Anahtar kelimeler: Aşındırıldığının Matrahlarının Paravan Defterdarlığı Tekniği Şubat Yılının Mayıs Haziran İthal

T.C.
D A N I Ş T A YYEDİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Defterdarlığı (...Müdürlüğü)VEKİLİ
: Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI)
:...Turizm ve İnşaat Dış Ticaret Limited ŞirketiVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: ... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, adı geçen şahsın paravan olarak kullanıldığı ve davacı tarafından ithal edilen araçların organizasyon kapsamında bu şahıs üzerinden özel tüketim vergisi matrahlarının aşındırıldığının tespit edildiğinden bahisle, davacı adına 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 3. fıkrası uyarınca müteselsil sorumlu sıfatıyla 2017 yılının Şubat, Nisan, Mayıs ve Haziran dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 11. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen müteselsil sorumluluğun, yaptıkları ve yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur olanların yükümlülüğünü yerine getirmemeleri halinde, verginin ödenmesinden, alım satıma taraf olanlar, hizmetten yararlananlar ve aralarında doğrudan veya hısımlık nedeniyle ya da sermaye, organizasyon veya yönetimine katılmak veya menfaat sağlamak suretiyle dolaylı olarak ilişkide bulunduğu tespit olunanların sorumluluğuna ilişkin olduğu; olayda, bayisi olan ...'ya yapılan satışlar için davacının anılan madde kapsamında müteselsilen sorumlu tutulmasının mümkün olmadığının anlaşılması karşısında, adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Davacının ... ile arasında menfaat sağlayan bir ilişki bulunduğunun şüpheden uzak, hukuken kabul edilebilecek delilleri ile ortaya konulamadığı, ayrıca hısımlık, sermayesine katılma, organizasyon veya yönetimi içinde yer alma şeklinde bir ilişkinin de iddia ve ispat edilemediğinin anlaşılması karşısında, özel tüketim vergisi matrahını aşındırmak amacıyla kurulan organizasyon içinde bulunduğu somut olarak ortaya konulamayan davacı adına müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Tesis edilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Olayda, ... tarafından ithalatçı olan davacıdan bayilik sözleşmesine istinaden özel tüketim vergisi ödenmeden alınan araçların kendi/üçüncü kişiler adına tesciliyle vergiyi doğuran olay meydana geldiğinden, diğer bir ifadeyle, ithalatçı tarafından ithal edilen araçların bayilere satışı, özel tüketim vergisi açısından ilk iktisap sayılmadığı için vergiyi doğuran olayın meydana gelmediği, dolayısıyla anılan Kanun'un 13. maddesinin 3. fıkrası kapsamında verginin ödendiğine dair belgeleri aramakla sorumlu olmayan davacı adına müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığından, temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, adı geçen şahsın paravan olarak kullanıldığı ve davacı tarafından ithal edilen araçların organizasyon kapsamında bu şahıs üzerinden özel tüketim vergisi matrahlarının aşındırıldığının tespit edildiğinden bahisle, davacı adına 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 3. fıkrası uyarınca müteselsil sorumlu sıfatıyla 2017 yılının Şubat, Nisan, Mayıs ve Haziran dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT
:4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, bu Kanun'a ekli (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tâbi olanların ilk iktisabının özel tüketim vergisine tabi olduğu; 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "İlk iktisap" teriminin, (II) sayılı listedeki mallardan Türkiye'de kayıt ve tescil edilmemiş olanların kullanılmak üzere ithalini, müzayede yoluyla veya kayıt ve tescil edilmiş olsa dahi 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine göre iade edilenler de dahil motorlu araç ticareti yapanlardan iktisabını, motorlu araç ticareti yapanlar tarafından kullanılmaya başlanmasını, aktife alınmasını veya adlarına kayıt ve tescil ettirilmesini; (d) bendinde, "Motorlu araç ticareti yapanlar" teriminin, (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tâbi olanları imal, inşa veya ithal edenler ile fabrika, ana bayi, bölge bayii, bayi, yetkili satıcı ve acenteler ile Maliye Bakanlığınca bu nitelikte oldukları tespit edilenleri ifade edeceği tanımlamalarına yer verilmiş; 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, (II) sayılı listedeki mallardan kayıt ve tescile tâbi olanlar için özel tüketim vergisinin mükellefinin, motorlu araç ticareti yapanlar, kullanmak üzere ithal edenler veya müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenler olduğu hüküm altına alınmıştır.Aynı Kanun'un 13. maddesinin 3. fıkrasında ise, (II) sayılı listedeki malların ilk iktisabı, teslimi veya ithaline ilişkin işlemleri gerçekleştirenlerin, bu işlemlerden önce özel tüketim vergisinin ödendiğini gösteren belgeleri aramak zorunda oldukları, bu mecburiyete uymamak suretiyle gerekli verginin ödenmesinden önce işlem yapan gümrük memurları, kayıt ve tescile yetkili memurlar, motorlu araç ticareti yapanlar, bu malların müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenler ile icra memurlarının, ziyaa uğratılan vergi, vergi cezası ve gecikme faizinden mükellefle birlikte müteselsilen sorumlu oldukları, ancak bunların, ödemek zorunda kaldıkları vergi, ceza ve faizler için mükellefe rücu hakkına sahip bulundukları kuralına yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Dava konusu ödeme emirlerinin yasal dayanağının, 4760 sayılı Kanun'un 13. maddesinin 3. fıkrası olması nedeniyle uyuşmazlığın çözümü, davacının anılan madde kapsamında sorumlu tutulup tutulamayacağının tespitine bağlı bulunmaktadır. Maddede (II) sayılı listedeki malların ilk iktisabı, teslimi veya ithaline ilişkin işlemleri gerçekleştirenlerin, bu işlemlerden önce özel tüketim vergisinin ödendiğini gösteren belgeleri aramak zorunda oldukları açıkça belirtilmiş olup; sorumluluk, bu mecburiyete uymayan, yani verginin ödendiğine dair belgeleri aramayan gümrük memuru, kayıt ve tescile yetkili memur, motorlu araç ticareti yapanlar, bu malların müzayede yoluyla satışını gerçekleştirenler ve icra memurlarına aittir.Olayda, ... tarafından ithalatçı olan davacıdan bayilik sözleşmesine istinaden özel tüketim vergisi ödenmeden alınan araçların kendi/üçüncü kişiler adına tesciliyle vergiyi doğuran olay meydana gelmekte, diğer bir ifadeyle, ithalatçı tarafından ithal edilen araçların bayilere satışı, özel tüketim vergisi açısından ilk iktisap sayılmadığı için vergiyi doğuran olay meydana gelmemekte olup, davacının anılan Kanun'un 13. maddesinin 3. fıkrası kapsamında verginin ödendiğine dair belgeleri aramakla sorumlu olduğundan söz edilmesine hukuki imkan bulunmaması nedeniyle adına müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uyarlık, temyize konu kararda sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1.... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:... K:... sayılı kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.(X) KARŞI OY
:Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ve kararın aynen onanması gerektiği oyu ile, Daire kararına katılmıyorum.