Anahtar kelimeler: Nevresim Seti Mukim Yerli Müzakere Sipariş Üretilen Almanyada Denizli Siparişlerin

T.C.

ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İncelenen Kararın
Mahkemesi
: Denizli 1.Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
: █████/2024
Davanın Türü
: Menfi Tespit (Eser Sözleşmesi) (Denizli 8. İcra ... Esas)
Dava Tarihi
: █████/2021
Karar Yazım T
: █████/2026
İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili açtığı dava ile, davacı şirketin, yurt dışındaki firmalardan sipariş alan ve bu siparişlerin Denizli'deki yerli tekstil firmalarında üretiminin yapılmasını sağlayarak, üretilen malların yurtdışına satışını gerçekleştiren aracı bir şirket olduğunu, davacı şirketin, Almanya'da mukim ....isimli firma için nevresim seti satışı konusunda anlaşma sağladığını, söz konusu anlaşma neticesinde ise davacı şirketin, sipariş aldığı 2127 set nevresim takımı üretimini yaptırmak için davalı tarafla anlaşmaya vardığını, davalı taraf söz konusu malların üretimini ... Tekstil ve ... Konfeksiyon isimli firmalarda hazırlatarak davacıya ihraç için teslim ettiğini, davacı şirket adına █████/2017 tarihli, toplam 209.703,11 TL bedelli fatura tanzim edildiğini, ürünlerin tesliminin 1 ay kadar geciktiğini, ...tarafından davacı şirkete mail gönderilerek, son alıcı olan .... markasına sahip müşteri tarafından malların %25 ve daha fazlasının açıldığı ve açılan tüm malların hatalı olduğu, bu sebeple malın geri kalanının da kabulünün mümkün olmadığının, masrafları davacıya ait olmak üzere davacı tarafından ihraç edilen malların geri alınmasının istenildiğini, yine malların ....isimli firma tarafından davacıya iadesi koşullarına ilişkin olarak, █████/2017 tarihli mail ve söz konusu malların masrafları davacıya ait olmak üzere geri alındığına dair faturaların sunulduğunu, bunun üzerine davacı tarafın davalı şirketi telefonla arayrak üretilen malların hatalı olduğunu bildirdiğini, bildirim üzerine malların davalı tarafından iade alındığını, fakat davacının zararının giderilmediğini, davalı şirket tarafından kötü niyetli olarak Denizli 8. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyası üzerinden, cari hesap alacağı kaynaklı olduğu belirtilen █████/2020 faiz başlangıç tarihli, 321.472,72 TL tutarlı icra takibi başlatıldığını, bu kapsamda davalı şirketin ağır kusurlu olduğunu belirterek, davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevabında, davacı tarafla █████/2017 tarihli 209.703,11 TL tutarındaki, █████/2017 tarihli 53.245,39 TL tutarındaki ve █████/2017 tarihli 107.505,92 TL tutarındaki faturalarda yer alan tekstil ürünlerinin üretimi konusunda anlaştıklarını, faturalar için 45.000,00 TL tutarında bir ödeme yapılsa da, fatura bedellerinin çok büyük bir kısmının ödenmediğini, davacı tarafın usulüne uygun ödeme emrinin kendisine tebliğ edildiğinde icra takibine ve borca bir itirazda bulunmadığını, ancak malların tesliminden ve faturaların düzenlenmesinden yaklaşık üç buçuk sene sonra ayıp iddiasına dayanarak kötüniyetli ve haksız iş bu menfi tespit davasını ikame ettiğini, malların tesliminden bu yana kadar davacı tarafça yazılı veya sözlü hiçbir ayıp ihbarında bulunulmadığını, zaman aşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın ayıp ihbarında bulunduğunu ve ayıp iddiasını yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, davalının ağır kusuru olmadığını, ürünlerin davalıya iade edilmediğini, █████/2017 tarihli faturadan yaklaşık 4 ay sonra 45.000 TL tutarında bir ödeme yapmış olmasının iddialarının gerçekleri yansıtmadığını ve kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, ürünlerin teslimindeki gecikmenin davacının bekletmesinden dolayı olduğunu belirterek, davanın reddine ve tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi, davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 6098 Sayılı TBK'nın 478. maddesi uyarınca, yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davaların, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın, taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zaman aşımına uğrayacağı, taraflarca dosyaya ibraz edilen deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı ile davalı arasında, davalı tarafça 2127 set nevresim takımı için eser sözleşmesi yapıldığı, davalı tarafça sözleşmeye konu malların gecikmeli olarak █████/2017 tarihinde davacı tarafa teslim edildiği, davacının teslim aldığı malları yurt dışına ihraç ettiği, malların gönderildiği yurt dışı firması tarafından davacıya █████/2017 tarihinde gönderilen mail ile malların ayıplı olduğunun bildirildiği, dolayısıyla davacının █████/2017 tarihi itibariyle malların ayıplı olduğunu öğrendiğinin anlaşıldığı, davalı tarafın süresi içerisinde sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile zaman aşımı itirazında bulunduğu, davanın █████/2021 tarihinde açılmış olup, malların teslim tarihi ve ayıbın öğrenildiği tarihe göre, davanın iki yıllık zaman aşımı süresi içerisinde açılmadığının sabit olduğu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu malların ayıplı olduğu, bu ayıplardan bazılarının gizli ayıp niteliğinde olduğu, sipariş miktarı olan 2127 adet nevresim takımının tamamının ayıplı olarak kabul edilebileceği tespit edilmiş olup, davacı taraf