Anahtar kelimeler: Esaskarar Anonim Poliçesi Ankara Mali Karara Yazilma Yoluna Şartlarının Getirildiği

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: █████████ - ████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ26. HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 07.03.2024NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Maddi ve Manevi TazminatKARAR TARİHİ
: 08.05.2026GEREKÇELİ KARARYAZILMA TARİHİ
: 03.06.2026İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIDavacılar vekili, 29.09.2020 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı ... Limited Şirketi adına kayıtlı ve ... sevk ve idaresindeki yarı römork takılı ... plakalı çekicinin, davacıların kardeşi ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, ...'ın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'un asli ve tam kusurlu olduğunu, Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.02.2022 tarihli, ████████E.-███████K.sayılı kararı ile "Taksirle Birden Fazla Kişinin Ölümüne Neden Olma" suçundan cezalandırılmasına karar verildiğini, müteveffanın vefat tarihinde 27 yaşında olduğunu ve ... Et Lokantasında pide ustası olarak günlük 200,00 TL yevmiye, yaklaşık 6.000,00 TL aylık gelir elde ettiğini, davacılardan ...'ın zihinsel ve fiziksel engelinin bulunduğunu ve ömür boyu başkalarının bakımına ve desteğine muhtaç durumda olduğunu, diğer davacıların da müteveffanın kardeşleri olduklarını, müteveffanın sağlığında maddi ve manevi anlamda yardımcı olduğunu, müteveffanın desteğinden yoksun kaldıkları gibi, manevi tazminat koşullarının da oluştuğunu belirterek HMK'nın 107.maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak davacılar ... için 500,00 TL, ... için 500,00 TL, ... için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.500,00 TL maddi tazminat ile davacılar ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL, ... için 20.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini istemiş, yargılama sırasında davacı ... için maddi tazminat talebini 630.921,14 TL olarak artırmıştır.Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili, davadan önce davacılar tarafından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesinde belirtildiği şekilde usûlüne uygun başvuru bulunmadığından dava şartının yerine getirilmediğini, müteveffanın davacı kardeşlerine destek olduğunun kanıtlanamadığını, davacı ...'ın salt engellilik durumunun destekten yoksun kaldığına karine teşkil etmediğini, davacılardan ...'ın 14.03.1981 doğumlu olduğunu, kaza tarihi itibariyle 39 yaşında ve evli olduğunu, diğer davacı ...'ın da 14.03.1986 doğumlu olduğunu ve kaza tarihi itibariyle 34 yaşında olduğunu, davacılar yönünden desteklik durumunun söz konusu olmadığını, manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak da sorumluluklarının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı ... Limited Şirketi vekili, kazanın meydana gelmesinde müteveffa sürücü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğunu, alkollü ve arka stop lambaları çalışmaz şekilde aracı durdurması neticesinde dava konusu kazanın meydana geldiğini, ağır kusurun bulunması nedeniyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 86/1.maddesi gereğince davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı Berat Koç vekili, davanın reddini savunmuştur.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; kusur oranlarının tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinden alınan 09.06.2023 tarihli raporda, 2 ihtimalli olarak kusur oranlarının belirlendiği ve hüküm kurmaya elverişli olmadığından Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından düzenlenen 07.11.2023 tarihli rapora göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'un %50, müteveffa sürücü ...'ın da %50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacı ...’ın %70 zihinsel özürlü olması nedeniyle müteveffanın desteğine ihtiyaç hâlinde olduğu, diğer davacılar yönünden müteveffanın desteğine ihtiyaç hâlinde olduklarının ispatlanamadığı, aktüer raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacılar yönünden manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilerek davacı ... açısından maddi tazminat taleplerinin kabulüne, 630.921,14 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi bakımından dava tarihi olan 04.08.2022 tarihinden (davalı sigorta şirketinin 409.783,06TL sınırlı sorumlu olması kaydıyla), davalılar ... ile ... Limited Şirketi bakımından ise kaza tarihi olan 29.