Anahtar kelimeler: Fetöpdy Süreci Emniyet İrtibatlı Milli Beşinci Kararnamenin Hükmünde Yılında Ankara
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No
: ██████████
Karar No
: ██████████
TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; dosyada yer alan tüm bilgi ve belgeler (Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından 2018 yılında yapılan çalışmalarda FETÖ/PDY sorumluları ile irtibatlı olabileceği değerlendirilen şahıslar arasında olduğu, kendi şahsi USB belleğine Fetullah Gülen vaazlarını kaydederek Pardux ve Linux programları yardımıyla izlediği, 2012 yılında 1. sicil amiri (KGÇ) Dz. P. Kur. Bnb. O.D. tarafından 100 tam sicil notu verilerek sicilen desteklendiği, ayrıca (KGÇ) Dz. P. Kur. Bnb. O.D. tarafından her ay (03.02.2012, 07.03.2012, 04.04.2012, 31.05.2012 ve 28.06.2012'de) 1 takdir ile taltif edildiği şeklindeki bilgi notları) ile davacı hakkında 'FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma' suçundan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma numaralı dosyası üzerinden ceza soruşturması yürütüldüğü birlikte değerlendirildiğinde; ilgili mevzuat hükmüne göre, Türk Silâhlı Kuvvetlerine tâbi personelin kamu görevinden çıkarılması için terör örgütleriyle iltisaklı ya da irtibatlı olduğuna yönelik değerlendirmenin yeterli olduğu dikkate alındığında, davacı hakkında, Silâhlı Terör Örgütüne (FETÖ/PYD'ye) Üye Olma suçuyla ilgili yürütülen ceza soruşturması henüz sonuçlanmamış olmakla birlikte, davacının (FETÖ/PYD) Silâhlı Terör Örgütü ile en az irtibat veya iltisak düzeyinde bağının bulunduğu değerlendirilmesini sağlayacak nitelikte dosyada yeterli bilginin olduğu anlaşıldığından, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35. maddenin (B) fıkrası uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile irtibat veya iltisakını ortaya koyacak temel delilin, Fethullah GÜLEN'in vaazlarını USB bellek üzerinden Pardus ve Linux programları yardımıyla iş yerindeki bilgisayarda dinlediğine ilişkin Milli Savunma Bakanlığının bildirimi değerlendirildiğinde, söz konusu tespitin dayanağının 20.05.2020 tarihinde Öğ. Bnb. R.M.Y. tarafından tutulan tutanak olduğu, bu tutanağın, "PER-TEM'de görevli MS Uzm. S.B.'nin lise arkadaşı olan şahıs ile Dz. Ütğm. C.M. arasında geçen konuşmada F.G.'nin vaazlarını USB bellek üzerinden PARDUS ve LİNUKS programı yardımıyla iş yerindeki bilgisayardan dinlediğini beyan ediyor. Bu bilgi S.B.'ye oradan da Per. Gn. Md. Yrd. C.K.'ya iletiliyor. Bahse konu vaazlar ancak PARDUS ve LİNUKS yüklü bilgisayarlarda açılabiliyor. Yukarıda bahsedilen konuşmada bu bilgi de iletiliyor. Yukarıda yazılan not 20.05.2020 tarihinde Per. Gn. Md. Yrd. C.K.'ya arz edilmiş ve kendisi duruma şahitlik edeceğini beyan etmiştir. 20.05.2020 saat 14:00" şeklinde olduğu görülmekle birlikte, S.B. tarafından aktarılan bilgi üzerine tutanağı tutan Öğ. Bnb. R.M.Y.'nin ve olaya şahitlik yapacağı belirtilen Per. Gn. Md. Yrd. C.K.'nın olayın birinci elden tanıkları olmadığı, duyum vasıtasıyla olayı öğrendikleri, dosya kapsamında alınmış ifadelerinin de bulunmadığı, olayın doğrudan şahitlerinin MS Uzm. S.B.'nin lise arkadaşı olan şahıs ile Dz. Ütğm. C.M. olduğu, dosya kapsamında bu kişilerin de ifadelerinin yer almadığı, öte yandan dosya kapsamında davacının iş yerindeki bilgisayarda böyle bir işlem yaptığına dair teknik bir tespitin de dosya kapsamında bulunmadığı hususları bir bütün olarak gözetildiğinde, davacının FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile irtibat veya iltisakı olduğu kanaatinin oluşmasını sağlayacak nitelikte dosyaya bir bilgi ve belge sunulamamış olduğu anlaşıldığından, davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yönde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: 375 sayılı KHK'ya eklenen Geçici Madde 35-B bendine istinaden bir kamu personelinin kamu görevinden çıkarılabilmesi için kamu personelinin terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu'nca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğunun değerlendirilmesinin yeterli olduğu, Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu'nun da benzer yaklaşımının bulunduğu, bağın sübut derecesinde ortaya konulmasının gerekmediği, delile dayanma zorunluluğu bulunmadığı, davacının yürüteceği kamu hizmetinin doğrudan ülke güvenliğinde ve asayişin sağlanmasında önemli bir yere sahip olması ve görevin hassasiyeti birlikte dikkate alındığında davacının terör örgütüyle irtibatının bulunduğu sonucuna varılarak tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının eksik inceleme nedeniyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT
:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından █████/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu █████/2016 tarihinde, ülke genelinde █████/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar █████/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır.
