Anahtar kelimeler: Otobüse Tankerin Bam Hasren Çarpması Ştinin Yolcu Plaka Araçta Kazasından

T.C. İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2021
NUMARASI
: ████████ Esas - █████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi ve Manevi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2016 tarihinde ... ait ... plakalı otobüse ile davalı ... . Ltd. Şti'nin maliki olduğu ...plakalı tankerin çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında, ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını belirterek; şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın ve 119.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal ve ticari faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı .... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıya ait aracın sürücüsü ...'in █████/2016 tarihinde ...'ın sevk ve idaresinde olan ... plakalı araç ile çarpışarak kazaya karıştığını, kazanın oluşumunda davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ispat yükünün davacı taraf üzerinde olduğunu savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve davalı ...A.Ş tarafından yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "....her ne kadar davalı sigorta şirketi tarafından davacıya ödeme yapıldığı ve ibraname alındığı beyan edilmiş ise de, düzenlenen ibranamenin davadan sonra ve henüz davacının maluliyet oranının tespit edilmediği dönemde yapıldığı, ibranamenin mahkeme dışı sulh niteliğinde olduğu, davacı tarafça ibraname doğrultusunda karar verilmesinin talep edilmediği, yapılan ödemenin makbuz niteliğinde olduğu,." gerekçesiyle;
1-Maddi tazminat istemi yönünden;
a)Davalı ... aleyhine açılan davanın REDDİNE,
b)Davalılar ...Ltd.Şti ve ...A.Ş. aleyhine açılan davanın KABULÜ ile,
16.587,61 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 254.773,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 271.360,61 TL tazminatın davalı ...Ltd.Şti yönünden kaza tarihi olan █████/2016 tarihinden, davalı ...A.Ş. Yönünden dava tarihi olan █████/2017 tarihinden itibaren artan azalan oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Manevi tazminat istemi yönünden;
a)Davalı ... ve ...A.Ş. Aleyhine açılan davanın REDDİNE,
b)Davalı .... Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın KISMEN KABULÜ ile,
70.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ...A.Ş. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri; ibra belgesine itibar edilerek davanın konusuz kalması yönünde karar verilmesi gerekirken, ödeme makbuz kabul edilerek yargılamaya devam ile müvekkili aleyhine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, ibranemeyle davacının dosya numarasını da belirterek yapılan ödeme ile davadan feragat ettiği, ödeme ve ibra -feragat belgesinin davacı tarafından kabul edildiği, davacının 30.05.2019 tarihli duruşmadaki beyanıyla maddi tazminat talebinden vazgeçtiği, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, mahkemece ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılarak ödemenin zararı karşılamaya yetip yetmediğinin araştırılması gerektiği, tazminat hesabı prograsif rant ile yapılmış olup bu durumun sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verdiği, Anayasa Mahkemesi Kararları geriye yürümeyeceğinden zarar belirlenirken TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması gerektiği, davacının geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik taleplerinin teminat dışı olduğu, davacı tarafça başvuru şartının usulüne uygun olarak yerine getirilmediği ve bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacının maluliyetinin hatalı hesaplandığı, davacının emniyet kemerinin takılı olmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, tüm bu nedenler ve re'sen tespit edilecek nedenlerle usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği hususlarına ilişkindir.
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesinin kararına karşı yalnızca davalılardan ...AŞ vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş olup, adı geçen davalının istinaf başvuru sebepleri ile kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken sebeplere göre istinaf başvurusu değerlendirilmiştir.