mallarda gizli ayıp bulunması ve geç teslim edilmesi nedeniyle ağır kusur bulunduğunu bu nedenle zaman aşımının dolmadığını iddia etmiş ise de, emsal yüksek mahkeme kararları gereğince salt gizli ayıbın bulunmasının ağır kusur oluşturmayacağı, ağır kusurun davacı tarafça ispatlanması gerektiği, malların geç teslim edilmesi kusur sayılabilse dahi, ağır kusur oluşturmayacağı gibi davacı tarafın malları geç de olsa teslim alması, mallara konu faturayı kabul ederek defterlerine kaydetmesi hatta kısmi ödeme yapması karşısında davacı tarafça ağır kusur oluşturan herhangi bir eylemin ispat edilemediği, dolayısıyla davacının talebinin zaman aşımına uğradığı gerekçesiyle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili, davaya konu malların en geç █████/2017 tarihinde teslim edileceğinin belirtilmesine rağmen, siparişe konu malların davacıya █████/2017 tarihinde ulaştığı, zamanında ürün teslim edilememesinin ürün kalitesi için çok ciddi bir kalite problemi olduğu, davalı şirket tarafından üretilen ve davacı şirket tarafından yurtdışına gönderilen malların, son alıcı olan Almanya menşeli ... firması tarafından açıldığı ve ... firması tarafından açılan malların %25 ve daha fazlasının hatalı olduğunun ortaya çıktığı, dosyaya sunulmuş olan kalite kontrol raporuyla sabit olduğu üzere, gönderilen çarşaflarda siyah lekeler olduğu, küçük yastıklarda yanık deliği, büyük yastıklarda ise boya lekesi tespit edildiği, plastik poşetlerin patladığı, malların yıkama testini geçemediği, daha ilk yıkamadan sonra mallarda yüksek düzeyde düğümcüklenme izleri olduğunun ortaya çıktığı, ilk incelemede çıplak gözle tespit edilemeyecek, ancak yıkama testi ve özel testler ile yapılacak incelemede tespit edilebilecek gizli ayıpların mevcut olduğu, satıcılığı meslek edinen davalı şirketin, TBK 225. maddesi uyarınca son alıcıya ulaştırılacak malların gizli ayıplar içerdiğini ve bu ayıplar mevcut iken malların son alıcıya teslim edilmemesi gerektiğini bilmesi ve/veya bilmesi gerekmekte iken, bu malları ayıplı şekilde davacıya teslim etmesi nedeniyle ağır kusurlu olduğu, davacı şirketin davalı şirkete yaptığı ödemenin davaya konu mallara ilişkin olmadığı gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, İİK 72. maddesine göre açılmış, menfi tespit davasıdır. Uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.
2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı
İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
3. Değerlendirme
3.1. Her ne kadar mahkemece, davacının ayıplı teslimden kaynaklanan talebinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına ve davanın niteliğine uygun düşmemektedir. Açılan dava, davalı yüklenicinin iş bedelinden kaynaklanan alacağının tahsili için davacı iş sahibi aleyhine başlattığı icra takibinde, davacı iş sahibinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemine ilişkin menfi tespit davasıdır. İcra takibi devam ettiği müddetçe İİK 72.maddeye göre menfi tespit davası açması mümkündür. Dolayısıyla davanın esastan incelenip sonuçlandırılması gerekirken, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
3.2. Eser sözleşmesinden kaynaklanan eksik işler bedeli, teslimden sonra zaman aşımı süresi içerisinde ihbara gerek kalmaksızın yükleniciden talep edilebilir. Ayıplı işler yönünden ise, kural olarak, iş sahibi, eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve açık ayıpları uygun bir süre içerisinde (TBK'nın 474. md.), gizli ayıpları da gecikmeksizin yükleniciye bildirmek zorundadır. (TBK'nın 477. md.) Usulüne uygun olarak bildirimde bulunmak şartıyla, iş sahibi TBK 475. maddesinde düzenlenen seçimlik haklardan birini kullanabilir. İş sahibi, teslim aldığı eseri gözden geçirmediği veya gözden geçirdikten sonra gördüğü ayıbı yükleniciye bildirmediği taktirde, yasanın ayıptan dolayı kendisine tanıdığı seçimlik hakları kaybeder. Ayıp ihbarının her türlü delille ispatlanması mümkün bulunmaktadır.
3.3. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, sözleşme konusu malların ayıplı olarak teslim edilip edilmediği, ayıplı ise bu ayıbın niteliği, yani açık ayıp mı yoksa gizli ayıp mı olduğunun belirlenmesi, davacı iş sahibi tarafından süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığının, toplanan deliller kapsamında incelenmesi ve değerlendirilmesi, süresinde ayıp ihbarında bulunulduğunun kabulü halinde davacının TBK 475. maddesinde düzenlenen sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullandığı gözetilmek suretiyle, yüklenicinin iş bedeli alacağının mevcut olup olmadığının, ispatlanan ödeme miktarları da dikkate alınarak, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporuyla tespit edilmesi ve sonucuna göre davanın esası hakkında hüküm tesis edilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
3.4. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-a/6 maddesi uyarınca, esası incelenmeden kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
1)Yerel mahkeme kararının esası incelenmeksizin ORTADAN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2)Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince davacı tarafa iadesine,
3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde █████/2026 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!