilik, tekstil ve finans alanlarında ticari faaliyette bulunmakta olduğunu, müvekkili şirketin kuruluşundan sonra ticari faaliyet alanına uygun olarak 35, 36, 37, 39 emtia grupları için 16.07.2023 tarihinde TPMK nezdinde “ŞEKİL + ... ... HİZMETLERİ" markasının tescili için müracaatta bulunduğunu, müvekkili şirketin ulusal ve uluslararası alanda yük taşımacılığı alanında ticari faaliyette bulunduğunu, davacı tarafın ise dava dilekçesinde beyan ettiği üzere enerji, inşaat, madencilik, tekstil ve finans alanlarında faaliyette bulunduğunu, davacı tarafın bugüne kadar ..., Ulusal Ve Uluslararası Düzeyde Taşımacılık alanında her hangi bir ticari faaliyette olmadığını, bu nedenle müvekkilinin tescil talebinde bulunduğu marka ile davalı tarafın iltibas iddiasında bulunduğu markalar yönünden iltibas yaratacak aynı veya aynı türdeki mal ve hizmetler unsurunun söz konusu olmadığını, müvekkiline ait marka ile davacıya ait markalar arasında benzerlik yönünden karşılaştırma yapıldığında kullanılan şekil, tasarım, yazılış şekli, yazı kapsamı, kelime grubu, kelime grubunun konumlandırması, içerdiği tali unsur ve ortaya çıkartılan baskın unsur dikkate alındığında aralarında her hangi bir benzerlik olmadığının açıkça görüldüğünü, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporları dosya içerisine ibraz etmiştir.Mahkememizin █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda;"...Bilişim Yönünden Yapılan İncelemeler Sonucunda: Davacıya ait https://www.....com web sitesi incelendiğinde, “Enerji, İnşaat, Madencilik, Tekstil, Finans” sektörlerinde hizmet verdikleri bilgisinin yer aldığı, web sitesi alan adının“18.04.2000” tarihinde kayıt altına alındığı ve web arşiv kayıtları üzerinde yapılanincelemede ulaşılabilen ilk arşiv kaydının “9 Haziran 2003” tarihi olduğu, burada “Tekstil, İnşaat, Finans, Enerji, Ticaret ” alanlarında hizmet verdikleri bilgisinin yer aldığı görülmüş, davalıya ait https://... web sitesi incelendiğinde; “Havayolu Taşımacılığı, Denizyolu Taşımacılığı, Karayolu Taşımacılığı, Gümrükleme Hizmetleri, Danışmanlık Hizmetleri” sektörlerinde hizmet verdikleri bilgisinin yer aldığı, alan adının ilk kez “23.07.2023” tarihinde kayıt altına alındığı ve web arşiv kayıtları üzerinde yapılan incelemede ulaşılabilen ilk arşiv kaydının “11 Haziran 2024” tarihli olduğu, burada da şu anda web sitelerinde yer alan hizmet kollarında çalıştıkları bilgisinin yer aldığı tespit edilmiş,davacı ve davalının web sitesinde kullanılan fontların, yazı karakterlerinin farklı olduğu, web sitelerinin tasarımlarının birbirlerine benzemediği kanaati oluşmuştur. Sektör Yönünden Yapılan İncelemeler Sonucunda: Taraf markalarının sektörde aynı müşteri kitlesine hizmet vermesi nedeniyle, karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğu kanaati oluşmaktadır. Haksız Rekabet Alanında Yapılan İncelemeler Sonucunda: Marka hukukunda artık kümülatif koruma söz konusu değildir. Marka Hukuku Yönünden Yapılan İncelemeler Sonucunda:Davacının 2022 ... tescil numaralı “... ...”, 2009 ... tescil numaralı “...”, 2000 ... tescil numaralı “...” ibareli markalarıyla davalı kullanımları arasında SMK’nun 7/2-b maddesi anlamında benzerlik olduğu, markalar arasında emtia benzerliği şartının bulunduğu, karıştırılma ihtimalinin de bulunması nedenlerinden dolayı marka hakkına tecavüz şartlarının gerçekleştiği..." yönünde görüş ve kanaate ulaşıldığı anlaşılmıştır.Mahkememizin █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda;"...Haksız rekabet olduğu iddiası yönünden yapılan