Öncelikle belirtilmelidir ki, görülmekte olan dava devam ederken davacı taraf ile istinaf eden davalı sigorta şirketi arasında sulh sözleşmesi yapıldığı ve davacı tarafın sigorta şirketini bu sözleşme gereğince ibranamede belirtilen ödeme karşılığı ibra ettiği, sigorta şirketi tarafından ibranamedeki miktarın davacı tarafa ödendiği, █████/2017 tarihli ibraname başlıklı belge, █████/2017 tarihli dekontlar ile █████/2019 tarihli duruşma esnasındaki davacı vekilinin '' maddi tazminat yönünden sigorta tarafından kısmi ödeme yapılmıştır, bu nedenle maddi tazminat talebimizi atiye bırakıyoruz, manevi tazminat talebimiz yönünden davaya devam edilsin dedi...'' şeklindeki beyanı, █████/2019 tarihli duruşma esnasındaki ''dilekçelerimizi tekrar ederiz, dava manevi tazminattır, delillerimiz yeterlidir, davamızın kabulüne karar verilsin...'' şeklindeki beyanı, █████/2019 havale tarihli beyan dilekçesindeki dava konusunun maddi tazminat olmadığı şeklindeki beyanı, █████/2019 havale tarihli beyan dilekçesindeki davanın manevi tazminata ilişkin bulunması ve bu konudaki tazminat miktarının herhangi bir bilirkişi incelemesine gerek görülmeden sayın mahkemenizin takdirinde bulunduğu şeklindeki beyanı ve █████/2019 havale tarihli uyap sisteminde delil dilekçesi olarak kayıtlı bulunan dilekçedeki ''... kaldı ki maddi tazminata yönelen talebimiz aracın sigortalı bulunduğu şirket tarafından karşılanmakla bu konuda sigorta şirketi ile aramızda herhangi bir sorun kalmamıştır. Bu nedenle sigortaya başvurulduğuna dair evrak sunmaya gerek olmadığı görüşündeyiz. Zira Mahkemenizde devam eden dava mevcut haliye maddi tazminata ilişkin olmayıp dava manevi tazminat davası olarak yürümektedir. Ancak Mahkemenizin isteğine cevap olmak üzere dava ikamesinden önce ve 04.07.2017 günlü sigorta şirketinin olur kaşeli dilekçemiz ekte sunulmuştur.'' şeklindeki beyanı birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafın ibranameye karşı koymadığı hususlarında yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık; dava açıldıktan sonra verilen ibranamenin niteliğinin ne olduğu (-borcu sona erdiren bir belge mi, yoksa makbuz hükmünde bir belge mi olduğu-) istinaf eden davalı ve diğer müteselsil sorumlu davalıyı borçtan kurtarıp kurtarmayacağı, ibraname ile birlikte tüm müteselsil borçluların borcunun kapsamının ne olacağı noktalarında toplanmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan 2918 sayılı KTK madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar BK'nın 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun bazı hukuki sonuçları vardır.
Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (BK 162/1). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. (BK 163/2).
Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir.(BK163/1).
Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (BK 166/1). Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur.
Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.(BK 166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (BK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez.
2918 sayılı KTK'nın 111.maddesi uyarınca, tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmaların, yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptali talep olunabilir. Yasanın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. (-bkz...Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2020 gün ████████ E. - █████████ K. sayılı ilamı-) Yasada belirtilen 2 yıllık süre, hak düşürücü süre olup mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir.
Yargıtay ilgili dairelerinin ve dairemizin yerleşik hale gelen uygulaması, dava açılmadan önce verilen ibra belgesinin KTK'nın 111.maddesi kapsamında iptalinin talep edildiği durumlarda, koşullarının bulunması halinde ibranamenin makbuz hükmünde olacağı, ödemenin yetersiz olduğunun anlaşılması durumunda ibraname kapsamında ödenen bedelin güncellenerek belirlenen tazminattan düşüleceği, zarar görenin sigorta şirketini kayıtsız şartsız ibrasının, tüm müteselsil borçluları poliçe limiti nispetinde borçtan kurtaracağı, sigorta şirketinin davanın açılmasından sonra ibra edilmesi durumunda, ibranamenin borcu sona erdiren sebep olacağı, poliçe limiti nispetinde müteselsil borçluların borçtan kurtulacağı, poliçe limitini aşan zarar var ise bu zarardan diğer müteselsil sorumluların sorumluluğunun devam edeceği yönündedir.
