Anahtar kelimeler: Açılardan Mantıksal Tatmin Herkesi Ulaştığı Sanığı Uyulması Bütünlüğün Zimmet Yansıtılması
5. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
SUÇ
: Zimmet
HÜKÜM
: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/1, 230/1 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanığı, katılanı, Cumhuriyet savcısını ve herkesi tatmin edecek, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde gerekçeli olması, Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ilkelerine uyulması gerektiği nazara alınmadan, iddia, savunma ve deliller karar yerinde tartışılarak sanığın hangi eyleminin sübutunun kabul edildiği ve sorumlu olduğu zimmet miktarının ne olduğu gerekçeleriyle gösterilmeden, yalnızca bozma ilamındaki ibarelerin tekrarı ile yetinilerek yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Zimmet miktarı olarak tespit edilen 2.914,04 Amerikan dolarının 12.08.2014 olan suç tarihindeki kur üzerinden karşılığı olan 6.090,34 TL'nin, anılan tarihteki ekonomik koşullara ve Dairemiz uygulamalarına göre, değer azlığı sınırında kalması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Suça konu zimmet miktarının, katılan kurum ile imzalamış olduğu sigorta sözleşmesine istinaden sanık ile birlikte borçlu bulunan ... Sigorta A.Ş. tarafından cebri icra yoluyla ödendiği, sanığın gönüllü ödemede bulunmadığı, buna bağlı olarak yasal şartları oluşmadığı halde hakkında 5237 sayılı Kanun'un 248. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince yasaklama kararına hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 3 21... /son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 03.03.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dairemiz çoğunluğunca, Milli Piyango İdaresiyle imzaladığı sayısal oyunlar bayilik sözleşmesi sona erdiği halde oyun terminalini idareye iade etmeyen sanığın eyleminin zimmet suçunu oluşturacağından bahisle mahkumiyetine ilişkin hükmün gerekçesiz olması, 5237 sayılı Kanun'un 248. maddesinin uygulanmaması, 2 49... /5. maddelerinin uygulanması gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiş ise de;
5237 sayılı Kanun'un 247. madde hükmü uyarınca zimmet suçunun faili ancak bir kamu görevlisi olabilir.
Aynı Kanun'un 6/1-c maddesinde "Kamu görevlisi deyiminden, kamusal faaliyetin yürütülmesine atama ya da seçilme yoluyla veya herhangi bir surette sürekli veya geçici olarak katılan kişi" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Milli Piyango İdaresinin Teşkiline Dair 3670 sayılı Kanun'un 12. maddesinde "Piyango idaresine ait mallar Devlet malıdır. Bunları çalanlar, ihtilas edenler, zimmete geçirenler veya her ne suretle olursa olsun suistimal edenler ve piyango biletlerini taklit veya tahrif edenler Devlet malları ve paraları hakkında ika olunan bu gibi suçlara mürettip cezalara tabidirler." şeklindeki düzenleme Milli Piyango personeliyle ilgili olup, bu düzenlemede sayısal oyun bayilerinden ve onların cezai sorumluluğundan bahsedilmemiştir.
Sanık ... mensubu olmadığı gibi kamu görevlisi de değildir. İdare ile özel hukuk hükümleri uyarınca bayilik sözleşmesi yapmış olması onu milli piyango personeli haline getirmeyeceği gibi 5237 sayılı Kanun'un 6/1-c maddesinde tanımlanan kamu görevlisi ve yaptığı işi de kamusal faaliyet haline getirmez.
Sözleşme hükümleri uyarınca sanıkla Milli Piyango İdaresi arasında alacak-borç ilişkisi doğuran hukuki ihtilaf meydana gelmiştir.
Diğer taraftan Anayasa'nın 38/8. madde ve fıkrasındaki "Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğün yerine getirilmemesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz." hükmü uyarınca sözleşme ile kişilere cezai sorumluluk yüklenemez.
Bu nedenlerle; somut olayda "sanığa isnat edilen zimmet suçunun yasal unsurları oluşmadığından beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi" şeklindeki gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken, suçu sabit görülerek mahkemenin uygulama hatalarına yönelik olarak hükmün bozulmasına dair çoğunluk görüşüne karşıyım.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!