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacılar ... ile ...’ın destekten yoksun kalma davalarının reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, davacılar yönünden ayrı ayrı 15.000,00 TL olmak üzere toplam 45.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ... Limited Şirketi bakımından kaza tarihi olan 29.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı sigorta şirketi hakkında açılan manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkemece kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'un %50, müteveffa sürücü ...'ın %50 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiş ise de, kesinleşen ceza dosyasında davalı sürücü ...'un %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müteveffanın gelirinin araştırılmadığını, her ne kadar resmi kayıtlarda geliri asgari ücret olarak gözükse de, almış olduğu maaşının asgari ücretin 2 katı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, davacı ...'ın engelli raporu esas alınarak farazi destek ilişkisi üzerinden hüküm kurulduğunu, nüfus kayıtlarında göründüğü üzere müteveffa ...'ın annesi Leyla Hanım'ın kaza tarihinde hayatta olup olmadığı hususunun mahkemece araştırılmadığını, bilirkişi tarafından bakiye ömür hesaplanırken, hesap tarihi itibariyle hesaplanması gerekirken kaza tarihinde yaşa göre hesaplanmasının hatalı olduğunu, 1.8 teknik faiz uygulanmak suretiyle hesaplama yapılması gerekirken progresif rant yönteminin kullanılmasının da isabetsiz olduğunu, müteveffanın müterafik kusurunun da dikkate alınmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇEHMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;Dava, trafik kazasından kaynaklanan vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.Davacılar vekili, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı, ... Limited Şirketi adına kayıtlı ve ... sevk ve idaresindeki yarı römork takılı çekicinin davacıların kardeşi ... sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, ...'ın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'un asli ve tam kusurlu olduğunu, davacılardan ...'ın zihinsel ve fiziksel engelinin bulunduğunu ve ömür boyu başkalarının bakımına ve desteğine muhtaç durumda olduğunu, diğer davacıların da müteveffanın kardeşleri olduklarını, müteveffanın sağlığında maddi ve manevi anlamda yardımcı olduğunu belirterek destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat isteminde bulunmuş, mahkemece, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından düzenlenen 07.11.2023 tarihli rapora göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ...'un %50, müteveffa sürücü ...'ın da %50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davacı ...’ın %70 zihinsel özürlü olması nedeniyle müteveffanın desteğine ihtiyaç hâlinde olduğu, diğer davacılar yönünden müteveffanın desteğine ihtiyaç hâlinde olduklarının ispatlanamadığı belirtilerek davacı ... açısından maddi tazminat taleplerinin kabulüne, 630.921,14 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi bakımından dava tarihi olan 04.08.2022 tarihinden (davalı sigorta şirketinin 409.783,06TL sınırlı sorumlu olması kaydıyla), davalılar ... ile ... Limited Şirketi bakımından ise kaza tarihi olan 29.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davacılar ... ile ...’ın destekten yoksun kalma davalarının reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, davacılar yönünden ayrı ayrı 15.000,00 TL olmak üzere toplam 45.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ... Limited Şirketi bakımından kaza tarihi olan 29.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı sigorta şirketi hakkında açılan manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.1- 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 448. maddesinde; vasinin, vesayet altındaki kişiyi bütün hukukî işlemlerinde temsil edeceği, 462/8. maddesinde; vasinin, vesayet makamından izin almak koşuluyla kısıtlı adına dava açabileceği hususları düzenlenmiştir.Davacı ... adına vesayeten kendi adına asaleten vasi ... tarafından Ankara 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.04.2022 tarihli, ███████E.-████████K.sayılı kısıtlama ve vasilik kararına istinaden dava açıldığı, ancak dosya içerisinde mevcut karara göre vasilik görevinin 2 yıl olduğu, karar tarihi itibariyle 2 yıllık sürenin dolduğu anlaşılmıştır. Dosyada ve UYAP üzerinde yapılan incelemede karar tarihi itibariyle ...'