Bu açıklama ve tespitlerden sonra somut olaya gelince, davacı tarafça trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle davalılar ZMM sigortacısı, işleten ve sürücü ... aleyhine maddi ve manevi tazminat talepli görülmekte olan dava açılmıştır. Dava açıldıktan sonra davacı ile davalı sigorta şirketi arasında imzalanan █████/2017 tarihli ibraname başlıklı belgeye dayanılarak █████/2017 tarihinde davacıya 55.227-TL ödeme yapılmış, sigorta şirketi davacı tarafça ibra edilmiştir.
Bu durumda alınacak bilirkişi raporu ile sigorta şirketinin ibra karşılığı davacıya yaptığı ödemenin zararı tamamen karşılamaması halinde davalı işleten; poliçe limitini aşan miktarda zarar varsa limiti aşan kısımdan sorumlu olacaktır. (aradaki poliçe ilişkisi nedeniyle) Eğer limitin altında bir zarar varsa davalı işleten ibra nedeni ile bu oranda sorumluluktan kurtulmuş olacaktır. (..Bknz: Yargıtay 4 Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı..)
Hal böyle olunca mahkemece davalı sigorta şirketi bakımından taraflar arasındaki ibra nedeniyle istinaf eden davalı aleyhindeki dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı işleten bakımından ise poliçe limitini aşan miktardaki zarardan sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, davadan sonra yapılan ibraname makbuz hükmünde kabul edilerek sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamında zarardan sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
Bundan ayrı davalı sigorta şirketi ile davacı arasında yapılan ibranamede, davacının sigorta şirketinden maddi tazminata ilişkin yargılama gideri ve vekalet ücretine ilişkin talepte bulunmayacağı belirtilmiş olmasına rağmen davalı sigorta aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Hal böyle olunca da, davalı ...A.Ş vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinaf istemine konu kararının kaldırılması, ancak kararın kaldırılmasına sebep olan hatalı uygulamaların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklara dokunulmaksızın sadece istinaf eden davalı yararına HMK'nın 353/1-b/2.madde hükmü gereğince esas hakkında yeniden hüküm tesisi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,
1/İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021 tarih, ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararına karşı davalı ...A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, (HMK.m.353/1-b/2)
2/İstinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine,
3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına,
5/İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2021 tarih, ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
6/Maddi tazminat;
a/Davalı ... aleyhine açılan davanın reddine,
b/Davalı ...A.Ş. Aleyhine açılan dava hakkında sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına,
c/Davalı ...Ltd.Şti aleyhine açılan davanın kabulü ile, 16.587,61-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 254.773,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 271.360,61-TL tazminatın kaza tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren artan azalan oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte adı geçen davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7/Manevi tazminat;
a/Davalı ... ve ...A.Ş. Aleyhine açılan davanın reddine,
b/Davalı .... Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile, 70.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
8/Karar harcı;
a/Maddi tazminat yönünden kabul edilen 271.360,61-TL üzerinden alınması gerekli 18.536,64-TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 410,00-TL peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan 924,00-TL olmak üzere toplam 1.334,00-TL harçtan mahsubu ile bakiye 17.202,64-TL harcın davalı .... Ltd. Şti'den tahsili ile hazineye irad kaydına,
b/Manevi tazminat yönünden kabul edilen 70.000,00-TL üzerinden alınması gerekli 4.781,70-TL harcın Davalı .... Ltd. Şti'nden tahsili ile hazineye irad kaydına,
9/Manevi tazminat davası yönünden reddolunan 49.000,00-TL miktar üzerinden davalı .... Ltd. Şti. vekili yararına Avukatlık asgari ücret tarifesine göre belirlenen ve taktir edilen 5.100,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı .... Ltd. Şti'ne verilmesine,
10/Yargılama giderleri;
a/Davacı tarafından harç olarak yatırılan 1.365,40‬-TL'nin davalı .... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,
b/Davacı tarafından yapılan 1.800,00-TL bilirkişi ücreti, 838,10-TL posta gideri ve 675,00-TL Adli Tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 3.313,10-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları gözetilerek 2.882,40-TL'sinin davalı .... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, kalan 430,70-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına,
c/Davalılar tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
11/Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2
haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!