incelemelerimizde, kök raporda SMK’nın 7/2 maddesine göre marka hakkına tecavüz olduğu, davalının markasal kullanımlarının “...” ibaresi şeklinde olduğu, bu kapsamda markasal kullanım şartını yerine gelmiş olduğu ve SMK’nın 7/3-e maddesine göre ticaret unvanının kullanılmasının Sayın Mahkemece yasaklanabileceği açıktır. Kök raporda belirttiğimiz Yargıtay 11. HD. 14.03.2022 T., █████████ E., █████████ K. tarihli kararı kapsamında, özel kanun konumundaki 6769 sayılı SMK’ya göre korumanın mümkün olduğu, huzurdaki davada ayrıca genel kanun konumundaki TTK’nın haksız rekabet hükümlerine göre Ticaret unvanının terkininin talep edilemeyeceği değerlendirilmektedir. Davacının 2022 ... tescil numaralı “... ...”, 2009 ... tescil numaralı “...”,2000 ... tescil numaralı “...” ibareli markalarının 39.sınıf kapsamında “Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri (tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, kurye hizmetleri dahil). Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri.” hizmetleri yönünden tescilli olduğu tespiti kök rapor kapsamında yapılmıştır. Dolayısıyla davalı yanın davacının ... sektöründe faaliyetinin olmadığına yönelik olmak üzere SMK’nın 7/2-b maddesinin uygulama alanı bulmayacağına dair itirazlarının doğruluk payı olmadığı, kök raporda değişiklik yapılmasını gerektirir bir husus olmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda arz ve izah edilen gerekçeler ve yapılan incelemeler doğrultusunda, davacının 2022 ... tescil numaralı “... ...”, 2009 ... tescil numaralı “...”, 2000 ... tescil numaralı “...” ibareli markalarıyla davalı kullanımları arasında SMK’nun 7/2-b maddesi anlamında benzerlik olduğu, markalar arasında emtia benzerliği şartının bulunduğu, karıştırılma ihtimalinin de bulunması nedenlerinden dolayı marka hakkına tecavüz şartlarının gerçekleştiği..." yönünde görüş ve kanaate ulaşıldığı anlaşılmıştır.GEREKÇEDava; marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve ortadan kaldırılması ve bağlı talepler ile davalının ticaret ünvanındaki ... ibaresinin ticaret sicililinden terkini, https://caliklojistik.com.tr isimli internet adresinin faaliyetlerinin durdurularak davacıya devredilmesi taleplerine ilişkindir.Davacı adına █████/2000 başvuru tarihli, 2000/... numaralı "..." markasının tüm marka sınıflarında 01 / 02 / 03 / 04 / 05 / 06 / 07 / 08 / 09 / 10 / 11 / 12 / 13 / 14 / 15 / 16 / 17 / 18 / 19 / 20 / 21 / 22 / 23 / 24 / 25 / 26 / 27 / 28 / 29 / 30 / 31 / 32 / 33 / 34 / 35 / 36 / 37 / 38 / 39 / 40 / 41 / 42 / 43 / 44 / 45. emtiada tescilli olduğu, yine davacı adına 24.03.2022 tarihli, 2022/... numaralı "... ..." markasının █████. mal ve hizmet sınıflarında ve tescilli olduğu, bunların yanı sıra; 2022/... numaralı ”... ...”, 96/... numaralı “... ...”, 2000/... numaralı “...”, 2002/... numaralı “... ... şekil”, 2009/... numaralı “... şekil”, 2011/... numaralı “... pamuk”, 2011/.. numaralı “... ...”, 2011/... numaralı “... ...”, 2011/... numaralı “... ...”, 2016/... numaralı “... ... + şekil”, 2017/... numaralı “...'