Anahtar kelimeler: Nusratiye Trampa Civarı Villanın Edim Tekirdağ Çorlu Sitesi Ştine Blok

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: █████████ Esas, ████████ Karar
DAVANIN KONUSU
: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin kayden maliki olduğu Tekirdağ ili Çorlu ilçesi Nusratiye mahallesi ... civarı ... ada 1 parsel ... Sitesi kat irtifaklı A blok 41 nolu bağımsız bölümü, davalı şirket ile aralarındaki trampa anlaşması gereği, Tekirdağ İli, Çorlu İlçesi, ... Mah. ... ada 2 parsel 6 no’lu villanın tapusunun davacı şirkete verileceği kararlaştırıldığından davalı ... ve Tic. Ltd. Şti.’ne devredildiğini, davacının davalı taraf ile aralarındaki trampa sözleşmesi edim yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davalınında yükümlülüğünü yerine getireceğini düşünerek karkas halde olan villaya masraf yaptığını, davacının talep etmesine rağmen davalının villanın tapusunu davacıya vermediğini, belirlenen gün ve saatte villanın tapusunu devretmesi için davalıya ihtarname gönderildiğini, davalının belirtilen gün ve saatte işlem için başvuru yapmadığını, davalının ihtarnameye cevap olarak villa için herhangi bir taahhütte bulunmadığını söylediklerini, tapuyu hala geri devretmemelerinin trampa anlaşmasına aykırı olduğunu, davanın kabulüne, taşınmazın 3. Kişilere devrinin önlenmesi adına teminatsız ihtiyati tedbir konulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise teminat mukabilinde taşınmaza ihtiyati tedbir konulmasına, trampa anlaşması çerçevesinde yapılan devir işleminin dayanağı kalmadığından tapuda davalı adına tescil edilen taşınmazın davacı adına tesciline, tescilin mümkün olmaması halinde dairenin güncel değerinin tespit edilerek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ve davalı taraf arasında trampa sözleşmesinin bulunmadığını, hakdüşürücü sürenin dikkate alınması gerektiğini, taşınmazın 445.000,00 TL tutarında ödeme yaparak bedeli karşılığında satın alındığını, satış yapılan gayrımenkullerin iç kısımlarının davalı tarafından yaptırıldığını, davalının davacıdan alacağı olduğunu, bu şekilde bir anlaşma olmadığı hususunda gerekli görülmesi halinde davalının mahkeme huzurunda yemin edebileceği, bu nedenlerle davanın reddine, tüm yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesince "Yukarıda yapılan açıklamalar ile birlikte tarafların iddia ve savunmalarına dosya kapsamında alınan delillere göre; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu 6. Maddesine ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 190. Maddesine göre ispat yükü üzerinde olan davacı tarafın iddia ettiği vakaları usulüne uygun yazılı bir delil ile ispat edemediği, bununla birlikte davalı şirket yetkilisi tarafından iddia edilen vakaların aksine yemin eda edildiği hususları tümden gözetilerek davanın reddine karar verilmesi uygun görüldüğünü,
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Hüküm altına alınan değer uyarınca, alınması gereken nispî karar harcının 80,70 TL olarak tespiti ile, davacı tarafından yatırılan 44,40 TL peşin nispî harcın ve 4.952,47 TL tamamlama harcının mahsubu ile arta kalan 4.916,17 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacı asil istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirket yetkilisi ...'in Çorlu Kaymakamlığına yapmış olduğu izahatlarin delil başlangıcı kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davalı tarafın yapılan işlemin trampa sözleşmesi değil satış sözleşmesi olduğunu beyan ettiğini, lakin satış bedelinin ödendiğine dair herhangi bir delil sunmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
DELİLLER
: Tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Dava mülkiyet hakkına dayalı tapu iptal tescil olmadığı taktir de taşınmaz değerinin tazmini istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere, tapulu bir taşınmazın mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmelerin resmi şekilde yapılması geçerlilik koşuludur. (743 S.K'nun 634. ; 4721 S.Türk Medeni Kanunu m. 706; Borçlar K. m. 213; Tapu Kanunu m. 26; 1512 Sayılı Noterlik Kanunu m. 60, 89) Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak Kanunun öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davası kural olarak kabul edilemez. Yasa hükümlerinin öngördüğü biçimde yapılmayan sözleşmeler hukuken geçersizdir. Burada öngörülen şekil, sözleşmenin geçerlilik koşulu olup, kamu düzenine ilişkin olduğundan resen gözetilir.
Taşınmaz devrine ilişkin sözleşmeler resmi şekil şartına tabi olup, trampayla taşınmaz devri sözleşmeleri de bu kapsamda değerlendirilir.
Davanın açılış tarihi 28.08.2019 olup, davadan önce taşınmazın, davada ihbar olunan sıfatı taşıyan Fatma Beştaş’a 01.07.2019 tarihinde 41 nolu bağımsız bölüm olarak satıldığı anlaşılmaktadır. Davacı, bu şahsın taşınmazı muvazaalı aldığını davadan sonra ileri sürmüş ise de, malike karşı açılan bir dava bulunmadığından tescil mümkün değildir.
Terditli tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusu taşınmazın satış yoluyla tapuda davalı şirkete devredildiği, geçerli bir trampa sözleşmesi bulunmadığı, sözleşmenin adi yazılı şekilde dahi yapılmadığı, geçersiz sözleşmelerde tarafların aldıklarını geri verecekleri, davacının talebinin ise taşınmazın güncel değerinin tazmini olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle terditli talebin kabulü de mümkün görülmemiş; davanın reddine dair karar usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle davacı asilin istinaf başvurusunun HMK.'nun 353/1-b/1. maddesi
gereğince esastan reddine temyiz yasa yolu açık olmak üzere karar verilmesi karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı asilin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 istinaf maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1. bendi ile aynı Kanun'un 361 ve 362. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!