667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(a) maddesinde; █████/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'na tabi personelden terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin ilgili Kuvvet Komutanının teklifi, Genelkurmay Başkanının inhası, Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, █████/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise █████/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra █████/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye Geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin █████/2022 tarihli ve E.:████████, K.:███████ sayılı Kararı ile) Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi’nin █████/2022 tarihli ve E.:████████, K.:███████ sayılı Kararı ile) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen ;... 1) █████/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'na tabi personel Milli Savunma Bakanının onayı ile kamu görevinden çıkarılır" hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(a) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, █████/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir.
Davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca Mili Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılmıştır.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.
Diğer yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında kovuşturmanın devam ettiği anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir.
AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: ████████, █████/2001; Petersen/Almanya, B. No: ████████, █████/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: ████████ ve ████████, █████/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: ████████, █████/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan yaptırımın uygulanabilmesi için yeterlidir.
Anayasa Mahkemesi █████/2019 tarih ve E:███████, K:███████ sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Bununla birlikte iptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır.
Bu kapsamda davacı hakkındaki terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekmektedir.
Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen resen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün hatta olayın niteliğine göre gereklidir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idarece, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin gerekçesi olarak davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönündeki değerlendirme gösterilmiş ise de; Mahkemece dava konusu uyuşmazlığa dayanak teşkil eden tüm bilgi ve belgeleri içeren işlem dosyasının davalı idareden istenildiği, Bölge İdare Mahkemesi'nce de İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü'ne yönelik ara karar verildiği, anılan ara karara cevaben dava konusu işlemin tesisine ilişkin bilgi ve belgelerin dosyaya sunulduğu, Emniyet Genel Müdürlüğü'nce verilen █████/2022 tarihli cevabi yazıda davacı hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen ... sayılı soruşturma kapsamında ifadesi alınan 1(bir) şahsın ifade beyanında isminin geçtiği, bu ifade doğrultusunda ilgili Cumhuriyet Başsavcılığından sorulmasının uygun olacağının belirtildiği, ancak Bölge İdare Mahkemesince başkaca inceleme ve araştırma yapılmadığı görülmüştür.
Bu nedenle, öncelikle; davacı hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden tespitlerin değerlendirilmesi, gerek görülmesi halinde yeniden sorulması, öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için;
Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığına; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait örgüt içi iletişim programı (ByLock) kullandığına ya da ankesörlü telefon görüşme kaydı bulunduğuna ilişkin tespit olup olmadığının sorulmasına, var ise tespitlere ilişkin belge ve raporların, (mahiyetleri ve kullanım bilgileri yer alacak şekilde) FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında var ise davacının adının geçtiği ifade tutanaklarının istenilmesine,
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna; davacının, müflis Asya Katılım Bankası AŞ’de katılım ya da cari hesabının bulunup bulunmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, hesap no, hesap açılma tarihi, işlem tarihleri, işlemlerin mahiyeti, tutarı yer alacak şekilde) istenilmesine,
Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait özel öğretim kurum ve kuruluşlarına ilişkin eğitim kaydı ile özel öğrenci yurtları vb. ilişkin kayıt bilgileri (istihbari olanlar dâhil) olup olmadığının sorularak, var ise tespitine ilişkin belge ve raporların istenilmesine,
Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kuruluna (MASAK); davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili gerçek (sivil imamlar vb) veya tüzel (Kimse Yok Mu Derneği vb) kişilere bağış ya da para transferinin olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, dernek/vakıf, miktar ve tarih yer alacak şekilde) istenilmesine,
İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan dernek ya da sendika/federasyon/konfederasyonlarda yönetim/denetim/genel kurul üyelik/aidat bilgisi olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine,
Vakıflar Genel Müdürlüğüne; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan vakıflarda üyeliği ya da mütevelli heyeti üyeliği olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine,
... İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketine; davacının Digitürk aboneliğinin bulunup bulunmadığı, aboneliği bulunuyorsa bu aboneliği iptal ettirip ettirmediğinin, iptal ettirmiş ise hangi tarihte iptal ettirdiğinin sorularak, var ise müşteri hizmetleri ile yapılan görüşmenin çözümünün ve diğer bilgi ve belgelerin birer örneğinin istenilmesine" yönelik yapılacak ara kararı neticesinde davalı idare ile yukarıda anılan kurum ve kuruluşlarca gönderilecek bilgi ve belgeler davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının da alınmasından sonra davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Diğer yandan, davacının belirli kontörlü telefonlardan, hakkında soruşturma yapılan bazı örgüt mensupları ile ardışık olarak arandığından bahisle düzenlenen iddianame üzerine açılan ceza davasındaki tespitlerin de dikkate alınarak karar verilmesi gerekmektedir.
. . Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!