ın gülümseyen yüzleri”, 2017/... numaralı “... ...”, 2017/... numaralı “... dijital”, 2017/... numaralı “... digital”, 2018/... numaralı “... bank”, 2018/... numaralı “...”, 2018/... numaralı “... ... teknolojileri”, 2018/... numaralı “... ... solutions”, 2018/... numaralı “... global çözümler”, 2018/... numaralı “... ... services”, 2018/... numaralı “... ... servisleri”, 2018/... numaralı “... ...”, 2018/... numaralı “... teknoloji”, 2018/... numaralı “... ...”, 2018/... numaralı “... tek”, 2019/... “... ...”, 2019/... “... ...”, 2021/... “... ...”, 2022/... “... yapı”, 2022/... “... inşaat”, 2022/... “... dekorasyon”, 2022/... “... ...”, 2022/... “... ...”, 2023/... “... ...” ibareli markaların davacı adına tescilli ve tescil süresi devam eden markalar olduğu anlaşılmıştır.2023/... başvuru numaralı, “... ... hizmetleri” ibaresini ihtiva eden marka başvurusunun davalı ... ... Hizmetleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketiadına yapıldığı, davacının 2018 ... tescil numaralı markası yönünden karıştırılma ihtimali vetanınmış marka gerekçeleriyle yapılan itirazın kabulü ile başvurunun tam reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller SMK Madde 29’ da sayılmıştır. Marka hakkına tecavüz sayılan haller Sınai Mülkiyet Kanun’ nun 7. Maddesine atıf yapılmak suretiyle 29. Maddesinde düzenlenmiştir.6769 sayılı SMK madde 29’ a göre, Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanılması ve yine madde 29/b’ ye göre Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edilmesi marka hakkına tecavüz sayılmaktadır.Marka hakkı sahibinin markasına zarar vermeye yönelik tüm fiilleri engelleme hakkı vardır. Marka hakkına tecavüz de bunların başında gelir. Marka hakkına tecavüzün varlığı için Sınai Mülkiyet Kanun’ da belirtilen eylemlerden birinin gerçekleşmiş olması ve somut olayda bu eylemin hukuka uygunluk sebeplerinden birinin bulunmaması gerekir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’ nun 7. Maddesinde ise;Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır.a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmıştık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.Ayrıca yine 7. maddenin 3/e fıkrası uyarınca işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması halinde bu kullanımın yasaklanabileceği hususunun düzenlendiği anlaşılmıştır.6769 sayılı SMK’ nin yukarıdaki ilgili maddeleri genel olarak, marka sahibinin tescilli markası ile iltibasa neden olacak işaretlerin kullanılmasını yasaklamaktadır. Madde metninde de belirtildiği üzere; tescilli marka ile aynı veya benzer olan bir işaretin tescilli markanın kapsadığı mal ve hizmetlerde kullanılarak halk tarafından karıştırılma ihtimaline yol açılması marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir. Ayrıca işaret ile tescilli marka arasında halk nazarında “ilişkilendirme” olduğu ihtimali de “karıştırılma ihtimali” kavramına dahil sayılmıştır. Marka sahibi tescilli markası ile bağlantı kurulması ve veya karıştırılma olasılığı taşıyan markaların aynı veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılmasını önleme yetki ve hakkına sahiptir.Marka sahibi, markası hangi sınıflarda tescil edilmişse markasının başkası tarafından kullanılmasını ve tescilini önleme yetkisi, o mal veya hizmetler ve onlarla benzer olan mal ve hizmetlerle sınırlıdır. Davacının korunduğu sınıflar ile davalının kullanımının aynı sınıflarda olduğu kanaatine ulaşılmıştır.Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, tüketicilerin bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde ve herhangi bir sebeple bağlantı kurma ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım veya bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” bunların karıştırılabileceği yönünde ise iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.06.2012 tarihli ve ███████-155 E. ████████ K. sayılı kararı). Başka bir deyişle karıştırılma ihtimali; görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlikler, çağrıştırma, bir bütün