ın vasilik görevinin devam ettiğine dair karar ve kısıtlı adına dava açmak üzere vesayet dairesinden alınan husumete izin kararına rastlanılmamıştır.Mahkemece kısıtlı olan davacı ... adına açılan dava yönünden, Ankara 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.04.2022 tarihli kararı ile vasi ...'ın vasilik görevinin 2 yıl geçerli olmak üzere atanmasına karar verildiği, vasi ...'ın vasilik görevi devam ediyor ise buna ilişkin vasilik kararının dosyaya getirilmesi, vasilik görevi sona ermiş ise davacı ...'a yeni vasi atanıp atanmadığının belirlenmesi, yeni vasi atanmış ise vasi tarafından verilen vekâletnamenin ve davacı ... için vesayet mahkemesi tarafından, TMK'nın 462/8.maddesi gereğince vasiye verilen husumete izin kararı var ise husumete izin kararını dosyaya ibraz etmesi için mehil verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.2-6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından tahsilini talep edebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53.maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528E.-412K.sayılı kararında da belirtildiği gibi; destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O hâlde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır.Kardeşlerin birbirine karşı kural olarak bakım görevi yoktur. Ancak, bir kardeşin diğer kardeşe eylemli ve düzenli olarak yardım etmesi hâlinde, bu kardeş diğerinin desteği sayılır. TMK'nın 364. maddesi hükmüne göre, herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan kardeşlerine nafaka vermekle yükümlü olup, desteğin refah içinde olması ve destek tazminatı talep eden kardeşin de yardım edilmediğinde yoksulluğa düşeceğinin ispat edilmesi durumunda kardeş destek tazminatı talep edebilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun İspat Yükü başlıklı 6. maddesinde, "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." şeklinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190. maddesinde ise: "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir." şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Bu durumda, TMK’nın 6 ve HMK’nın 190. maddesi gereğince müteveffanın kardeşi ...'a eylemli olarak destek olduğunun ispat yükü davacıya aittir.Davacı vekili, 1994 doğumlu olup, kaza tarihinde 26 yaşında olan davacı ...'ın engelli olduğunu belirterek vefat eden kardeşinin desteğinden yoksun kaldığını iddia etmiş olmakla öncelikle davacı ile müteveffa arasında desteklik ilişkisi bulunduğu ve davacının engelli olması nedeniyle kardeşinin desteğine ihtiyacı olduğunun belirlenmesi için davacının kısıtlanmasına ilişkin Ankara 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.04.2022 tarihli, ███████E.-████████K.sayılı dosyası ile kısıtlanmasına dayanak Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 15.03.2016 tarihli sağlık kurulu raporundaki davacının özür durumuna ilişkin tanılar, varsa davacı hakkında düzenlenmiş diğer raporlar getirtilmek suretiyle hastalığının derecesi ve hayatına etkisi de değerlendirilerek devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içinde bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması, gerektiğinde hayatını tek başına devam ettirip ettiremeyeceği ve destek ihtiyacı konusunda Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden rapor alınması, daha sonra desteğin davacı kardeşi ...'a eylemli ve düzenli olarak desteği bulunup bulunmadığının ispatı konusunda davacı tarafa ispat imkanı tanınması ve tüm delillerin yukarıda açıklanan ilkelere uygun olarak değerlendirilmesi gerekirken anılan hususların göz ardı edilmiş olması doğru değildir.3-Destek paylarının belirlenmesi konusunda da, davacı ...'ın kaza tarihinde babasının sağ olduğunun anlaşıldığı, davacı ...'ın destek ihtiyacının bulunduğunun tespiti hâlinde, ancak babasının vefat tarihinden sonra müteveffa kardeşin desteğine ihtiyaç duyduğunun kabulünün gerekeceği, ayrıca davacı ...'ın birden fazla kardeşinin bulunduğunun da tespit edilmesi karşısında destek paylarının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsiz bulunmuştur.Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin sair, davacılar vekilinin tüm istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin sair, davacılar vekilinin tüm istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,2-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 08.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.BaşkanÜyeÜyeKatip* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n