olarak uyandırdığı toplu kanaat, malın veya hizmetin hitap ettiği alıcı grubunun toplumsal düzeyi ve durumu, markayı taşıyan malın değeri ve alıcının bu malı almaya ayırdığı zaman, markanın asıl unsurları ve tamamlayıcı unsurları, telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Yine tüketicilerin, karşılaştırılan işaretler arasında herhangi bir şekilde “bağlantı” kurabilmesi de benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterli olmaktadır.Tüm dosya kapsamı, yukarıda özetlenen bilirkişi raporu, taraflarca sunulan deliller ve TPMK kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, davacı markalarında asli unsurun “...” ibaresi olduğu, davalı kullanımlarında da asli unsurun “...” ibaresi olduğu, davacı şirketin birçok sektörde faaliyet gösterdiği, Türk Patent Enstitüsü Markalar Dairesi Başkanlığı nezdinde davacı tarafça yapılan 20.09.2011 tarihli T/... numaralı başvuru ile “...” markasının 28.03.2012 tarihinde tanınmış marka statüsüne alındığının anlaşıldığı, davalı taraf markasının, ... sınıflandırmasına göre 35 / 36 / 37 / 39 / sınıflarında olmak üzere marka başvurusuna konu edildiği ve davalının 39.sınıftaki “Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri” yönünden kullanımlarda bulunduğunun teknik bilirkişilerce tespit olunduğu, davacının 2022 ... tescil numaralı “... ...”, 2009 ... tescil numaralı “...” ve 2000 ... tescil numaralı “...” ibareli markalarının 39.sınıftaki “Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri” yönünden de tescilli olduğu, taraf markalarının 39.sınıftaki “Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri” hizmetler açısından ayniyet gösterdiği,davacının “... ...” markası ile davalının “... ... hizmetleri” şeklindeki kullanımı açısından benzerliğin yüksek seviyede olduğu, taraf markalarının sektörde aynı müşteri kitlesine hizmet vermesi nedeniyle karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğu ve kaldı ki ... markasının tanınmış marka statüsünde yer aldığı, davacının şirketler topluluğu şeklinde ticari hayatına devam ediyor olması ve taraf marka ve kullanımları ile ticari ünvanlarının özellikle işitsel yönden benzerliğinin yüksek olması gibi hususlar nedeniyle ortalama tüketici kitlesinin davalı şirketi davacının şirketler topluluğuna dahil bir firma olarak algılama ihtimalinin yüksek olduğu, bu doğrultuda taraf markalarının ilişkilendirilebileceği ve markalar arasında yüksek karıştırılma ihtimalinin bulunduğu anlaşılmakla davacı şirket ile davalı arasında halk nezdinde ilişki kurulma ve iltibas tehlikesinin bulunması nedeniyle davacı şirketin marka ve kişilik haklarına vaki tecavüzün tespiti ve men'ine, marka hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin üretilmesinin, ithalinin, ihracının, stoklanmasının, dağıtımının, satışının ve tanıtımının ve/veya herhangi bir şekilde ticari işletmeye koyulmasının, herhangi bir sebeple elde bulundurulmasının önlenmesine, üretilmiş, stoklanmış, depolanmış, dağıtılmış ve/veya satışa sunulmuş olan ürünlerin ve bu ürünlerin dağıtımı ve tanıtımı için hazırlanmış basılı malzemelerin, her türlü tanıtım malzemelerinin, araçlarının ve materyalin bulundukları yerlerden toplanmasına ve imha edilmesine, davalının “...” ibaresinin ticaret ünvanı ve internet sitesi dahil, işyerlerinden, tüm reklam ve tanıtım vasıtalarından, billboardlardan, fatura, kartvizit, broşür ve sair yerlerden, internet ortamı ve sosyal medya hesapları gibi tüm mecralardan derhal kaldırılmasına, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına ve her türlü kullanımının önlenmesine, davalı tarafça kullanılan https://.../ adresli internet sitesine erişimin engellenmesine, domain adı ve içeriğindeki "...", "... ...", "... ... Hizmetleri" ibarelerinin kullanımının karar kesinleştiğinde durdurulmasına ve domain adı kullanımının yasaklanmasına karar vermek gerekmiştir.Davacı taraf marka hakkına ilişkin hükümlerin yanı sıra ayrıca TTK'nın haksız rekabet hükümleri gereğince de istemde bulunmuştur. Bu noktada Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2022 tarih, █████████ esas ve █████████ karar sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nın 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan SMK'nın uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu kanaatiyle haksız rekabetten kaynaklanan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.HÜKÜM
: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın kısmen kabulü ile, davacı şirketin "..." markasının ve ticaret unvanının, “... ...” ve "... ..." markasının ve "..." ibareli tüm diğer tescilli markalarının; davalı tarafından "... ... Hizmetleri" ibaresiyle ayniyet derecesinde, davacı şirket adına tescilli emtialarda ticari etki yaratacak şekilde ve markasal nitelikte kullanılması ve davacı şirket ile davalı arasında halk nezdinde ilişki kurulma ve iltibas tehlikesinin bulunması nedeniyle davacı şirketin marka ve kişilik haklarına vaki tecavüzün tespiti ve men'ine, marka hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin üretilmesinin, ithalinin, ihracının, stoklanmasının, dağıtımının, satışının ve tanıtımının ve/veya herhangi bir şekilde ticari işletmeye koyulmasının, herhangi bir sebeple elde bulundurulmasının önlenmesine, üretilmiş, stoklanmış, depolanmış, dağıtılmış ve/veya satışa sunulmuş olan ürünlerin ve bu ürünlerin dağıtımı ve tanıtımı için hazırlanmış basılı malzemelerin, her türlü tanıtım malzemelerinin, araçlarının ve materyalin bulundukları yerlerden toplanmasına ve imha edilmesine, davalının “...” ibaresinin ticaret ünvanı ve internet sitesi dahil, işyerlerinden, tüm reklam ve tanıtım vasıtalarından, billboardlardan, fatura, kartvizit, broşür ve sair yerlerden, internet ortamı ve sosyal medya hesapları gibi tüm mecralardan derhal kaldırılmasına, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına ve her türlü kullanımının önlenmesine,2-Davalı tarafça kullanılan https
://.../ adresli internet sitesine erişimin engellenmesine, domain adı ve içeriğindeki "...", "... ...", "... ... Hizmetleri" ibarelerinin kullanımının karar kesinleştiğinde durdurulmasına, domain adı kullanımının yasaklanmasına,3-Haksız rekabet davasının ve bağlı taleplerin reddine,4-Mahkeme hüküm özetinin, masrafları davalıya ait olmak kaydıyla, ülke çapında dağıtımı yapılan ve tirajı ellibinin üzerinde olan bir gazetede ilanına,5-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 732,00 TL harcın daha önceden ödenen 427,60 TL peşin harçtan düşüldükten sonra eksik kalan 304,40 TL harcın davalıdan tahsiline,6-Davacı tarafından sarfedilen 427,60 TL peşin ile 427,60 TL başvuru harcı toplamından oluşan 855,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı tarafından yapılan 25.185,00 TL (bilirkişi, posta, tebligat gideri) yargılama giderinin davadaki haklılık durumuna göre hesaplanan 12.592,50 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden haksız rekabet davası yönünden A.A.Ü.T.'ye göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,10-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip ...Hakim ...